Türkiye'de üretilen kabuklu fındığın 100 bin tonu iç pazarda tüketilirken, 500 bin tonu ihraç ediliyor. Ekim alanlarının sınırlanmasıyla ihtiyaç duyulan fındığın elde edilmesi mümkün değil.
Hükümetin "devrim" olarak nitelendirdiği fındık stratejisi hayal kırıklığı yarattı. Üretici de ihracatçı da fındıktaki yeni yol haritasının eksik ve temelsiz olduğu görüşünde hem fikir.
Hükümetin fındık stratejisi kapsamında açıkladığı kararlar arasında en çok eleştirilen başlık, 700 bin hektar olan toplam fındık alanlarının 406 bin hektara düşürülmesini öngören karar. 406 bin hektarlık alandan en iyi koşullarda 400 bin ton kabuklu fındık üretileceği, bu miktarın iç tüketim ve ihracat için yetersiz kalacağı belirtiliyor. Rakamlar da eleştirileri haklı kılıyor. Türkiye'de sanayide kullanılan miktar dahil olmak üzere iç pazarda tüketilen kabuklu fındık 100 bin tonu bulmuş durumda. Türkiye'nin ortalama ihracat miktarı ise yine kabuklu fındık baz alınacak olursa 500 bin ton civarında. Bu durumda Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu miktar 600 bin ton kabuklu fındık olarak ortaya çıkıyor.
Fındık alanlarının sınırlandırılması konusunda en çok ısrar eden kesim olan ihracatçı bile hükümetin belirlediği alan konusunda şaşkın. Fındık Tanıtım Grubu Üyesi Ali Haydar Gören, "520 bin hektar daha etkili olurdu. Açıklanan rakam bizim beklentimizin bile altında çıktı. Üretici fındık bahçesini sökmemek için elinden geleni yapacaktır. Bu noktada önemli olan en azından bundan sonra yeni dikimlere izin vermemek" diye konuştu.
Üretici asla fındık sökmeyecek
"Üretici koşullar ne olursa olsun asla fındıktan vazgeçmez" diyen Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sabahattin Arslantürk'e göre önemli olan üretim alanlarının daraltılması değil, üretilen fındığın daha fazla satılmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi. Fındık sökümünde çok ısrarlı olunmasını doğru bulmadığını belirten Arslantürk, "Bence önemli olan fındığın tamamını satabileceğimiz bir politika oluşturulması. Fındık fiyatının düşmemesi için üretici ürününü piyasaya indirirken hızlı davranmamalı, kendini koruyacak bir yapı oluşturmalı" önerisinde bulundu.
Trabzonlu fındık ihracatçısı Mehmet Cirav da, üreticinin fındığını sökmeyeceğinin altını çiziyor. "Kimse bu konuda kimseyi kandırmasın böyle birşey olmayacak" diye konuşan Cirav, hükümetin açıkladığı politikaların zamansız ve hazırlıksız olduğunu da vurguluyor. Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Fiskobirlik) eski başkanlarından Salih Erdem'e göre de hükümet bu kararları almak için çok geç kaldı. Fındık bahçelerinin sınırlandırılması konusunun 1976 yılından bu yana gündemde olduğuna vurgu yapan Erdem, "Batı bölgesinde üretici dönüm başına 300 kiloya kadar verim alıyor. Prim desteği olmazsa ve 2 TL'ye satsa bile iyi para. Bu sistemin uygulanması çok ama çok zor olacak" dedi.
Fiyatların düşmesi kaçınılmaz
İhracatçı, sanayici ve üreticinin buluştuğu bir başka nokta ise bu kararların ardından fiyatların düşmesinin kaçınılmaz olduğu. Çünkü, yeni politikaya göre desteklenecek alan miktar 406 bin hektar ile sınırlı. Ancak şu anda hasat edilmeyi bekleyen 700 bin hektar fındık bahçesi var. Buna göre yaklaşık 300 bin hektar bahçe destek dışında kalacak. Burada üretilen fındıkların tüccara gideceğini belirten Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, bu koşullarda fındık fiyatlarının düşmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Avcı, "Serbest piyasa koşulları oluşmadan fındığı bırakmak çözümsüzlüğü getirecek. Makul bir taban ve tavan fiyatı oluşturacak bir müdahale kurumu yok. Bu yıl fındık az ama seneye böyle bir kurum olmazsa fındık fiyatı 1 TL'ye kadar düşer ve üretici perişan olur" dedi.
Fındık üreticisi Osman Çakmak da, hükümetin açıklamalarının üreticiyi tedirgin ettiğini belirterek, "Destekler ve fiyatlar belirsiz. Ruhsatsız fındık tüccarın eline düşecek" diye konuştu.
Ali Haydar Gören (İstanbul İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi)
Destekler hemen verilirse piyasa memnun kalır
Yeni sistemde özellikle fındıkların sökülmesi konusunda sorunlar çıkabilir. Ancak hükümet deneme yanılma yoluyla aksaklıkları giderecektir. Üreticinin uzun vadede rahat etmesi için hükümetin alacağı kararların sürekli olması çok önemli. Üreticinin eylül ayında nakite ihtiyacı olacak. Üreticinin acil bir şekilde ürününü satmasını engellemek için desteklerin kısa zamanda verilmesini istiyoruz. Böylece piyasada belli bir memnuniyet oluşacaktır.
Lütfi Bayraktar (Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı)
Fındık alanlarının sınırlandırılması yanlış
Bu kararlardan üretici mağdur olur. Verilen destek miktarı yetersiz. Ayrıca fındık alanlarının sınırlandırılması çok yanlış bir uygulama. 400 bin ton kabuklu fındığı zaten Türkiye en zor koşullarda bile ihraç ediyor. İç tüketim hangi ürünle karşılanacak? İhracatta talep olursa ne olacak. Fiskobirlik'in alım yapıp yapmayacağı konusunda bir netlik yok. Bunu değerlendireceğiz.
benim anlamadığım bu konu şimdi hasat zamanı yaklaşmışken mi konuşulması gerekir ben üretici olarak bir önerim olacak kesin çözüm sayın başbakanımız her gittiği yerde çin malı oyuncak dağıtacağına çocuklara fındık dağıtsın depollarda hiç fındık kalmaz ülkemizin parası da içerde kalır hemde üreticimiz kazanır