3
Mart
2026
Salı
ANASAYFA

EGE'DE TÜRK-YUNAN ORTAK ŞİRKETİ

Eskiden daha çok gündemdeydi ama artık gazetelerde daha az yer buluyor:

“Ege’de it dalaşı”…

Yani Türk ve Yunan hava kuvvetlerine ait milyonlarca dolarlık savaş uçakları Ege üzerinde kıta sahanlığı ihlali konusunda birbirleriyle havada uçarken it gibi dalaşması.

Yunan adaları burnumuzun dibinde olduğu ve Yunanistan da kıta sahanlığını 12 mil olarak tanımak istediği için bu olay sıklıkla meydana gelmektedir.

Çünkü Yunan adasından Türkiye’ye doğru 12 mil ölçtüğünüzde, bizim İzmir’in falan üzerine denk gelmektedir!

Kıta sahanlığı sadece uçakların rotalarında sorun yaratmakla kalmamakta, Ege denizindeki doğal zenginliklerin paylaşımında da sorunlar yaşanmaktadır.

Türkiye ile Yunanistan’ın Kardak kayalıkları krizi veya MTA Sismik 1 gemisinin Ege’deki çalışmaları esnasında sık sık savaş durumuyla karşı karşıya geldiği bir gerçektir.

Hatta eski ABD Başkanı Bill Clinton’un anılarındaki en komik olayın, Türkiye ile Yunanistan’ı savaş eşiğine getiren toplam yüzölçümü birkaç metrekare olan Kardak kayalıkları krizi olduğunu kendisi de defalarca kahkahalarla ifade etmiştir.

Gerçi bu karşılıklı savaş tehditleri pek netice vermese de konu, karşılıklı verilen notalarla artık sıkıcı bir hale gelmiştir:

“Savaş uçağınız falan gün falan saatte izinsiz olarak hava sahamıza girerek 12 saniye boyunca uçmuştur.”

Bir daha olmasın!

Komşu iki ülke arasında bilinçli ya da bilinçsiz sınır ihlalleri yapılmaması mümkün müdür?

Tabii ki hayır!

* * *

Başbakanımız Erdoğan, geçen hafta Yunan Başbakanı Papanderu’ya sorunların dostça çözülmesi için çağrıda bulundu.

Yunanistan’ın bu çağrıya olan cevabı hiç de şaşırtıcı değildi:

“Ön koşulsuz masaya oturmamız mümkün değil!”

Çünkü siyasetçiler ve bürokratlar için “çatışma” adeta bir besin kaynağıdır.

Halklar dostluk ve barış istemiş, kimin umurunda?


* * *

Aslında Yunanistan’ın bu tutumunu eleştiren sağ duyulu insanlar da yok değil:

Geçen hafta Türk-Yunan Ticaret Odası Başkanı Panagiotis Koutsikos, Yunanistan’ın yeni Ekonomi, Rekabet ve Denizcilik Bakan Yardımcısı Arnaoutakis’e, “Bir Yunan bankası, Türkiye’de Finansbank’ı aldı. Türkler tepki göstermedi. Türkler Yunan bankası alsa biz onlar kadar medeni davranır mıydık” diye sordu.

Yunan bürokrasisinin böyle bir şeye kolay kolay müsaade etmeyeceği herkesçe bilinen bir gerçektir.

* * *

Peki ne olmalı?

Acaba şöyle bir çözüm çok mu hayali olurdu:

Madem ki Türk ve Yunan şirketleri bir şekilde “evlenmeye” başladılar, o halde Ege’nin doğal zenginliklerini işletmek ve bunları her iki ülke halkının refahı için kullanmak üzere yeni bir Türk – Yunan şirketi neden kurulmasın?

Ege’deki gelir getirici tüm faaliyetleri tek elden yürütecek ortak bir şirket barışa da katkı sağlamaz mı?

Böylece her iki ülkenin askerleri de sudan sebeplerden dolayı milyonlarca dolarlık savaş oyuncaklarını riske atarak dalaşmamış olurlar.

Belki de Türk ve Yunan jetleri bu kez oradaki ortak menfaatlerimizi korumak için birlikte uçarlar?
 

Kenthaber
Yayın Tarihi : 11 Kasım 2009 Çarşamba 13:32:50
Güncelleme :11 Kasım 2009 Çarşamba 13:41:18


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
by kimim IP: 78.165.164.xxx Tarih : 10.11.2009 20:43:50

yunanlılar paris barış konferasında izmir ve çevresini aldıklarını sandılar. oradan kurtuluş savaşında kovuldular ve şimdi hala gözlerini dikmişler almaya çalışıyorlar  Arkadaşlar olmaz

 

 


Gökhan IP: 85.100.100.xxx Tarih : 8.11.2009 23:58:10

Barış için ön koşul her anlamda güçlü olmaktır.Ekonomide,bilimde güçlü olacağız ve kendimize inanıp güveneceğiz saygı duyacağız ki başkaları da bize saygı duysun.''Ordular barışı korurlar'' Ticarette dostuk kâr ettikçe devam eder.Taviz tavizi getirir.Dünya nın asıl kurtulması gereken küresel çok uluslu şirketlerdir.


cemal yıldız IP: 88.244.210.xxx Tarih : 7.11.2009 23:20:02

Yunanlılar "alır-vermezler".  Kuralları budur.   Kurulacak şirket bizden ziyade, Yunanlılara hizmet edecektir.  Türkiye' ye burunlarını sokmuşlardır.  Büyük bir talan başlamıştır.  İsrailliler, Yunanlılar, İngilizler, Almanlar  sahil kesimlerinde toprak almakta, yerleşmektedirler.   Uyuyalım bakalım nereye kadar... ?   Filistinliler topraklarını israile sattılar.  Şimdi ağlaşıyorlar.   Gitti-gider...!