Erkan Mumcu nun hem Kültür ve Turizm Bakanlığından hem de AKPden istifa ettiği gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Arnavutlukta Fethullah Gülen okulunu gezmesi bir rastlantı mıydı?
Bugüne dek yurtdışındaki Fethullahçı okulları hiç gezmeyen Başbakan Erdoğan, Ankaraya dönüşünde de Erkan Mumcunun istifasını pek önemsemediğini, sorulara verdiği yanıtlarla kamuoyuna yansıttı...
Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor...
Bir yandan siyaset ısınıyor, öte yandan Türkiyeye komşu ülkelerde yeni gelişmeler oluyor...
Suriye ve Irak ABDnin kıskacı altında.
İran bölgenin önemli ülkelerinden birisi. İranın ABDyle ilişkileri tıpkı Suriye gibi giderek kötüleşiyor...
İran nüfusunun büyük bir bölümünü Şiiler oluşturuyor. Irakta ise Şiiler yüzde 65le birinci sırada çıktılar seçimlerde...
Irakta ABD güdümlü Şii ağırlıklı bir hükümet kurulması İranın işine yaramaz mı?
Aynı durum Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde de olduğuna göre, on yıl sonra İran bölgede tam egemenlik sağlayabilir...
Türkiye bu olup bitenleri nasıl izliyor, AKP hükümeti bu konuda ne düşünüyor bilen yok.
Yazılanlara, çizilenlere bakıyorum...
Kürdistan ittifakının Irak seçimlerinde yüzde 27.7 oyla Şiilerden sonra ikinci sıraya yerleşmesi birtakım gelişmelerin habercisi...
Kuzey Irakta Kürtlerin tek isteği var, o da devlet kurmak...
ABDnin bu konuda yeşil ışık yaktığı da biliniyor...
Bu durumdan Türkiye, İran ve Suriye rahatsız...
Türkiyeye dönüp bakıldığında işsizliğin ve yoksulluğun gün gün ivme kazandığı görülüyor...
****
Emek Platformu başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana olmak üzere tüm yurtta meydanlara çıktı...
Tüm bu gelişmeler olurken istifa etti Erkan Mumcu...
Dün sabah AKPye yakın İslamcı gazetelerin yorum köşelerini okudum önce...
Fethullahçı gazetenin köşe yazarları nedense (bir yazar dışında) Erkan Mumcunun istifasını değerlendirmeye gerek duymamıştı...
Olayı değerlendiren yazar ise Mumcunun çok ilginç genç bir politikacı olduğunu vurgulayıp şöyle diyordu:
Sayın Mumcunun istifasını dolaylı sebep-sonuç ilişkisi açısından önemsemiyorum. Şöyle diyebilirim: Onun yeni bir hata yapması o kadar önem taşımıyor; fakat bu hatalı tepkisi doğru bir tespite dayanıyor olabilir. Düşündürücü olan meselenin bu yönüdür.
Ahmet Selim imzalı yorum oldukça düşündürücü...
Hem Erkan Mumcu hem de Recep Tayyip Erdoğan eleştiriliyor ince bir uslüpla:
... Zamanlama ve kıvam hesapları, özdeki tahammül ve gereklilik ölçülerine dayanmalıdır. Bazı konular vardır ki onun zamanı da kıvamı da olmaz özelliği taşır. Bunu görebiliyorsanız, olabilirler ufkunu da karartırsınız. Hiçbir şeyin zamanı gelmez, her şeyin kıvamı bozulur. İstikrarı binilen dalı kesme ye benzeyen bir gaflet içinde bozmak işte böyle bir değerlendirme tersliğinin sonucu olarak gerçekleşir. Biz bunu birkaç defa yaşadık. Vaktidir deyip, siyasi hesaplaşma açarsınız, vaktidir deyip iç tasfiyeye gidersiniz , vaktidir deyip popülizm duvarını aşarsınız, vaktidir deyip özlem yoklaması yaparsınız; sonra hiçbir şeye vakit ve mecal kalmaz. Bunu Menderes de, Demirel de, Özal da yaptı.
Yeni Şafakın yazarları ise Erkan Mumcunun istifasını şöyle yorumluyorlar:
Bu istifa AKP içinde önemli sorunları öne çıkarmaz...
****
Kimi Fethullahçılarla konuştum dün sabah...
Onlara Fethullah Gülen le, Recep Tayyip Erdoğanın arası nasıl diye sordum...
İşte aldığım yanıt:
Eskisi gibi değil. Hocayı arayıp sormuyor Tayyip Bey... Hocamızın şekeri yükseldi bu sıralar. Türkiyedeki siyasi dostları ise unuttu onu...
Peki, Erkan Mumcunun istifasına ne diyor Gülen
Yanıt:
Henüz bu konuyu görüşemedik.
Ne bileyim, belki bu yüzden gezmiştir Arnavutluktaki Fethullah Gülen okulunu. Belki de bu nedenle atmıştır okulun ek binasına ilk harcı.
HİKMET ÇETİNKAYA - CUMHURİYET GAZETESİ
Yayın Tarihi :
18 Şubat 2005 Cuma 13:16:06