Eğitim haklarına büyük darbe
ÇYDD Genel Başkanı Aysel Çelikel bu teklifin yasalaşmasının, eğitim haklarına, okullaşma oranlarına, kız çocuklarının okullaşmasına büyük bir darbe vuracağını söyledi.
Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardığı söylenen yasa teklifi, aslında zorunlu örgün eğitimi 4 yıla indiriyor. Bu teklif yasalaşırsa, birçok kız çocuği ilk 4 yıldan sonra okula gidemeyecek. Çocuklar 10 yaşında mesleklere yönlendirilecek, 8 yaşında dershaneye başlayabilecek, 10 yaşında SBS’ye girecek!
Eğitim Reformu Girişimi’nce (ERG), “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili olarak dün bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya ERG Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, ERG Koordinatörü Batuhan Aydagül, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, ERG Yürütme Kurulu üyeleri Sabancı Üniversitesi BAGEM Direktörü Neyyir Berktay, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel, Gürkaynak Yurttaşlık Enstitüsü Eşbaşkanı Prof. Dr. İpek Gürkaynak, Tohum Otizm Vakfı Kurucu Başkanı Mine Narin katıldı. Toplantıya Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve Tarih Vakfı da destek verdi.
‘Reform böyle olmaz’
Prof. Dr. Ergüder, yasa teklifini çok sakıncalı bulduklarını vurgulayarak “1997’den beri uygulanan bir sistem var. Faydalı oldu mu, olmadı mı? Bunlar göz önüne alınmadan, aceleye getirilmiş teklif bu. Erken çocukluk eğitimi de kaldırılmış gibi. Reform böyle olmaz” dedi.
Batuhan Aydagül, tasarının Milli Eğitim Bakanlığı’na değil, AKP grubuna ait olduğunu, bakanlığın hiçbir programında böyle bir tasarıdan söz edilmediğini, Eğitim Şûrası’nın hiçbir komitesinde böyle bir karar alınmadığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Şûradan yalnızca 6 ay önce şûranın kompozisyonunu ve karar alma yöntemlerini değiştiren bir yönetmelik Tebliğler Dergisi’nde yayımlandı. Bu değişiklik sonucunda şûra üyelerinin sayısı 500’den 750’ye çıktı. Toplantı yeter sayısında değişikliğe gidilerek şûranın üye tamsayısının dörtte birinin oyuyla karar alabilmesi sağlandı. Şûranın bitişine az bir süre kala, kesintili ilköğretime ilişkin bir önerge tartışılmadan oylandı ve şûranın tavsiye kararı olarak kabul edildi.”
TÜSİAD'dan '12 yıllık eğitim' açıklaması
TÜSİAD, 12 yıllık kesintisiz eğitim öngören kanun teklifinin mevcut durumdan dahi geriye gidişe yol açacağını belirterek, "Teklif gündemden çıkarılmalı. Türkiye’nin ihtiyacı olan eğitim reformu bu değildir” değerlendirmesini yaptı.
12 yıl kesintisiz eğitim düzenlemesine yönelik eleştiriler sürüyor.
TÜSİAD, TBMM gündemindeki “İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında bir açıklama yaptı.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Demokratik, ekonomik ve sosyal yönden gelişmiş bir ülke olmak yolunda, eğitim reformunda önceliğimiz yaratıcılık, yenilikçilik, eleştirel düşünme, araştırma, analitik ve yabancı dil becerileri yüksek gençler yetiştirmek olmalıdır. Çocuklarımızın iyi birer dünya vatandaşı olmaları için çevre bilinci, cinsiyet eşitliği, insan hakları, çok kültürlülük gibi konularda da erken yaşlardan itibaren eğitilmeleri önem taşımaktadır. Demokratikleşme süreciyle iyi eğitimli, çoğulcu, özgürlükçü niteliklere sahip bir topluma ulaşmak ana hedef olmalıdır. TBMM’ye sunulan kanun teklifinin ise, bu hedeflere nasıl hizmet edeceği şüphelidir.
Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçildikten sonra ilköğretime erişimde sayısal sorunlar önemli ölçüde aşılmakla birlikte, kaliteli eğitim verilmesi, okula düzenli devam ve ilköğretimi tamamlama konularında sıkıntılar devam etmektedir. Dolayısıyla temel eğitimde öncelik, “nitelikli bir eğitimin, eşitlik çerçevesinde” tüm çocuklarımıza sunulması olmalıdır.
TEKLİF SAKINCALAR BARINDIRIYOR
Katılımcı ve kapsamlı bir müzakere süreci işletilmeden gündeme getirilen söz konusu kanun teklifinin ise birçok açıdan sakıncalar barındırdığı görülmektedir:
Zorunlu eğitimin süresi uzatılırken okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması büyük önem taşımaktadır. Kanun teklifinde bu yönde bir düzenleme yapılmadığı gibi, zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılması kararı için de herhangi bir takvim öngörülmemiştir.
EĞİTİMİN NİTELİĞİNE ODAKLANILMALI
Hızlı teknolojik değişimler, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için temel eğitimlerinin ve becerilerinin güçlü olmasını gerektirmektedir. Bu husus, rekabet gücümüzün artması bakımından önem taşımaktadır. Kanun teklifiyle mesleki yöneltme ve yönlendirmenin erken yaşlara çekilmesinin; temel eğitim ve becerilerin yetersiz kalması ve bilinçsiz meslek seçimleri gibi riskleri bulunmaktadır. Ayrıca bu düzenleme, mesleki yönlendirmeyi geciktirmeye ilişkin diğer AB ülkeleri politikaları ile de çelişmektedir. Bunun yanında çıraklık yaşının 11’e indirilmesi sonucunu doğuracak bir düzenlemenin sakıncaları da dikkate alınmalıdır. Son yıllarda ülkemizde mesleki ve teknik eğitimin ortaöğretim içindeki payının önemli ölçüde yükseldiği de düşünüldüğünde, verilen eğitimin niteliğine öncelikle odaklanma gereği açıktır.
KIZ ÇOCUKLARININ KATILIMI İÇİN ENDİŞE VERİCİ
Teklifte, ilköğretimi iki kademeye ayırma ve ilk kademe sonrasını açık öğretimle ilişkilendirme yönündeki düzenlemelerin özellikle kız çocuklarının eğitime katılım ve okula devamları açısından yaratabileceği sakıncalar ayrıca endişe vericidir. Bunun yanında, ilköğretim birinci kademeden ikinci kademeye geçişin yeni bir merkezi sınav modelini beraberinde getirip getirmeyeceği de belirsizdir.
GERİYE GİDİŞE YOL AÇAR
Sonuç olarak; TBMM gündemindeki kanun teklifi mevcut durumdan dahi geriye gidişe yol açacaktır; Türkiye’nin ihtiyacı olan eğitim reformu bu değildir. Bu çerçevede, teklifin gündemden çıkarılması ve eğitim sistemimizde reformların bilimsel dayanakları sağlam, mevcut kazanımları dikkate alan ve nicelik ile nitelik sorunlarını çözmeye yönelik bir yaklaşımla ve katılımcı bir süreçle gerçekleştirilmesi gereklidir."
yapci tarafa bakiyorum bla bla bla karsi gelici tarafa bakiyorum bla bla blaaa her kez konusuyor gercege bakiyorum sasiyorum bende bla bla bla konusuyorum var olan sistem yamuk var olacak sistem yamuk bir kösede lüks okullar bir kösede bir sinifta bütün sinflar bir arada bu memleketin bir tarafi üvey evlat gibi bir tarafi bilmem neyin evladi gibi bir bir egitimkurli cikarir bunun sartlari her yerde ayni olur önce bunu saglayin 4+4+4=esittir teklifini bir geri iki ileri kamon vites kolu gibi oynamayin okul okul gibi olmali spor salonu spor bahcesi kimya salonu vs. olmali her sinif her yerde ayri ayri olmali kisin kimse donmamali basari ya göre okumalar bransini liseyi universiteyi bulmali bir imtihanda sansa birkilmamali sezarin hakki sezara verilmeli not ortalamasi rol oynamali istatisliklere görede ne kadar ihtiyac meslegi var memleketin bakanliklari ayarini hesabini yapmali bunlar yapilmadikca cakma akilla 5 yilda nanay 8 yilda nanay 4+4+4= od nanay vites kolu gibi bir ileri iki geri oynarkn bir bakmisin vitesin kolu yerli mali kopya oldugundan elimizde kala kalmis kalmis olur o zaman ne yapacagiz bu vites kolunu diye birbirimize yine bagiracagiz avrupali bu kolu ihtiyaca göre yapmis saglam yapmis (not:tabiri caizse akli almayan kafasi almayan daha ilk okulda iken kafa yapisi böyle olan dogan olmassa olmaz anlamassa anlamaz onlar icinde ayri bir okullari vardir ) biz dede bla bla cene vardir sldencika bir iki bölge pilot bölge olur kalir hekezin kafasi karisir bu karisiklik fazla olmasin diye her sabah disarda sira olunur sira sira iceri girilir her hafta sonu istiklal marsi okunur görünüste karisiklik hal olunur ama icimiz islerimiz herkez bilir ama karistirma orayi denir
kemal gürüz, erdoğan teziç ve onların düşüncesinde olanların zamanından beri kız çocuklarımız okullara gitmek istedikçe önlerine barikatlar kuruldu. başörtüsü bahane edilerek okumaları doktor, hemşire, avukat vs olmaları engellendi. bunu tüsiad da destekledi, çydd de, bilmem ne derneği de. çıkıpta engeller kaldırılsın demediler, başörtüsü ile okumak isteyen öğrencilere türlü zulümler reva görülürken öğrencileri savunmadılar. şimdi güya kız öğrencilerini mi savunuyorlar. yapmayın Allah aşkına. TÜSİAD çıların kızları düşünüpte böyle konuştuklarını sanmıyorum.
herkes tek tip olacak diye bir kaide mi var. kuran kursuna gitmek isteyen gitsin, imam hatip e gitmek isteyen gitsin. amerikan kolejine gitmek isteyen gitsin. herkesin hayatı kendine değil mi. 4. sınıftan sonra çocuğunu istediğin okula gönder, bence müdahale edilmemesi lazım. demokrasi bunun için var. herkes iradesinde serbest olmalı. çocuğumu hangi okula gönderebileceğime kendim karar verebileyim.
Demokrat vatandas (!) vatandas "Sadi Toprak"a gore, demokrat insan istedigini yapabilendir. Ama, hayir bayim. Sen vahsi olarak dagbasinda yapayalniz olarak yasamayi kabul edersen istedigini yapabilirsin. O takdirde, baskasiyla gonul iliskisi oldu diye kizini tore cinayetine kurban edebilirsin, onu okuldan mahrum edebilirsin, 10 yasinda iken agaya satabilirsin, okula gondermeyebilirsin, karilarini gonlunce dovebilirsin, vs. vs... Senin demokrasi anlayisin bu olabilir. Ancak, Mustafa Kemal Ataturk'un kurdugu modern Turkiye Cumhuriyeti boyle dusuncelilere dar gelecektir. Cunku bu devlet bir "dagbasi cumhuriyeti" degildir. Senin ve senin gibilerin agzinizin salyasi fazla akti... Biraz geri durun bakalim. Ulkemizi sizin gibi kara kafalilara kolay teslim etmeyecegiz elbette.
yasa belirsizliklerle dolu anladığımız kadarıyla 8 yıllık kesintisiz eğitim kalkıyor yerine 1+4+4+4 geliyor 1+4 kısmı temel eğitim eskinin dönemdeki ilk okul ikinci kısın orta öğretim son dörtünde lise lise ve ilk okul bölümü açık anşlaşılır ama orat öğretime denk gelen 4 senelik kısımda kanunda bakanlık istediği gibi düzenler yani orta öğretimin şekillenmesi bakanlığa kalacak kanun bakanlığa tam yetki veriyor bakan açıklamasında ortaöğretimde çocuklar mesleğe yönelecek diyor 11 yaşındaki çocuk mesleğe yönelecek denmekte bu yönelme ayrı ayrı mesleki ortaokullarda mı olacak yoksa bütün ort okullar aynı olup buralar da mesleki sınıflarmı açılıcak o belli değil bu sitem liselerde denendi işlemedi orta okullarda deneyecekler bakandan anladığımız bu ama başbakan farklı yorum getiriyor başbakan diyorki başörtülü çocuklarınız isterlerse temel edğitimden sonra açık öğretime devam edebilir ve baş örtüsünü ilk okulda atmadan eğitim görebilirler müjdesini veriyorum dedi ve kanunu gerçekten anlayanlar bu kanunla 11 yaşındaki çocukların mesleğe yönelme adında çocuk işçi olacağını kız çocuklarınında temel eğitimden sonra okullardan alınacağını kızlar eve oğlanlar tamirhaneye eğitimini dönüşeceğine işaret verdiler bu kanuna gerekçe sayarken şu deniyor amerikadaki eğitim böyle bizde böyle uygulayacağız ama herkez biliyorki amerika en çok beyin göçü alan ülke kendi okul sistemi yeterince eleman yetiştiremiyor 300 milyonluk bir ülke avrupadan ve dünyadan eğitilmiş insanlara ihtiyaç duyuyor kendi insanlarınıda yani eğitemediklerinide asker olarak savaştırıyor halbuki avrupadaki sistem bizim şu an uyguladığımız sistem kısaca bu teklif bir amaca hizmet ediyor o amaç eğitim ve öğretim değil amaç hükümetin tabanındaki kafa yapısındaki insanların kızları okullara yollamak istememesi kızlar kuran kursuna gitsin kuran okumayı öğrensin yeter diyen bir zihniyet liseye giden bir kız onlar için sıkıntı yaratıyor . erkekler için farklı gerekçe var onlar için beyinler erken yaşta yıkanmalı yoksa yandaş bulamazlar dün ortaokul çocuklarına okul bahçelerinde musallat olup ders vermek adı altında büyük bir cemaat yaratmadılarmı amaç buna devam etmek