7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Çivisi çıkmak üzere

Ankara’da dün yapılan açıklamalar “savaş”ın boyutlarını ve siyasi sükûnetin sağlanmasının ne kadar zor olacağını gösteriyor.

Taraf Gazetesi’nin dünkü manşetinde yer alan “Paksüt-Başbuğ” buluşması haberinin 2.5 ay sonra ortaya çıkması da anlamlıdır, bu habere ilişkin açıklamalar ise daha da anlamlıdır.

Ankara’yı dün sarsan bir başka haber de CHP Genel Başkanı Baykal ile Yargıtay Başsavcısı’nın birlikte görümesine ilişkindi. Yeni Şafak Gazetesi’nin manşetinde yer alan bu haber tümüyle yalanlandı.

Paksüt-Başbuğ görüşmesi gerçekti ama Baykal-Yayçınkaya görüşmesi gerçek değildi.


***


Anayasa Mahkemesi Başkanvekili’nin Kara Kuvvetleri Komutanı ile Kuzey Irak operasyonu konusunda bir görüşme yapmış olması fazla inandırıcı görünmüyor. Eğer taraflar, dost olduklarını ve zaman zaman görüştüklerini söyleselerdi daha inandırıcı olurlardı.

Silahlı Kuvvetler’in komuta kademesinin son siyasi gelişmelere ilgisiz olduğunu kimse iddia edemez. Önemli olan, Silahlı Kuvvetler’in kendi görev ve sorumluluk alanı içinde olmayan “siyaset alanı”na müdahale etmemesidir.

Hatırlanacağı gibi, Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde de

“e-muhtıra” diye anılan bir Genelkurmay Başkanlığı açıklaması ile doğrudan bir müdahale söz konusu olmuştu...


***


Ancak Ankara’da şu anda böyle bir “ilkesel” tartışmanın çok ötesinde bir durum yaşanıyor. Bu Ankara usulü savaş ortamında gazetelere “servis” yapılıyor ve herkes, kendisini bir tarafta konumlamaya zorlanıyor.

Silahlı Kuvvetler’in siyasetin içinde olmasına ve çeşitli yollarla müdahale etmesine karşı olmak ama aynı zamanda AKP’nin yanlış politikalarını eleştirmek, türban meselesinde AKP’den farklı düşünmek insanları “devekuşu” haline düşürüyor.


***


Ankara’da yanlışlar üzerine kurulu yanlış bir savaş yürütülüyor. Bu iktidar savaşlarında gazeteler dahil bütün imkânlar kullanılıyor.

Sadece dünkü “görüşme” olayları, demokrasisi normal işleyen herhangi bir ülkede önemli görevlerde bulunanların istifasına yol açacak kadar önemlidir. Ama Türk toplumu bunları “kanıksama”ya başladı ki, bu aslında yaşananların doğurduğu en büyük kötülüklerden biridir.

Ankara’daki savaşın

“çivisi çıkmaya” başladı.

Bu tür bir savaşın galibi olmayacağını şimdiden söylemek belki tarafları kızdırabilir, ama doğrusu odur, bu savaştan kimse galip çıkmaz; sadece ülkenin çivisi çıkar.

Okay Gönensin/VATAN
Yayın Tarihi : 14 Haziran 2008 Cumartesi 11:50:05
Güncelleme :14 Haziran 2008 Cumartesi 11:55:23


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?