19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Dünyanın "dinsel haritasını" nasıl değerlendirmeli? Çetin Altan/Milliyet

Buzlanmış beyinler penceresinden görünen dünya ile, uzaydan görünen "yer" küresi, o kadar ayrı ki birbirinden; insanlık tarihinin acıları da, böylesi bir zıtlaşmadan emmekte dramını.
***
Güncel yaşam... Tatile çıkanlar... Gırtlağına kadar borca batmış olanlar... İş arayanlar... Pahalı arabalar... Orman, köy, fabrika, ev yangınları... Vurgunlar, rüşvetler, yolsuzluklar...
Ve AB Komisyonu'nun, Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim'de başlamasını onaylayan Çerçeve Belgesi...
***
Keşke bir de, okullarda genç kuşakların bellek ve bilincine yeryüzünün "dinsel haritası" yerleştirilebilseydi...
6.5 milyarlık dünya nüfusunun, 3 milyara yakın Budist ve Brahman kesimi; Hindistan'ı, Çin'i, Japonya'sı ve okyanus adalarıyla nerelerde yoğunlaşmakta?..
1 milyar 300 milyonluk Müslüman kesimi; Endonezya'sı, Pakistan'ı, Afganistan'ı, Türkî'leri, İran'ı, Türkiye'si, Arabistan'ı, Afrika'sı ile nerelerde yoğunlaşmakta?..
Hıristiyanlığın Katolik kesimi nerelerde yoğunlaşmakta?..
Protestan kesimi nerelerde yoğunlaşmakta?..
Ortodoks kesimi nerelerde yoğunlaşmakta?..
Anglikan kesimi nerelerde yoğunlaşmakta?..
12 milyonluk Yahudilik nerelere serpilmiş ve nerelerde yoğunlaşmış?..
***
Yeryüzünün "dinsel haritası" ola ki, Türkiye'nin de 200 yıldan bu yana sürüp giden çağdaşlaşma çabalarına, daha değişik ışıklar tutabilir.
Budist ve Brahmanlar, kendi inançlarının peteğinden süzülüp çıkmış çağdaş ülkelere sahipler; örneğin Japonya, hatta Güney Kore...
Katolikler, Protestanlar ve hatta Ortodokslar; Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ülkeleriyle her zaman için çağdaşlığın simgesi...
Yahudiler de öyle...
***
İslam dünyası içinde ise ne teknoloji, ne ekonomi, ne sanat açısından çağdaş bir örnek yok. Sadece bir Türkiye, kendince çabalayıp duruyor çağdaşlaşmak için...
***
"Dinler haritası"na bakıldığında; "gelişmişlik"le "azgelişmişlik"in; din faktöründen çok, okyanusların kullanımıyla ilişkili olduğu da çıkar ortaya.
Okyanusları kullanan ada ülkeleri İngiltere'yle, Japonya ileri; topraklarının büyüklüğü nedeniyle, okyanuslara yeterince açılmamış olan Hindistan ve Brezilya da geri...
***
Okyanusların kullanımı, buzlanmış beyinler penceresinden görünen yapay dünyadan ayrılarak, uzaydan görünen "yer" küresiyle baş etme birikimlerini yoğunlaştırdı.
Türkiye ise "çağdaşlığın" salt görüntüsüyle, tüketim biçimini taklit etmeye özendi... Teknolojisiyle üretimi çağdaş olmadığı için; Hazine'den geçinenler takımının oligarşik egemenliği; yolsuzluklar, rüşvetler, sahteciliklerle gizli bir iç sömürgeye çevirdi ülkeyi...
***
Teknolojiyle ekonomide çağdaşlaşma; burjuva taklitçiliğiyle tüketimde çağdaşlaşmaya özenme kadar kolay değil...
Nasıl ki, AB üyeliği için 3 Ekim'de müzakereler başlasa da; AB üyesi olmak kolay değil...
***
Enseyi karartmayın...
Sığ bir içerikle, havalı bir yaşam sergileme salgını; gitgide gelişme trendine giren evrensel bir "kalite" önünde, pörsüyüp sönükleşmeye başlayacak...
Doğal olarak birtakım çalkantılara da neden olacak, "tabu" ve dogmalara dört elle sarılan ve demagojilerden medet uman politik "statükocu"larla, evrensel "değişimci" kalitenin boy atması...
Üstelik bir de, bir İstanbul depremi var ufukta...
***
Şimdiye dek denizlerin insanlığa getirdiği artıları merak edenler ve yakalarını, dünyaya buzlanmış beyinlerin baktığı pencerelerden kurtaranlar; hızla küreselleşen Uzay Çağı'nın tadını çıkaracaklar ballı börekli...
Havalı görünme ötesinde, ne istediğini pek bilmeyenler ise, anlamsız sıkıntılarla kıskaçlanıp duracaklar; ne yazık...
***
Türkiye'nin barometresi, nerede gerçek bir çağdaşlığın üstüne oturacak biliyor musunuz?
Cehenneme dönen Bağdat Caddesi'nde, kaldırımların genişletilmesi bittiği zaman değil; İstanbul'un anıt çeşmelerinden de, suların gürül gürül akmaya başladığı ve musluklarının koparılıp çalınmadığı zaman...
Çetin Altan/Milliyet
Yayın Tarihi : 1 Temmuz 2005 Cuma 11:06:36
Güncelleme :1 Temmuz 2005 Cuma 11:16:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?