7
Şubat
2026
Cumartesi
ANASAYFA

Ya Ahmedinecad gelirse - Ertuğrul Özkök - Hürriyet

GÜZEL bir cumartesi gününüzü böyle bir ihtimalle berbat etmek istemem.

Ama birilerinin bir soruyu gündemimize sokması gerekir diye düşünüyorum.

O riski alan kişi de ben olacağım.

Önce benim çevremin de içinde olduğu, kendini "laik cumhuriyetçi" olarak tanımlayan insanlara şunu soracağım:

Son günlerde AKP Hükümeti'nin aldığı darbelerden çok memnun görünüyorsunuz.

Sevincinizi kursağınızda bırakmak istemem; ama kendi kendinize şu soruyu sordunuz mu?

Erdoğan giderse, yerine kim gelir?

* * *

İsterseniz sizin yerinize ben cevap vereyim.

Hayır sormadınız ve cevabını da düşünmediniz.

Büyük bir ihtimalle "Önce AKP gitsin" diye düşünüyorsunuz.

Ben bu sorunun cevabını başka bir soruyla vereceğim.

Ya Erdoğan'ın yerine "Ahmedinecad" gibi biri gelirse?

Yani "Garibanizmin" daha radikal bir İslami versiyonu sandıktan çıkıp karşımıza oturursa...

Hissediyorum, içinizden "Bu kadar fantezi de fazla" diyeceksiniz.

Önce bir durum tahlilinden başlayalım.

AKP Hükümeti, özellikle Unakıtan'la ilgili iddialardan dolayı ağır ateş altında.

Sadece dışarıdan değil, kendi içinden de bombardımana uğruyor.

Ama bir şeye dikkat ediyor musunuz?

Bütün bu bombardımana rağmen, kamuoyu araştırmaları AKP'nin hálá yerinde durduğunu gösteriyor.

Peki yükselen bir lider veya parti var mı?

* * *

Bütün araştırmaların ortak noktası aynı.

Hayır, öteki partiler de, küçük inip çıkmalarla aynı yerinde duruyor.

Bunun sosyolojik anlamı şudur:

Erdoğan'a oy verenler, belki bugün için ona kızıyor.

Ama emin olun, öteki liderlere de gönüllerini açmış değiller.

Böyle "sessiz bekleyiş" anları, siyasi sürprizlere gebedir.

Hele hele söz konusu olan, bir seçimde yüzde 22 oy verdiği partiyi bir sonrakinde yüzde 1'lere indiren bir seçmense, her tür sürprize hazır olmak gerekir.

* * *

Erdoğan giderse, Ahmedinecad gelir mi?

"Burası Türkiye, öyle biri gelmez" diyebilirsiniz.

Hadi İslami versiyonu demeyin de "milliyetçi", hatta "ırkçı" versiyonu deyin, böyle bir alternatifin çıkması ihtimalini de mi aklınıza getirmiyorsunuz?

Çevrenize bir bakın.

İran'da halk molla rejimini devirecek diye beklerken, seçimle Ahmedinecad'ı iktidara getirdi.

Mısır'da "Müslüman Kardeşler" yükseliyor.

Filistin halkı, HAMAS gibi bir terör örgütünü hükümete getirdi.

Ürdün'ün durumu ortada.

Yaşadığımız son 5 yıl, Müslüman dünyasının kimyasını değiştirdi.

İnsanlar artık, iyi yönetim için değil, "birilerinden" intikam almak için oy kullanıyor.

Birilerini "rahatsız etme" duygusu, en kuvvetli oy verme motifi haline geldi.

Öfkelerin, hınçların birbirine karıştığı bu duygusal amalgam, bütün Müslüman dünyanın ruh dengesini sarsıyor.

Hiç şüpheniz olmasın, Batı'nınkini de sarsacak.

* * *

Öyleyse ne yapmalı?

Daha kötüsüne katlanmamak için Erdoğan'ı eleştirmekten vaz mı geçmeli?

Katiyen.

Hiçbir gazeteci, "Aman Ahmedinecad gelir" endişesiyle yolsuzlukları görmezlikten gelemez.

Zaten Ahmedinecad'ları iktidara getiren en önemli etken de yolsuzluklardır.

Ama, eleştiriyi, kasıtlı yıpratma temeline oturtmaktan kaçınmalıyız.

İşte bu nedenle, Başbakan Tayyip Erdoğan'a da şunu söylemek istiyorum:

Siyasette "abilik hukukunun" da raconu vardır.

Abi veya kardeş, gerektiğinde fedakárlık yapmayı içine sindirebilmelidir.

Hele hele, söz konusu olan bir ülkenin kritik günleriyse...
.
Yayın Tarihi : 4 Mart 2006 Cumartesi 12:36:55


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?