ANASAYFA

Kılıçdaroğlu, Yurt Gazetesi'ni yalanladı ve Yandaş, yalaka basına "kardeş" geliyor

Yazı Boyutu 8 Punto 10 Punto 12 Punto 14 Punto

29 Ocak 2012 Pazar günü, “CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan Yurt Gazetesi’ne Türkiye’yi sarsacak açıklamalar…” ön girişinin ardından, “Vur emri Başbakan’dan!” manşetiyle çıkan Yurt Gazetesi’ne yönelik “Kılıçdaroğlu, birebir böyle bir söz söylememiştir. Bu, söyleşiyi yapan Yanardağ’ın eklemesidir” içeriğindeki yergilerim üzerine, bugün (9 Şubat 2012 Perşembe) saat 17.40’da Kemal Kılıçdaroğlu telefonla aradı.

Kılıçdaroğlu, çok net biçimde, “ağzından böyle bir söz çıkmadı”ğını söyledi.

Kılıçdaroğlu, 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesine çok yakın sınır ötesi yerde kaçakçı 34 köylünün bombalanmalarıyla ilgili söylediklerinin ortada olduğunu ve hiçbir konuşmasında “Uludere’de vur emrini Başbakan verdi” demediğini vurgulayarak, “Vur emri Başbakan’dan!” manşetinden dolayı Yurt Gazetesi’ni yalanladı.

Kılıçdaroğlu, “Ama sizin sözünüz olarak verildi ve sizden bir yalanlama gelmedi” demem üzerine, “Eh işte!.. Ne diyeyim!..” demekle yetindi.

Kılıçdaroğlu, yergilerimde haklı olduğumu da sözlerine ekledi ve “Görüşelim” diyerek” telefon konuşmamızı noktaladı.

Kılıçdaroğlu, “yalanlama”da geç kalmıştı. Bu da, danışmanlarının yanlışı ve ayıbıydı!..
 

*

YANDAŞ YALAKA BASINA "KARDEŞ" GELİYOR

Anımsayacaksınız… 3 Şubat 2012 Perşembe günlü “Kılıçdaroğlu ve Yurt, Başbakan’ın hizmetinde” başlıklı yazımın bitimine doğru, “Başbakan’a hizmet verenlerin, Başbakan ve Başbakan’ın iktidarı, partisi karşıtı görünerek, insanları kandırmaya hakları yoktur!..” diye yazmıştım.

Bu tümceyle dikkat çekmek istediğim, “Başbakan’a hizmet verenlerin, Başbakan ve Başbakan’ın iktidarı, partisi karşıtı görünmeleri” idi.

Çünkü… Yeni bir “basın yapılanması” oluşuyordu, oluşturuluyordu!

Buna… “Yandaş, yalaka basına, kardeş geliyor” diyebiliriz.

Yandaş, yalaka basının yeni kardeşi, yukarıdaki tümcede vurguladığım gibi, Başbakan’a, Başbakan’ın iktidarına ve partisine “karşıt” görünecek ama özde, Başbakan’a, Başbakan’ın iktidarı ve partisine “hizmet” edecek!

Çünkü… Yandaş ve yalaka basın “inanır”, “güven verici” olmaktan çıktı! Yani… Eskisi gibi, halkın kandırılmasında “etkili” değiller! Ama… “Karşıt” görünüp hizmet vermek, “iyi iş yapar”dı! Zaten… Örnekleri de vardı! Önemsenmemişlerdi. Ancak… Yararları gözlemlenmişti!

Bu “önemsememe” masaya yatırıldı, enine boyuna değerlendirildi. Ve… “Önemsenmeyen”in, “önemsenmesi” benimsendi. Yani… Düğmeye basıldı, “karşıt”mış gibi duruş sergileyecek ama özde “hizmet” edecek basının çoğalmasına, gelişmesine “karar” ve “onay” verildi.

Bununla… “Özde dik duruş” sergileyen gerçek “karşıt basın”ı da “zayıf düşürme” kazanımı elde edilecekti!
….

O yüzden… Başbakan’a, Başbakan’ın iktidarına, partisine “karşıt”mış gibi görünen, Yurt Gazetesi’nin ilk günkü (29 Ocak 2012 Pazar) “Vur emri Başbakan’dan!” manşetine ve bu sözü söylediği için Yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yergilerde bulundum.

O söz, o manşet, Başbakan’ın “siyasi söylem malzemesi” oldu!

Anımsayacaksınız… Başbakan, iki gün sonra (31 Ocak 2012 Salı) partisinin Kamutay grup toplantısında “CHP Genel Başkanı da (…), BDP Genel Başkanı'nın (…) iddiasını tekrar etmek gibi bir hata işlemiştir. (…) BDP'nin peşine takılıp gitmekten hiç gocunmadı, hiç yüksünmedi. (…) CHP'nin lokomotif, BDP'nin de onun vagonu olduğunu söylemiştim. Sözümü geri alıyorum. Meğer lokomotif BDP, vagonu da CHP imiş…” demekten kendini alamadı.

Yetinmedi… Son grup toplantısında da (7 Şubat 2012 Salı) “Bakıyorsunuz, bir gün BDP’nin vagonu oluyor, BDP’nin papağanı oluyor, bir başka gün çıkıyor yabancı yazarlara çanak tutuyor” dedi.
….

Sormak istiyorum: Başbakan’ın, Başbakan’ın iktidarının, partisinin ve siyasi anlayışının karşısında yer alacağı savıyla günlük yayına giren Yurt Gazetesi, “Vur emri Başbakan’dan!” manşetiyle, “karşıt”larına, “yandaşlık hizmeti” vermiş olmadılar mı?!

Böyle bir “öz”, böyle bir “amaç, görev” olmasaydı, “yandaş basının amirali” gazete, dergi, televizyon ve radyonun yer aldığı grubun “olanakları”ndan yararlanır mıydı?!.
….

Yandaş, yalaka basında sıkça gördüğümüz bir “rezalet”i, karşıtmış gibi duruş sergileyen(!) “yeni tip hizmet basını”nında da gözlemledik!

Anamuhalefet ve muhalefet partilerinin Genel Başkanları, diğer temsilcileri, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hep “AKP” derler. Ama bir bakmışsınız, bu, “Ak Parti” olmuş!

Siyasi söylerinde hiçbir zaman, bir AKP’li gibi “Ak Parti” demeyecek insanların, “AKP” demeleri, “Ak Parti”ye dönüşüyor!

Bunu yapmak, gazetecilik etiğine kökten aykırı! Ama… Yandaş, yalaka basın, basın da olsa, “basın etiği”ni hiçe sayar, ezer geçer! Onun “etiği”, yandaşlık ve yalakalıdır!

Sıkıysa, Başbakan’ın ya da herhangi bir AKP’linin ağzından “Ak Parti” değil, “AKP” diye yazsınlar!

Ne kadar AKP’li varsa, kıyameti koparır!

Karşıtları olduklarını bildikleri insanlar “Ak Parti” demedikleri, “AKP” dedikleri için neredeyse gırtlaklarına sarılacaklar!

TV’lerin tartışı programlarında, AKP’lilerin, partilerinden “AKP” diye söz eden katılımcılara, “Hayır efendim, AKP değil, Ak Parti” diyerek diklendiklerine az mı tanıklık ettik?!
….

Hizmette, “karşıtlığı” etkin araç yapanlar, varsın, bildik oyunlarla yol alacaklarını, kitleleri kandıracaklarını düşlesinler, avunsunlar!..

bakikarakol@hotmail.com

 

Yayın Tarihi : 09 Şubat 2012 Perşembe 01:12:25
Güncelleme :10 Şubat 2012 Cuma 01:52:57


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 94.135.148.xxx Tarih : 12.02.2012 11:16:40

Basinimizin kökünde bir seyler  var bunu arayip bulmasi bir oluna sokmasi zor bir taraf bir tarafi tutmasida var ama biz bunu yalakaliga kadar getirmisligide baki oturup bir yoluna sokmak var olmasi gerkirken görün halimizi Kitaplar misalidir her kitabi okuyabilirsin her kitab sana uygunmu degilmi  sen secersin bunuda yalaka basindada okursun duyarsin ama is ine sendedir sen  sen olmayi bildinmi kim ne dersedesin yazsin  sen senin bileceksin iste bu kisiler bunu bildigi zaman o memleketin sirti yere gelmiyecektir.

Ister sayin kilcdaroglu olsun ister basbakanimiz olsun diline beline sahip olsun sözümüzü hatirlamali cok muhabbet tez ayrilik getirir neticede o ona bu buna dediydi demediydi koduydu dedi koduyu ortaya cikarir  bu cikarmada yalan yanlis birbirine karisir bir sigitmac hikayesi aklima gelmisken yazayim sigirtmac hergün yanliz basina hayvanlari köyün merasina otlatmaya kötürürmüs cani daralirmis ikide bir kurtlar geldi diye bagirirmis bütün köylü gelirmis bir bakarlarmis yok bi sey  bir gün hakikaten kurtlar gelmis sigirtmac yine bagirmis ne gelen olmus ne giden simdi burda bizim politikcilarimiz o kadar cok bagiriyor cagiriyor bizde bunlarin böyle oldugunu biliyoruz ne basina inaniyoruz ne onlarin söyleyip söylemediklerine inaniyoruz ön yargi olarak bunladan her sey beklenir diyoruz aslinda susmalarini bir seyler yapmalarini istiyoruz eeee ama sende cok sey istiyorsun o zaman gel sen yap bizde görelim vallah ne yalan söyliyeyim öyle bir kiltlenmis öyle bir uyum olusmuski bende gelsem uymak mecburietinde olmak zorundayim  uyumsuz bir kisi damgasi yemektense  oturup tursu ile ekmek yemmektense konus konus pirzolayi ye daha iyidir her iki taraftan iki kisiyi yanyana getirelim  kimin tursu ile kimin pirzola ile beslendigini herkez görecek ve bilecektir ama tursu yiyende agzini artik acacak biktim bu tursudan diyecek o zaman ne olacak

Yazıyı Paylaş
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Blogosphere News
  • blogtercimlap
  • Blue Dot
  • Bumpzee
  • dzone
  • Fark
  • Fleck
  • Furl
  • Gwar
  • Live
  • Ma.gnolia
  • N4G
  • NewsVine
  • Scoopeo
  • Socialogs
  • SphereIt
  • Spurl
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • YahooMyWeb

Kişiselleştir | İletişim | Yardım | İlkeler | Tavsiye | Yazdır | Ana Sayfa | Favori Ekle | Yukarı
And Hotel Şarkı Sözleri Boğaz Turu Hotels World Turkey Hotel List
Sayfa 0.000015 saniyede oluşturuldu.