23
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Istanbul'da Van Kahvaltısı Keyfi (Nükhet Everi)

Van’a gittiniz mi? Van’ın meşhur kahvaltı salonlarında kahvaltı ettiniz mi?

Eğer bu soruların her ikisine de cevabınız ‘evet’ değilse çok büyük kayıplardasınız demektir.

Van’a gitmedinizse bunu ancak kendiniz telafi edebilirsiniz ama Van’da şöyle otlu peynirli, örme peynirli, kaşar peynirli, yağlı, ballı, kaymaklı bir kahvaltı etmedinizse ve Istanbul’da yaşıyorsanız ben size yardımcı olabilirim.

Artık Istanbul’da Van usulü kahvaltı yapılabilecek harika bir yer var.

Özlemişim Istanbul’u, Beyoğlu keyfi yapmayalı ne kadar zaman geçmiş. Dalgın dalgın taksiye binip otele gidiyorum, Taksim’den Tepebaşı’na giderken bir aydınlık dikkatimi çekiyor yolun sol tarafında, şaşkınlık ve sevinçle okuyorum yeni açıldığı belli olan mekanın adını: ‘Van Ahtamar Kahvaltı Salonu’.

Ne kadar güzel diyorum, seviniyorum, artık kahvaltı edecek bir yer var galiba diye düşünüyorum. Aklım Van’a gidiyor. En son Van Kalesi’nin eteklerinde yaptığım kahvaltıyı düşünüyorum . Otlu peynirler, kaşar peynirleri, örgü peynirler, kaymak, bal, tereyağı ve tabii çay, çay, çay... Sonra aklım Van merkezdeki çay salonlarına kayıyor. Akşam saat kaç olursa olsun, gündüz tura çıkmadan mutlaka gidip en az üç çay içtiğim o sokak aralarındaki çay salonlarına...

Canım biran için şöyle mükellef bir Van kahvaltısı çekiyor ama vakit akşam vakti olduğu için kendimi Beyoğlu yollarına ve ara sokaklarına vurup Asmalımescit’e gidip kalabalığın arasına karışıyor ve tabii ki her zamanki gibi Yakup2’de buluyorum kendimi.

Sabah turistlerim çarşıda dolaşıyorlar, yani benim de bir buçuk saat kadar bir vaktim var. Kahvaltı etmemişim, midem kazınıyor. Ne yapsam diye düşünürken cep telefonuma mesaj geliyor: ‘Ben acıktım ya, ne yiyeceğim, ne yemeyeceğim, söyle bakalım. Ya hadi söylesene, hadisene, ya hala okuyor, ara söyle.’

Hemen telefona sarılıyorum. ‘Neredesin sen?’ diye soruyorum beni sabah sabah güldüren arkadaşıma. ‘Galatasaray Lisesi’nin önünde’ diyor. Hiç tereddüt etmeden, hemen karşına gelen sokaklardan birinden ana caddeye çıkmasını ve Van Ahtamar Kahvaltı Salonu’na gitmesini söylüyorum. Yağlı yağlı şeyler yiyeceğine gidip doğru dürüst kahvaltı yapmasının daha doğru olacağına dair nutuk atıyorum, başarılı da oluyorum ve o yola koyuluyor, ben de bir taksiye atlayıp Beyazıt’tan Beyoğlu yönüne doğru gidiyorum kahvaltıda ona eşlik etmek için.

Tepebaşı yönünden Taksim’e çıkarken Kızılay’ı geçer geçmez sağ kolda meşhur Mis Sokağın başında girişi Kahvaltı Salonunun. Daha dışarıdan pencerelerin önündeki fesleğenler dikkatimi çekiyor, ‘tamam’ diyorum, ‘burası tam benlik, kahvaltı ederken camda fesleğenler.’ Girer girmez güler yüzle karşılıyorlar bizi. Perdeler ve masa örtüleri lila renkli. Etraf değişik bitkiler ve fesleğen dolu. Tahta masa ve sandalyeler çok hoşuma gidiyor. Oturduğunuz yerden mutfağı görüyorsunuz. Tertemiz bir yer.

Masaya gelen güler yüzlü ve sonradan Gevaşlı olduğunu öğrendiğim dosta kahvaltı istediğimizi, kendimi Van’da gibi hissetmek istediğimi söyleyince, ne istediğimi anladığını söyleyip gidiyor. Biraz sonra masa donatılmış vaziyette. Otlu peynir, örgü peynir, kaşar peyniri, beyaz peynir, tereyağı, bal, domates, salatalık, ekmek ve çay var masada. Ayrıca tahin de geliyor sipariş edildiği için. Önünüze günlük gazetelerden de geliyor arzu ederseniz.

Etrafı ve oradaki insanları, orada çalışanları inceleyerek iştahla önümdekileri silip süpürüyor ve bir yandan da masanın üstündeki listeye bakıyorum. Kahvaltıda yiyebileceğiniz, ısmarlayabileceğiniz her şeyin fotoğrafı ve fiyatı var listede. Arkasını çeviriyorum, Van Ahtamar Adası Ahtamar Kilisesi’nin fotoğrafları içimi açıyor. Van geçiyor her şeyiyle gözümün önünden Merkezi, Kalesi, Ahtamar Adası, Kahvaltı Salonları, Çay Salonları, Çarşıları, Pazarları, Gevaş, Tatvan, Erciş vs.

Fotoğrafların yanında bir yazı dikkatimi çekiyor:
‘Vay ben duymadım, vay ben görmedim,
kahvaltı yapmadım, aç kaldım, demeyin!’

Beğendim bu sloganı...

Güler yüzlü Gevaşlı dosta buranın ne zaman açıldığını soruyorum, ‘yarın açılacak’ diyor, ‘bugün deneme yapıyoruz’. (Yani açılış 18 Haziranda) Tebrik edip hayırlı olmasını temenni ediyor, hesabı ödeyip çıkıyoruz. Fiyatların son derece makul olduğunu hatırlatayım.

‘Bekleriz’ diyorlar çıkarken. ‘Mutlaka geleceğim’ diyorum.

Gideceğim, kesinlikle... Ben çok beğendim ‘Van Ahtamar Kahvaltı Salonu’nu. Temiz, güzel, kahvaltısı son derece lezzetli, yeri çok kolay. Ayrıca çok büyük bir açığı kapatmış oluyorlar burayı açmakla.

Eğer Van’ı ve meşhur kahvaltılarını biliyorsanız deneyin çok beğeneceksiniz, yok bilmiyorsanız mutlaka deneyin, siz de çok beğeneceksiniz.

Afiyet olsun.

‘Van Ahtamar Kahvaltı Salonu’
İstiklal Caddesi, Mis Sokak No. 36
Beyoğlu / Istanbul
Tel: (0212) 2450267
Yayın Tarihi : 18 Haziran 2005 Cumartesi 00:22:46
Güncelleme :18 Haziran 2005 Cumartesi 00:26:06


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
çetin şimşek IP: 81.213.111.xxx Tarih : 27.06.2005 19:10:41
her şeyden önce herkesin rahatca bulabileceği bir yerde yani adres sorunu yok fiyatları makul çalışanları gelenleri bir dost sıcaklığında karşılıyorlar.eğer güne kötü başladıysanız bu kahvaltı salonuna gittiğinizde bilinki kötü giden gününüz 360 derece iyiye dönücektir.bir yandan insanın içini rahatlatan klasik müzik diğer yandan ise tadına doyamayacağınız bir kahvaltı.bence kesin gidin.şimdiden size afiyet olsun.

Dilxwaz IP: 81.213.226.xxx Tarih : 20.07.2005 18:07:58
Her nekadar kahvaltı salonu olsada, özellikle günün her saati gidebilceğiniz oldukça hoş bir mekan. Doğu sofrasına meraklıysanız şiddetle gitmenizi tavsiye ederim....tereyağın, balın, peynirin en doğalını orada tadabilir muhteşem menemen ile de nefis bir ziyafet çekebelirsiniz. AFİYET OLSUN.....