23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Türk sopr adamları, Elvan gerçeğini neden hala göremiyorlar?..

Almanya’nın Göteborg kentinde yapılan 19’uncu Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda, Türkiye’nin altın madalya umudu, “Uçan kız” lakaplı Elvan Abeylesgesse gene yaptı yapacağını.

Vatandaşlığına geçtiği Türkiye adına katıldığı şampiyonanın ilk gününde bayanlar on bin metre finalinde sakatlanarak koşuyu terk eden Etiyopyalı Elvan Abeylesgesse, ülkemizde hayal kırıklığı yarattı.

Elvan’ın antrenörü Ertan Hatipoğlu ise, “Buraya gelirken Elvan’ın hiçbir sakatlığı kalmamıştı. Ancak, Bolu Dağı’nda yumuşak zemindeki antrenmanlarda kendini göstermeyen ağrılar, burada sert zeminde Elvan’ın gitmesine izin vermedi” dedi.

Hatipoğlu, “sert zemin” gerekçeleriyle yanıltmaya, Elvan’ı kanatları arasına almaya kalkmasın. Elvan’ın bu yaptığı ilk değil ki! İki yıl önce de Türk halkının umutlarını söndürmüş, başını önüne indirmişti.

26 Ağustos 2006 Perşembe günü kenthaber.com’da, şöyle yazmıştım:

“……..
İki-üç günden beri, bir başka psikolojik işkenceyi ruhumun derinliklerine kadar yaşıyorum.
Elin Etiyopya’sından bulup getirdiğimiz, “vatandaş” yaptığımız, “Elvan” adını verdiğimiz ve “ulusal atlet” unvanı ile onurlandırdığımız genç kızın, Pazartesi (23 Ağustos 2004) gecesi Atina Olimpiyatları’nda, o yaptıkları neydi Allah aşkına?!
Tam bir rezalet, tam bir skandal! Ulusal onurun ayaklar altına alınmasıydı!
Etiyopya asıllı Türk vatandaşı ulusal atlet Elvan Hanım, kendisinden birincilik ve dolayısıyla altın madalya beklediğimiz, kadınlar 5 bin koşusunda 12’inci oldu!
Niye birinci olmadığının peşinde değilim. Kaldı ki, bu uluslararası bir yarıştır. Yenilmek de, kazanmak da var. Elvan, Türk asıllı olsaydı, hiç konu etmeyecektim.
Ancak; şampiyonluk beklenen yarışta, 12’inci olmanın arkasındaki gerçekler beni kahrediyor ve ulusal onurumu kırıyor, psikolojik işkence çekmeme neden oluyor.
Gazetelerden ayrıntıları ve gelişmeleri okumuşsunuzdur: Avlan Abeylesgesse, Türk vatandaşı olması ve Türkiye adına olimpiyatlara katılması, ülkesi Etiyopya’da nefretle karşılanıyor.
Oradaki ailesi büyük baskı altına alınıyor…
Öz vatanında, “ülkesine ihanet etmek”le suçlanan Elvan’ın ülkesinden ve ailesinden gelen olumsuz, kötü haberler yüzünden 5 bin metrede koşamadığı, 12’inci olduğu konuşuluyor.
Konuşanlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi görevlileri ve spor basınımızın muhabirleri, yazarları, yorumcuları…
Konuşanları, konuştuklarıyla birlikte anlıyorum. Bir sporcu, böyle bir psikolojik durum ve ortamda koşamaz, başarılı olamaz.
Ama olaya bir de benim baktığım pencereden bakalım: Elvan, Türk asıllı olsaydı, psikolojisini altüst edecek bir durum ve ortam olur muydu?
Nice sanatçılar biliyorum ki, sahnede hareketli şarkılar/türküler söyledikleri sırada, canından çok sevdiği yakınlarını yitirdiklerinin haberini almışlardır, gene de programlarını tamamlamışlardır!..
Etiyopyalı Elvan’ın yerinde Türkiyeli Elvan olsaydı, ulusunun bayrağını göndere çektireceği yarışa birkaç saat kala alacağı, “Anne, babanı ya da eşini, çocuğunu kaçırdık. O yarışta birinci gelirsen, yakınlarını öldüreceğiz” türünde ciddi, yaşamsal önemde haber alsaydı dahi, inadına, birinci olmak için koşardı ve zafere ulaşırdı…
Etiyopyalı Elvan eğer biraz profesyonel etiğe sahip ve saygılı sporcu olsaydı, ülkesinden gelen haberlerle yıkılmazdı. Bir profesyonele yakışır biçimde dimdik ayakta dururdu, vatandaşlığını sırtladığı Türkiye’nin ulusal onurunu düşünürdü, öyle hareket ederdi.
Bana göre, Etiyopyalı Elvan bitmiştir! Türkiye adına başka yarışlara katılma şansını, inandırıcılığı ve güvenirliliği ile birlikte yitirmiştir!
“Ülkesinden gelen haberlerle yıkıldığı, onun için bayanlar 5 bin metrede koşamadı” türündeki görüşlere katılmıyorum. “Ulusalcı” yanının ağır bastığını düşünüyorum…
Etiyopyalıların, kendi kızlarına ulusal baskı yapmalarını da haklı buluyorum.
Etiyopyalılar kadar ulusalcı davranamayan vatandaşlarıma kızıyor, içerliyorum. Etiyopyalı Elvan’ın, Türk vatandaşı yaptıklarında, Etiyopyalıların, yarışların tam ortasında “ulusalcılık” yapacaklarını neden düşünemediler?
Onları ve olacakları, olmadan önce düşünmek, ulusal duyarlılığın ana damarıdır.
Atina Olimpiyatları 5 bin metre bayanlar yarışında 12’inci sıraya oturan Etiyopyalı Elvan değildir; Etiyopyalı Elvan’ı “vatandaş” yapan/yaptıran, uluslararası yarışlara “ulusal atlet” diye sokan/sokturan bizim resmi görevlilerimizdir.
Hala da, Etiyopyalı Elvan’ın, bugün yapılacak 1500 metre bayanlar yarı finalinde birinci geleceğine inanıyorlar.
Gelse bile, benim için hiçbir değeri kalmamıştır!
Elvan, 5 bin metrede yanlış yapmış ve tükenmiştir!
5 bin yarışından sonra takındığı tavırlar, sergilediği kararsızlıklar, “Çıkarım, çıkmam” ikilemleri bir başka yanlışlardır.
Resmi görevlilerimizin, çelişkiler içinde ulusal kararlılığını sergileyen, bunu yaparken de “profesyonel anlayış”a hançer saplayan Etiyopyalı Elvanın karşısında çaresiz kalmalarına ne demeli?
Etiyopyalı Elvan’a olan sahiplenme, niye Türkiyeli Elvanlara olmuyor?..
“Bizi ilgilendirmiyor, bizim dışımızda. Lüzumsuz da konuşmamamız lazım” diyeceği için, Başbakan’a sormuyorum.
(Psikolojik işkence, Elvan ve Başbakan) yazımdan.
Yayın Tarihi : 8 Ağustos 2006 Salı 17:39:27


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?