Van'da her camiye gittiğinde barış gelsin diye dua eden de var, depremin yaralarının barış süreciyle sarılacağına inanan da, AKP yine bizi kandırıyor diyen de var. Ama tüm Vanlılar, "Artık yeter barış gelsin. 5 yıl sonra tekrar PKK'yi yaratacak bir barış istemiyoruz" fikrinde birleşiyor...
Van sokakları depremden sonra ilk kez bu kadar tıklım tıklım. Deprem’den iki gün sonra ve geçen yaz sonunda gördüğümüz Van neredeyse bir harabeyi, adeta terk edilmiş bir şehri andırıyordu. Ama 10 aydır tutuklu olan Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın 29 Mart’ta tahliye olması kentte bir bayram havası yarattı. 21 Mart’taki tarihi Nevruz’da PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silahları bırakın çağrısı Van’da bahar havasında karşılandı. Bekir Kaya’nın da tam bunun ertesinde tahliye olması kentte yaşayanların barış umudunu bir kat daha artırmış durumda. Bekir Kaya’nın İçişleri Bakanlığı’nın izniyle 15 gün içinde tekrar görevine dönmesi bekleniyor. Ancak yine de yurttaşlarda hükümetin samimiyeti konusunda ciddi kuşkular var.
Kentte belirsizlikten dolayı büyük bir suskunluk da söz konusu. Kimse nasıl bir yöntem izlendiğini bilmiyor. Kent sokaklarında konuştuğumuz gençler, yaşlılar gündemi çok iyi takip ediyor. Başbakan’ın açıklamalarını da BDP yöneticilerinin açıklamalarını, hangi köşe yazarı ne yazmış hepsini en az siyasi bir yorumcu kadar biliyorlar. Van’da her camiye gittiğinde barış gelsin diye dua eden de var, depremin yaralarının barış süreciyle sarılacağına inanan da, AKP yine bizi kandırıyor diyen de var. Ama tüm Vanlılar, “Artık yeter barış gelsin. 5 yıl sonra tekrar PKK’yi yaratacak bir barış istemiyoruz, hükümet samimi olsun. Artık yaylalara çıkıp piknik yapalım. Her köyün başında asker, polis görmekten tedirginiz. Artık batıdakiler gibi normal bir hayat sürmek istiyoruz” görüşünde hemfikir.
Muhalefetle görüşülsün, Meclis’e gelsin...
70’ine merdiven dayamış Vanlı Osman Kara “Aklım barışın geleceğini hiç kesmiyor. Allah rızası için artık barış istiyoruz. Artık yeter” diye başlıyor söze... “Hükümet yine bizi kandırıyor” diyor. Hükümeti samimi, Başbakan’ı inandırıcı bulmayan Kara’ya göre Başbakan akşam bir şey söylüyor sabah kalkıp başka bir şey söylüyor. Kara, “Muhalefetle görüşülsün, Meclis’e gelsin.. Hükümet her şeyi kendi başına yapmak istiyor, ama olmaz. Kürtler artık uyandı. Barış olacaksa güzel bir barış olsun. Eğer 5 yıl sonra tekrar PKK ortaya çıkacaksa barış olmasın” diyor.
Savaş biterse, sigara da içmezler
Van Sanat Sokağı’nda sigara satan Şerif Çaçur da “Ben artık evime giderken korkuyla gitmek istemiyorum. Ben bir yıldır sigara satıyorum. İnsanlar çok sigara alıyor. Niye çünkü sıkıntıları var. Niye sıkıntılı insanlar. Çünkü savaş var. Savaş biterse eminim ki insanlar daha az sigara içer” diye özetliyor barış sürecinden beklentilerini.
Köy yok peynir yok
Van denilince akla belki de en çok gelen ürünlerden biri Van otlu peyniri idi. Ehrah Nar da yıllardır kentte peynircilik yapıyor. Ancak savaş nedeniyle birçok köy boşaltıldığı için artık peynir bulamamaktan şikâyetçi. “Barış gelirse en azından insanlar köylerine döner. Buraya yatırım gelir” diyen Nar, barış sürecinin başladığı günden bu yana dükkâna gelen insanların yüzlerinde bir gülümseme, barışın olacağına dair bir umudun olduğunu da ifade ediyor. Nar’a göre bundan sonra artık hükümetin bir şeyler yapması gerekiyor.
Camiye gidip dua ediyorum
Bayram Toprak ise “Her gün camiye gittiğimide barış gelsin diye dua ediyorum” diyor... Toprak, barış istiyor. Nasıl olacak bilmiyor. Sadece bekliyor.
Normal bir hayatı özlemişiz
Van Kadın Derneği’nden Zozan Özgökçe, bundan sonra pratik olarak insanların hayatında neyin değişeceğinin önemli olduğunu vurgulayarak artık Van sokaklarında her köyün başında asker, polis panzeri görmek istemediklerini söylüyor. Sadece Öcalan’ın mesajıyla barış gelmeyeceğini ifade eden Özgökçe “cezaevindekiler, yurtdışındaki mülteciler, köylerinden zorunlu göç edenler ne olacak? Günlük yaşamımıza, sosyal yaşamımıza Kürt dili girecek mi?” sorularını sormaktan da kendini alamıyor.
Kısa zaman önce Denizli’ye gittiğini ve sokakta hiç polis görmediğini anlatan Özgökçe “Biz öyle bir hayatı özlemişiz. Ama burada Van’da Cumhuriyet Caddesi’nde çevik kuvvetin adım başı durması, onları görmek çok can sıkıcı ve tedirgin edici. Ben artık tedirgin olmadan bir hayat sürmek istiyorum. Artık buralarda da hayatın normalleşmesini istiyorum. Günlük yaşamımızda hep bir korku bir paranoya var. Bunun için herkese görev düşüyor. Sadece silah kullanan taraflara değil. Milliyetçi söylemlerin gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.
Bugüne kadar çok hayal kırıklığına uğradıklarını, bu sefer barış sürecine inanmak istediklerini anlatan Özgökçe’ye göre, AKP hükümeti samimi değil. Ama bir yandan da umutlanmak istiyoruz. İnşallah bu sefer olur. Hepimizin elini taşın altına koyması lazım. Sadece Kürtlerden hassasiyet beklenmemeli , toplumun her kesiminden hassasiyet beklenmeli. Tek milleti dek devleti, tek dili sembolize eden her şeyin kalkması lazım. Biz artık yaylalara piknik yapmaya çıkmak istiyoruz. Devlet bir korku imparatorluğu yaratıyor ve bütün vatandaşlardan korkuyor. Böyle bir sitem olamaz. Bu toprakların her adımında karış karış acı var. Bireysel olarak hepimizin ya savaş ya yaşam demesi gerekiyor.
Hükümetin samimiyetinden şüpheliyiz
Van Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sabri Abi, Van halkının PKK lideri Öcalan’ın Nevruz’da yaptığı açıklamayla birlikte barış umudu doğduğunu belirterek ancak hükümetin samimiyeti ile ilgili şüpheleri olduğunu söyledi. Halkın büyük umutla bu sürecin barışa evrilmesini beklediğini anlatan Abi, “Türkiye’nin gelişmesi ileriye gitmesi için bu sürece herkesin destek sunması gerekiyor. Bu süreçten rahatsız olanlar, sabote edecek olanlar da olacaktır, inşallah herkes bunu boşa çıkarmak için çalışacaktır” dedi. Van’ın 2011 sonunda ciddi bir deprem yaşadığını deprem nedeniyle nüfusun yüzde 70’inin kenti terk ettiğini ancak son dönemlerde gidenlerin yüzde 99’a yakınının geri döndüğünü ifade eden Abi, kentte ciddi işsizliğin yaşandığını anlattı. Abi, “Uzun yıllardır çatışmalardan dolayı buralara yatırım gelmiyor, umuyoruz ki barış süreciyle birlikte buraya yatırımcı da gelir. Burada ki işsizlik de azalır” ifadesini kullandı.
30 bin can daha verilmez
Van Barosu Başkanı Murat Timur da barış sürecinin şeffaf yaşanması gerektiğini belirterek şunları vurguluyor:
* Sivil toplum kuruluşları ve muhalif kesimlerin bu süreçte mutlaka yer almalı. Barışı inşaa ederken birilerini dışarıda barakamazsınız. Hele hele siyasi hesaplarla yola çıkmak başarısızlık getirir.
* Kürtler özellikle Oslo ve Habur’a büyük umutlar beslemişti. Ancak hayal kırıklığı yaşandı. Buradaki hayal kırıklığının yaşanmaması isteniyorsa ciddi bir yöntem belirlemek gerekiyor. Bunlar tartışılmadığı zaman da bilimsel bir yöntem ortaya çıkmaz. Bu sürece tamam biz katkı sunalım ama doğru bir bir yolla gitmek gerekiyor.
* Bölge insanı süreci şöyle görüyor: Evet süreç devam ediyor ama tutuklamalar da sürüyor; bu, hükümetin samimiyeti konusunda ciddi kuşkular uyandırıyor. Halk sürekli şunu sorguluyor. Bu kadar can verdik, köylerimiz boşaltıldı, peki değdi mi? Batıdakiler de ne tavizler verildi diye bakıyor... Asıl çözüm de burada aslında. Hükümetin tam da burada ne yaptığını açıklaması gerekiyor.
* Ulusalcı kesim bir ırkın haklarını evrensel hukuk çerçevesinde kabullenmek zorunda. Kürtler aslında yapacaklarını yapmışlar ödeyecekleri bedelleri ödemişler. 30 bin can daha veremezler... Herkes hümümetin yargı üstünde etkin olduğu konusunda hemfikir. Ama madem ki olumlu bir süreç işliyor, o zaman siyasi tutukluların tahliye edilmesi gerekiyor. Bu vahim bir konu. Böyle bir dönemde hâlâ KCK adı altında siyasetçilerin, milletvekillerinin tutuklu olması hükümetin samimiyeti konusunda halkta ciddi kuşkular doğuruyor.”
Çözüm o kadar kolay değil
SES Van Şube Başkanı ve Türkiye Barış Meclisi Bölge Kordinasyonu’ndan Yılmaz Berki, son 35 yıldır bölgede çok ciddi acılar yaşandığını, barış sürecine çok yüzeysel bakıldığını aslında sorunu çözmenin sanıldığı kadar basit olmayacağını vurguladı. Berki sürece ciddi bir güvensizlik ve tek taraflı bir açıklama söz konusu olduğunu anlatarak “Başbakan’ın söylemlerine baktığımızda çıkıp ‘bir şeyler üzerinde anlaşmaya varan nametrttir’ diyor. Medyada her şey olmuş bitmiş gibi bir hava söz konusu. Çözüm de sanıldığı gibi basit değil. İnsanları bu kadar beklentiye koymamak gerekiyor. 90’larda bu ülkede o kadar köy boşaltıldı. Birlerce insan faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Hak ihlalleri oldu. Çok büyük acılar yaşandı. O yüzden çok yüzeysel bir konu değil bu. Bölge insanının beklentileri çok yüksek” dedi.
Kürt sorunu 20 yıl daha da sürse geleceği aşamanın oturup konuşmak olacağını anlatan Berki’ye göre yıllardır insanlar Doğu’da sabahın 04.00’ünde kapısı kırılıp gözaltına alınma korkusu yaşadı. Bu süreçle birlikte bir nebze olsa da bu korku azaldı. Huzurlu yaşama konusunda biraz daha umutlular. İnsanların taleplerine cevap olmazsanız bu sorun çözülmez. Sonuçta bu halk o gençlerin o dağa niye çıktığını biliyor. Buna cevap olmak gerekiyor. Bu bölgede bu şehirde vatandaş Öcalan’ın söylemlerine güveniyor ama hükümetin açıklamalarına güvenmiyor. Bu süreçte hükümetin biraz daha şeffaf olması gerekiyor. Her şeyi insanlardan saklayarak barışa gidemezsiniz. İktidarın görevi halkı ikna etmek, bu sürece hazırlamaktır. Mesela Kürtlerin kırmızı çizgilerinden evrensel haklarında bir çözüme ulaşılacak mı. Bunların net anlatılması gerekiyor. Sürekli Türkiye halkı tepki gösteriyor deniyor. Ama yok öyle bir şey. Mesela Oslo’da görüşmeler oldu, hükümetin oy oranı mı düştü hayır bu süreçten güçlenerek çıktı. Kürtler 29 isyanda oyuna gelmiş. Ama artık bu defa oyuna gelmez.
Onurlu bir barış olsun
CHP Van İl Başkanı Cemal Şen, bölgede yaşayan insanlar olarak onurlu, samimi bir barış istediklerini dile getirerek “Ben bölgedeki illeri çok geziyorum. Gerçekten insanların yüzlerinde bir gülümseme bir rahatlama var. Ama o gülümsemenin altında bir acaba da yatıyor. Çünkü bu hükümet halkı her zaman kandırdı. Bu sefer böyle olsun istemiyor. Türk ve Kürt halkı barışa hazır, asıl AKP hazır değil. Herkes birbirini çok iyi tanıyor. Bu bir seçim yatırımı, bir kandırmaca olmasın. Bu kadar barışa yakın bir Başbakan’ın hâlâ görüştüğü kişilere terör örgütü demesi hükümetin samimiyetsizliğini gösteriyor. Barış neye mal olacaksa olsun, bizim için onurlu bir eylemdir. Bunu sonuna kadar destekleriz” açıklamasını yaptı.
Sevgili Dostlarım : Bugün KÜRT meslesi var onu çözmeye Sözde BARIŞ sağlamaya çalışıyoruz, GÜZEL.....Peki Yarın LAZ , ALEVİ , ÇERKEZ , ARNAVUT , BOŞNAK , Vs meseleleri ortaya çıkacak Benimde bir kökenim var ama bu ülkede yaşıyorum gerile, gerile bağıra bağıra söylüyorum ben TÜRKÜM Ve T.C Vatandaşıyım... T.C kimliği taşıyorum BU ÜLKENİN BÜTÜN İMKAN VE NİMETLERİNDEN HAVASINDAN SUYUNDAN Faydalanarak YAŞIYORUM..... Bugün KÜTRLERİN SÖZDE hakları ya, Yarın benim Bu olay ve sebeblerden dolayı doğacak HAKLARIMI KİM YADA KİMLER VERECEK ortaya çıkıp sölesinler.... NEYİN BARIŞI bu ????? Şimdi bazılaRA sesleniyorum. ANAYASA MADDE 10 : da HAKLAR Zaten verilmiştir.... , vatan hainleri baksınlar Herkes kanun ve yaşam şartların da eşittir. SÖZ BİTMİŞTİR..... Şimdi bu ülkede yaşayan T.C kimliği tasıyan bir sürü etnik kökene sahip TC vatandası var soruyorum Bunların hangisine eğitim, sağlık, ticaret, yaşam vs hakları verilmedi...... Biz KÜRTLERLE küsmedikki BARIŞALIM.... işin suyunu çıkaran YÜCE DİVANLARA, YÜKSEK MAHKEMELERE GİTMESİ YARGILANMASI GEREKENLER bu zamana kadar yanlış ÇIKARCI zihniyete dayalı SİYASET yapan ( DÜRÜSTLER HARİÇ ) hali Hazırda kalkıp BEN BÜYÜK ORTADA DOĞU PROJESİNİN İKİNCİ EŞ BAŞKANIYIM diyerek Bu MİLLETİN GÖZÜNÜN İçine baka, baka yalan konuşarak BİZLERİ YÖNETEN MEVCUT yada GELMİŞ GEÇMİŞ İKİTİDARLARIN Ve geçmişde YANLIŞ Toprak REFORMLARI ile Doğu Halkını KÜRTLERİ SEFİLLEŞTİREN EZEN birileri YOKMU İDİ ???? şimdi SÖZDE KÜRT HAKLARINI savunan bu insanlara SORUYORUM SİZLER CİDDEN KÜRT HAKLARINIMI SAVUNUYORSUNUZ ??? Ozaman ilk önce sizler AĞALIK düzenini bırakıp TOPRAK tasviyesine YENİ BİR TOPRAK REFORMUNA giderek aldığınız HAKLARI İADE ediniz.... SİZLER KÜRT HAKLARINI SAVUNMUYOR KÜRT HAKLARINI SATMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ !!!!!!! Amacınız BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNE HİZMET ve bütün gayret ve çabalarınızla adına AÇILIMLAR HAKLAR DİYEREK Geçmiş dönemdeki SEVRİ ortaya çıkarmaya BİR YERLERİN EMİRLERİNİ UYGULAMAYA ÇALIŞARAK bu insanları bu topraklarda BÖLMEYE ve ASİMİLE etmeye çalışıyorsunuz..... bunun ötesi yok. uyanın EYYY GAFİLLER T.C ibaresini bile kaldırmaya kalkan sonra doksan derece dönerek çark eden sizi gidi sizler..... BU MİLLET sizlere asla bu oyunlarınıza MÜSADE ETMEYECEKTİR..... Evet bizler bu ülke için evlatlarımızı, tüyü bitmedik yavrularımızı ŞEHİT verdik vermeyede HALA HAZIRIZ..... Değerli dostlarım kardeşlerim. SEVR ANLAŞMASINDADA GEÇMİŞ DÖNEMLERDE bilirsiniz bu milleti İÇ ANADOLUYA hapsetmek ESARET altına almak bu topraklar üzerinde yaşayan insanları Dininden, kültüründen uzaklaştırmak neticede ASİMİLE etmek olduğunu bilirsiniz... Tarih 2005 O dönemin ABD Dış ileri bakanı CONDELİZE RİCE nin İSRAİL basın açıklamasını tekrar hatırlatmayı burada bir bor bilirim ''' Bu bölgede yaşanan olaylar BOP büyük ortadoğu projesini DOĞUM SANCILARI ''' demiştir. Dikkat ediniz DİNLER ve KÜLTÜRLER Savaşı ile karşı karşıya olduğumuz bu KRİTİK ZAMANLARDA bu ülkede yaşan bütün kardeşlerimin AKILLI ve BİLİNÇLİ olması ELZEM ve şarttır. SAYGILARIMLA....
ülkemizin halkları hangi dış düşmanla/düşmanlarla savaşıyor da, barış (!) için dua ediyorlar (!) ve depremleri bahane edip neyin sağlanmasını istiyorlar !