7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Kongre sonrası, IRA deneyi - Yalçın Doğan / Hürriyet

"ÖNCE silahların susması gerek. Biz, sorunu silahla çözeceğimize hiçbir zaman inanmadık".

Bunu söyleyen, yıllarca silahlı mücadele veren bir örgütün üyesi. IRA’nın siyasi sorumlusu.

DTH’nın geçen hafta sonu kongresi toplanıyor. Kongrede Ahmet Türk genel başkan seçiliyor. Kongrede iki yabancı konuk var. IRA’nın siyasi sorumlusu ile ETA’nın Avrupa sorumlusu.

IRA ve ETA, ikisi de, kendi ülkelerinde, İngiltere ve İspanya’da yıllarca silahlı mücadeleye giriyor. İkisi de, iki ülkede terör estiriyor. Ancak, bugün iki ülkede de, durum farklı. Artık silahlar konuşmuyor.

Kongreden sonra Ahmet Türk, IRA ile ETA temsilcisiyle özel bir yemekte buluşuyor. Türk’ün merak ettiği konu, "bugün barışa nasıl gelindi, sorun nasıl çözüldü". İlk ağızdan bunu öğrenmek istiyor. Mantıklı bir yaklaşım.

BASK ÜLKESİ

Ahmet Türk’e dün, onların görüşlerini sorduğumda, Türk:

"BASK çok farklı. O çok ayrı. Çünkü, onların ütopyası, BASK Ülkesi kurmak. İspanya ve Fransa’daki BASK’lıları bir araya getirerek, yeni bir ülke kurmak. Benim anladığım bu. Onun için, o bizim için örnek değil".

Ahmet Türk döne dolaşa, demokratik haklar ve özgürlükler deyimini kullanıyor. Kürt sorununun çözümünü Türkiye içinde arıyor. Bölünmekte değil. BASK, bu nedenle farklı.

DİKKAT İRA’DA

Buna karşılık, IRA temsilcisinin sözleri, acaba Türkiye için bir model olur mu? IRA siyasi sorumlusu Ahmet Türk’e şunu söylüyor:

"Çözüm için önce silahların susması gerek. Biz silahla çözüm olacağına hiç bir zaman inanmadık. Silahı baskı unsuru olarak kullandık."

Bu önemli bir aşama. Terörden vazgeçmek. Ama, oraya nasıl geliniyor? IRA temsilcisi:

"Siyasi partilerle ya da hükümetle doğrudan hiç bir görüşme olmadı. Devreye başkaları girdi, örneğin, sivil toplum örgütleri. Onlar ortaya bir proje koydular. Kuzey İrlanda Halkı’nın demokratik haklarını veren, özgürlük taleplerini karşılayan bir proje. Hem İngiltere, hem biz bu projeyi kabul ettik. Barış sağlandı".

Ahmet Türk’e o projenin ayrıntısını soruyorum. Önemli olan o içerik. Ancak, Türk ayrıntıya inilmediğini belirtiyor.

Oysa, birinci elden o ayrıntıyı dinlemek yararlı olabilirdi.

Yine de, IRA temsilcisi en belirleyeci ölçüyü çok net vurguluyor, silahların susması, terörden vazgeçilmesi.

Akşam yemeği, üzerinde düşünülmesi gereken deney niteliğinde.

Kuzey Irak’ta ABD-PKK el ele

DÜRBÜNE, pusulaya gerek yok. İz sürmeye gerek yok. Çıplak gözle görüş alanı içinde, birbirlerini rahatlıkla görüyorlar.

Kuzey Irak’ta Amerikan askerleri, PKK’lıları her an görüyor. PKK’lılar da, Amerikan askerlerini.

Amerikalılar’ın kaldıkları yerlerle, Kandil Dağı’ndaki PKK kampı arasında pek mesafe yok.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson itiraf etmek zorunda kalıyor:

"Türkiye’nin PKK ile mücadelesine yardımcı olmak için, ABD’nin yapabileceği her şeyi yaptığı konusunda tatmin olmuş değilim".

Bizler çoktandır tatmin olmuş değiliz. Büyükelçi tatminsizlik noktasına biraz geç geliyor. Kuzey Irak’taki senli, benli durumu iyi bildiği belli.

Azılı terörist Zarkavi’yi bulmak için gecesini gündüzüne katan Amerika, gerekli ihbarı aldığında, saklandığı yere tonlarca bomba yağdırıyor.

Ama, her gün karşılaştığı PKK’lıları bir türlü bulamıyor.
.
Yayın Tarihi : 29 Haziran 2006 Perşembe 10:41:28


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?