7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Monşere burun bükmenin faydaları!


Monşer şu demek: Donanımlı insan. İyi okullarda okumuş. Kültürlü adam. Görgülü erkek. Bütün güzel ve akıllı kadınlar monşer erkeğe gider. Monşerler; gelişimlerini ve değişimlerini iyi bir eğitim desteğiyle tamamladıkları için “ağızları ile beyinleri arasında yaşayan” tutarlı, idealleri ve ilkeleri söz konusu olduğunda da ölümü göze alabilecek kadar cesur kişiler. Bildiğim kadarıyla şu anda bizim Başbakanımız olan Tayyip Erdoğan, 28 Şubat ittirmesinden sonra, çekirdekten yetişme olduğu “milli görüşçülükten” dönmüş ve “monşerlerin safına” gelmeye karar vermişti.

Yanılıyor muyum?

İnsan beşer!

Hafıza şaşar!

Arşive indim, baktım.

28 Şubat’ta generaller; “Tayyip Erdoğan da belediye başkanıyken partisini iktidardan ittirme” eylemi yaptıktan sonra; yüksek hızda bir dönüş yaşanmış.


***

Mekke’ci, Medine’ci, Tahran’cı, İslamcı; İsrail ve ABD’nin Ortadoğu’daki yeni emperyalist oluşumlarına karşı, Avrupa’nın “İslamiyeti ve Müslümanları dışlayan” Judeo-Christian yani Musevi-Hristiyan kültür bağnazlığına tepkili Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, “Milli Görüş” ten vazgeçmişler.

Mekke’yi bırakmışlar.

Brüksel’e yapışmışlar.

AB’ci ve ABD’ci olmuşlar.

Köktenci İslamdan, ılımlı İslama geçmişler. Özetle: Batıcı, monşerci tavırlara vidalanmışlar, kenetlenmişler.

Yine arşivde rastladım.

(Arşive inen rastlar.)

Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının “Batıcı-monşer eğilimlere sıkı sıkıya sarılan kişiler haline gelmesinden” AB ve ABD’yi yönetenler de o kadar çok mutlu olmuş ki, ABD’nin Ankara’daki Büyükelçisi seçimleri Tayyip Erdoğan ile beraber parti merkezinde izleme dayanışmasını bile göstermiş.


***

Tayyip Erdoğan ve kadrosu, “Keskin İslamcı- Doğucu” olmaktan dönüş yapıp “Bilderberg’ci- Batıcı” yandaşı görünmelerinin nimetini de toplamışlar. Cumhurbaşkanlığı’nı almışlar. Türkiye’nin egemeni olmuşlar. Kendi zengin sınıflarını yaratmışlar. Kasaları dolar dolu danışmanları olmuş.

Şimdi ne değişti!

Tayyip Erdoğan Batıcı görünmenin kendisine nimet getirmediğini, tersine “külfet yüklediğini mi” keşfetti ki, monşerlere burun bükme seanslarına başladı.

Tayyip Erdoğan’ın “kendini Batı’ya beğendirme arzusu” yerini “kendisini Müslüman Arap dünyasında bayraklaştırma isteğine” niçin bıraktı? Şimdi iki günde bir; ABD’nin-AB’nin- İsrail’in sahne aldığı toplantılarda; “Yumuşak başlı isem, kim dedi ki uysal koyunum...” şiirini yüksek ses tonuyla niye okuyor?

Bir fayda bekliyor olmalı.

Bir derin nedeni olmalı.

İzleyelim, yakında anlarız.

Necati Doğru/Vatan
Yayın Tarihi : 2 Şubat 2009 Pazartesi 10:06:45
Güncelleme :2 Şubat 2009 Pazartesi 10:12:50


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
İBRAHİM ÇAKICI IP: 88.240.63.xxx Tarih : 2.02.2009 16:19:11

ASKERİMİZİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLDİĞİNDE " NE NOTASI? MÜZİK NOTASI MI! " MONŞER TAVIRLARINDAN " DAHA GELMEM DAVOS'A! " TRİPLERİNE... İNKAR ETMEYELİM: BİR GELİŞME VAR. ŞİMDİ SIRA; YAHUDİ ŞEREF MADALYASI'NIN İADESİNDE !...