Karayalçın başdanışman, Kılıçdaroğlu merkeze' formülü
Yerel seçimlerden sonra ‘iktidara alternatif' olmak için umutlanan CHP yeniden yapılanma için düğmeye bastı. İlk değerlendirme CHP Genel Başkan Deniz Baykal'ın yarın toplayacağı Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) yapılacak.
Daha sonra Parti Meclisi (PM) toplantıya çağrılacak ve son kurultayda hazırlanan yeni tüzüğün uygulanması ele alınacak. PM, tüzük değişikliğini yürürlüğe sokarsa mevcut MYK düşmüş sayılacak. Yeni tüzüğe göre bir genel başkan, bir genel sekreter ve en az 13 genel başkan yardımcısından oluşacak olan yeni MYK’yı Baykal, PM üyeleri içinden atama yoluyla seçilecek.
Yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olan ve partisinin oylarını yaklaşık yüzde 10 oranında artıran CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu yeni yapılanmada MYK üyesi olacak. Yenilenen tüzüğüne göre, Grup Başkanvekilleri, Genel Başkan Yardımcısı sıfatı ile MYK toplantılarına katılabilecek. Eski tüzükte grup başkanvekilleri PM toplantısına katılabiliyor ancak oy hakları bulunmuyordu.
SHP Genel Başkanlığı görevinden istifa ederek CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan ve seçimi kaybetmesine karşın CHP’nin oylarını artıran Murat Karayalçın’a partide aktif görev verilmesi düşünülüyor. Baykal, PM üyesi olmadığı için MYK’da görev vermeyeceği Karayalçın’a daha önce Kemal Derviş ve İsmail Cem gibi Genel Başkan Başdanışmanlığı önerecek. Baykal’ın Karayalçın’ın yanısıra CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’yi de bu kurulda görevlendirmesi bekleniyor.
Son seçimlerde CHP’nin neredeyse oy alamadığı Güneydoğu ve Doğu ve İç Anadolu’daki zaafını ortadan kaldırmak için hem parti üst yönetiminde hem de il ve ilçe düzeyindeki örgütlerde yeni bir yapılanma planlanıyor. CHP Doğu ve Güneydoğu’daki oylarındaki kilitlenmeyi aşabilmek için, politik, kültürel, sosyal ve örgütsel önlemlerin yanı sıra Şanlıurfa’da AKP’ye rağmen bağımsız aday olarak yeniden başkan seçilmeyi başaran ve herhangi bir aşirete mensup olmayan Ahmet Fakıbaba örneğinden yola çıkarak bu bölgede sevilen ve sayılan isimleri parti yönetimlerine taşımayı hedefliyor. Bu bölgelerde tabanını kaybeden CHP, halkla zayıflayan diyalog ve iletişim kanallarını yeniden açmak için daha öncede gündeme gelen ancak uygulamayan ‘Büyük ailelere yönelme’ planını yeniden devreye sokabileceği ifade ediliyor. Bu plana göre, herhangi bir şekilde teröre bulaşmayan bölgenin bir gerçeği olan büyük aileler ile yakın temas kurulacak ve süreç içinde bu aileler ikna edilerek CHP’ye kazandırılacak.
Yeniden yapılanmaya Deniz Baykal ın istifası ve Kılıçtaroğlunun Genel Başkan olmasyla başlayabilirler en uygun yapılanma böyle olacaktır. Aksi halde agızlarıyla kuş tutsalar fayda etmeyecekyir... Partin için bunu yapmalısın Baykal
çok olumlu bir başlangıç ama ilk önce sayın baykal koltukla kendi arasındaki zincirleri serbest bıraksin kendi koltuğuna çekilmeli yani evinin köşesindeki sade vatandaş koltuğuna artık yoruldum benden bu kadar diye bilecek medeni cesareti ve olgunluğu gösdermesinin bence tam zamanı o zaman kendisi herdayım saygı ile anılır.
Ben de CHP liyim yıllardır ailecek CHP liyiz. Ama Baykal yüzünden artık CHP li değiliz ve dsp partisine geçiş yaptık BAYKAL orda olduğu sürece de daha çok dönüşler olacak. Baykal inmeli kılıçdaroğlu gelmeli, Mustafa SARIGÜL gitti CHP den Kılıçdaroğlu da gitmesin, iyi düşün baykal, koltuk tatlı biliyoruz ama Halkı düşün geleceği düşün...
Hizb-ut Tahrir/Türkiye Vilayeti Resmi Sözcüsü Sayın Yılmaz Çelik Tüm Dünya Liderlerine Associated Press Vasıtası ile Meydan Okudu!
H. 06 Rebi-ul Ahir 1430
M. 31 Mart 2009
Hizb-ut Tahrir/Türkiye Vilayeti Resmi Sözcüsü Sayın Yılmaz Çelik, 23 Mart 2009 Pazartesi günü, Associated Press haber ajansı muhabiri Selcan Hacaoğlu'na bir mülakat verdi. Muhabirin Türkiye ve dünya gündemine dair sorularını yanıtlayan Yılmaz Çelik, tarihin çöplüğüne gömmek üzere Kapitalizme son darbeyi vuracak köklü çözümlerin İkinci Raşidi Hilafet'i kurmak için çalışan Hizb-ut Tahrir'de olduğunu belirtti. Çelik, yıkılmak üzere sallanmakta olan Kapitalizmin bayraktarlığını yapan başta ABD lideri olmak üzere tüm dünya liderlerine AP aracılığı ile "Eğer fikirlerinin çok güçlü olduğuna inanıyor ve kendilerine güveniyorlarsa, Hizb-ut Tahrir'in fikirlerine karşı kamuoyu önünde gelip bizlerle tartışsınlar" diyerek meydan okudu. Daha sonra muhabirin "Endonezya'da gerçekleştirdiğiniz uluslararası Hilafet Konferansı'nda 100.000 kişilik bir stadyumu doldurdunuz. Hizb-ut Tahrir böyle bir kalabalığı nasıl toplayabildi ve ayrıca Filistin'de halkın Hizb-ut Tahrir'e yönelişini neye bağlıyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Sayın Yılmaz Çelik, Hizb-ut Tahrir için böylesi kalabalıkları bir araya getirmenin sorun olmadığını, bundan daha fazla kalabalıkları bir araya getirebilecek güçte olduğunu zira Hizb-ut Tahrir'in artan bir ivmeyle yükselişinin, sahip olduğu fikirlerin gücünden kaynaklandığını, sadece Filistin'de değil dünyanın dört bir yanında Hizb-ut Tahrir'e olan teveccühün arttığını ifade etti. ABD Başkanı Obama'nın Türkiye'ye gelişi bağlamında, ABD ve tüm dünyada estirilen "ABD'nin Obama ile Müslümanlara karşı yumuşadığı" yönündeki havayı değerlendiren Çelik, "ABD'nin bayraktarlığını yaptığı Kapitalizmin metodunun sömürgeciliktir ve ABD'nin takip ettiği sömürgecilik ana ekseni değişmemiştir sadece üslup değişmiştir." diyerek tüm dünya Müslümanlarını bu sözde yumuşaklığa aldanmamaları konusunda uyardı.