30
Ocak
2026
Cuma
MEDYA

RUS MEDYASI HER AN TEHDİT ALTINDA...

ABD'de güçlülerin rahatını kaçıran bir gazeteci nişanlar alabilirken, Rusya'da böyle bir gazeteci vurulmayı bekleyebilir. Zira bu yıl Rusya'da cesur habercilik yapan gazeteciler birer birer öldürüldü. Gazetecilerin haber yapma özgürlüğü olmazsa vatandaşlar da özgürlüklerini kaybeder

Üç yıl önce bugün, Çeçenya’daki akıl almaz insan hakları ihlallerini açığa çıkaran cesur gazeteci Anna Politkovskaya Moskova’daki apartmanına girerken beş kurşunla vuruldu. Gizli gerçekleri gün ışığına çıkarmak gibi paha biçilmez bir görev gördüğü için katledilen ilk Rus gazeteci o değildi. Ne yazık ki başka cinayetler de işlendi ve işlenecek. Ve bedelini hepimiz ödüyoruz.

Batılılar Soğuk Savaş sırasında demok- ratik bir Rusya’nın Ruslar ve bizim için daha iyi olacağını düşünme eğilimindeydi. Ancak Demir Perde’nin yıkılmasının üzerinden 20 yıl geçmişken, Rusya’da gerçek bir demokrasi umutları hâlâ gerçekleşmiş değil. En büyük nedenlerinden biri Rus medyasının tehlikeli durumu.

ABD’de güçlülerin rahatını kaçıran bir gazeteci nişanlar alabilir; Rusya’daysa böyle bir gazeteci vurulmayı bekleyebilir. Liberal bir demokrasi, haberi takip eden ve öğrendiklerini yayımlayan gazetecilere dayanır. Araştırmacı gazetecilikte ısrarın gayrıresmi ölüm fermanı olduğu koşullarda bu tür habercilik serpilip gelişemez.

Protesto çağrısı ölüm sebebi
Bu yıl, Politkovskaya’nın uğruna canını feda ettiği tarzda habercilik yapan cesur gazeteciler için bilhassa korkunç bir dönem oldu. Temmuzda insan hakları savunucusu Natalya Estemirova

Grozni’deki evinin dışında kaçırıldı; kurşunlarla delik deşik olmuş cesedi saatler sonra Rusya’nın bir diğer sorunlu bölgesi olan İnguşetya’da bulundu. Geçen ekimde Estemirova ‘Savaştaki Bütün Kadınlara Ulaşın’ adlı insan hakları grubunun Politkovskaya adına verdiği ödülü kazanmıştı.

Ocakta önde gelen insan hakları savunucusu avukat ve Rusya Hukukun Üstünlüğü Enstitüsü’nün başkanı Stanislav Markelov Moskova’da öldürüldü. Markelov vurulmadan az önce, Çeçen savaşında işlediği korkunç suçlar nedeniyle mahkum edilen bir Rus subayın serbest bırakılması için protesto çağrısı yaptığı bir basın toplantısı düzenlemişti. Estemirova’nın yakın arkadaşı olan Markelov, işkence kurbanlarının ve Politkovskaya gibi gazetecilerin davalarını üstlenmesiyle tanınıyordu. Bağımsız Novaya Gazeta’nın (Politkovskaya da orada çalışıyordu) stajyer gazetecilerinden Anastasia Baburova da vuruldu ve saatler sonra hayatını kaybetti.

Risk altında olanlar Çeçenya’dan haber geçerlerden ibaret değil. Kasımda, yerel yönetimin yolsuzlukları hakkında haberler yayımlayan Khimki gazetesinin editörü Mikhail Beketov ölümüne dövüldü ve dondurucu soğukta öylece bırakıldı; donma nedeniyle bir bacağını ve parmaklarını kaybetti. Şubatta yerel dergi Solneçnogorsk’un editörü bilincini yitirmiş halde, kanlar içinde bulundu. Yerel siyasileri eleştiren makaleler yayımlamıştı.

Estemirova, Aralık 2006’da Anna Politkovskaya hakkında konuşurken şunları söylemişti: “Şuna canı gönülden inanıyorum: Onu öldürerek susturduklarını sananlar yanılıyor. Çünkü şimdi Novaya Gazeta’da, onun yazılarının yayımlandığı köşede, Memorial’dan haberler var ve var olacak.” Memorial, uluslararası saygınlığa sahip Rus insan hakları örgütü [Estemirova örgütün Çeçenya temsilcisiydi]. Fakat Estemirova’nın öldürülmesinden sonra Memorial Grozni’deki bürolarını kapattı ve insan hakları ihlallerini rapor etmek için çalışan birçok insan bölgeden kaçtı.

Bu gazetecilerin öldürülmesinin birer suikast olduğuna inanmak için her gerekçe var: Rus istihbarat servislerinin üyelerince düzenlenen veya gizlenen siyasi cinayetler bunlar ve ilk görevi vatandaşlarının hayatlarını ve özgürlüklerini korumak olan hükümet tarafından görmezden geliniyorlar. Ne yazık ki, Estemirova’nın Politkovskaya cinayeti hakkında söyledikleri, muhtemelen bu tür cinayetlerin hepsi için geçerli olacak:

“Tetiği çekeni bulsak bile, emri veren bilinmeden kalacak.”
Rusya’nın muhalifleri susturmak için artık gulaglara ihtiyacı yok. Geçmişte muktedirlerin günahlarını açığa çıkarmanın cezası göstermelik bir mahkeme ve büyük ihtimalle bir çalışma kampına sürülme olurdu. Şimdi gazeteciler kendileri veya ailelerine yönelik isimsiz, fakat ciddi şiddet tehditleri alıyor, kapılarının önünde dövülüyor, güpegündüz öldürülüyor.

Bu terör politikasının kurbanları sadece gazeteciler değil. Rusya demokratik uluslar topluluğunun üyesi olduğunu iddia ediyor. Fakat vatandaşların, liderlerinin eylemlerini yargılamaları için temel bilgilerden yoksun bırakıldığı bir ülkede demokrasi işlemiyor demektir. Sözgelimi bize sık sık Kremlin’in Çeçenya politikasının ülke içinde ‘popüler’ olduğu söyleniyor. Fakat gerçekte ne olup bittiğini bilmiyorlarsa ülkelerinin yaptıklarından dolayı Rus vatandaşlarını sorumlu tutabilir miyiz? Bilmeden yapılan demokratik tercihler özgür değil, belirlenmiştir. Gazetecilerin haber yapma özgürlüğü hayati önem taşıyor, çünkü bu olmadan vatandaşlar da özgürlüklerini kaybediyor.

Tek etkilenen gazeteciler değil
Amerikalılar Sovyet sisteminin sonunun bize olduğu kadar Rus halkına da fayda getireceğini ummakta haklıydı.

Fakat demokrasi ancak seçim sandığında başlar. İfade özgürlüğü hayati önem taşır. Bu önemli görevde gazetecileri desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız, buna Rus hükümetine gazetecileri ve ifade özgürlüklerini koruması yönünde baskı yapmak dahil. Gazetecilerin öldürülmesi sadece gazetecileri etkilemiyor ve Rus demokrasisinin altınının oyulması da sadece Rusya’nın sorunu değil. (Princeton Üniversitesi’nde profesör, dünyanın en köklü edebiyat ve insan hakları örgütünün ABD kolu olan PEN Amerika Merkezi’nin yönetim kurulu başkanı, 7 Ekim 2009)

Anthony AppIah (Arşivi)

Radikal
Yayın Tarihi : 11 Ekim 2009 Pazar 22:11:20
Güncelleme :13 Ekim 2009 Salı 20:26:20


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?