Kenthaber’de 7.Kasım.2008 tarihinde “Hangi İslam” başlığı altında yayınlanan ve 3-4 olumlu yanında pek çok olumsuz yorum alan makalemde, İslam Alemindeki tamamen nesnel gözlemlerime dayanan uygulama farklılıklarına ve çelişkilere değinmiş idim.
Olumsuz yorumlarda, kimi benim çelişkilerimi gösteren sapla samanı karıştırmak; kimi, örneğin, İslâmın doğuş diyarı olan Suudî Arabistan gibi çeşitli coğrafyalardaki üç vakit namaz kılma gibi uygulamaların gerçek İslam olmadığı; kimi benim İslamı anlamadığım, bilmediğim, İslamda ruhban sınıfı olmadığına ve daha bir nice birbiri ile tutarlık içinde olmayan argümanlar getiriyorlardı.
Evvelâ, bana karşı kişisel çelişki iddialarına bir kalkan teşkil edecek açıklamada bulunayım.Ben bir “agnostik”im yani “bilmeyen”im. Bir “Yaradan”ın varlığını, modern felsefenin “heykel” uslaması” örneği ile, rasyonel yoldan kabûl ediyorum.
Bir heykel’in varlık ögeleri; bir maddesinin, bir şeklinin olması, bir anlam ifade etmesi, bir amaç taşımasıdır. Ama bu nasıl var olmuştur? Mutlaka onu ortaya çıkaran bir dinamik güç olması gerekir. Ama, “ontoloji-varlıkblim” felsefenin halâ” sonuca varamadığı bir araştırma konusudur.
Benim “inanç” anlayışım aklen ikna olmamı gerektiriyor. Dünya yüzünde tarihsel süreçde manevî sığınak ihtiyacı sonucu zuhur etmiş, belirli misyonları olmuş, yaradan kavramına yaklaşımları ve ritüelleri sonsuz çeşitlilikdeki inançların hiç birine saygısızlık edilmesi söz konusu olmamalıdır. Ancak, bunlardan birini iltizama karar verebilmem için hepsini enine boyuna incelemem gerekir ki, buna hiç vaktim yoktur;
Arada bir “gnostik”lerden yani bilenlerden öğrenme dışında… Ancak, bilimsel gelişmede “bilimsel şüpheciliğin” metafizikdeki karşılığı olan“agnostisizm”in en tutarlı yaklaşım olduğunun teyidini, “imam-hatip” kökenli bir felsefe profesöründen almıştım.
Bazı okuyucuların bende buldukları çelişkiler, inancımı zayıf buldukları halde, türbanın kamu alanına girmemesi gerektiğini ileri sürerken Kur’an’a dayanmış olmam her hâlde. Benim inancım ne olursa olsun, diyalektikde muhatabımla empati kurar, onun kutsalına saygı gösteririm. Ama, merakım, ülkelerinde Hilafetin temsil edilmiş olduğu Müslüman prima leydilerin toplu resimlerinde neden sadece ülkemiz temsilcilerinin türban taktığı idi. Hangisi sap, hangisi saman?
Bu bağlamda, şu sıralarda peşinden bir sürü tartışma getiren “Kutsal Doğum Haftası” konusu da aklımı karıştırdı; bilenlerden işin esasını öğrenmek istiyorum.
1989 yılına kadar, ülkemizde Hazret-i Muhammed’in doğumunu Ay takvimine göre Rebi’ül Evvel ayının 12. Gecesinde camilerde mevlid, Cuma günü de hutbe okunarak ve vaazlarda halkımıza anlatılarak Mevlid Kandili adı altında kutlanagelir iken, Diyanet İşleri Başkanlığınca Peygamberimizi odak alan bir anlayış çerçevesinde İslam’ın yüce prensiplerini daha geniş ölçüde tanıtılması arzu edilmiş,
Peygamberimizin doğumunun Milâdî Takvime göre (aslında tam belirlenemeyen) tarihinin 20-26 Nisan tarihleri arasında olmasına itibar edilerek, bu evrensel takvim esasına göre de “Kutsal Doğum Haftası ihdas etmişti. Bu hafta tarihleri arasındaki 23.Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına alternatif olarak yapılmış olabileceği endişesi laik çevreleri rahatsız etti. Diyanet İşeri Başkanlığı, haftayı önce 10-22.Nisana, sonra 14-20.Nisan tarihleri arasına çekerek iki kademeli geri adım attı. Ben “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”na gölge düşürmek gibi bir niyet üzerinde durmayacağım. Bu iddainın çok safsata ile karşılanacağını biliyorum.
Can Ataklı gibi bazı laik kalemler: bütün dinî günleri hicrî takvime göre kutladığımızı; ama Kutlu Doğum Haftasının, miladî takvime alarak mevsimsel bir sabitlenmeye alındığını: buna göre diğer dinî günlerin, örneğin Ramazanın, müminlerin sağlığı da göz önüne alınarak ekinoks’a (mevsimlerin gece-gündüz eşitliği zamanlarına) rast gelecek şekilde sabitlemede dinen hiçbir sakınca bulunmadığı fikrini ileri sürünce kıyamet kopuyor.
Gerçekden, özellikle sıcak coğrafyalarda yaz Ramazanlarının oruç tutan müminlere ne kadar azap çektirdiğine, fakat bu ordeal’in onların çoğunda ahlâk, erdem ve güvenirlik konularında hiçbir artı değer yaratmadığına içim sızlayarak tanık olmuştum (aynen, asıl Azize sayılması gereken Türkân Saylan’ın rahatsızlığının fiziğine verdiği değişiklikle alay etme küstahlığını ve vicdansızlığını yapmakdan çekinmeyen sözüm ona müminler gibi)).
Kimi müminler, Hicrî Takvimden sapmanın kâfirlik olduğu sanısı ile dehşete düşüyorlar. Kimisi “bu konuyu ulemaya soralım” diyor. Tabiî Ulema derken, sosyete hocaları diye aşağılanan İlâhiyat Fakültelerinin rasyonel metodlarla teoloji araştırması yapan profesörleri değil; medreselerden icazet almış otantik dogmacı Ulema kasdediliyor.
Andığım yazıma yapılan yorumlardan biri de: “Sen din hakkında çok biliyorsan, git Yaşar Nuri Öztürk’e çömez ol” şeklinde idi. Benim tabiî din hakkında fikir yürütmem haddim değil; mümin okuyucularıma soruyorum.
Bizden başka Dünyanın hiçbir Müslüman ülkesinde Peygamberimizin doğum günü ya da haftası kutlamasının, kandillerin olmadığı, bazılarının bizden öykünerek benimsedikleri iddiası doğru mu?
Mevsimleri izleyemeyen “Hicrî Takvim”in Peygamberin vefatından sonra ortaya çıkmış olması doğru mu?
Doğru ise iklim tayini ve mevsimlerin seyrinin izlenmesi gibi yararları bulunmayan bu takvime gerek var mı idi?
Hazret-i Muhammed’in Miladî Takvim itibari ile hangi ayda doğduğunun bilinmemesi ve İslam dininin ısrafı haram kabûl etmesi karşısında, uğruna muazzam masraflar yapılan Kutsal Doğum Haftasının onurundan, Miladî Takvime göre Nisan sonlarında doğmuş Fethullah Hoca’nın da sebeplenmesi ihtimâlleri varid midir?
Tarikatçılığın, cemaatçiliğin şirk kabûl edildiği, idam yaptırımı ile yasaklandığı Suudî Arabistan’a gitme olanağından yoksun bulunduğu için Hac farizesini yerine getiremeyen Fethullah Hocanın İslamına mı inanmak gerek, Hazret-i Muhammed’in bağrından çıktığı Suudî Arabistan İslamına mı?
Evet, sap hangisi, saman hangisi? Çocukluğunuzda babalarınızın ve Cami imamının size mutlak hakikat olarak öğrettikleri hangileri?
Bir de, İslamda “Ruhban Sınıfı” olmadığını iddia eden okuyucumuz, ülkemizde Said-i Nursîlerin, Mehmet Zaid Kotkuların, Pilavoğullarının, Kemal Kaçarların, Esat Coşanların, Evliyaullah’a ve Ul’ûl-Emr’e itaat öğretisi veren Mehmet Şevket Eygiler’in, Fethullah Hocaların cirit atmasına ne der?
Herkes kendine yakışanı yapıyor ve yazıyor. Ben de bir gazeteci ve yazarım. HOLLANDA'dan yazıyorum. Buradan sayın yazar Teoman beye sesleniyorum. Aslında sizin sorduklarınıza teker teker cevap verebilirim ama bu fırsatı size vermeyeceğim. Çünkü karın gelişi fırtınadan belli oluyor. Kaldı ki SALİH kardeşimiz çoğunu yanıtlamış. Hak ile batılın savaşı hep oldu ve olacaktır. Ama ben yine de bu mesleğin içerisinde biri olarak sizinle kalem yarıştırmayacağım. Bak bizim burada da bir tane sözde Hollandalı siyasetçi var. Sürekli din üzerinden Türklere ve Müslümanlara atıp tutuyor. Allah'tan sağ duyulu siyasetçiler de varda tıpkı buradaki yorumcular gibi iddialarını çürütüyor. Sorduğumuz zaman Hollandalılara bu adam neden böyle diye, "Bu da bizim delimiz ne yapalım" diyorlar... Ve biz buradaki gazeteciler olarak kendi aramızda bir karar aldık. Bir daha bu adamın söylediklerini ne mansetlerimize nede haberlerimize taşıyacağız. Çünkü biz adam hakkında köşelerimizde ve sayfalarımızda yazdıkça oda kendini bir şey zannederek yüklenip duruyor. Hasılı bu anlamda sizin içinde bir şeyler yazardık amma, dediğim gibi size de prim vermek istemiyorum. Ancak şunu bilinki o yazdıklarınızla yüreğinde inanç taşıyan hiç bir müslümanı caydırmazsınız. ÖZTÜRK kardeşim ayet ve hadislerle destekleyerek zaten gerekeni söylemiş. Ben de sadece şunu söyleyerek kapayayım bu mevzuyu...Bir ayet de Allah (cc), "Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" derken H.z Peygamber (s.a.v) de "Ölmeden önce ölünüz" buyurmuştur. Sözün özü sende öleceksin sevgili meslektaşım. İsterseniz bu yazıların devamı olan fasla ahirette devam ederiz. ...KALIN SAĞLICAKLA
Sayın Törün, yorumunuzda "Çelişkilerimden söz edilmeyişine fazla sevinemedim.Çeşitli sorularımdan hiç birine yanıt alamadım." demişsiniz. Siz ortaya iddialar atmamışsınız ki size cevap veya savunma yapılsın. Siz kaba taslak aklınıza geleni yazmışsınız. Bizden de beklediğiniz "Hatalarımı bana bildirin." Siz önce intenet çağını yaşadığımız günümüzde 'birazcık' araştıma yapın yazınızı öyle yazın. En basitinden M. Fethullah Gülen'in hacca gidip gitmediğini bile araştırmadan -basit bir araştırma- yazınızı yazmışsınız. Biz sizin tarafınızdan bilgilenmeyi beklerken sizi mi bilgilendireceğiz?(!)
hıriştiyan olsun müslüman kendinden olmayanı yada kendi gibi düşünmeyeni bir çephede toplamak için şucu bucu ateşe tapan ya da puta tapan demek zorunda hisseder çephe alacak ya konuşarak fikir yürüterek kendi inançlarını aklayamayacağını yada savunamayacağını bilir kuzu gibi dinleyen yada dediklerine katılmayan olursa saldırganlaşır öyle bir din düşünün ki o dine giren kişi kendi atasını dedesini barbar görsün bizim atarımız savaşçıydı o tarihteki diğer devletler gibi dişe diş cana can dediler araplaın islamı yayılması da öyle oldu bir hayberin fethini okuyun orda kahramanlıktan söz eder ama o gün teslim olmuş 900 kişi hz ali önderliğinde kafları kopartılıp kellesini kaybetmişti hadislerle sabittir ve bu hadise sonunda allah hz aliyi cennetle müjdeledi arap islam ordularının binlerce türkü öldürerek ağaçlara asması unutulmadı kısacası her millet her kavim barbardır bize barbar diyen sadece batılılar yada diğerleri değil bize peygamberin kendisi barbar demiş türler sizi severse soyar sevmesse öldürür hadisleri vardır yunan mitolojisine ne hacet al eline hadis külliyatı tabi türkiyede basılanlardan değil arapların bastığı külliyat bak bakalım bizim için türk olmayan bizden olmayan bütün peygamberler önderler sahtedir
"yazılandan verilmek isteneni anlayabilmek okuyucunun görevi" ve "duygulara kapılıp hakaret etmeyelim" diyerek herkesi hakaretçi katogorisine koyan sevgili Ayhan KASAP efendi bey. Biz sizi ve sizin gibileri iyi biliriz. Eğer yazmaya başlamadan asıl siz, biraz anlama cesareti gösterseniz karanlıklara siz de bir ışık yakmış olurdunuz. Bir defa eleştiri ile hakareti karıştırmayın. İllaki bir hakaret istiyorsanız yazarın yazısını ve bu tür yazıların buralarda ne işi olduğunu iyi inceleyin. Kaldı ki o derin dedğiğiniz kuyuya bir gün siz de ineceksiniz. Bir gün o beyaz kefeni siz de giyeceksiniz. Bakalım o kuyudan size hangi el uzanacak. Acaba bir nebzede olsa inancınız var ise ...(...ki yazınızın akışın da yok gibi anlaşılıyor. Var sada af diliyorum...) siz de bu ve bunun gibi insanlar arasında çatışmalara meydan verecek yazı ve yazarlara prim vermezsiniz. Böyük gazeteci diyerek alay ettiğiniz kişiye gelince. Onun kararını okurları zaten veriyor. Tabi sizin de dediğiniz gibi fikirlere öncelik tanıyorsanız. Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz sevgili kardeşim. Bu anlamda kimseye hakaret etmeyiz ama Kur'an ın da buyurduğu üzere günahkar olmasınlar diye ikaz ederiz. Hatta zorlamayız da. Çünkü dinin kendisi zaten "zorlama" "BEN İSTESEYDİM ONLARA HİDAYET EDERDİM" diyor. Yani anlayacağınız kendi adıma söylüyorum kimse için dini dayatma yaptığım yok. Yapanlar yok mu? vardır elbette. Ama bütün inananları da aynı kefeye koymak ne kadar doğru...Doğrusu pes...Yazarın sorularına gelince... Daha öncede dedğim gibi...Vermeyeceğim o sorulara cevapları. .Arkadaslar arasında aldığımız bu kararı ihlal etmeyeceğim. bu konuda prim vermeyecğim...SON OLARAK.... yazık! çok yazık! ..."-Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için dünyadakiler birbirini yiyor " bu ne kadar görmezlik...
Sayin Ali Yilmaz, o isimlerini saydiginiz turk buyuklerinin torunlari islamla tanismadiklari icin su anda kendilerini turk bile saymiyorlar. islam turk milletini asimile etmemis, aksine turk kultur ve kimligini korumustur. Ben Turkiye de hic arap hayrani olan gormedim. ve su anda anadoludan baska cografyalarda aci ceken turk kardeslerimize de, sadece islami bir yasam tarzi olarak benimsemiz inancli turk kardeslerimiz canlariyla ve mallariyla yardimci olmaktadir. biliyorsunuz ki irkcilik ancak cahil insanlar tarafindan savunulur. siz kendinizi turk saniyorsunuz, peki hic dna testi yaptirdinizmi. biliyorsunuzki turkler anadoluya geldikten sonra milyonlarca rum ermeni ve diger soya mensup milletler islamlasarak turk olmuslardir. ben bir turkmen olarak hic bir gercek turkun irkcilik yaptigini gormedim. bence siz gercek soyunuzu arastirin ve onun irkciligini yapin.. daha cok yakisir size..
Sevgili yazar Teoman bey; bu platform sınıf değil ki yazılarında bilgilendirme ibaresine sığınıyorsunuz.. İlla ki bilgilendirme istiyorsan git bunu gerekli mercilerden al ve bir şeklide öğren. Aslında önceki yazımda dediğim gibi yazmayacaktım ama...Böyle asılsız şeylere sığnınca BİR KEZ DAHA dedim ... Unuttunuz mu? Siz bir yazarsınız. Millet ten bilgi alacağınıza milleti bilgilendirmek zorundasınız.. Bir gazeteci veya yazarın eğitmen misail görevi bu olsa gerek. Kal dı ki burası bir yorum palformu. SINIF TAHTASI DEĞİL!...Toplumun kafasını böyle asılsız şeylerle bulandıracağınıza..Öğreneceklerinizi başka yerlerden öğrenin.. .Bilgilenme ibaresine sığınarak İnsanların kutsallarına saldırmak ne zamandan beridir. Bilgilenmek oluyor. Bu yorumu okuyan kardeşlerim şunu bilsin ki. Ben bu yazıyı yazan kişi, Hollanda'dan bir medya kuruluşunda üst düzey çalışan birisiyim. Gazetemde ki köşem haricinde haber ve yorumlarımız on binlerce insan takip ediyor..Nitekim bizler Allah'ın izni ile var olduk ve hep de var olacağız.. Yorumcularımız müsterih olsunlar. Sana tavsiyem ise sayın yazar; dünya ya muhalefetle bakacağına muhabbetle bak. Bak ki sevgi tohumları yeşersin ve insanlar arasındaki sevgi bağları kuvvetlensin. Yoksa , siz de bilirsiniz ki biz gazeteciler iyi ve kötünün kokusunu gayet de iyi alırız..Netice itibarı ile yazdığınız yazı iyiye alamet bir yazı değil. Vazgeçin böyle sevdalardan...........
kim ne derse desin islam tekdir.bunu herkes çok iyi biliyor.fakat içlerindeki o nefis öteki, düşman şeytan bunu kabul etmesine ve söylemesine izin vermiyor.ama şunu çok iyi bellemek gerekiyor.kim neye inanıyorsa kim neyi çok seviyorsa onun ilahı odur.bu miliyet meselesi değildir.bu olsa olsa dünyevi hırs ve ihtiraslar üzerine kurulmuş bir anlayıştır.o yazarın neyine o yazıyı kaleme almak. sen zaten inanmıyorsun, sana ne oluyor inananları ilgilendiren bi konu hakkında fikir beyan etmek.kutlu doğum haftası kutlanması ile ramazan ayı arasında bi ilişki kurmak sanamı kalmış
İcraate yazı denirse, sevgili yazar kardeşim... Daha önce de değim gibi: sizin hedefiniz belli. Bu hedef; medreselerden icazet alanları otantik dogmacı (yani ispatlanmamış gerçeğe dayalı olmayanlar) katogorisine koyarken: bazı davalara adı karışan T. Saylan'ı asıl azize olarak göstermenizden ve ayrıca Said Nursi lere de cirit atıyorlar demenizden belli oluyor. Siz 72 millete böylemi aynı gözle bakıyorsunuz. Vallahi helal olsun...Başka söze ne hacet...Siz ve sizn gibiler bu gibi konuları yıllarca kaşıyıp durdular...Yazınızda tek takdirle karşılamış olduğum kısım peygamberimize her ne kadar (s.a.v) kısmını eklememiş te olsanız )...(ki zaten bunu beklemezdim)...Nasıl oldu da hazret-i kelimesini kullanarak saygın bir konuma koyduğunuzdur. Herhelde bu da biraz takiyye mi oluyor...Din adına olur olmaz cana kıyanlara gelince bu konuda sizinle hem fikirim. Sizin yanlışınız herkesi aynı kefeye koymanızda. muhabbetle,
ALİ YILMAZ ARKADAŞIMIN BÜTÜN FİKİRLERİNE KATILMAKLA BİRLİKTE SAYIN TEOMAN TÖRÜN 'ÜN İSLAMA AKIL VE MANTIK YOLU İLE YAKLAŞILMASININ ASIL SEBEBİ İSLAMI KABUL ETMEK ONU BAĞRINA BASMAK VE BUNU GÖNÜLDEN ARZU ETMEKTEN KAYNAKLANIYOR TÜRK MİLLETİDE AYNI HİSLER İÇİNDE EVET BİZİM TÜRK ULUSU ARAP OLMADIĞI VE ARAPÇAYI ÇOK ANLAMADIĞI İÇİN İSLAMI BİLEMEDEN MÜSLÜMAN OLAN VE ONU BAĞRINA BASAN VE YAŞAYAN YAŞATAN TEK MİLLETTİR HATTA İSLAMI KAFASINDA ÖYLE BİR CANLANDIR Kİ ONU LEKELEYEBİLECEK HİÇ BİR FİKRİ KABUL ETMEZ ÖRNEĞİN ARAPLARIN KABUL ETTİĞİ PEYGAMBERİN UYGULADIĞI TÜRK MİLLETİNİN YAŞANTISINA TERS ŞEYLER VARDIR BUNLARI DİLE GETİRDİN Mİ HADİ CANIM DER İNANMAZ YALAN DER YANİ DİNDE OLANI YALANLAR SONRA AFGANİSTANDA SUUDİLERDE GÖSTERDİN Mİ ONLAR SAPITMIŞ BİR ULUS DER KURANIN GÖKTEN CİLTLENMİŞ OLARAK İNEDİĞİNİ YÜZLERCE KİŞİNİN HATIRINDA KALANLARIN HALİFELER TARAFIDAN DERLENEREK HAZIRLANDIĞINI BU YÜZDEN NAMAZ , ÖRTÜNME ,ZİNA VE ZİNAYA YA UYGULANAN CEZA RECM EVENME YAŞI İLE İLGİLİ ÇELİŞKİLERİN ORTAYA ÇIKMASI HATTA AYETLERİN DERLENMESİ SIRASINDA AYET GETİRENE ÜCRET ÖDENDİĞİNİ SÖYLESEN AĞZINIZI BURNUZU KIRAR BİR KENARA KOYAR KISACASI ANADOLU İNSANININ EZBERİNDE KALAN MÜSLÜMANLIKLA ARABIN İRANLININ ŞİİİN EZBERİNDE KALAN MÜSLÜMANLIK AYNI DEĞİLDİR ASLINDA KURANINDA KENDİSİNİN UYGULANMASINA ÜSTÜNE BASA BASA TENBİHLENMESİNE RAĞMEN HERKEZİN KUANI KENARA BIRAKIP EZBERİNDEKİNİ ŞEYHİNİN EZBERİNDEKİNİ YADA ŞEYHİNİN EZBERİNDEKİLERİ YAZDIĞI KİTAPLARDAN UYGULADIĞI TEK DİNDİR
ethem şeker arkadas;Siz Türk müsünüz diye sormuş evet kanımızın son damlasına kadar Türküz ki böyle düşünüyoruz yabancılaşmış değiliz 1400 yıldır biz Türkleri yok etmek için ugraşan araplar ve onların yaşam tarzı olan muslumanlık bizleri bak hala susturamadı Atilla yı Metehanı Bilge Kağanı bilmezsin Nazım Hikmeti,Aziz Nesin i anlayamazsın hele bizleri ümmetçilik safsatasından kurtarıp ulus olma bilincine erdiren Yüce Atatürk ü asla ama asla anlayamayacaksın ama arabın faysalını halit bin velit denen katliamcısını bilirsin araplaşmamıs bir ülke istiyoruz hurafelerden uzak ortadoğulu ilkel kültürden uzak.Biz araplarca katiama ugrayan Kerkük Türkleri için,Yok olmak üzere olan Karay Türkleri için,Gagavuz Türleri için,vatandan sürgün edilen Karaman Türkleri için,vatanları Türkiyeden gidip ellerin vatanlarında ölen sanatçıları yurtseverleri ilim adamları için ağıt yakarız üzülürüz siz filistinli teroristler için üzülürsünüz aramızdaki fark bu kadar biz Türk milli kimliğinin arap dininden daha kutsal olduguna inanıyoruz ama siz arabın dinini kendi milli kimliginden üst tutuyorsunuz.Araplar tarafından talkan,curcan Türkistan da Türk kıyımlarını bir okuyun.
teoman bey, isterseniz birakin bu felsefeyi de avrupada yasayan hiristiyan halkinin hangi tarihte dini bayramlarini SABITlemis olduklarini arastirin. hemen ..yok oyle bir sey diyecekseniz gelin ab nin gobeginede yasayan bir avrupalidan ogrenin derim. ZIHINLERI BULANDIRMAYA GEREK YOK. SIZINKI BULANIKSA LUTFEN IYI NIYETINIZ ON PLANDA GORUNDUGUNDE PAYLASIN. ART NIYET ARATACAK KADAR LUZUMSUZ BIR KONUYA DEGINMISSINIZ.
Allah bir ayetinde , kendisiyle aramıza kimseyi sokmamamızı öğütlememiş mi ? Öğütlemiş...Hz Muhammed'den başka peygamber gelmeyeceğini söylememiş mi ? Söylemiş... Bence, benim anladığım kadarıyla, artık islamiyet, " insanlık devri " ni başlatmış. Gerçek anlamda insan olanların anlayabileceği, insanca ahlakı yaşayanların kavrayabileceği Allah inancı ortaya çıkmış. Çıkmalı. İnsana, bedenine kendi hür iradesiyle hakim olan, bedenini yöneten bireyler olarak yaşaması öğütlenmiştir. Burada herkesin kendisinin yürekten anladığı, vicdanıyla süzdüğü, gönlünde hissetiği Allah inancı önem kazanmaktadır. Bu değerleri kavrayabilmek için en başta ANADİLDE din anlaşılmalıdır. Kimseye arabın dilini taklit etmek fayda vermez.. Arabın adetlerini, hele ki kadını erkeği ayıran, iradesizliğini örtüyle kamufle etmeyi dindarlık sayan göstermelik inancı gereksiz buluyorum.İnsan olan, bedenine hakim olur. Örtünün ayetinden önceki ayet harama bakma diyorsa önce onu uygular. Allah ile arasına ulema takımının kirli beyinlerini sokmaz. Aklını gecede bilmem kaç kereyle bozan ulema takımlarının dediklerinini değil, yüreğinin dediğini yaşar. Yüreğinden, vicdanından duyduklarını uygular. 14 asır önce Hz Muhammed'din attığı temel üzerine bir kat daha çıkar. Bu zamana gelene kadar aciz kul saçmalığıyla debelenerek aynı temel taşını evirip çevirerek ömür tüketmez... Allah'ın kendisine verdiği mükemmel akılı, beyini kullanarak, insanca yaşar. Kadını erkekten köşe bucak kaçırarak, örtüler arkasında saklayarak, irade denen gücü asla hissetmeden dindar olduk sanan erkekleri çoğaltmaz. Allah'ın verdiği her hücrenin gerekliliğine inanan kişi, gözün retina hücreleri kadar testislerinin hücrelerinden salgılanan hormonlarının fonksiyonunu da kıymetli kabul eder. Bütün vücud fonksiyonlarına hakim olur. Kendi iradesiyle bedenini yönetir. Bütünüyle göstermelik yaşantı dini anlamaya yeterli değildir. Kutlu doğum haftasında da göstermelik şeyler sözkonusu. Hz Muhammed'in yaymak istediği insan ahlakını anlamaktan aciz ulema takımının ağzına bakarak din anlaşılmaz. Kur'an okuma etkinlikleriyle, din anlaşılmaz. Her birey damarlarında akan kanla can bulduğunu, bu canın ona Allah tarafından verildiğini farkederek, Allah'ı gökte arayacağına kendi mükemmel bedeninde aramalıdır. Mükemmel insanı kendisinde bulup yaşatan gerçek müslüman olacaktır. Değilse gerisi boş. Vicdanında duyduğu ses dürüst ol, aldatma, çalış, başar, iyilik yap, bütün canlıları sev, diyorsa onları yapmalıdır. Bu sesi duymayanlar, ulema takımından medet umanlar 14 değil 24 asır geçse dini anlayamazlar. Ancak ulema gölgesinde ömür tüketirler....
offff. offff yinede offf hadu bu ülkede ne kadar çok gizli dini olan ama bir türlü söyleyemeyen kişiler var.bazıları islamiyetle beraber türklerin araplaştığı ve esarete alındığını söylüyor. kendilerince haklılar. ama sizin dinizi ne diye sormazlar mı,ateşe mi taparsın iki kova su ile söndürülür.yene taparsınız demezler mi? can ataklı denen şahsın acaba dini ne demezler mi.yada. senin o sahte peygamerini anlat yada bana dinini anlat demezler mi.laiklik mi asla değil . o zaman nedir.
islama saldıran kişinin dinle alakası olması gerekmez mi. hiristiyan yada yahudi.ama bunlar sizce hangi dine inanıyor. türkler islami kılıçla kabul ettiler. peki siz türkmüsünüz.bana isbat edin demezler mi.hun devlet tarihindeki zorpalıkları yada.BARBAR denmeleri sizce ne anlama geliyor.EVET BARBAR diyenler sizce araplar mı. yoksa o sevdalınız batı mı. yada yunan mitolajisi mi?
Müslümanlık arap gelenek ve göreneklerinin toplamıdır arap olmayan milletlerin din adı altında araplaştırılmasıdır,Türk milletinin 7.yüzyıl başlarında zorla müslümanlaştırılması katliamlarla(curcan ve Talkan katliamları) arapların Türkistan topraklarını cihat adı altında yağmalamaları ile başlamıştır.Türk milleti o gün bu gündür de bir arpa boyu yol katedememiştir arapların dini ugruna kendi milli kimligini reddeden bir toplum oluşmuştur Türkiyemde.Biz Türkler Atillanın, Metehanın kanını taşıyoruz faysalın fahdın fetoşların değil.bir 1400 sene daha da ugraşsalar bizleri araplaştıramayacaklar arabın diliyle diniyle bizleri 1400 senedir mahvettiler araplaşmaya hayır.Yaşasın laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti.
Ali kardeş ya sen nasıl islama dil uzatıyorsun sana tavsiyem öncelikle islam dinin ne olduğunu bir araştır kutlu doğum haftası nedir bir öğren sen islamı yaşayamadığın için bol keseden atıyorsun yaşayamadan yaşayamasın İLİM ÇİNDE DE OLSA GİDİN O İLİMİ ÖĞRENİN PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSİ şimdi sana sorsam çinin dinini bilemesin putpereslerin yaşadığı yerde dahi ilim olsa gidin o ilimi öğrenin ama sen tutmuşsun ben türküm yok ben buyum kusura kalma ama bizler senin gibilerini çok gördük bizler sende daha çook türküz unutmaki bu hadisi okuduğun zaman ALEMLERİN EFENDİSİNİN NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ANLARSIN ve de Osmanlı İmparatorlğu 700yıl dünya ya hukum etmişse bu islamın adaletindedir
burda esa olan peygamberimizi sav anmak.niye eleştiriyosunuz ki .yok başka ülkede kutlanmuyomuş,yok öyle yok böyle bırakın kardeşim bu işleri.. anmıyosunuz peygamberi ananlara bari engel olmayın
Sayın Teoman Törün fikirlerinize aynen katılıyor, yazınızda okuyuculara yöneltdiğiniz soruların cevaplarını bende çok merak ediyorum. Yapılan yorumlar, -6 Mayıs itibarıyla - sorularınıza cevap vermekten çok uzak. Yorumların hemen hemen hepsinde önce hakaret var. Cevap vermeye soyunanlar cemaatlerinin, tarikatlerinin, ırklarının propagandasını yapıyorlar. Böyük gazeteci ve yazar olduğunu vurgulayan okuyucu bile, klasik söylemler ile es geçmeyi tercih ediyor. Eli klavye tutanlar böyle olunca, sokaktaki vatandaşın içinde bulunduğu kuyunun derinliğini hesap etmek zor olmasa gerek! Dini dayatmaları ön planda tutan, dinden başka harcayacak kapitali olmayan, insanların islam dinine olan bağlılıklarını sömüren bu zihniyet iktidara gelince, herkes kendine göre bir islam, kendine göre bir islami anlayışı türetdi. Yurtdışında yaşıyorum. Her taraf fettullahcı, süleymancı, aczmendici ve ismini duymadığım bir sürü tarikatcı kaynıyor! Teoman Bey siz görevinizi yapıyorsunuz. Yazar doğru bildiklerini yazar. Yazılandan verilmek isteneni anlayabilmek okuyucunun ilk görevidir. Verilmek isteneni anlamadıysanız lütfen tekrar tekrar okuyun. Eğer hepimiz aynı görüşte olsaydık hem yazıya gerek kalmaz, hem de dünyamız çekilmez olurdu. Lütfen yorum yaparken fikirlerimize öncelik tanıyalım, duygularımızın rüzgârına kapılıp hakaret yolunu tercih etmeyelim.
ali yımaz ve oviraptor.siz araplara veya bir cemaat liderine bir antipatiniz olsa bile,islamiyete ve peygamberimize dil uzatma hakkına sahip deilsiniz,kanıt olarak hadislerden bahsediyorsunuz o hadisler sizin gibi uyduruk hadisler ayrıca siz kendinizi türk olarak tanımlıyorsunuz ateist bir türkseniz atanız darwinin dedigi gibi sizin gibi ataistlerin tümü maymun denen hayvandan türemiş,türkler muslumanlıgı benimsemiş amma guzellikle amma zorla biz dedelerimizden kalan bu mirası kabull ettik size ne oluyor bizler musluman olduk arapsa asla maymundan türemişligi hele hele asla sizin gibi aziz nesin gibilerini örnek almışları çok iyi anlıyorum.maymun denen hayvanı atanız olarak kabul edersiniz biliyorum ademide reddersiniz bunuda biliyom ama biz sizin dediklerinizi kaale bile almıyoruz aslında size cevap vermeyede deymez ama meydanı boş bulduk dememeniz için yazdım harcadıgım emege ve klavyeye verdigim rahasızlıga deymezsiniskısacası varsa tabi(sizin dininiz sizin hak olan din bizim)
Yazıma yorum bereketi ile gösterilen alâkaya ve artık "çelişkilerimden söz edilmeyişine fazla sevinemedim. Çünkü, çeşitli sorularımdan hiç birine yanıt alamadım. Sadece Sayın dck'nin Fethullah Hoca'nın 1968'de Haz farizasını yerine getirdiği ile ilgili bilgilendirmesi geldi. Buna da çok şükür, sonsuz minnetlerini sunarım. Hocanın Hac seferinden her ne kadar 41 yıl geçmişse de gene de 41.5 maşaallah dinî vecibelerini eksik bırakmamış. Fakat, pek çok ekâbiranımızın hemen her yıl Hacca gittiğini bildiğimizden Fethullah hocanın Mekke-i Mükerreme'yi özlememesini biraz yadırgadık.
teoman bey sizi yanlış anlamışız özür dileriz kafanızdaki şüphlere ya da sorulara cevap değil o sorulara birilerinin önceden verdiği ve herkezinde kabul ettiği cevapları arıyormussunuz o zaman fettullah hocanın yıllar önce değişik isim altında ( M. ABDÜLFETTAH ) yazdığı ve müritlerine mutlaka okuttuğu bence saçma ama müritleri tarafında bütün şüphelerin ve soruların cevaplandığı kitap olan şüpheler ve çıkış yolları kitabını okuyun kafanızdakilere mutlaka bir cevap bulacaksınız ama bu cevaplar doğru olur mu onu kimse garanti edemez dini felsefeyle yada bilim ile açıklamaya kalkarsanız cevabı bulamassınız
Öztürk milletimizi kendimizin seçemeyeceğinden bahsetmiş galiba acaba o arkadaş kaşını gözünü kendisi seçmişmide konuşuyor bana bu dünya üzerinde güzelliğiyle övünmeyen tek bir güzel göstersinki kafamı keseyim
herkez hadislerden bahseder oldu önüne gelen kendi kafasından uyduruyor bişeyler doğruluğu kesin değilki hangisine inanalım sizin olmak istediğiniz baba evine kaçan kadını yol ortasında çırılçıplak soyup başına koca koca taşlarla vurarak öldüren araplarsa kalsın öyle ahmak birşeye benzemeyi zaten bitek "satan"ler ister...satanın anlamını bilmeyenler için yazıyorum ateşe tapanlar dedikleri din
Sayın Teoman öncelikle yazınızda bilmediğinizi belirtip, sorularınıza bilenlerden cevap istemeniz çok güzel; ancak bu soruların cevabını herhangi bir din görevlisinden çok kolay bir şekilde elde edebilirsiniz, böyle herkese açık alanlarda yazıp bulanık olan aklınızla başkalarının aklını da bulandırmaya çalışmanız hoş değil. Anladığım kadarıyla dine ve dindarlara karşı büyük önyargılarınız var bunu yazınızdaki dini konularla ve dindar insanların sevip saydığı kişilerle ilgili sözlerinizden çıkarıyorum. Ben özel olarak din eğitimi almış biri değilim ancak sorularınızla ilgili olarak bildiklerimi önyargılarınızı çok az da olsa kırmak amacıyla paylaşmak istedim. Ama bu konuları telefonla veya yüz yüze bir cami görevlisine, müftülüğe, diyanet işlerine sormanızı ve kendinizinde belrttiği gibi bilmediğiniz şeylerle başka insanlarda da olumsuz düşüncelere ve önyargılara sebep olacak şeyleri böyle ulu orta dillendirmemenizi rica ediyorum.
Kutlu doğum gibi mübarek saydığımız gün ve gecelerin diğer ülkelerde kutlanmadığı, bizde gördükleri için kutladıkları sözünüz doğru olmasa gerek; çünkü bu geceler Kur'an-ı Kerim'de de zikredilmektedir ve bu gün ve gecelerde yapılan ibadetlere normaldekinden kat kat fazla sevap verileği Kur'an- Kerim'de olsun, hadislerde olsun, İslam'ın ilk zamanlarından beri gelen din alimlerin eserlerinde olsun yer almaktadır.anladığım kadarıyla çok görkemli, ses getiren şekilde kutlanmalarını eleştiriyorsunuz; bu konuda size hak verdiğim konular var şüphasiz ama şu da bir gerçekki insanlar bu etkinlikler sayesinde o günlerin anlamını daha iyi kavrayabiliyorlar.Malum millet olarak okumayı araştırmayı sevmiyoruz bu etkilikler sayesinde dini bir şeyler öğrenip hisediyoruz.İnşallah bu etkinlikler sayesinde merak duygularımız biraz kabarırda araştırmaya okumaya başlarız.
Ay takvimi İslamiyet'ten önce de Araplarca kullanılmakla birlikte Hz. Ömer döneminde bu takvimin başlangıç yılı olarak Peygamber Efendimiz'in Mekke'den Medine'ye hicret (göç) ettiği yıl kabul edilmiştir. O günden sonrada ay takvimi Peygamber Efendimizin hicretinin başlangıç yılı kabul edilmesinden dolayı Hicri takvim olarak adlandırılmıştır.
Hac, oruç, kurban gibi ibadetlerin ay takvimine göre yapılmasının sebebi ise, bu sayede bu ibadetler yaz kış her dönemde yapılabiliyor. Bir insan ömrü boyunca yazın sıcağında da, kışın soğuğunda da Allah' a ibadet ederek bir nevi samimiyetini Allah'a göstermiş olmaktadır. Kaldı ki dünyanın hiç bir yerinde aynı anda aynı mevsim yaşanmamaktadır. Kuzey yarım kürede yazken güney de kış yaşanmakta. bazılarının dediği gibi Ramazan'ı, kurbanı miladi olarak belirli bir aya sabitlerseniz siz sürekli kışın oruç tutarken dünyanın başka yerindeki müslümanlar sürekli yazın oruç tutmak zorunda kalır. Hicri takvim sayesinde dünyanın her yerindeki müslümanlar hayatlarının rahat dönemlerinde de zor dönemlerinde de ibadetlerini yapmış oluyorlar.
Peygamber Efendimiz'in miladi olarak doğum günü tam olarak bilinmiyor sözünüze gelince; ben bu zamana kadar okuduğum bütün yazılarda Peygamber Efendimiz'in doğum günü olarak 20 Nisan 571 tarihini okudum.Demek ki miladi olarak da biliniyor bu tarih, kaldı ki miladi, hicri ve rumi takvim çok basit şekilde birbirine çevrilebiliyor. hesaplanamayacak bir şey değil.
Kutlu doğum haftasının özellikle Fethullah Gülen Hocaefendinin doğum günü olan nisanın sonunda kutlandığı imanıza. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Kutlu doğum bütün dindar insanlar arasında büyük bir coşku ile kutlanmaktadır. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin seveni ne kadar çoksa sevmeyeni (daha doğrusu önyargılı, bazen kasıtlı olarak yapılan karamlamalar neticesinde önyargıları oluşan sizin gibi kişiler) de o kdar çoktur böyle bir şey söz konusu olsa (başta Fethullah Gülen Hocaefendinin sevenleri) hiç bir dindar bu etkinliklere ilgi göstermez. Zaten Hocaefendi Nisanda değil Kasım ayında doğmuştur. kendisi ile ilgili birkaç kitap karıştıran herkes bunu kolayca öğrenebilir.
Gene Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili olarak Suudi yönetiminin yasaklarından dolayı hacca gidemediğini yazmışsınız. hocaefendi yıllarını tam olarak bilmiyorum ama ilki 60 larda, ikincici 80 lerde olmak üzere iki kez hacca gitmiştir. Bu tarihleri eski görüp yakın zamanlarda gidemediği imanıza gelince o dönemdeki Suud yönetimi hala devam ediyor, bir yasak var idiyse o zaman nasıl gidebildi. Cemaat ,tarikat... vs yasak olduğu için yönetim hac yapmayı engelliyor olsa idi, dünyanın hiç bir yerinden kimse hacca gidemezdi; çünkü haca ağırlıklı olarak dindar insanlar gitmekteler ve bunların büyük çoğunluğu sizin ysaklı olduklarını iddia ettiğiniz cemaat, tarikat.. vs ile bir şekilde irtibatlıdırlar.
Ruhbanlıkla ilgili olarak ise söylediğiniz gibi İslamda kesinlikle böyle bir sınıf olmamıştır, olamaz da. İsimlerini saydığınız kişiler ruhban değil din adamıdır. Her alanda ihtisaslaşma olduğu gibi bu insanlar da kendilerini dini anlama, anlatma, yaşama ve yaşatmaya adamışlar. Her meslek dalında bu tür uzmanlaşmalar vardır, bunun eleştirilecekbir yanının olduğunu sanmıyorum. Bu insanların ortada cirit attığını söylüyorsunuz hangisi bir gün çıkıp ben şöyle iyi bir müslümanım, ben şöyle iyilil yaptım, ben kendimi dine adadım dini en iyi ben bilirim demiştir. Ben hiç görmedim de duymadım da.
Şu bir gerçek ki ülkemizde din bazılarınca sürekli kullanılmak isteniyor ve dindar insanlar kötü olarak lanse ediliyor. Sürekli önyargılar kışkırtılıyor. Yalan yanlış bir sürü şey söyleniyor .Sizi tanımıyorum ama rica ediyorum siz onlardan olmayın, oyuna gelmeyin. Önyargılar insanı kör eder, bilmeyerek karaladığınız insanları biraz tanımaya çalışın, onlar hakkında sağlam bir kaç kitap karıştırın.Bilmediğiniz şeyleri değil bildiklerinizi yazmanız dileğiyle.
M. Fethullah Gülen'in 1968'in mart ayında hac vazifesini yaptığını Diyanet İşlerin'den öğrenebilirsiniz.
Yazarımıza son bir hatırlatma daha. ..Allah'ın kitabı Kur'an da kökü ilimden gelme yaklaşık bildiğim en az 300 ün üzerinde kelime vardır. Ve yine Kura'ın ilk ayeti oku dur; Yani İSRA 'dır, Cibril (a.s) ın peygambere getirdiği ilk ayet "Oku yaratan aşlı ile oku...o sizi bir kan pıhtısından yarattı" olmuştur. ...Ulema bu ayetin tevsirini ise insan anatomisini, ilmi ve evreni okumak şeklinde 3'e ayırmıştır. Hal böyle olnunca İlim ve İrfana bu kadar önem veren yüce yaratıcının dinini bir kaç kendini bilmez kör cahil hurafe peşinde koşan insanların yanlışlarına bağlamayı ise ayrıca esefle karşılıyorum...
Zavallı ali yılmaz senin dininin olmadığı belli ama milliyetinde yok bana kalırsa sen islamıda tanımıyorsun türk üde Türk milleti islamla şereflenince kemale ermiştir.İslamda Türklerin islamlaşması ile beşeri anlamda dahada güçlenmiştir.Din türk veya arap meselesi değildir din evrenseldir islamda insanlığın gereğidir zavallı cahil biraz türk ve islam tarihi ile ilgili kitap oku ve türklerin hiçbir zaman dinsiz olmadığını ve her devirdede islamdan önce dahi ilahi dine en yakın millet olduğunu görürsün.
Bir zamanlar BulgarlardaTürk^tü taki Hristiyanlığı seçene kadar. Ondan sonra ortada ne türklük kaldı, nede insanlık
Bilgilendirme dileğime, başda Salih kardeşimizden bazı makûl yanıtlar geldi. Benim bu bilgilendirme sürecini ortak platfoma taşımam rasyonel yanıtları ayıklayıp bulma isteğimdendir. Din adamları referans gösteriliyor ama, matbaayı haram bulan, Takıyüddin Efendinin rasathanesini bombardman ettirip toplumumuzun asırlarca çağdaş tekniğin nimetlerinden yoksun kalan Şeyh-ül İslâmlar da oldu; gerçekden okuma merakınız varsa bilirsiniz. Benim bir merakım da; malûm artık uzayda geziler yapma çağındayız. Başka planetlere gittiğimiz takdirde ibadetlerimizi nasıl eda edeceğiz? Ay'ın hareketlerini takip imkânı kalmayınca, Ramazanın geldiğini nasıl, anlayacağız; namaz kılarken kıblemizi nasıl bulacağız? Aydınlatırsanız minnettar olurum. Saygılarımla.
Onlar hristiyanlığı seçmişler İslamiyeti değil??
Cahil inatçı ve nankör olmamak lazım. İslamiyet hakkında atıp tutanlara acıyorum. Çünkü bedeli çok ağır olacak. Öldükten sonra dünyaya tekrar gelmek isteyecekler ama iş işten geçecek....Bu çok açık ve net. Ağzınızı değil aklınızı ,gözünüzü, kalbinizi açın.Kafanızı çıkarın gafletten, kurtulun körlükten, kalp ve vicdanınızın sesini dinleyin.İslamiyeti iyi öğrenin bakalım hakkaten Türklüğü yok ediyormuymuş? Eğer bu konuda çok ısrarcıysanız bilinki islamiyet hakkında hiçbirşey bilmiyorsunuz.. Bekara karı boşamak kolay olsa gerek.
Aziz kardeş kendinle övünürsen problem var demektir zaten! Bütün insanlar güzelliği ile övünüyor diye bende övünmek zorunda mıyım? Çok geçersiz bir mazeret sunmuşsun sen şimdi. Siz islamiyeti bilme noktasında koccaman bir sıfır aldığınız için bol keseden sallayıp yargısız infaz yapıyorsunuz. Taşlanarak öldürülen kadın için yargısız infaz diyorsanız eğer bilin ki islami konularda da çok yargısız ve acımasız infaz yapıyorsunuz. Allah herşeyi hakkıyla bildiği için ben rahatım. Rahatsız olanlar düşünsün. Türkoğlu türküm elhamdüllillah müslümanım!!! Hiç araplaşmadım. Araplara da hakaret etme gereği duymadım.
İslam adına araplaşanlar neden çok kızdınız oviraptor bey ile bana bizler sizin gibi arablaşmadık arabın davulunu çalmıyoruz diyemi kızıyorsunuz milliyetçi Türkçü geçinenler arabın dini Türk milli kimliginin önünde olamaz diye neden haykırmıyorsunuz.ilim çinde olsa alın diyen zihniyetin asıl amacı cihat adı altında başka insanların halkların topraklarını milli varlıklarını yağmalamak amacıyla söylemistir,Arapların dini arabın, kanı Türk olan ile arabın dini asla bir olamaz, Ahmet Torun isimli kişi bana hakaret edeceğine bak internetten arama motoruna bir Talkan ve Curcan katliamı diye yaz ne çıkacak karşına o çok sevdigin ve Osmanlının 400 sene anadolu insanının vergileriyle besledigi nankör arapların Türk milletini nasıl keserek katlederek muslumanlaştırdığını okursun orda. Hemde arap efendilerinin ileri gelenlerinin söylemleriyle.Ey Türk milletim bizler araplar gibi nankör geri hain bir milletin kültür emperyalizmi altında ezilmeyelim arap her zaman nankördür hele Türk milletine karşı yaptıkları katliamlar tarih kitaplarına geçmeli ve Türk ün soyunu kurutmak için araplarca tarihin en gizli soykırımlarını Türk insanına karşı işleyen ama sırf müslüman diye unutturulmaya çalısılan tarihleri Türk insanı ögrenmeli.Ermenilerin yaptığı mezalimin on katını Araplar 670-740 yılları arasında yapmışlardır. Atilla karakılıc kendisinin Türkmen oldugunu yazmış 1924-1956-1991-1996 yıllarında Kerkük, Altunköprü, Kerkük, altunköprü-hanekin de Araplar Türkmenlere karşı soykırım yapmışlardır ve o çok sevdigin arap efendilerin varya binlerce yıllık Türkmen yurdu Kerkük ü araplaştırmak için elinden geleni yapmış Türkmen olan Musul u araplaştırmışlardır.Nasıl Türkmensin ki arabı hala seviyor ve savunuyorsun ?
Ben bütün Dünyaya muhabbetle bakıyorum. Kimseye zararı dokunmuş bir insan değilim. Muhalefetim insanlık içinde ayrım yapanlara; din, mezhep kavgalarına... Mevlânanın özdeyişi ile "72millete bir göz ile bakmayan"a. Kimin haklı oldğunu bilmiyorum. Onun için "Agnostik"im; kimseye zararım dokunmasın diye... Kuyuya ineceğimiz zaman ben değil din adına cana kıyan ve bu yolda tahrikler yapanlar düşünsün.
Ben Milletini çok seven Türk olmaktan gurur duyan bir insanım. Ama İslamiyetin Millet kavramını bertaraf ettiğni, herkesi araplaştırdığını sizden duyuyorum.Bir hadiste Peygamberimiz: ''Soyunu inkar eden bizden değildir'' buyuruyor. Burda zaten açıkça ifade ediliyor islamiyetin milletleri asimile etmediği. İslamiyeti kabul eden birisi olarak araplaşmadım ben. Öz ve öz Türküm!!. Kendi milletini çok üstün görmek yerine islamiyetin öngördüğü ölçülü milliyetçilik kimseye bişe kaybbettirmez. Bİlakis kazandırır. Yer yüzünde böbürlenerek yürüme ! Çünkü ne gökyüzüne ulaşabilirsin ne de yeri delebilirsin.''Milletim, milletim'' dersin havalarda uçarsın ((sanki o milletten olmak senin elindeymiş gibi)). Ama herşeyi olması gerektiği gibi ölçülü yaratan Allah'ı akla getimezsin.Doğrusu insan çok cahil, nankör ve komik....Fakat kafası kumun içinde olduğu için gerçeklerle yüzleşemiyor çünkü korkuyor. Ortada bir mücadele varsa elbette bir kaybedeni ve kazananı olacak. Ama şundan % 100 emin olun ki kaybeden her zaman İslamiyete Peygambere laf atanlar olacak. Allah'ın, İslamiyetin Peygamberin insanlardan istediği çok bişey yok. Ama insanlara çoğ ağır geliyor. Mesele zaten zoru başarmakta..Allah İslamiyet peygamber aleyhinde anormal yorum yazanlara hidayet nasip etsin. Amin.