20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Kar helvası değil, Koska helvası... - Fehmi Koru

Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) Nasrettin Hoca’nın "Ben yaptım, ama ben de beğenmedim" dediği ’kar helvası’na benziyor. Yürürlüğe girmesi iki ay geciktirildi ve yasa üzerinde bir dizi değişiklik gerçekleştirildi; ancak yapılan değişiklikler tatmin edici olmadığı gibi, değiştirilmesi istendiği halde dokunulmayan maddelere kamuoyundan şiddetli tepkiler gelmeye devam ediyor.

Haksızlık etmeyelim: Yeni TCK elbette tasarının ilk halinden çok farklı ve eski metinden de hayli ileride; bu sebeple çağdaş bir ceza yasası çıkartmak için çabalayan milletvekillerine, onları bilgileriyle yönlendiren hukuk uzmanlarına teşekkür borçluyuz. Hükümet de bu konuda iyi niyetli; hükümet kötü niyetli olsaydı, üzerinde yıllar boyu çalışılmış, Meclis’teki görüşmeleri milletvekillerini uykusuz bırakacak yoğunlukta geçmiş bir yasayı, yürürlüğe girmesine saatler kala iki ay erteler miydi?

Yürürlüğün ertelenmesi üzerinden geçen 50 günlük sürede de iyi niyetin sürdüğünü gördük. Basın için öngörülen ağır cezaların bazısı yumuşatıldı, müphem ifadeler somutlaştırıldı ve tedirginliklere yol açabilecek pek çok madde de elden geçirildi. Bütün bunlar tamam; fakat yeni TCK, bu değişikliklere rağmen, hâlâ Türkiye’nin hak ve özgürlükler alanında kaydettiği mesafeyi bütünüyle yansıtmıyor...

Bir kere, ’basına hapis cezası’ ilkesizliği korunuyor. Savunma için söylenen, bu tür cezaların Batı ülkelerinde de varolduğu... Biz bu gerekçeyi en son ’zina’ tartışmaları sırasında da ’yetkili’ ağızlardan duymuştuk; varolduğu ileri sürülen maddeleri sergilemeleri istendiğinde "Aa, değişmiş" hayret nidaları koparmıştı o ’yetkili’ ağızlar... Muhtemelen, ’basına hapis cezası’ konusunda da aynı şaşkınlık yaşanabilir. Bir an için aksini, yani basına hapis cezası veren Batı ülkeleri bulunduğunu kabul edelim; tek bir konuda olsun Batı’dan daha ’ileri’ ve daha ’çağdaş’ bir düzey yakalasak fena mı olur?

En az ’basına hapis cezası’ kadar önemli bir başka eksiklik, yanlış uygulanmakta olan veya can yakabilecek bazı maddelerin yeni yasada da korunmasıdır. Bu durumda pek çok madde var. Bazıları temel yasanın başında yer alan ’genel ilkeler’ ile çelişiyor bu maddelerin, bir bölümü ise değiştirilmiş anayasaya aykırı... 312. maddenin yerine konulan 216. madde, ’görev sırasında din hizmetlerinin kötüye kullanılması’ gibi ’garip bir suç’ öngören 219. madde, ’yasak kisve’ gibi çağdışı bir anlayışı yansıtan 222. madde, eğitimi beşikten mezara ve imkân olan her yerde alınması gereken bir zorunluluk bilen günümüz dünyasında ’kanuna aykırı eğitim’ gibi bir yasak hediye eden 263. madde, artık ne demekse ’temel millî yararlara karşı hareketi’ yasaklayan 306. madde... Bunların hiçbirine yeni TCK’da yer verilmeyebilirdi.

Muhalefetle uzlaşma zorunluluğu ve CHP’nin bu maddelerin bir kısmında ölümüne ısrarcı olması yeterince anlaşılabilir bir savunma değil. CHP, eğer o maddeler üzerinde gerçekten ısrarlıysa, sözcülerini kamuoyu önüne çıkartsın da, savunmalarını onların ağzından dinleyelim. Bunu yapmayan, yapamayan bir partinin ısrarcı olmaya da hakkı yoktur. Yürütmenin ertelenmesi üzerine başlayan tartışmalarda kamuoyunun tepkisini çeken maddeleri yeniden düzenlemekte ve bazılarını bütünüyle yasa metninden çıkarmakta Ak Parti kendini serbest hissetmelidir.

Arandığında, özgürlükleri daraltmaya binbir türlü gerekçe bulunabilir; ancak, bugünün Türkiyesi’nde o gerekçelerin hiçbiri söz konusu değil. Bugünün Türkiyesi, tam tersine, ’daha fazla özgürlük’ ve ’daha fazla demokrasi’nin ’daha çağdaş bir ülke’ idealine hizmet ettiğinin farkında; halkın talepleri de hep o yönde. Türkiye’yi yönetenler, yönettikleri halk kadar cesur olmak zorundalar...

Ya haklar kötüye kullanılırsa? Her taşın altında bir muzırlık arayanlar, ya da kendi halkından korkanlar bu soruyu zihinlerinde taşıyor olabilirler. Hatta, iyi niyetli ve gerçek bir endişe de yatıyor olabilir bu sorunun ardında. Bir kere olsun, yasak koymayı, hak ve özgürlüklerin kötüye kullanıldığını gördükten sonra düşünemez miyiz? Ne biliyorsunuz, belki de, kazanımlarını kaybetmemek için hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasına halkın kendisi karşı çıkacaktır.

’Kar helvası’ TCK’yla olmaz; lezzetli bir ’Koska helvası’ bekliyoruz iktidar partisinden...

FEHMİ KORU - YEN ŞAFAK GAZETESİ
Yayın Tarihi : 23 Mayıs 2005 Pazartesi 16:34:18


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?