Uzmanlar, Ege'de meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Jeoloji Mühendisi Ahmet Ercan, bölgede üç gün önce sarsıntı olduğunu belirterek, “Anlaşılıyor ki o deprem bugünkü depremin öncüsüymüş” dedi.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan ve İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Ege Denizi’de meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremi yorumladı.
Bölgedeki fayların bir süredir gergin olduğunu vurgulayan Ahmet Ercan, şöyle konuştu:
“Ege’de ‘deprem gerdanlığı’ diye andığım Girit, Rodos, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Kuşadası, İzmir, Dikili, Çanakkale, Dedeağaç ve Kavala’da yaklaşık bir aydır deprem yoğunlaşması vardı. Bu bölgede bir süredir yanardağ çalışmaları yapıyoruz. Bu gerdanlığın üzerinde bir deprem olması beklentilerimizin arasındaydı.
Nitekim üç gün önce Saros Körfez’inde bugün depremin olduğu yerde 4.0 büyüklüğünde bir deprem olmuştu. Şu anda anlaşılıyor ki, o deprem bugünkü depremin öncüsü olarak ortaya çıkıyor.
'2013 DORUK DEPREMLER YILI OLACAK'
Bu gerdanlık üstünde başka depremler olacaktır, gerdanlığın tamamı etkin. Belki bu gerdanlığın üzerinde denizaltı yanardağlarının etkileşmesi bile söz konusu. Yerin çekirdeğindeki dengesizlik nedeniyle 2013 bir doruk depremler, afetler yılı olacağını daha önce söylemiştim. Her şey beklendiği gibi gidiyor. Ama bunu sadece Türkiye için değil, Dünya için söylemiştik. Bölgede 6.2 büyüklüğünde depremin arkasından daha büyük deprem olacağını düşünmüyorum.”
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz de depremin Saros’la alakalı olmadığını ifade ederek, “Bozcaada’nın güneyinde, Biga Yarımadası’nın açığındaki bir bölgeyi işaret ediyor. Saros Körfezi’yle alakalı bir fay olarak görünmüyor. Saros’un bir hayli güneyinde, aşağı yukarı Edremit Körfezi’nin biraz açıklarında olan bir deprem. Biga Yarımdası’ndan Ege Denizi’nin içine uzanan çeşitli fay kollarının olduğunu biliyoruz. Bu fay kollarının üzerinde gelişmiş bir deprem olduğunu tahmin ediyoruz” diye konuştu.
Anadolu Ajansı’na konuşan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aydın Büyüksaraç ise depremle ilgili olarak ''Bu deprem beklenilen büyük depremin devamı değil. Bağımsız bir deprem, öncü bir deprem de değil'' dedi.
İŞTE DİĞER UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu : "Deprem her zaman 17 Ağustos gibi sıcak havada değil kışın da olabilir. Bu sarsıntıyı duyunca ne yaptık? Tatbikat da olabilir. Vatandaş için en büyük korku bu öncü deprem mi diye. Öncü olup olmadığını söylemek mümkün değil. Sokağa çıkmak mantıklı değil, merdivenlerden koşmak, asansöre binmek doğru değil. Hala deprem anında nasıl davranacağımızı öğrenmiş değiliz. Önemli olan bu beceriyi kazanmış olmak. AFAD'ın 2013 yılını eğitim seferberliğine dönüştürmesi önemli bir şey. Hala merdivenlerden koşuşturuyoruz. "
Prof. Dr. Haluk Eyidoğan - Deprem Uzmanı : "Deprem Gökçeada ve Bozcaada'nın güneyinde. Bölgedeki mevcut jeolojik uyapılarla uyumlu, orta kuvvette bir deprem. Sahillerimizde normalde hasar yapmaması gereken bir depremdir. En yakın noktaya 60-70 km mesafede olması hasebiyle hasar olmaması gerekiyor. Bilimsel açıdan elimizde bir cetvel olmaması nedeniyle kesin cevap veremiyoruz. Bir deprem başka bir depremi tetikler diyemiyoruz, bu konuda söylenecek kesin konuşma, ima etmek spekülasyon olur. 4, 4.5, 5'e kadar artçı şoklar görülebilir."
ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aydın Büyüksaraç: ''Deprem, karadaki fayların denizdeki uzanımları üzerindeki şekliyle görünüyor. Depremin yaşandığı bölge, özellikle çokça üzerinde durduğumuz, Edremit Körfezi ve Saros Körfezi'nin tam olarak köşegenlerine karşılık geliyor. Çanakkale'nin güneyindeki illerde de hissedildi. Artçıları devam edebilir. Bunun dışında 40-50 dolayında, bundan daha küçük büyüklükte deprem bekliyoruz. Bir kaçını aynı şekilde hissedebiliriz. Bu deprem beklenilen büyük depremin devamı değil. Bağımsız bir deprem, öncü bir deprem de değil.''
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atilla Uluğ: "Gelibolu açıklarında, Kuzey Anadolu fayının Ege Denizi'ne çıkan bir sürü kolu var. O kollardan birinin üzerinde meydana geldi. Zaten o bölgede bir hareketlik vardı, devam ediyordu."