Türkiyede birçok kişinin aşina olduğu Richard Perle, Washingtonun ayrılmaz bir parçasıdır. Soğuk Savaştan bu yana muhafazakâr Cumhuriyetçi Partinin dış politikasını oluştururken danıştığı kişilerin başında gelir. Şahin kanadın önde gelen isimlerinden olan Perle, aynı zamanda üst düzeyli bir eski Pentagon görevlisidir. Kısacası Washingtonun nabzı onun elindedir, özellikle kendi düşüncelerine yakın bir başkan iktidardaysa, ki şu anda durum böyledir.
Bugün "American Enterprise Institute"de, yani "Amerikan Girişim Enstitüsü"nde, araştırmalarını ve danışmanlık hizmetlerini sürdüren Perle, bahar sayısı hafta içinde çıkan Turkish Policy Quarterly dergisinin sorularını yanıtlamış. Türkiyeyi en yakından tanıyan Amerikalıların arasında yer alan Perleün üç konuda söyledikleri dikkatimizi özellikle çekti. Bunlar İncirlik, Türk-AB ilişkileri ve "Mein Kampf" ile ilgili.
ABDnin İncirlike duyduğu ihtiyacın artıp artmadığına ilişkin soruyu Perle şu şekilde yanıtlıyor:
"Bu ihtiyaç elbette ki azalıyor. İncirlikin anlamı Amerikan tarafı için her zaman orada var olan birkaç uçak pistinden fazla olmuştur. Diğer bazı şeylerin yanı sıra bu üs yakın işbirliğimizin bir ifadesidir. Bu bizim için sadece bir gayrimenkul meselesi değil. İncirlik iyi bir üstür. Ancak Soğuk Savaş zamanında bile bizim için hayati önem taşıyan bir üs değildi. Bunu yine de muhafaza etmek için her zaman güçlü bir arzu vardı. Çünkü bu, ABD Hava Kuvvetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki işbirliğinin bir ifadesiydi. Türk tarafının ise bunu her zaman bir manivela olarak gördüğünün farkındayım."
Perle, Türkiyenin AB üyeliği için değil, ABD ile daha yakın ilişkiler için çalışması gerektiğine ilişkin 2002de dile getirdiği görüşünü halen muhafaza edip etmediğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtlıyor:
"Bizim farklı kültürlere daha açık olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa ise çok daha içe dönük. Türkiyenin üye olması çok uzun zaman alacak. Avrupa, ekonomik büyüme ve gelişme açısından da daha az etkin olan bir konumdadır. Amerikada var olan yaklaşımlar ise büyüme ve kalkınmaya dönük ortamı sağlamak açısından daha uygundur. Avrupada kök salmış öyle çıkarlar vardır ki bunlar hükümetlerin korumasına bakarlar. Bu da Türkiye gibi, yükselen bir genç ekonomi için iyi bir şey değil."
Hitlerin Mein Kampf adlı kitabının Türkiyede "En Çok Satanlar" listesinde yer almasına duyduğu şaşkınlığı da gizlemeyen Yahudi asıllı Perle, bu konuda da şunları belirtiyor:
"Kesinlikle Ari ırkına mensup olmayan bir ülkede bu kitabın bu kadar cazip olması gerçekten şaşırtıcı. Çünkü Hitlerin vizyonu Ari olmayan ırkları köleleştirmeyi içeriyordu ki bu, Türkiyenin de köleleştirilmesi anlamına geliyordu. Türkler etnik önyargıdan en çok çeken milletler arasındadırlar. Bu yüzden, akli dengesi yerinde olmayan ırkçı bir diktatörün kitabını okumak gerçekten şaşırtıcı."
Perleün söyledikleri bu. Peki bunları nasıl yorumlamalıyız? En azından benim anladığım kadarıyla Perle şunları söylüyor:
1- Sizde İncirliki bize karşı koz olarak kullanmak isteyenler var. Ama inanın ki bu üs bizim için zannettiğiniz kadar hayati değil. Ne eskiden öyleydi ne de bugün öyle. Bu üs sadece ilişkilerimize verdiğiniz önemin bir ifadesidir. İncirlikin esas önemi budur.
2- Farklı kültürlere kapalı olan Avrupadan medet umuyorsunuz. Ancak, sizi aralarına almaları çok uzun sürecek. O da alırlarsa tabii. Sağladıkları ekonomik kalkınma modeli de zaten size uygun değil. Oysa bu konularda ABD size çok daha yakın.
3- Cehalet ortamında okunduğunda Mein Kampfın anlaşılması mümkün olamaz. O kitapta her "Yahudi" sözünün yerine "Türk" koyun, Hitler açısından durum değişmiyor. Bu kitabı okuyanlar acaba bunun farkındalar mı?
Washingtondan son yansımalar işte böyle...
semihi@cnnturk.com.tr
SEMİH İDİZ - MİLLİYET GAZETESİ
Yayın Tarihi :
18 Nisan 2005 Pazartesi 11:04:38