KIZILCAHAMAM kampında Başbakan, İstiklal Marşı’nın sözlerini okumaya başlayınca kimi AKP milletvekilleri ve bakanlar ağladılar.
Hiç duymamıştım:
Başbakan ulusal marşın sözlerini okuyor, milletvekili ve bakanlar ağlıyorlar.
O zaman iki olasılık var:
Ya Başbakan’ın gözüne girmek için ağladılar. Ya da İstiklal Marşı’nı yeni duydular.
Başbakan, bilhassa "Yırtarım dağları, enginlere sığmaz taşarım..." dediğinde, salonda ilk "Fırttt..." sesi duyuldu.
Bir bakan ağlıyordu.
Başbakan da duygulandı kendi okuduğuna...
Sesini daha da kalınlaştırıp, işaret parmağını önce sağ tavana, sonra sol tavana dikerek "Arkadaş..." diye adeta kükrediğinde, kimi milletvekilleri "Efendim..." diye fırladılarsa da, o "Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın..." diyerek devam etti.
O zaman üç ayrı noktadan "Fırt..." sesi geldi.
Artık tüm salon ağlamaktaydı.
İstiklal Marşı’nı duydular, ağlıyorlar.
*
Sonra sıra geldi Unakıtan’ı kurtarmaya.
Şöyle diyor ulusal marşımız:
"Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın! / Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. / Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk’ın. / Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın..."
Şimdi bunun içinde kaçak villa, 2-B arazisini kapatma, hayali ihracat, sahte fatura, Galata limanını pazarlama, yolsuzluk iddiaları, haksız kazanç, likit yumurta var mı?..
Yok...
Ya da o "cennet vatan"ın hukukuna hesap vermekten kaçmak?..
Ama AKP’nin Kızılcahamam kampında "Unakıtan’ın sorgulanmasına" izin vermeme kararı aldılar ağlayanlar.
Bugün gensoru görüşülecek TBMM’de.
Göreceksiniz; AKP’liler, toplumun vicdanını hiçe sayarak, Başbakan’la ters düşmekten korkarak, tüm iddiaların, dosyaların sorgulanmasını "reddedecek"ler.
*
O zaman İstiklal Marşı’nın neyine ağladılar?..
Pekiii...
O ilk sözcük "Korkma"yı da anlamamış olabilirler mi?
İnsan kendi gözyaşından utanır.
.
Yayın Tarihi :
14 Mart 2006 Salı 13:27:58