7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Ah Dengir Bey ah


OLMUYOR Dengir Bey, olmuyor... İnan ki kurtarmıyor...

Neden mi? Anlatayım:

Sen ki "koskoca" iktidar partisinin, "koskoca" ikinci adamısın...

CHP’den "Kemal" adlı bir müfettiş çıkmış, senin konumundaki bir adama, "uyuşturucu kaçakçısı" ve "hayali ihracatçı" demiş...

Sen de bunun üzerine çılgına dönüp, "Ulan müfteri" diyerek karşı saldırıya geçmişsin... Yetinmemiş, meydan okumuşsun...

Ve nasıl olmuşsa olmuş...

Kendisine "Bay müfteri" diye lakap taktığın adamı kıstırıp yakalamışsın...

Hem de Meclis çatısı altında... Hem de 70 milyonun huzurunda...

Senden beklenen...

"Bay müfteri"yi ezim ezim ezmendi...

Senden beklenen...

"Bay müfteri"yi insan içine çıkamayacak duruma sokmandı...

Senden beklenen...

O "Kemal" denilen CHP’liyi, "Ne olur bağışla beni mirim" diyerek af dilemek zorunda bırakmandı...

Öyle çetin ceviz bir halde çıkmalıydın ki kavga meydanına...

Meydan gümbür gümbür inlemeliydi...

Öyle yaslanmalıydın ki "Bolu Dağları"na...

O "Kemal" denilen adam kaçacak yer aramalıydı...

Müfettiş raporlarını, Danıştay kararlarını öyle un ufak etmeliydin ki...

"Uyuşturucu" sözcüğüyle "Dengir" adını yan yana getiren o "Kemal" denilen müfettiş, gerçekten de "Ben müfteriyim... Ben müfteriyim..." demek dışında söyleyecek hiçbir söz bulamamalıydı...

O karmakarışık rakamların arasından...

O pek bir şey anlamadığımız hukuksal süreçlerden...

Öyle kesin, öyle net, öyle temiz, öyle pir ü pak, öyle masum, öyle beyaz çıkmalıydın ki...

Dost düşman herkes...

"Yapılır mı bu Dengir Bey’e?" duygusuyla dopdolu olmalıydı...

Dost düşman herkes...

"Allah hepimizi kuru iftiradan sakınsın" diye dua etmeliydi...

Dost düşman herkes...

Sana "Alçakça iftiralara maruz kalmış bir adam" muamelesi yapmalıydı...

* * *

Ama olmadı, olamadı...

Bak, senden yana olanlar bile "Maç berabere bitti" diyorlar...

Söyler misin? İçinden "hayali ihracat" geçen bir maçta, beraberlik kurtarır mı?

Söyler misin? "Uyuşturucu kaçakçısı" suçlamasının devreye girdiği bir maçta "şerefli" beraberliğe rıza gösterilir mi?

Dün televizyonda gördüm...

Çıkmış Baykal’a sorular soruyorsun...

"Uyuşturucu" ve "hayali" maçında berabere kalmış biri, Deniz Baykal’a en şahane golü atsa kaç yazar?

Kısacası... Dreyfus olamadın Dengir Bey... O yüzden bizden Emile Zola tavrı bekleme... 


’Latif Abi’den iki yakışıksız itham

BİRİNCİ İTHAM: "Ben bakanken Kanal 7’ciler bana geldi... Benden bir şey talep etmediler, SPK ile sorunlarını anlattılar... Ama herkes bilir ki bu türden bilgilendirmeler talep anlamına gelir."

İKİNCİ İTHAM: "Kanal 7’cilerin Başbakan’la görüşüp görüşmediklerini bilmiyorum... Ama o günlerde Başbakanlık koridorlarında hareketlilik vardı... Kanal 7’nin sahibi Zekeriya Karaman’ı Başbakanlık koridorlarında gördüm."

* * *

Bence bu iki itham da Abdüllatif Şener’e yakışmadı...

Eğer Şener, daha yakışık alan bir suçlama yapmak istiyorsa...

"Geldiler... Benden şu türde imtiyaz talep ettiler... Ben de kapıyı gösterdim" demek durumundadır...

Eğer Şener, daha yakışık alan bir suçlama yapmak istiyorsa...

"Başbakan Erdoğan, Kanal 7’cilerle bir araya geldi... SPK Başkanı’nı da yanına aldı... Kanal 7’nin SPK ile sorununu çözdü... Elimde kanıtlarım var" demek durumundadır...

Eğer bunları diyemeyecek durumdaysa...

Yapması gereken tek şey susmaktır... 


CHP’ye çağrı

CHP’li Çankaya Belediye Başkanı’nın telefonunu dinlemişler...

Ayıp etmişler...

Belediye Başkanı’nın telefonda söylediklerini ekranlara taşımışlar...

Ayıp etmişler...

Bu telefon görüşmesinde söylenen "Rüşvet verdim" falan türünden lafları, "Sizin tencere de kara" üslubuyla yayınlamışlar...

Ayıp etmişler...

Tamam, bunlar işin ayıplı kısımları...

Ama işin içinde bu ayıplar var diye...

Çankaya Belediye Başkanı’na "sütten çıkmış ak kaşık" muamelesi mi çekeceğiz?

Tabii ki hayır!

Başkalarının gözündeki merteği görenler, kendi gözlerindeki çöpü de görmek durumundadırlar...

Bu yüzden CHP ileri gelenleri, Çankaya Belediye Başkanı’nın "Şantaj / Montaj" türküsüne bakmaksızın olayın üstüne gitmelidirler...

Hadi Kemal Bey, gösterin kendinizi...

 

Ahmet Hakan/Hürriyet
Yayın Tarihi : 28 Eylül 2008 Pazar 10:01:36
Güncelleme :28 Eylül 2008 Pazar 10:16:16


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yaşar IP: 78.186.70.xxx Tarih : 28.09.2008 10:34:07

Dengir beyi seyrettim. çok zor konumdaydı.ama Kemal KILIÇTAROĞLU beyimizi zor yerde yakalamıştı. dilerim buda başkalarına ders olur


oviraptor IP: 88.245.227.xxx Tarih : 28.09.2008 14:00:24

fırat onların en cesurları diğerleri hiçkimsenin karşısına çıkamaz vatandaşa bile cevap veremiyorlarda küfürle hakaretle huzurdan kovuyorlar zira yanlış politikalarının hiç birini açıklayamazlar şu anda dışa bağımlı bir hükümetimiz var tek destekleri abd ve ab onlar sayesinde hükümette kalabiliyorlar idda ederim "veleki yolsuzluk yaptım " desinler yinede iktidardan düşmezler eğer abd ve ab nin gözünden düşmezlerse