Mehmet Ali Ağca'nın yasal cezasını doldurduğunun, tahliye edileceğinin açıklanması, bunca yıldır aydınlanmamış soruları tekrar hatırlattı.
60'lı yıllarda Avrupa'da sol dalga yaygınlaşır, sosyalist-komünist partiler ve radikal sol hareketler yükselirken bazıları buna karşı bir önlem düşündü. Değişik ülkelerde değişik adlar alan örgütlenmeler başlatıldı. Bu örgütlerde "kamu görevlisi" kimliği taşıyan kişilerin yanında sola karşı kullanılması en kolay olan radikal sağcılar, kendilerini milliyetçi ya da ülkücü olarak adlandıran örgütler ve çevreler kullanıldı.
Komünizm tehlikesinin en büyük olduğu iki ülke olarak İtalya ve Türkiye'de birçok "icraat" yapıldı. O yıllarda Abdi İpekçi cinayeti ve daha başka birçok aydınlanmamış cinayet işlendi.
Ağca adı, bu oluşumların içinde İpekçi cinayetini üstlenen kişi olarak ortaya çıktı.
Ağca yakalandı ve daha sonra askeri hapishaneden kaçtı.
Sonraki ortaya çıkışı da Papa suikastıyla oldu.
* Bütün bu olaylar aydınlanmamıştır. Abdi İpekçi cinayetinden Uğur Mumcu cinayetine kadar uzanan zincirdeki suçların kendi başlarına hareket eden ülkücüler ya da radikal İslamcılar tarafından işlendiği iddiaları da fazla inandırıcı olmamıştır.
Er ya da geç aydınlanacak
* Abdi İpekçi cinayeti bile henüz çözülmüş değildir. Bu cinayete ve Papa suikastına kadar uzanan eylemleri gerçekleştiren örgütlenmelerin sadece en ucundaki birkaç isim ortaya çıkmıştır.
Ağca'nın tahliye edilmesiyle birlikte bu kişilerden cezaevinde bulunan son kişi de çıkmış olacaktır.
1968 yılında Ankara'da solcu öğrencilerin yaptığı olaysız ve yasal bir mitinge ülkücülerin saldırmasıyla başlayan; bombalar, cinayetlerle birlikte Susurluk kazasına kadar ulaşan bir sürecin ortaya çıkan kısmı, buzdağının su üzerindeki görünen yüzünden bile küçüktür.
Ağca'nın tahliyesiyle ilgili yorumları yayınlanan bazı İtalyan yetkililerin "öldürülür" demeleri de dikkati çekmiştir.
Bu olaylara adı karışmış olanlardan hiç kimse konuşmamış, başka insanları olaya katacak iddialarda bulunmamıştır.
Ağca da bugüne kadar, Uğur Mumcu'ya söylediği, "Aslında İpekçi'yi ben öldürmedim" sözü dışında hiçbir açıklama yapmamıştır.
Ağca'nın tahliye haberi, Türkiye'nin 25 yılını kana ve ateşe boğan olayları hatırlattı. Ve tabii ki er ya da geç bütün bu olaylar aydınlanacak, ülkeyi karanlığa mahkûm edenlerin kimler olduğu ortaya çıkacaktır.