Memleketimizin halleri… Önemli sorunlar tartışılırken, iktidarın hoşlanmadığı konulara eleştiriler yapılınca, insanların dikkatini başka yönlere çekmek de bizim politik buluşlarımızın başında geliyor!..
Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor; Başbakan Gazze’ye gidecek mi, ABD buna nasıl bakıyor, yeni anayasanın ilk dört maddesi değişecek mi, Apo ve Karayılan ile anlaşma nasıl olacak, PKK çekilecek mi, Kandil’deki basın toplantısı tam olarak basınımızda yer aldı mı, akil adamlar gittikleri yerlerde zor durumlara düşürüldü mü, silahların susması için ne gibi tavizler verildi denilirken kel alaka bir gündem yaratıldı!..
Milli İçkimiz Ayran mı?
Türkiye’de böylesine sorunlar yaşanırken yoğurt ile suyun karıştırılmasından meydana gelen, üzerine biraz da tuz serpilen ayran tartışmasının açılmasına gülünür mü, yoksa ağlanır mı bilemem. Ancak gözden kaçan bir nokta var. Ayranı oluşturan suyun rakıyla karışmasından bazıları hoşlanmayabilir. O zaman milli içki su mu olmalı? Yoksa bu insanların tuzları kuru da ayranla mayranla mı uğraşıyor diye düşünenler de bu memlekette çıkabilir!..
Ülkemiz insanının sağlığını düşünen Başbakanımız MÜSİAD Olağan Genel Kongresinde Global Alkol Politikaları Sempozyumu’nun açılışında Men-i Müskirat Yasasından söz ederken “sağlıklı bir nüfus artışı için ayran içelim” dedikten sonra;
“Cumhuriyetin ilanında ilk çıkan yasalardan birisi Men-i Müskirat Yasası, yani alkolle mücadele yasası, çıktıktan dört yıl sonra da bu yasa yasaklanıyor. Bu defa önünü açıyorlar teşvik ediyorlar, birayı milli içki diye tanıtıyorlar. Bu milletin nüfusunun artması lazım ve bu milletin sağlıklı bir nesil olması için de bana dedem milli içki olarak ayran önerirdi. Birileri de votka içecekmiş, bira içecekmiş, varsın o da birasını, votkasını içsin ama biz Anayasa’nın 58 maddesi gereği ne ise devlet olarak, bir başbakan olarak bunu yapmak zorundayız, biz de onu yapıyoruz.”
Anayasanın 58. Maddesi ne diyor diye merak edenlere hemen ekliyorum; “Tedbirler alır, uyuşturucuyla mücadelede, kumarla mücadelede, bütün kötü alışkanlıklar, alkol, bunlarla mücadelede birinci derecede Başbakan’ın görevidir.”
Ben kişisel olarak ayranı da severim, rakıyı da birayı da. Bence hepsinin yeri ayrıdır. Benim merak ettiğim Orta Asya Türklerinin milli içkisi olan kımız değil de neden ayran?
Kımız dersek bunu MHP mi üstlenir mi? Yoksa ekmeğine yağ mı sürülür?
Çoğu devletin milli içkisi vardır; örneğin Rusların Votkası, Almanların Birası, Amerika ve İngilizlerin Whisky’si, Yunanlıların Uzo veya Mastikası, Fransızların Şampanyası…
Kim ne derse desin Türklerin de milli içkisi rakıdır. Alkollü içkilerin, özellikle rakının reklamı yasaklanabilir, fiyatları sürekli artırılabilir ama bu milletin rakı içmek rakı isteyen vatandaşlarının rakı içmesi önlenemez. Yasaklandığını düşünün; bu kez kaçak boğma rakılar üretilir (bazı bölgelerde üretildiği unutulmamalıdır). İçen yine içer…
Rakı içmek ve rakı sohbetleri bir kültür işidir. Bunu yaşayan bilir, içmeyen ise bunu zaten anlayamaz.
Türklerin milli içkisi ile rakı günleri, bira festivalleri bile yapılıyor. Rakı; balık, beyaz peynir, çeşitli mezeler ve kavun ile içilir. Kederliyken de, sevinçliyken de rakının yeri bir başkadır. Yalnızca “bayır turpu” diye tanımlanan insanlarla rakı içilmez.
Rakı şişelerinin üzerlerine zararları belirten etiketler sigaralarda olduğu gibi konulabilirse de ehli keyf insanlar bunu pek değil hiç takmaz. Siz sigara paketleri üzerindeki yazılardan ötürü sigarayı bırakan insanlar gördünüz mü?
İnsanın aklına elinde olmadan garip garip sorular takılır; rakı zararlı da asitli kola türü içecekler zararsız mı? Kuşkusuz arkalarında yerli ve yabancı sermaye grupları olduğundan onlardan söz etmek biraz zordur. Kısacası çıkar ilişkisi…
Bizim doğal maden sularımıza, gazozlarımıza ne oldu? Onların adını anan var mı?
Rakıya neden aslan sütü denilmiştir? İçenler neden birbirlerine “yarasın” derler?
Rakıyı yasaklamak isteyenler önce bu aslan sütunun bir açıklamasını yapmalılar diye düşünüyorum.
Bu arada Türkiye Geleneksel Alkollü İçki Üreticileri Derneği (GİSDER)’nin Türk rakısının Avrupa ve tüm dünyada Türk içeceği olarak tescili yönünde çalışmalar başlattığını basından öğreniyoruz. Milli içkimiz rakıyı da cacık, baklava, kebap gibi komşu devletlere kaptırmamız bundan böyle işten bile değil.
Sonra oturup ağlamak buna çözümü olamaz.
Milli içkimiz ayran gündeme geldi ama sanırım pek de tutmadı. Bakalım onun yerini şimdi ne alacak? Ancak üretimde yeni bir çığır açılacağa benzer; bundan böyle köpüklü, köpüksüz ayran bardakları yapılabilir. Ayran şişeleri de değişip 35’lik, 75’likler halinde piyasaya sürülebilir. Rakı yerine ver bir şişe 35’lik veya 75’lik ayran denilebilir.
Rakı içen mayhoş olursa, ayran içene de uyku basar…
Ayran ile gündem tutmazsa bakalım yerini ne alacak? Belki de Öyle Bir Zaman Geçer ki dizisindeki duşta sevişme sahnesi alır; duşta günah, yatakta sevap denilir.
Neyin ne olacağı belli mi olur!..