Gazeteler ve televizyonlar Malatya'da olup bitenleri, çocuklara yapılan işkenceleri "Şok" mantığıyla verdi.
Kimi yurttaşlar görüntülerin kendilerini ağlattığını söylemiş.
Doğru, insan ağlar, vicdanı kanar ama bu yurttaşlar Türkiye'de böyle şeylerin olup bittiğini bilmiyorlar mıydı?
Ayrıca bunların sadece Malatya'da uygulandığını mı sanıyorlardı?
Gösterilen tepkilerde bir yanıltma olduğunu düşünüyorum ben.
Sanki "Ne güzel memleketimiz, ne şefkatli insanlarımız var ama bak Malatya'da vicdansızlar ne yapmış!" rahatlamasına sığınıyormuşuz gibi geliyor.
Hiç kendimizi kandırmayalım.
Türkiye şiddetin kol gezdiği bir yer.
Aydın geçinenler bile evde karılarını, sevgililerini dövüyor. Maçlarda birbirimizi doğruyoruz. Düğünlerde çocuk avlıyoruz.
Göz önünde bunlar oluyorsa, karanlık köşelerde neler olur düşünsenize.
Bana "Çocuk yuvalarında çocuklara nasıl muamele ediliyor?" diye sorsanız, gözüm kapalı, zulmedildiğini söylerim.
Çünkü gidip görmeme gerek yok.
Toplu mekânlarda bu kadar şiddetin kol gezdiği bir ülkede karakollar, hapishaneler, yetiştirme yurtları nasıl olsun istiyorsunuz!
Yıllardır yazıyla, çizgiyle, müzikle, siyaset yoluyla "Türkiye'ye insancıl bir kültür gerekiyor! İnsanlarımızın hümanist değerlere kavuşması, en önemli meselemiz" diye kendimizi yırtıyoruz ama dinleyen kim!
Bu kadar sertlik ve acımasızlık içinde, doğru dürüst bir toplumsal yaşam kurulamaz.
Son yıllarda şehirlerimiz ne kadar çirkinleşti ise, ruhlarımız da o kadar ucubeleşti.
Obeziteye yol açan abur cuburları görüyoruz ama televizyonlarda her gün saatlerce ruhumuza doldurduğumuz abur cuburun farkında değiliz.
Birer ruh obezi olmuşuz da haberimiz yok.
Halka mikrofon tutup en çok hangi televizyon dizisini sevdiğini soruyorlar.
Yüce milletimizin cevabı belli "Kurtlar Vadisi."
Daha sonra ne kadar basın yayın organı varsa rating yüzünden kurtların peşine takılıyor.
İnsancıllık, merhamet, zarafet, uygarlık ise karın doyurmayan bir takım dinozor masalları.
Can sıkıcı öğütler.
Hatta gericilik.
Modern oluyoruz ya mutlaka Amerika'nın vurdulu kırdılı bir kenar mahallesi gibi davranmamız gerekiyor(!)
Bu yazdıklarımı zaten yıllardır biliyor ve acısını çekiyoruz ama hiç olmazsa sahte bir iyimserlikle "Aaa neler oluyormuş. Ne yazık!" filan demeyin.
Yüzünüze tutulan aynalara kıza kıza bu hale geldiğinizi düşünün.
Bu kadar çok sadist, bu kadar çok hırsız, bu kadar çok çapulcu, bu kadar çok ahlâksız yönetici hangi tarlada, hangi gübreyle yetişiyor, onu sorgulayın.
Zülfü Livaneli / Vatan
Yayın Tarihi :
28 Ekim 2005 Cuma 10:54:33