Medyada ve halk arasında kullanılan ‘’ ihracat patlaması’’ diye bir slogan var.. Bu slogan rahmetli Özal döneminde gerçekten ihracattaki hızlı artış nedeniyle ortaya çıktı.. Şimdi ise , dış ticareti yalnızca ihracat olarak görenler , aynı sloganı kullanıyor.
Elbetteki bir ülke için ihracat çok önemlidir.. Çünkü İhracattan dolayı ülkeye kaynak giriyor..İç tasarruf açığı kapatılıyor.. Döviz giriyor.. Döviz ihtiyacı karşılanıyor.. Ne var ki, bir ülkede eğer ihracattan sağlanan kaynaktan daha çok ithalat için kaynak çıkıyorsa, bu tablo tersine dönmüş oluyor..
Bu nedenle, yalnızca ihracatı veya yalnızca ithalatı tek başına değerlendirmek yerine , dış ticaretimizin tamamını değerlendirmek gerekir.. Bu anlam da :
1) Dış ticaret açığımız artıyor..
• Bu sene , Mayıs ve haziran aylarında kur artışı yaşanmasına rağmen , ocak- Temmuz yedi aylık dış ticaret açığımız 30 milyar doları aştı. 7 aylık ihracat , 46.5 milyar dolar oldu.. Ancak aynı dönemde yapılan ithalat ise 76.9 milyar dolara ulaştı..
• Dış ticaret açığı giderek artacaktır.. Çünkü geçen yıla göre bu sene ihracatımız yüzde 13 artarken , ithalat daha yüksek oranda , yüzde 18.8 arttı.
• İhracatın ithalatı karşılama oranı da küçülüyor.. Geçen sene yapılan her yüz ithalata karşı , 63.6 ihracat yapılmıştı.. Bu sene ise her yüz ithalata karşılık , 60.5 ihracat yapıldı.
2) İhracatta ithalat katma değeri artıyor..
İhraç ettiğimiz mallar için kullandığımız aramalı ithalatı da her yıl daha fazla oluyor..Örneğin bu sene ilk yedi ayda, aramalı ithalatındaki artış yüzde 19.3 oldu.. yani aramalı ithalatındaki artış genel ithalat artışının da üstünde oldu.
Bu durum Türkiye’nin ihracat için her yıl daha az katma değer yarattığını gösteriyor.. İhracatçılar halen ihracatın yaklaşık yüzde 70’inin ithal aramalı ve hammaddeden oluştuğunu içeride yaratılan katma değerin ise yüzde 30 dolayında kaldığını , bu durmunun içeride aramalı üretimini daralttığını ifade ediyor.
Kur baskısı devam ettiği sürece , dışa bağımlı ihracat yapısı kemikleşecektir.
3) Tüketim malı ithalatında patlama yaşanıyor..
Ocak- Temmuz arasında, yatırım malı ithalatı yüzde 12.1 artarken, tüketim malı ithalatı yüzde 30.6 oranında arttı..
Siyasi iktidarın sıcak paraya sarılması ile Döviz kurları düşük kalıyor.. Eğer düşük kur yatırım malı ithalatının artmasına ve yatırım hacminin artmasını sağlarsa dış açıklar zaman içinde çözülür.. Yatırım artışı ihracatta daha yüksek katma değer yaratılmasına ve zaman içinde bu dış açıkların azalmasına imkan sağlar. Oysaki sıcak para aynı zamanda kırılganlığı ve ülke riskini artırıyor..Yatırımları engelliyor.. Yatırım hacmi düşüyor..Potansiyel üretim hacmi daralıyor.
Sonuç : Her ülke gibi bizimde bir dış ticaret politkamız olması gerekir.. Hali hazırda dış ticaretimizi , uluslarası sermaye içinde sıcak para yönetiyor.. Ekonomi yönetimi çaresiz kalıyor.. Ekonomi nehire kapılmış bir ağaca benziyor.
esfenderkorkmaz.com - Gözcü
Yayın Tarihi :
2 Eylül 2006 Cumartesi 04:01:45