30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

KURBAN BAYRAMINIZ HAYIRLI OLSUN

Eski köşe yazarları üstatlarımızın bizlere verdiği bilgilerin başında dini ve milli bayramlarda mutlak o konuyu irdeleyen yazılar yazmamızı önermişlerdi. Ben de onların yolundan yürüyerek, siyaseti bir kenara bırakıp Kurban Bayramı ile ilgili bir yazı yazıyorum.

Kurban kesmek Müslümanların bir nevi ibadet türlerindendir. Bu bakımdan sünnet olan kurban kesmek sevap kazanır. Kesmeyen ise günaha girmez… Kurban kesmek kişiler arasında yarış nedeni olmamalıdır. İslam mütefekkiri Tirmizi, Peygamber zamanında Müslümanların birbirleriyle yarışırcasına kurban kesmediğini, sonraki yıllarda bunun bir yarışa dönüştürüldüğünü yazmıştır. Kurbanın eti üçe bölünür, bir parçası aileye, bir parçası eşe dosta, bir parçası da fakirlere verilir.

Kurban bayramı bu yıl öncekilerden biraz daha farklı, dini vecibelerini yerine getirmek isteyenleri mali yönden zorlayacağa benziyor. Türkiye’de tarım ve hayvancılığın dibe oturduğu şu günlerde kurban kesebilmek de her babayiğidin harcı olmasa gerek… Kasaplardaki etlerin yanına yaklaşılmıyor, bu durumda kurbanlıkların da ucuz olması biraz zor… Kısacası kurban kesmeyi adet edinenler buna nasıl çözüm bulacak bilemiyoruz.

Geçmiş yılardaki kurban bağışlarında, kesim ihalelerinde yapılan ve su yüzüne çıkan yolsuzluklar nedeniyle bu yıl bazı vakıf ve dernekler işi sıkı tutacağa benziyor. Vatandaşın yapacağı bağışın yerine ulaştığından emin olabilmesi için kesimlerin noter huzurunda yapılacağı söyleniyor. Bu arada bazı internet sitelerinde de kesimler canlı olarak yayınlanacakmış!...

Günümüzde bir de vekalet kuran kesimi modası başladı!.. Vekalet kurbanları din görevlilerin nezaretinde, noter huzurunda kesildikten sonra kesimin gerçekleştiğini belirten noter aracılığıyla vekaleti verene postayla gönderilecekmiş!...

Diyanet İşleri Başkanı da “kesmeden, parasını şuraya buraya vermek için kesilen kurbana itibar etmeyin” dedikten sonra toplumda dini yönden kanayan bir yaraya parmak bastı: “Sırf ayıp olmasın diye, komşular acaba ne der? Diye kurban kesilmez…”

Diyanet İşleri Başkanı herkesin gözü önünde ve etrafı kan gölüne çeviren, her yıl yinelenen çirkin görüntülerinin önüne geçmek için de, vekâletle kurbanın, modern şehirlerde yaşayan, zaman ve mekân sıkıntısı olan, ihtiyaç sahiplerine ulaşmakta zorlanan kişiler için çıkar yol olduğunu da yerinde olarak belirtti.

Türkiye’de tarım ve hayvancılık politikasının çıkmaza girmesiyle yeterince kurbanlık küçük ve büyük baş hayvanın olup olmadığı da tartışma konusudur. İstatistiklere göre her yıl 3.000.000–3.500.000 civarında büyükbaş, 9.000.000 küçükbaş hayvan kesilmektedir. Bu sayının yalnızca beşte biri kurban bayramı süresinde kesilmektedir.

Kurban kesimi nedeniyle bu yıl da bazı çelişkiler yaşayacağımız İstanbul İl Müftüsünün bir demecinden anlaşılmaktadır. İl Müftüsü, kurbanlık hayvanda sıkıntı oluşmaması için bu yıl, üzerine vacip olmayanların kurban kesmemelerini önermiştir. Böylece hayvancılıkta başlayan kriz üzerine, Diyanet İşleri başkanı “Hayvancılıkta tehlike görürsek kurban kesmeyin açıklamasını” getirdi. Ancak bu sözler din ile ekonomiyi, siyaseti birbirine karıştıranları ne kadar etkiler bilemeyiz…

Müslüman ülkelerin çoğunun üzerinde durmadığı bir nokta da yakın tarihlerde Hükümetler arası İklim Değişikliği panelinde (HIDP) Hindistanlı başkan Rajendra Paşauri, “Her dünyalı et tüketimini azaltarak kendi hesabına iklim değişikliği ile mücadele edebilir” demişti. Anlaşılacağı gibi besicilik iklim değişikliğinin ana noktalarından birisidir. Bunları söyleyen Rajendra Paşauri, 2007’de Al Gore ile birlikte Nobel Barış Ödülünü almıştı…

Kurban neden kesilir?

Kurban kesme geleneği, Eski Çağlardan günümüze kadar gelen geniş bir süreç içerisinde uygulanmıştır. Genel inanışa göre Allah’a şükran borcunu eda etmek için kurban kesenler olduğu gibi olayın fakirleri doyurmak gibi sosyal bir de başka amacı vardır.

Dini ve sosyal yönden kurban kesilirken olayı vahşete de dönüştürmemek lazımdır. Büyük şehirlerin kırsal kesimlerinde yaşayanlar geldikleri yerle uyum sağlayamamalarından ötürü birtakım çirkinlikleri de sergilemektedirler. Bunun sayısız örnekleri yazılı ve görsel basında önceki yıllarda yer almıştı. Mahalle aralarında, otoyol kenarlarında kesilen kurbanların kanları ya ortada bırakılmakta, ya da mazgallara akıtılmaktadır. Bazı ilkel insanlar da elektrik direklerine, ağaç dalarına astıkları kurbanları yüzmekte, küçük yaştaki çocuklar ise bu vahşet görüntülerine izlemektedir. Bu çocukların ileriki yaşlarda nasıl etkilenecekleri, kan ile haşır neşir olacakları, her zaman sosyologların tartıştığı konuların başında gelmiştir.

Belediyeler sokaklarda, caddelerde, kısacası uluorta yerlerde kurban kesiminin önlenmesi için özel yerler ayırmıştır. Bunun dışında kalan yerlerde kesim yapanlara para cezası getirmiştir. Ne var ki, bu konuda belediye zabıta memurları ya dayak yeme korkusundan ya da aynı kesimden gelen insanlar olduklarından aciz kalmaktadır.

Müslüman bazı ülkelerde kurban bayramı nasıl kutlanır?

Kuzey Afrika Müslüman ülkelerinde kurban bayramı diğer ülkelerden çok farklı bir görünüm sergilemektedir. Her iki ülkede de kurban bayramı yalnızca iki gündür. Bizde olduğu gibi tatil yapmaya dönüştürülmemiştir. Tunus ve Fas sokaklarında kurbanlık sürülerinin dolaştığı, bahçelerden hayvan seslerinin yükseldiği ve belirli yerlerde pazarların kurulduğu görülmemektedir. Kurban kimsenin görmediği kesimhanelerde yapılır. Orada yaşayan insanlar bayram günü en güzel elbiselerini giyerek şehir dışındaki mezarlıklara giderek orada bir nevi piknik yaparlar, diğer ailelerle kaynaşırlar ve ölülerini yâd ederler. Bugün uygarlık yönünden birçok batı ülkeleriyle boy ölçüşecek düzeydeki Tunus’ta devlet başkanı Zeynel Abidin bin Ali bayram mesajını yayınlayarak halkım adına bir kurban kestim der. Böylece hayvanların telef edilmesini de bir bakıma önlemiştir. Fas ve Tunus hayvan ihracatı yönünden önde gelen ülkeler arasındadır.

Kurban bayramında dini bir vecibe yerine getirilirken kurban kesimi hayvan katliamına dönüşmemelidir. Şehirlerde kaçan büyükbaş hayvanları sadistçe kovalayan insanları, hayvanı keseceğim derken orasını burasını kesenleri görmek istemiyoruz.

Kurban bayramınız kutlu ve her gününüz bayram gibi olsun…


erdemyucel2002@hotmail.com

 

Erdem Yücel
Yayın Tarihi : 16 Kasım 2010 Salı 01:14:27
Güncelleme :16 Kasım 2010 Salı 01:14:59


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yasar ertas IP: 94.101.46.xxx Tarih : 16.11.2010 11:10:45

 yazinizi okudum bayramin tesirinden ve sizin konuyu izah edisinden bir hosluk geldi bunun icin tesekkür ederim bende sizin ve camianizin ve herkezin bayrami mübarek olsun saygi ve sevgilerimle

ps. kafam takildi kültürlük cesidi olabilir bir bilir kisi izah ederse iyi olur etmezsede olur netice ayni iyi olan kapiya cikiyor  bayram kutlama sözleri 1- bayramin mübarek olsun 2- bayramin kutlu olsun 3-bayramin hayirli olsun 4- vs. vs.  cesit neden temel bir kaide prensibimiz yok veya hangisi en uygunu acaba bu benim ilgimi cekenve halk arasindada böyle biri böyle biri böyle diyor neden buna ragmen genede güzel