7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Kurbanlık koyun gibi/Gülay Göktürk/Bugün

Kurban bu defa Van'ın Başkale İlçesi'ndendi. Yaşı yine 14-15; yani yine çocuk... Fotoğrafına uzun uzun baktım; yine öyle yapayalnız uzanmış yatıyor sokak ortasında; ölüm bunca beklenmesine rağmen hazırlıksız yakalamış gibi... 

Ayağında soket çoraplar, terlikler fırlamış, başörtüsü elinde, öylece kapı komşudan tuz istemeye çıkmışgibi...

Ağabeyi, "Hadi gel biraz dolaşalım" demişdört günlük lohusa Naile'ye. "Ağabey bu dolaşma da neyin nesi, sen beni hiç dolaştı rmazsın ki" demişmidir acaba ağabeyine? Yoksa hiçbir şey demeden, boynu bükük, kaderine razı, uslu uslu mu gitmiştir ölüme? Belki de, bir mucizeye inanmıştır, kim bilir. Ağabeyim beni gezmeye götürüyor diye sevinmiştir. Çocuk aklı işte!

Törenin son kurbanı Naile Erdaş'ın haberini okurken neye kahredeceğimi şaşırdım yine. Komşunun oğlu tecavüz edip hamile bı- raktığında kimseye söyleyememişçocukcağız. Dokuz ay kimseye belli etmeden hamilelik yaşamı ş. Karnında taşıdığı varlığın onun ölüm fermanı olduğunu bile bile gün saymak ne büyük bir işkencedir, ya Rabbim! Neden kaçıp gitmemişevden? Orada öylece kurbanlık koyun gibi ölümü bekleyeceğine, umut az da olsa şansını denememiş? Doğuma dört gün kala, bir bahaneyle hastaneye atmışkapağı. Doktor anlayışlı çıkmış, aileye söylememişNaile'nin hamile olduğunu. Hastanede alıkoymuş, doğumu yaptırmış. Ama sonra? Bebeğini koluna verip tıpıştıpışevine, ölüme yollayacak olduktan sonra, neye yaradı hamileliği aileden saklamak? Bu mudur bizim "sosyal devlet"imize yakı- şan?
Hani bunca duyarlılık, bunca sivil toplum örgütü, hükümetin çıkardığı bunca yönetmelik vs hastaneye kadar sağ gelmiş, yani devletin "koruyucu kanatları" altına girmişbir çocu- ğu koruyamı yorsa, onu tekrar ölüme yolluyorsa, ne halta yarı- yor?

***

Haberi okurken dikkatimi çeken bir başka nokta: Naile dokuz aylık hamile ve bu nasıl bir ilgisizliktir ki, aynı evde yaşayan baba, ağabey bunu fark etmiyor! Bence bu durum, töre cinayetlerinin altında yatan, ama bizim pek görmek istemediğimiz bir yönü bir kez daha gözümüze sokuyor.

Olayın bu boyutunu iki yıl önceki bir yazı mdan aktararak noktalıyorum sözlerimi; eğer hal kaldıysa bayramınızı da kutlayarak... "Hep düşünmüşümdür; törelerin gücü mü anne babaları böyle gaddarlaştırıyor, yoksa o töreler anne babaların bu gaddarlığı sayesinde mi böyle sürüp gidebiliyor, diye..

Töre cinayetlerinde ortaya çıkan anne, baba, erkek kardeşportrelerini göre göre karar verdim ki, töreler hala hükümlerini sürdürebilmelerini bu gaddarlığa borçlu. Eğer anne babaları n yüreği bu kadar taşgibi olmasaydı, o töreler çoktan delik deşik olur, yıkılıp giderdi. O anne- baba, namus anlayışının güçlülüğünden değil, evlat sevgisinin zayışığından işleyebiliyor o cinayeti. Kendi çevremdeki birçok anne babayı düşünüyorum: Ve onların kendi namus anlayışlarına göre en kabul edilemez, en aşağı- lık, en utanç verici suçları getiriyorum aklıma ve dürüstçe cevap vermeye çalışıyorum: Evlatları böyle suçlar işlese, çevremdeki bu anne babalar çocuklarını böyle tavuk keser gibi kesebilirler miydi? Benim tanıdığım anne babaların hiçbiri böyle bir şey yapamazdı. Eğer felaket kaldırılamayacak kadar ağırsa, tetiği kendi kafaları na dayarlardı, ama çocuklarına değil. Oysa ben, bugüne kadar o kahrolası törenin hüküm sürdüğü o bölgelerde kızı bekaretini kaybetmiş, hamile kalmıştek bir babanın ya da annenin, "Bu utançla yaşayamam" deyip kendini öldürdüğünü duymadım. Kendi canlarına kıyamıyorlar ama o zavallı kız çocuklarını kıtır kıtır keserken elleri bile titremiyor.

Demek ki, ne evlat sevgisi diye kültürler üstü bir sevgi türü var, ne de doğuştan gelen bir annelik sevgisi. Ve sevme yeteneği de belli bir düzeyde bireyselleşmeyi, belli bir gelişmişlik düzeyini gerektiriyor. Törelerin koruyup kolladığı feodal ailenin bireyleri arasında özel ilişkiler kurulamadığı için özel sevgiler de oluşmuyor. Özel ilişkiler söz konusu olmadığı içindir ki, bir karının yerini bir başka karı, bir çocuğ un yerini diğer çocuk doldurabiliyor.

Ben bunun için onları suçlamıyorum. Bir insanı sevme özürlü olduğundan dolayı suçlayabilir misiniz? Sadece bir tespit yapıyorum: Postmodern arkadaşlarım çok kızacak belki ama, feodal kültürün insanı böyle "eksik bir insan" yaptığını söylüyorum.









Gülay Göktürk/Bugün
Yayın Tarihi : 25 Ekim 2006 Çarşamba 16:39:39


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?