ADAMIN iğrenç adını bile anmak istemiyorum. 70 milyon onu biliyor. Adam utanmaz, olay bir iğrençlikler dizisi!
Bir anne düşünün ki 14 yaşındaki kızını takdim ediyor!
Kim bu anne müsveddesi? Utanmaz adamın eski sekreteri! Eskiden de öyle imiş! Şimdi kızını pazarlıyor!
Utanmaz adam da bütün bu ‘evveliyat’ı bile bile kabul ediyor! “Torunum yaşında, ayıptır” diyecek kadarcık bir ahlaktan yoksun! Hatta TV’lere çıkıp iğrenç laflar etmekten çekinmiyor hayasız adam!
Hz. Peygamber, “Haya imandandır!” dememiş miydi?
Olayımızda hayasız bir ana, hayasız bir adam ve zavallı bir kız çocuğu var! Hukuk bu zinciri gözden kaçırmamalıdır.
Hukuk ne diyor?
Bu iğrenç olayda, zavallı kızcağızın “Beden ve ruh sağlığı bozulmuş” ise utanmaz adama verilmesi gereken ceza, 103. maddeye göre, 15 yıldır. Adli Tıp, “Beden ve ruh sağlığı bozulmamış” diye rapor verdiği için hukuki sorunlar çatallaşıyor:
Mahkeme, Adli Tıp raporuna itibar etmeyip ikinci bir tıbbi inceleme isteyebilirdi; istememiş... Kaldı ki, dosyada Bursa Tıp Fakültesi’nin “Beden ve ruh sağlığı bozulmuştur” diye raporu var. Mahkemenin mutlaka üçüncü bir bilirkişi görevlendirmesi gerekirdi; yapmamış.
Diyelim ki, Adli Tıp raporu teknik olarak doğru; mahkeme, bu durumda bile cezanın üst sınırının 8 yıl olduğunu ve fiilin fevkalade iğrençliğini dikkate alarak “takdiren ve teşdiden” ceza vermeyi düşünerek utanmaz adamın tutukluğunu devam ettirebilirdi. Ben yargıç olsam öyle yapardım.
Şimdi feci bir ihtimal daha var: Kemik incelemesinden kızın gerçekten 15 yaşından büyük olduğu sonucu ortaya çıkarsa, davanın yürümesi ailenin şikâyetine bağlı olacaktır. Halbuki anne olacak utanmaz kadın şikâyetten vazgeçmiştir! Dava düşecek, dosya kapanacaktır!
Anne olacak utanmaz kadın kim bilir kaç para karşılığında kızını bu utanmaz adama takdim etmiş, kaç para karşılığında şikâyetten vazgeçmiştir!
Bu durumda utanmaz adamla utanmaz anne cezasız mı kalacak? Bana göre, TCK 227’deki “fuhşa teşvik” suçu dikkate alınmalıdır.
Bu olayda evvela Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’yu kutluyorum; bu iğrenç olaya karşı ve mahkemenin tahliye kararına karşı kamu vicdanının tepki göstermesine öncülük etti.
Bütün partilerin kadın milletvekilleri elbirliğiyle yeni yasa taslağı hazırlıyorlar.
Gerçekten, fuhuş ve cinsel taciz suçlarında cezalar biraz daha artırılmalı, zamanaşımı süresi uzatılmalıdır.
‘İkinci bahar’ rezaleti
Bir soruna daha değinmeliyim: Türkiye uzun zamandır iktisadi ve sosyal gelişme sürecinden geçiyor, ‘sınıf atlama’ olayları yaygınlaşıyor; bu iyi... Ama...
Taşrada erken yaşta mütevazı bir evlilik yapmış veya yaptırılmış bazı utanmazlar, milletvekili, paralı iş adamı falan olunca eski karısını terk ediyor!
Tam bir ‘sosyal sınıf’ hastalığı!
Süslü, gösterişli kadınlarla, sekreterleriyle “ikinci bahar” yaşıyorlar! Bazen resmen, bazen imam nikâhıyla...
Bunu hukuken yasaklamak kolay değil. Ama kamuoyunda bunlar teşhir ve rezil edilmelidir; böyle bir “toplumsal yaptırım” bari işlemelidir.
Terk edilen eşler mahkemelerden yüksek tazminat alabilmelidir.
Bu bilhassa AKP için önemlidir. AKP sosyolojik olarak kenar-merkez hareketliliğinin partisidir; bu tür utanmazlıklara herkesten sert tepki göstermelidir.
Böylesi durumların AKP için o kadar önemli olduğunu zannetmiyorum. Böyle olsaydı Hayasız Adam ve Utanmaz Anne ile ilgili gerçek kararlar verilirdi. Masum kızcağız hakkında rapor düzenlenirken bir psikiyatr'a hiç mi gerek duyulmaz? Böyle bir sasçmalık olur mu? Kızın raporunun altına imza atanlara bir bakın! Bunların kaç tanesi kızın psikolojisi hakkında kesin karar vere bilir? Utanmaz herifi kurtarmak için baş vurulmadık yol kalmadı. Şimdi de kızın kemik yapısı inceleniyor. Kızın kemik incelemesi sonrasında yaşı 15 in üzerinde olsa nolur? Bunların hepsi tamamen Utanmaz Adamı kurtarmak için hükümet destekli planlanmış dümenlerdir. Yazıklar olsun...