AHMET ORHAN
Ahmet Orhan, 5 Haziran 1956'da Manisa Turgutlu'da doğdu. Babasının adı Orhan, annesinin adı Meryem'dir.
Kimya Mühendisi; Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. PETKİM Petrokimya A.Ş. Aliağa Kompleksi'nde Kontrol Mühendisi, Kontrol Şefi, Başmühendis ve Müdür Muavini olarak görev yaptı. İş hayatı süresince; "Endüstriyel Tesislerin Korozyon Tesirinden Korunması" konusunda birçok seminer ve konferansa katılarak, koruyucu kaplama tekniklerinin uygulanması faaliyetlerini yürüttü.
Turgutlu'da organik tarım yöntemlerini kullanarak bağcılık işiyle uğraştı. İyi düzeyde İngilizce bilen Orhan, evli ve 2 çocuk babasıdır.
Sorular/Cevaplar
-
ibrahim yalçın | turgutludaki nikel maden tartışmaları | 85.104.38.xxx | 19.12.2007 12:31:00
açılacagı söyleniyor vekilim bilginiz varmı
-
Olcay GENÇTÜRK TURGUTLU/MANİSA | sardes nikel madencilik | 88.251.45.xxx | 07.04.2008 00:41:52
Sayın vekilim sardes nikel madencilik yıllardan beri izin almak için uğraşıyor sizin bu konuda sardes nikel madenciliğe herangi bir yardımda bulunuyormusunuz biliyorsunuzki madenin açılması demek enaz 1000 kişinin çalışıp ve 3000 kişiye faydası dokunması demektir türkiyenin hali ortada işsizlik var madenin zararları varmış olabilir zaten yok küresel ısınma yok o yok bu derken dünya dir yere doğru gidiyor bırakında millet aç kalmasın zaten eninide sonunda izini alacaklar biraz sizde yardımcı olunuz sizde hasan ören ve süleyman turgut gibi boş durmayınız yoksa sizin sonunuzda onlar gibi olur. çalışınız turgutlu için.
-
KEMAL KAYA | Siz hep sessiz mi kalacaksınız | 88.251.248.xxx | 17.09.2008 13:29:11
Milletin üzümde ansı ağlıyor, siz öylece susuyorsunuz. Manisanın yarısı üzümle yaşamaya çalışıyor ama fiyatlar çok kötü. Bugüne dek sadece chp li ŞAHİN MENGÜ bu konuda yanımızda oldu ama MHPli vekiller her konuda olsuğu gibi bu konuda da hiçbirşey yapmadı. Millet sizi oturup keyfinize bakın diye mi seçti. Lütfen kendi yörenizin insanının sorunlarına karşı bşiraz daha duyarlı olu7n szi onlar seçti...
-
İskender YILDIZ | İlköğretim müfettişlerinin sesini kim duyacak? | 78.166.136.xxx | 23.09.2008 06:11:20
Gaziantep'ten merhaba.Son yıllarda ilköğretim müfettişliği kadar yıpranan, yıpratılan kaç meslek grubu var acaba? Size daha önceden yazmış bir olduğum yazıyı da göndermek isterim. Gaziantep'ten selamlar. """" Gaziantep’’ten merhabalar. Gaziantep’’te ilköğretim denetmeni olarak görev yapmaktayım. Adana’’da ikamet ederken,1992’’de Diyarbakır’’a sınıf öğretmeni olarak atandığım zaman, birçok akrabam “Gitme oraya. Çok kötüdür. Ölüm var, terör var…” demişlerdi. Rahmetli nenem ağlamıştı bizi yolcu ederken. Sanki bu dünyadan göçüp gidiyorduk. “Milyonlarca insan var orada. Onların başına ne gelecekse, benim de başıma gelir.” diyerek Diyarbakır’’ın Bismil İlçesi’’nin Kocalar Köyü’’ne gitmiştim ailemle. Kocalar’’a atandığımı duyanların ilk tepkisi “Allah kurtarsın kardeşim.” bakışları veya “Adamın yok mu?” soruları idi. Sağımızda solumuzda bombaların patladığı, operasyonların yapıldığı bir dönemde, mesleğimi en iyi biçimde yürütebilmek adına, çok mücadele ettim. Belki yıprandım, ama ardımdan iyi izlenimler bıraktığıma inanıyorum. Devletimizin can güvenliği sağlayamaması üzerine okulumuz kapatıldı. Buraları geçiyorum. Çünkü, asıl konumuz bu değil. Ama, eğer filme alınmış olsaydı Oscar başta olmak üzere, herhalde birçok dalda ödülleri alırdık. Çektiğimiz sıkıntıların maddi ve manevi bedelini ödemek mümkün değil. Sonuç olarak, ancak yaşayan bilir, ancak çeken bilir. Oralarda görev yapmaktan pişman değilim. Yaşadıklarım ise bana çok ama çok değerli deneyimler kazandırdı. Güvenlik nedeniyle okul kapatılınca, Bismil merkeze alındık. O yıllarda üzülüyordum. Çukurova’’da yabancı dil eğitimi alan biri olarak bilgilerimin köreldiğini düşünüp ÖSS’’ye girdim. Aldığım puan iyiydi. Müfettişlik aklımda yoktu. Puan iyi olunca, kılavuzu tarayıp uygun bölümler aradım. Hem çalışığ hem okuyabileceğim bölümler aradım ve Van Yüzüncüyıl Üniversitesi’’ni kazandım. Orada da, köyleri boşaltılmış öğrencilerim oldu. Zaten hep sorunlu okullarda çalıştım. Bunu sorun kaynağı olarak görmedim. Donanımı tamam olan, velisi bilinçli okullarda çalışmak zor değil. Asıl görev böyle ortamlarda birtakım çalışmalar yapabilmekti. 2001’’de Mardin’’e ilköğretim müfettiş yardımcısı olarak atandım. Mesleğe başlarken kendime bir söz verdim: “Öğretmenin bulunduğu her noktada, onların yanında olacaksın ve onlara karşı şeffaf olacaksın.” Sözümü tuttum ve Mardin’’de çoğu insanın gitmeye çekindiği sorunlu bölgelere gözümü kırpmadan gittim. 2007’’de zorunlu atama kapsamında, Gaziantep’’e atandım. Sizler, yaşama çok farklı noktalardan bakan gazetelere mensup insanlarsınız. Farklı alt kültürlere mensupsunuz. Bir gazeteci asparagas haber yazdığı zaman, bütün gazetecilerin asparagas haber yazdığı iddiası sizi üzmez mi? Birkaç gün önce …………………………………………. Gazetelerinde çıkan ve Adıyaman’’daki ilköğreitm müfettişlerinin yolsuzluk yaptığına ilişkin haberler, 3000’’den fazla ilköğretim müfettişini üzmüştür. Yarası olan gocunsun misali, üstüme alınmıyorum. Ancak, bir çuval cevizin içinde birkaç çürük ceviz bulup bütün çuvalı çürük olarak nitelendirmek, bir anlamda hakaret sayılır. İnsanlara çamur atmak bu kadar kolay mı ? Diğer yandan, hukukta, belgelenemediği sürece, kişiler suçsuzdur. Var mı suçu, cezayı da çeksin. Siz gazeteciler nasıl birbirinizden farklıysanız, bizim de içimizde çok farklı düşüncelere mensup insanlar var. Hiçbir partiye inancı ve sempatisi olmayan biriyim. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin partilerüstü olduğuna hep inandım. Bizim de sorunlarımız var. Bunları da satırlarınızda görmek isterdim. Çok nadir de olsa, buna değinenleriniz oldu, teşekkürler. 8 yıllık zorunlu ve kesintisiz ilköğretim uygulamasında geçildi, 12 yıllık zorunlu eğitim gündemde ve hala biz "İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİYİZ".Okulöncesi kurumlar, ilköğretim okulları, dershaneler, özel okullar, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, yaz Kur'an kursları, motorlu taşıt sürücüleri kursu, bilgisayar ( güzellik, emlakçılık, yabancı dil, KPSS gibi birçok ) kurslarının denetimi bizde. Bunun yanı sıra valiliğin verdiği birçok görev de bizim tarafımzıdan yapılıyor. Ama adımız İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİ. Üstelik yarın bir gün lise ve dengi okulların denetiminin de bize verileceğini düşünüyorum. Çünkü, ortaöğretimde sorunlar çığ gibi büyüyor. Buna rağmen adımız İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİ. Özlük haklarımızın öğretmen arkadaşlarımızın gerisine düştüğü kanısındayım. Üstelik BAKANLIK MÜFETTİŞİ-İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİ ayrımını anlamak güç. 1 - İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİ yerine EĞİTİM DENETMENİ adı yaşama geçirilmeli. 2 - Yükseklisans, doktora gibi konularda kolaylık tanınmalı. 3 - Yurtdışına da eğitim denetmeni gönderilmeli. 4 - Denetim, bağımısız bir birim haline getirilmeli. 5 - Bakanlık-ilköğretim müfettişliği ayrımı ortadan kaldırılmalıdır. 6 - Branşlaşmaya gidilmelidir. Yabancı dil dersini, yabancı dil bilen, Türkçeyi alanı Türkçe olan denetlesin. Bunlar ilk çırpıda aklıma gelen noktalar. Kendi tuttuğumuz otolarla veya kendi arabalarımızla köylere, ilçelere gitmeye çalışıyoruz. Kışı var, yazı var… İlköğretim müfettişliği seçiminde, spekülasyonları ortadan kaldırmak için yeniden bir yapılanmaya gidilmeli ve seçici davranılmalıdır. Aramızda kurslardan gelenler var, yüksek lisans ve doktora yapmış olanlar var, 4 + 4 yıl lisans okumuş olanlar var, dar bir alanda yaşamış olan da var, çok yer gezip çok ortamda bulunan da var. At gözlüğüyle olaylara bakıp haber yapmanın zamanı geçti. Konuya duyarlı davranıp gereğini yapacağınıza inanıyorum. Sizlerin çoğunu tanıyan, izleyen biri olarak, gönlüm isterdi ki, daha farklı ve güzel bir konu ile size ulaşayım. Böyle bir konu ile size ulaşmak aklıma gelmezdi…Soruyorum, 3000 kişinin hepsi zan altında kalmayı hak etti mi? Gaziantep’’ten selamlar.""""
|
|