7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Hangi dağda kurt öldü!


Atalar sözüdür. 10 cümlede, 20 cümlede bazen 100 cümlede anlatacağını “tek bir cümlede” söyleyiverir. Sakla samanı gelir zamanı gibi... İşten artmaz dişten artar gibi... Hangi dağda kurt öldü gibi... Hiç beklenmedik, ummadık, dünya yansa bir araya gelmeyecek, birbirini desteklemeyecek, korumayacak kişiler için söylenir. Siyasi paradigmasını Atatürkçü çizgideki Genelkurmay ile hiçbir zaman “uyumlu görünmeyecek” bir yolda yürütüp sonunda Cumhurbaşkanımız da olan Sayın Abdullah Gül, emekli bir Genelkurmay Başkanı’na gümrük vergisi hariç 550 bin euroya (1 trilyon liraya yakın bir para) alınmasına destek çıktı!

Kulağım mı yanlış duyuyor!

Hayal mi görüyorum.

Hangi dağda kurt öldü!

Sayın Abdullah Gül, Orgeneral Yaşar Büyükanıt emekli olunca binsin diye Almanya’dan yaklaşık 1 trilyon liraya buz gümüşi metalik renginde, 4 kapılı, benzinle çalışır, zırhlı, boş ağırlığı 4 bin 40 kilogram, 12 silindirli, 6 bin motor 2008 model Audi A8 W12 çok lüks otomobil alınmasını yürekten savunuyor.


***

Bugüne kadar rastlanmadı.

Bu gözler neler gördü.

Bu kulaklar neler işitti!

Bunu ilk kez gördü.

İlk kez işitti.

İlk kez Abdullah Gül, bir yüksek rütbeli ordu mensubunu, sanki Cumhurbaşkanlığı’nın görevleri arasında emekli orgeneralleri “lüks-pahalı-ithal makam otomobiline” bindirmek varmış gibi, savunuyor.

Cumhurbaşkanı, bu kadar yüksek paraya bu lüks otomobil niçin alındı, daha önceki genelkurmay başkanları emekli olunca, “zırhsız Renault Laguna”ya binerken yeni emekli olacak genelkurmay başkanına neden zırhlı Audi alınıyor diye soran CHP’li Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nu azarladı. Dün Cumhurbaşkanı adına yapılan açıklamada “Emekli olan Genelkurmay Başkanı’nın olağanüstü boyutlara ulaşan bir fiyata özel bir aracın alındığı iddiası iftiradır” denilerek öfke dile getirildi.

Genelkurmay kabul ediyor.

Yeni araç alındı.

Markası Audi.

4 kapılı.

6 bin motor.

12 silindir.

Zırhlandı.

Çünkü emekli olacak olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 4 kez öldürülme tehlikesi atlattı. CHP’li Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu da haklı olarak “bundan önce emekli olan genelkurmay başkanı orgeneraller de ölümle tehdit ediliyorlardı. Onlar neden böyle lüks otomobile bindirilmediler?” diye soruyor.


***

Nedir bu lüks merakı!

Bu harcama canavarlığı.

Meclis Başkanı Köksal Toptan da yine Almanya’dan 1 trilyon değerinde son model zırhlı çok lüks BMV otomobil ithal ettirdi. Kendisi Kayserili bir tornacının oğlu olan ve siyasi hayatını hep “garip-gureba ve fakir-fukara” insanların temsilcisi olmak ideali üzerine bina etmiş Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de bu yılın ilk altı ayında Çankaya Köşkü’ne 21 trilyon lira harcama yaptı. Başbakan’ın bir VIP uçağı vardı, onunla yetinmedi, ikinci VIP uçağını aldı, gazeteci gezdiriyor.

İşte kurdun öldüğü dağ!

Seçkinler trilyonluk otomobile biniyor. Bu yüzden olsa gerek Kayserili bir tornacının oğluyken Cumhurbaşkanı olmayı bileğinin hakkıyla elde edebilen Abdullah Gül de, emekli olunca zaten korunan askeri lojmanlarda oturacak ve bir yere gittiği zaman askeri eskort tarafından sürekli gözetilecek olan Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a da binsin diye 1 trilyonluk otomobil ithal edilmesini pahalı bulmuyor.

Hacı hacıyı Mekke’de!

Derviş dervişi tekkede!

Seçkin seçkini Türkiye’de bulur!

Seçkincilik, imtiyazdır.

Burjuva hevesidir.

Ancak burjuvalar onları seçkinci kılacak heveslerini kendi kazançları olan parayla yaparlar, Gül gibi, Erdoğan gibi, Toptan gibi, Büyükanıt gibi devlet parasıyla yapmazlar. Yapamazlar. Ben öyle biliyorum.

Necati DOĞRU/VATAN
Yayın Tarihi : 7 Ağustos 2008 Perşembe 09:24:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?