Türkiye, bu kentten bi haber…
Bi haber diyorum çünkü bende bilmiyordum…
Demişlerdi ki, Taraklı’da bir güzel evler var ki sorma gitsin…
Ben ki Milas’a sadece ve sadece o bacaların fotoğraflarını çekmek için giden biri olarak bu ev işine pek te aklım ermedi…
Ören yerlerini gezmek için büyük vakit ayıran ben Taraklı’dan bi haberdim…
Yok ya…diyebilirsiniz, biz biliyorduk djyede ekleyebilirsiniz..
Evet… İnternet’te Taraklı’ya ait sayfalarda sadece günü birlik Treking gezilerinin fotoğrafları var..
Ama mesele o değil…
Taraklı Türkiye’den dünü bugüne taşıyan en muhteşem kentlerden biri…
4200 nüfuslu bu küçük ilçede de her yer tarih…
Taraklılı bir tarihin üzerine oturduğunun farkında…
Kolları sıvamışlar kenti yaşayan bir müze yapmak istemişler ve duvara toslamışlar…
Çünkü para yok..
İlçede tescilli 86 yapı var…
Gururla ekliyorylar: Safranbulu’da sadece 45 ev var…Biz onlaradan daha eskiyiz ve daha çok yapımız var…
Aslında yanlışta değil..
Taraklı evleri tüm otantik yapısıyla yerli yerinde duruyor..
Aslına bakarsanız ilçenin tüm evleri tarihi.. Arda bir sivrilmiş yeni binalarda yok değil…
Bana yardımcı olan Belediye Meclisi üyesi ve Başkanvekili Alaadin Yılmaz kenti gezdirirken harap evleri göstererek, “parayok. Evler bu halde. Ama sonunda develtimiz sahip çıktı. Resterasyon çalışması yakında başlayacak.” diyor..
Peki bu yeni evler;
Cevap çarpıçı: Gerekirse yıkarız…
Eski Rüştiye Mektebi hala ayakta. Orayı Vilayet kendisine ayırmış, müsafirhane yapacakmış. Kentin meydanın da yer alan konak bugün kent müzesi..
Hangi sokağa girseniz bir Selçuklu veya Osmanlı eserine rastlıyorsunuz…
Sanki tarihe geri döndünüz ve bir Osmanlı kentinde geziyorsunuz…
Bölge insanı yoksul, umudunu gelecekte olacağını varsaydıkları turizme bağlamışlar..
İnsanlar sıcak kanlı…Eğer gitmek isterseniz akşam geri dönmek zorundasınız çünkü, ne otel var ne de pansiyon.
Niye yok diye sorduğunuzda aldığınız cevap ilginç:
Kimse gelmiyor. Gelende akşam dönüyor…
Kimse gelmiyonr, çünkü Taraklı’yı bilen yok..
Eğer dünden bugüne küçük bir gezi yapmak isterseniz Taraklıya gidin…
Taraklı’da yaşamda nostaljik. Başkanvekili Sayın Yılmaz beni iftar çadırında Taraklılarla birlikte olmaya davet etti…
Çadıra girdiğimizde şaşkınlğımı gizleyemedim…
İftar sofraları osmanlı geleneğine uygun yer sofralarıydı..
Oturmayı pek beceremedimk ama… bürokrası çoktan benmisemiş Taraklı’lı usulu yaşamı. Hepsi bir güzel bağdaş kurup oturdular..
Soframızda yer alan Lise öğretmenleri, Nüfus Müdür Alaatin Yılmaz (tesadüf aynı isim)
la gayet güzel bir sohbet vardı…
NASIL GİDİLİR
İstanbul için yakın…
Adapazarı’ndan sürekli ulaşım sağlanabiliyor..
Eğer Taraklı’ya araç bulamazsanız Geayve’ye gidin oradan Taraklı’ya ulaşmak mümkün. Ama erken dönün. Çünkü son arac saat 15.30’da
Eğer arabanızla gitmek isterseniz, Adapazar’ı –Bilecik yolunda Ali Fuat Paşa’dan içeri girin 5 kilomtere sonra Geyve’desiniz. Geyve’den dağlara doğru tırmandığınızda yaklaşık 55 dakika sonra Taraklı’dasınız..Yol virajlı ve dik Kış ayarında zaman zaman buzlanma yapıyor.. Ama etrafınıza şöyle bakın ve cennet bir ülkede yaşadığınız bir kere daha fark edin.
Bir başka cennet köşe de Taraklı…
Aslında mimarların her gün gidip orada dehşetli bir araştırma yapması lazım..
Taraklı geleneksel Türk mimarisi için olağanüstü bir labratuar…
Eğer çok merak ettiyseniz, Kent Haber’in Resim Galerisi bölümüne girin ve Taraklı’da küçük bir gezinti yapın…
Daha güzel yerlerde buluşmak dileğiyle…
MEHMET AYCAN
Yayın Tarihi :
22 Ekim 2005 Cumartesi 14:29:28
Güncelleme :22 Ekim 2005 Cumartesi 17:05:08