MEDYA

21 Temmuz 2008 Pazartesi
SİYASET GÜNCEL DÜNYA EKONOMİ KÜLTÜR SANAT SPOR EMLAK KONUT OTOMOBİL BİLİM TEKNOLOJİ SAĞLIK
YAŞAM BÜROKRASİ İ.K. EĞİTİM KADIN MAGAZİN POLİS ADLİYE TURİZM KİTAP MEDYA

Gazeteci sırdaş olamaz!

Yazı Boyutu : 8 Punto 10 Punto 12 Punto 14 Punto

Vatan yazarı Güngör Mengi, "Gazeteci sırdaş olamaz!" isimli yazısında bakın kimleri eleştirdi!

Şeytan ayrıntıda gizlidir sözünün içerdiği öğüdü galiba abartıyoruz.

Ayrıntılara dalıp meselenin esasını ihmal ediyoruz.

Mesela Başbakan’ın bir grup gazeteci ile yediği yemekte verdiği “off the record” bilgiler üzerine kurulu haber ve yorumların sebep olduğu tartışmalar bitmek bilmiyor.

Ülkenin gündemi yoğun:

AKP kapatma davasının muhtemel sonuçları karşısında nasıl davranacak?

Sabah-atv grubunu damat beyin başında bulunduğu şirkete kazandıran nüfuz suiistimali suçlamaları hakkında Başbakan ne diyor?

Duyumlar, kuruntular tavan yaparken bakıyoruz ki Başbakan bazı yazarlar ve gazete yöneticileri ile bir akşam yemeğinde buluşuyor.

Ve sorular da cevaplarını buluyor.

Gönüllü işbirliği

Ama davetli meslekdaşlarımız ayrıcalıklarının avantajını kullanamıyorlar. Çünkü bilgileri Başbakan “yazılmaması koşulu” ile vermiştir.

Oysa bunlar kamuoyunun öğrenmeye hakkı olan bilgilerdir.

Gazetecinin bu önemdeki bir haberi okurlarından saklamaya hakkı olabilir mi?

Mesleki olarak tartışmaya değer ama zaten hayatın pratiği sorunu çözmüştür.

Davete katılan gazetecilerin eksik bıraktıkları görevi, onları konuşturan meslektaşları yerine getirmiştir.

Öbürleri de konuşarak ambargoyu aşmanın işbirliğine gönüllü olmuşlardır.

Kamuoyu kapatma davası sürecini AKP’nin gerginliğe meydan vermeden geçirme kararında olduğunu bu sayede öğrenmiştir.

Yalanlama korosu

Büyük gürültü Başbakan’ın söylediği öne sürülen şu değerlendirmeden çıkmıştır:

“Benim Sabah-atv Grubu’nun satışına müdahale ettiğimi söylüyorlar; etmedim. Zaten şirket pahalıya satıldı. Ben müdahale etsem daha ucuza sattırırdım...”

Şirketin ucuza mı, pahalıya mı satıldığı “ilk fiyat”la ölçülmez. Kullanılan kredinin kalitesi daha tayin edici faktördür.

Başbakan’a atfedilen sözler, ister istemez onun kamu bankalarından sağlanan kıyak kredideki etkisine dikkatleri odaklayacaktır. O nedenle Başbakanlık Basın Merkezi’nden üst üste üç yalanlama yayınlanmış, davete katılan bazı yazarlar da sütunlarından destek vermişlerdir.

Başbakanlık Basın Merkezi dünkü yalanlamasında şöyle diyordu:

“Yoruma konu yapılan meselelerin sohbet sırasında konuşulmuş olması, Sayın Başbakanımız’a atfedilen ifadelerin doğru olduğu anlamına gelmemektedir.”

Peki yalan olduğu anlamına gelmekte midir?

Cevabı yok!

Aslında hayırlı bir tecrübe yaşadık. Siyasi iktidar gazetecilerle sır paylaşılamayacağını, sağlıklı iletişimin şeffaflık olduğunu dileriz öğrenmiştir.

Bir dürüst açıklama, üç yalanlamadan daha doğru ve etkili bir seçim olurdu.

Ve kişisel bir uyarı:

Yazılmamak şartlı haberlerin verileceği hiçbir toplantıya hiçbir siyasetçi beni çağırmasın!

Vatan/Güngör Mengi
Yayın Tarihi : 08 Mayıs 2008 04:34

Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Kişiselleştir | İletişim | Arama | Yardım | İlkeler | Tavsiye | Yazdır | Ana Sayfa | Favori Ekle | Yukarı | Beşiktaş | Emlak Kulisi | MIRC | Otel
Sayfa 0.00900 saniyede oluşturuldu.