|
|
Gürer Hasköy'ü gezdi
Yazı Boyutu :
Niğde ili sınırları içinde yer alan çok sayıda tarihi eser onarım beklerken gazeteci yazar Ömer Fethi Gürer bu kere Hasaköy yerleşim yerinin tarihi dokusunun sorunlarını gitti gördü ve yazdı. Ömer Fethi Gürer Hasaköy ile ilgili izlenimlerini şöyle anlattı.-‘ Niğdemiz her karışında farklı bir güzellik yada ayrıntı vardır. Niğde’de ilk insandan günümüze farklı uygarlıklar yaşamıştır. Niğde’de Osmanlı döneminde azınlıklarda önemli bir nufusa sahiptir. Halen onlardan kalan ibadet yerleri de vardır. Bu yerlerden önemlilerinden biride Hasaköy’dür. Hasaköy’e eski mezarlığın olduğu bölgeden giriş yaptık. Köyden Mustafa Özcan’a mezarlığı kimlere ait olduğunu sorduk. Osmanlılar zamanından kalan ‘Eski Rum Mezarlığı’ olduğunu söyledi. Bölgede 7 ayrı yerde kilise varmış. Bir kısmı göç eyleyen azınlıklar tahrip etmiş, bir kısmı bakımsızlıktan yıkılmış. Bölgede ayakta kalan önemli iki tarihi yapı var. İki yapıyı da gezdik. Yol üzerinde okul yada hastane benzeri bir yapı daha vardı. Büyük bir yapıya bahçe kapısından girdik.Turistlerin yaz aylarında uğrak verdiğini öğrendiğimiz yer kilise idi. Geniş bir bahçe içinde Bahçe duvarlarının bir bölümü belirgin duruyordu. Giriş kapısı yanında yıkılmış çan kulesi vardı. Bahçede bazı yerlerde kaçak olarak yapılmış kazı alanlarını gördük.Duvarları ve bahçesi düzenlenmeye uygundu. Çevreye sökülmüş atılmış, büyük yapı taşları vardı. Binanın iki ayrı giriş kapısı bulunuyor. Ana girişin kapısı üzerinde kemerde ayrıntılı işlemeler dikkat çekiyor.Burada bulunan kitabe sökülüp alınmıştı, Kemerli sutunlu alandan işlemeli kapıdan yapıya giriyoruz. Tamamı sağlam olan kilise içten ikinci kata olan merdiveni yıkılmış, duvarlarında farklı freskler var. Meryem,İsa ve diğer Hristiyanlık için önemli olaylar ı anlatan freskler yan duvarlara işlenmiş. Fresklerden erişilemeyenler daha sağlam duruyordu. Bu freskleri kimi turistlerinde hatıra olarak kazıdıklarını söyleyenlerde oldu. Biz gittiğimizde kimseler yoktu. Sutun ve sutun başlarının bulunduğu ana mekan ,duvarlar ilgi çekici, zeminde kimi yerlerde oyulmuştu. Yapı iç duvarlarındaki fresklerin üzerlerine yazılar yazılmış ve boyanmıştı. ![]() .Üst kata Merdiven varmış ama sanki sökülmüş gibi izi duran bu merdivende artık yok. Bir yerde merdiven olmadığı için üst katlara çıkılmaması tahribatı azaltıyor. Kilise alanı geniş ve aydınlık.ancak kimi pencerler de sökülüp duvar örülmüş, Yapı içinde üst bölgeleri ile ayakta kalmış ilginç bir yapı,Taş duvarları kesme siyah taştan yapılmış. Sağlam ve Kalın görünümü var. Kullanılabilir durumda kilise korumaya alınıp Turizm içinde farklı bir müze olgusu ile değer bulabilir. Muhtarlığa kilise yakınında yapılacak bir yer ile bahçenin tanzim ve düzeni ile kapılarının yapılıp freskleri elden geçer ise Nevşehir’e gelen turist için uğrak yeri olacak kadarda özellikli bir yapı idi. Kilise çevresinde de mahzenler bulunuyor. Bölge genelde incelemeye de açık. Doç. Dr. Ebru Parman Niğde kiliseleri ile ilgili farklı kaynaklardan derlediği önemli bilgilerin yer aldığı bir çalışması var.Bu bilgiler dahi tek başına bölgenin dünden kalan özellikleri ile ilgi merkezi olmaya aday olduğunu gösteriyor.Gezi boyunca dikkatimizi çeken hiçbir yerde bir pano, tanıtıcı levha bulunmayışı oldu..Kimi rehberlerin anlatısı ile turistler bilgi aldığını köy halkından öğrendik. O arada kilisede korumada uygulanmıyor. Kapısı açık ve bölgede kimi yerlerde kaçak kazı yapılmış. Niğde için bu bölgede bu alanın düzenlenmesi Nevşehir’e gelen Turistlerinde çekimi sağlanması en azından bu köyün kalkınmasını sağlar. Kapısı yapılmalı, çevre düzeni sağlanmalı ve bu tarihi doku turizme kazandırılmalıdır. Hasaköy dünü ile ilgili Doç. Dr Ebru Parman geç antik dönemde başkent Kostantinopolis’ten kuzeye Suriye’ye giden ve Anadolu’yu kateden yollar üzerinde olduğu,ancak yinede terk edilmiş bir yerleşim bölgesi gibi göründüğü,gözden düşmüş kişilerin sürüldüğü bir yer olarak belirtildiğini (kaynak :Gregorios ve.Nazianz De vita sua.Kommentar von C.Jungdk.Heidelberg,1967.) yazmış. Bizans imparatoru Valens’in emriyle Kapadokya’nın 372 yılında ikiye bölünmesinden sonra Kaisareai’lı Basileios,Nazianzos’lu Gregorios’un isteklerinin tersine onu Sasima piskoposu yapmayı kendi amaçlarına daha uygun bulmuş, böylece coğrafi konumu açısından önemli bulduğu Saima’yı ve Gregorios’u kendine dini merkezine bağlamış. Bundan sonrada Sasima Kpadokya Sccunda bölgesinde kalmış, piskoposluk merkezi olarakta Tyana Metropolitliğine bağlanmış. Saima’lı piskoposlar, ismen tanınmış ve önemli dini toplantılara bölge temsilcisi olarak katılmışlar. Saima’nın bugünkü adının yani Hasaköy veya Hasanköy’ün 831 yılında Araplar tarafından ele geçirilen Hasin Kalesiyle ilişkisi olduğu da düşünülmektedir.; kaynaklarda belirtildiği gibi Arap coğrafyacılarda Hasin’i Kapadokya Kalesi olarak bilmekteydiler (kaynak: İbn Hurdadbih,Kitab al-mamalik va’l Mamalik) H.Rott ,Hasaköy’de ayakta kalan yapının Makrina Manastırı olduğunu,daha önceleri beş martir (Eugenios, Mardarios, Auxentios, Orest, Eustratios) adına hastane olarak kullanıldığı belirtilir. (Kaynak.: H.ROTT.Dekmaeler) Hasaköy kilisesi ile ilgili gördüklerimizi bir bilimci gözüyle sizinle paylaşalım.Ayakta duran ve sağlam görünen yapıyı bölgede incelme yaparak yazan Doç Dr Ebru Parman şöyle anlatıyor. -‘Yapının bügün dıştan bakıldığında,çatı örtüsüne kadar ayakta olan yapı kullanılmadığı için harap ve terkedilmiş edilmiş durumdadır.Doğu batı yönünde uzanan üç nefli bazilaka planında yapılmıştır. Naf’ler birbirlerine dörder sütünla ayrılmaktadır ve orta nef diğerinden daha geniştir;nef’lerin örtü sistemi beşik tonozdur. İçten ve dıştan üç apsisi mevcuttur. Yapının batısında giriş kısmında’U’ biçiminde ve galerili bir narteks yani girirş holü yer alır. Bu kısım yedi bölümlü olup her bölümün üzeri çarpaz tonozla örtülüdür. Yapıda kuzey,güney ve doğu duvarlarında yer alan pencerelerle aydınlanma sağlanır. Kuzey,-doğu tek mekanlı,tek apsisli ve mezar şapeli olduğu sanılan ek yapıda yazıtta ise’Hagias Kryake’adı ve 1848 tarihi okunabilmektedir. Bu ek yapının içinde kapağı açılmış ve kırılmış bir lahit ve üzeri kabartma bordürlü ve boyalı templon duvarı dikkat çekmektedir. 1982 yılında yaptığımız ilk incelemede bu ilginç templon duvarı ayakta ve sağlam durumdayken 1985 yılında ikinci incelemede tamamen yıkılmıştır. Çatısına kadar ayakta duran bu yapı iki metreye varan sağlam kalın duvarları düzgün kesem taş işçiliği,çirt pahlı çatısı ile görkemli bir yapı oalrak köye girişte dikkat çekmektedir. Yapıyı ayrıca dışta çeviren bir duvar ve batı köşesinde çan kulesi mevcuttur. Yapının iç süslemesi ise yer yer dökülmüş freskolar ve mimari plastik öğeler oluşturmaktadır. Yer yer dökülmüş,kazınmış üzeri çeşitli yazılar karalanmış freskolardan seçilebilir durumda olanlar,ana mekanın doğu duvarında pencerenin iki yanında simetrik olarak bölünmüş bulununan ’Meryem Melek tarafından çocuğunun olacağının müjdelenmesi sahnesi orta nef’in örtü sisteminde yani beşik tanozun ortasında Pantokrator İsa, bunun dört köşesinde İncil yazarları,kemer aynalarında madalyon içinde bazı figürler,duvardan batıdakinde çok dökülmüş durumdaki asker aziziler, güneyinde ‘, İsa vaftizi sahnelenmektedir. Mimari plastik öğelerden sütünun başlıkları,yapının dışında batı cephesinde nartekste altı tane olup sade bir impost bloktan ve bir bilezik kısımdan oluşmaktadır. İçte ise Kapadokya’da 19. yüzyıla ait diğer yapılarda gördüğümüz dört kösesi sarkıtlı başlık tipleri dikkati çeker. Ayrıca yapının güney duvarındaki pencere geometrik kabartma bordurleri ve batı giriş kapsısının çevreleyen sivri kemer aynası yer alan örgü motifleri,daha önceden bilinen klasik süsleme motifleri 19. yüzyılda tekrarlandığını göstermesi açısından ilginçtir.’ Ömer Fethi Gürer olarak Niğde’de il genelinde çok tarihi yapı ve eseri yazdım.Anlatmaya çalıştım. Gittim. Gördüm. Ülkemizde çok yerden daha fazla eser ve bilgi kaynağı Niğde ne yazık ki anlatım ve tanıtım eksiği yaşıyor. Bacasız Sanayi Niğde için önem kazandığında Hasaköy’de tarihi doku bir müze olarak turizme sunulması çok kolay olacaktır.’
.
Yayın Tarihi : 06 Temmuz 2006 02:26
Güncelleme :6 Temmuz 2006 Perşembe 14:39
|
DİĞER NİĞDE/KÜLTÜR/SANAT HABERLERİ
KONU SAYFALARI |

Niğde ili sınırları içinde yer alan çok sayıda tarihi eser onarım beklerken gazeteci yazar Ömer Fethi Gürer bu kere Hasaköy yerleşim yerinin tarihi dokusunun sorunlarını gitti gördü ve yazdı. Ömer Fethi Gürer Hasaköy ile ilgili izlenimlerini şöyle anlattı.-‘ Niğdemiz her karışında farklı bir güzellik yada ayrıntı vardır. Niğde’de ilk insandan günümüze farklı uygarlıklar yaşamıştır. 




