ABD'de yapılan başkanlık seçimlerinin sonuçlarına göre, Demokrat Parti'nin siyahi adayı Barack Obama ABD'nin yeni başkanı oldu. Kıran kırana geçen yarışta son olarak kritik Florida ve California eyaletlerini alan Obama, bu sonuçla Cumhuriyetçi rakibi John McCain'i alt etti.
ABD Başkanı George Bush, "harika" bir seçim sonucu başkan seçilen Barack Obama'yı zaferinden dolayı telefonla kutlarken, Beyaz Saray'a da davet etti.
Sözcüsünün açıklamasına göre, Obama'yı arayan Bush, "Sayın başkan, tebrikler! Sizin için, aileniz ve taraftarlarınız için müthiş bir gece. Laura ve ben sizi kutlamak için arıyoruz; sizi ve büyüleyici eşinizi..." ifadesini kullandı.
Bush, "Bu geçiş gayet yumuşak şekilde olacaktır. Siz, hayatınızın en büyük yolculuklarından birine çıkmaktasınız. Tebrikler, yolculuğun zevkli geçmesini dilerim" diye konuştu.
Bush, Obama ve ailesini Beyaz Saray'a davet etti. İktidar koltuğunu 20 Ocak'ta devredecek olan Bush, daha sonra da Obama'nın rakibi John McCain'i arayıp mağlup cumhuriyetçi adayı teselli etti.
Barack Obama kimdir?
Yazı boyutu ABD'nin yeni başkanı Demokrat Partili Barack Hussein Obama, Kenya asıllı Müslüman bir babayla beyaz bir Amerikalı annenin oğlu olarak 4 Ağustos 1961 tarihinde dünyaya geldi.
Hawaii Üniversitesi'nde tanışıp evlenen anne ve babası, Obama 2 yaşındayken boşandı.
Harvard Üniversitesi'nde burslu okuyan baba, daha sonra Kenya'ya döndü ve hükümet için çalıştı.
Obama 6 yaşındayken, annesi bu kez bir Endonezyalıyla evlendi, aile Cakarta'ya taşındı.
Endonezya'da yaşadığı 4 yıl boyunca laik ve Hıristiyan okullarına giden Obama, daha sonra büyükanne ve büyükbabasıyla yaşayacağı Hawaii'ye döndü ve eğitimine burada devam etti.
New York'taki Columbia Üniversitesi'nde Siyasal Bilimler okuyan Obama, 1988'de Harvard Hukuk Fakültesi'ne girdi, buradaki öğrenciliği sırasında "Harvard Law Review" dergisinin ilk Afrika kökenli Amerikalı yöneticisi oldu.

Siyasi yaşamı
1996-2004 yılları arasında Illinois eyalet senatörü olan Obama, 2004 yılında da ABD Senatosu'na seçildi.
Bu zaferinin ardından medyanın ilgisini çeken Obama, Washington'un en gözde isimlerinden biri haline geldi. Obama'nın iki kitabı, çok satanlar listesine girdi.
Barack Obama, 2007 başında başkan aday adayı olduğunu ilan etmesiyle birlikte, diğer aday adayı, eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın eşi Hillary Rodham Clinton ile uzun süreli bir mücadeleye girişti ve zaferini ilan etti.
New York Senatörü Hillary Clinton da, Demokrat Parti kurultayında adını yazdırarak, başkan adaylığı konumuna yaklaşan ilk kadın olarak Amerikan tarihine geçti.
Obama, kampanyasının başında "Washington'daki liderlerimizin, sorunlara pratik ve sağduyulu çözümler bulmak için bir arada çalışmaktan aciz olduğu görülüyor" diyerek, kendisinin bunu düzeltmeyi amaçlayacağını açıkladı.
Barack Obama'nın Demokrat Parti'nin resmen başkan adayı olduğu ise Haziran 2008'de kesinleşti. Seçim kampanyasında "değişim" sloganını kullanan Obama, başkanlık yarışında en çok bağış elde eden lider olarak da rekor kırdı.
ABD'nin Irak'a müdahalesi öncesinde savaşa karşı sesini yükselten, Irak savaşının başından beri bunu eleştiren Obama, İranlı liderlerle de koşulsuz görüşmeden yana olduğu yaklaşımıyla eleştirilmişti.
"Rock yıldızı Obama"
Obama, siyasette parlamasıyla birlikte hem ulusal, hem de uluslararası alanda "rock yıldızı" benzetmesi yapılan bir üne ve desteğe kavuştu.
Amerikalı ünlü talk şovcu Oprah Winfrey'yi kampanyasına katan Obama'ya destek veren diğer ünlüler arasında Hollywood dünyasından George Clooney, Scarlett Johannson, Robert de Niro, Tom Hanks, Matt Damon, Halle Berry ve ünlü müzisyen Bruce Springsteen başı çekiyor.
Obama, adının sürekli "Alabama" ya da "Yo Mama" gibi yanlış söylendiği konusunda espriler yapıyor. CNN televizyonu da Obama ile El Kaide lideri Usame'nin (Bin Ladin) adlarını karıştırmış ve özür dilemişti.
Barack Obama, 1964 doğumlu ve kendisi gibi Harvard Hukuk Fakültesi mezunu olan Michelle Robinson ile evli. Çiftin, Malia (10) ve Sasha (7) adlı iki kız çocuğu bulunuyor.
Bu arada zorluklarla da karşılaşan Obama, ikinci adının "Hussein" olmasından dolayı muhafazakar çevrelerden soğuk bir tutum gördü.
Mensubu bulunduğu kilisenin rahibinin ABD'yi hedef alan radikal yorumlarından da olumsuz etkilenen Obama, bütün bu dezavantajları aşarak sonuçta partinin başkan adaylığı için gereken delege sayısına ulaştı.
ABD tarihinde başkanlığa bu kadar yaklaşan ilk siyahi aday olan Barack Obama, 4 Kasım 2008'deki seçimleri kazanarak, ilk siyahi ABD başkanı olarak tarihe geçti.
Obama: "Rüya gerçek oldu"
ABD Başkanı seçilen Demokrat Senatör Barack Obama, zafer konuşmasını Chicago'daki Grant Park'ta yaptı. Seçmenlerine seslenen Obama, "Amerika'ya değişiklik geldi, rüya gerçek oldu" dedi.
Kürsüye eşi ve kızlarıyla gelen Obama, "Eğer hala ABD'de herşeyin mümkün olduğundan şüphesi olan biri varsa, demokrasinin gücünü kuşkuyla karşılayanlar varsa, bu akşam bütün bu sorulara cevap teşkil ediyor" sözleriyle konuşmasına başladı.
Seçmenlerine "Bu zafer size ait" diye seslenen Obama, "Bugün şu oldu: Biz bireylerin oluşturduğu bir ülke değil, mavilerin ve kırmızıların oluşturduğu bir ülke değil, ABD'yiz. Bunu gösterdik" ifadesini kullandı.
Eşine ve kızlarına da teşekkür eden Obama, bir ara kızlarına dönerek, "Şimdi artık evimize yeni bir köpek alabileceğiz, Beyaz Saray'a" dedi.
Obama, kısa bir süre önce kaybettiği büyükannesi için de, "Artık aramızda değil, ama inanıyorum ki, büyükannem beni izliyor. Kim olduğumu ona borçluyum, ona ölçülemez boyutlarda borçluyum" diye konuştu.
Büyük coşku
Barack Obama için Chicago'da çok büyük bir coşku yaşanıyor. Bugün sabahın erken saatlerinden beri parkta toplanan Demokrat Parti taraftarları, Obama'nın başkanlığı kazanacağının kesinleşmesinin ardından büyük sevinç gösterilerinde bulundu.
Obama yandaşları ve özellikle siyahi Amerikalılar sevinç gözyaşları içinde ve alkışlarla Obama'nın seçimi kazanmasını kutladı ve telefonla yakınlarını aradı. Bu dakikalarda ABD'nin pek çok kentinde telefon hatları kilitlendi.

Obama'nın konuşma yaptığı Grant Park tamamen doldu ve güvenlik önlemleri artırıldı. Parkta güvenlik şeridi daha fazla kişinin alana gelmesine fırsat verecek şekilde genişletildi.
Obama destekçileri büyük coşku içinde Cumhuriyetçi Parti adayı John McCain'in konuşmasını büyük ekrandan dinlediler, dinleyenler arasında bazılarının McCain'i yuhaladığı da görüldü.
Empire State ışıklarla aydınlatıldı
ABD'deki seçimler dolayısıyla New York'un İkiz Kuleler'in yıkılmasının ardından en yüksek binası olan Empire State binası bugün kırmızı-mavi ışıklarla aydınlatıldı.
Bina, ülkenin seçimler dolayısıyla Cumhuriyetçiler (kırmızı) ve Demokratlar (mavi) olarak ikiye ayrılmasının ardından iki partinin renklerine büründü.
Harlem'de de siyahiler, Obama'nın başkanlığını kutluyor.
Yapılan anketlerde Obama'nın özellikle gençler, kadınlar, siyahiler ve Hispaniklerden (Latin Amerika kökenliler) büyük oy aldığı belirtiliyor. Obama, bu grupların çoğunlukta olduğu New York'ta ezici farkla Cumhuriyetçi aday John McCain'i geride bıraktı.
New York'ta seçime özellikle siyahilerin ve Latin Amerikalıların yaşadığı Harlem ve Bronx gibi mahallelerden şimdiye kadar görülmemiş bir oranda katılım oldu.
Tarihi zafer 
ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adayı Barack Obama, başkanlık seçimini kazanan ilk siyah olarak Amerikan tarihine geçti.
Bugün ülkede oy kullanan siyahların bir kısmının, çocuklarında otobüslerde arka sıralara oturtulduğu, beyazlarla aynı üniversiteye gitmelerine izin verilmediği, Ku Klux Klan gibi ırkçı örgütlerin saldırılarına maruz kaldığı düşünülürse, Obama'nın bu zaferi hiç hafife alınamayacak.
Seçim kampanyası boyunca, "Bu ülke siyah bir adaya hazır değil" ya da "ABD'nin güneyindeki muhafazakar beyazların bir siyahı başkan seçmesi mümkün değil" yorumlarını dinleyen Obama, bütün bunları kulak arkası ederek, emin adımlarla Beyaz Saray'a yürüdü.
46 yaşındaki Obama'nın gençliği, "değişim" mesajı, interneti kampanyasında aktif bir şekilde kullanması, seçim kampanyaları tarihinde ilk defa SMS mesajıyla başkan yardımcısının kim olacağı gibi duyuruları kaydolan seçmenlere önceden duyurması, bu zaferi getiren etkenlerden bazılarıydı.
Obama, her şeyden önce, sadece ABD'de değil, bütün dünyada "bir umut" olarak algılanıyor. Rakip Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı John McCain, bu yüzden seçim kampanyası boyunca, Obama'nın sadece iyi konuşma kabiliyeti olan bir isim olduğunu, ülkeyi yönetmeye yeterli tecrübesi bulunmadığını vurgulayarak bu algılamayı değiştirmeye çalıştı. Ancak başarılı olamadı.
Tecrübesinin sınırlılığına rağmen Obama, Avrupa ve Orta Doğu'yu kapsayan ziyaretiyle devlet adamlığının provasını yaptı ve gittiği ülkelerde "ABD başkanı gibi" ağırlandı. Obama, "Amerika'nın iyi, olumlu olarak bilinen özelliklerine yeniden geri dönüşünü" simgeliyor birçokları için...

Tek taraflı eylemlerden, ABD Başkanı George Bush'un sergilediği "Ya bizimlesiniz ya da düşmandan yana" veya "Bize saldırılmadan biz saldıracağız" yaklaşımlarından uzak, yeni bir Amerika umudunu veriyor Obama. Bu yüzden de Irak savaşı nedeniyle ilişkilerin ciddi biçimde bozulduğu ve ABD'de "French fries" (Fransız usulü patates kızartması) sözünün bile "özgürlük patatesi" olarak adının değiştirildiği bir dönemin arkasından Obama, Fransa'yı ziyaretinde, Fransız halkı tarafından, Almanya'da Alman halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
ABD'de bu ziyaretlerin, "Obama seçimlere Fransa'da girse kazanırdı" şeklinde alaycı yorumlara yol açmasına karşın Barack Obama, dış politika konusunda tecrübesiz de olsa, bu konunun uzmanlarını bir araya toplayarak fikir alan, hem ABD'nin, hem de başka ülkelerin iyiliği için çalışan bir lider imajını perçinledi.
ABD'de ise Obama, zayıf olanın, daha az kazananın yanında yer alacağını özellikle vurguladı. McCain ile yakından ilişkilendirilen, petrol çevreleri, armatörlerle ilişkileri çerçevesinde bilinen Bush ve ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'den çok daha farklı bir tablo çizdi Obama.
Siyah, beyaz, Müslüman, Hristiyan kültürlerin arasında büyümüş, bütün bu kültürlerin özelliklerini taşıyan Obama, kimileri tarafından yeterince Hristiyan, kimileri tarafından da yeterince siyah bulunmadı. Kansaslı beyaz annesinin büyüttüğü Obama'nın, beyazların dünyasının bir ürünü olarak bazı siyahlar tarafından kabul edilmediği söylentileri bulunuyordu. Ancak Obama, bütün bunları boşa çıkardı ve bütün kültürler ve ırklar arasında birleştirici oldu.
Kendisi de siyah olan ve Cumhuriyetçi Partili olmasına karşılık Obama'yı destekleyen ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın mesajı önemliydi.
Powell, Obama'nın "gizli Müslüman" olduğu iddialarına karşılık, "Müslüman olsa ne olur? Bu ülkede 7 yaşındaki bir Müslüman Amerikalı çocuğun, bir gün bu ülkenin başkanı olma hayali kurmasında yanlış olan nedir" diye sormuştu. Powell'ın, Irak savaşında kendisinin de bir parçası olduğu Bush yönetimini, aldığı tek taraflı kararlar doğrultusunda eleştirmesi, Cumhuriyetçi Partinin, Obama'yı "terörle bağlantılı" olarak sergilemeye çalışması gibi uygulamalarını, partinin yanlış yöne gittiğinin bir göstergesi olarak sergilemesi, Obama'nın halktan aldığı desteği perçinlemesinde önemli rol oynadı.
Bu yılki başkanlık seçimlerinin bir başka özelliği ise, Obama'nın "değişim" mesajının ülkede tutması oldu. Daha önce ABD'de seçmenlerin ancak yüzde 50'sinin sandık başına veya elektronik oy verme makinelerinin başına gittiğinin görülmesine karşılık, bu seçimde müthiş bir seçmen ilgisi görüldü.
Yaklaşık 130 milyon seçmenin sandık başına gittiği söyleniyor. Obama, Washington'da eski politikaların değişeceğini ve uzlaşmacı bir yaklaşım izleyeceğini söylüyor. ABD'nin 44'üncü başkanlığına seçilen Obama, 20 Ocak 2009'da düzenlenecek yemin töreninden sonra, Beyaz Saray'ı ABD Başkanı Bush'tan devralacak. Bu tarihe kadar Bush, başkanlık görevini sürdürecek.

McCain'in kazandığı yerler ve delege sayısı: 156
Utah 5
Kansas 6
Texas 34
Georgia 15
Alabama 9
Arkansas 6
Kentucky 8
Batı Virginia 5
Güney Carolina 8
Oklahoma 7
Tennessee 11
Kuzey Dakota 3
Wyoming 3
Louisiana 9
Mississippi 6
Nebraska 4
Güney Dakota 3
Idaho 4
Arizona 10
Obama'nın kazandığı yerler ve delege sayısı: 278
California
Florida 27
Virginia 13
Nevada
Colorado 9
Iowa 7
Ohio 20
New York 31
New Mexico 5
Rhode Island 4
Michigan 17
Minnesota 10
Wisconsin 10
Connecticut 7
Delaware 3
District of Columbia 3
Illinois 21
Maine 4
Mmaryland 10
Massachusetts 12
New Hampshire 4
New Jersey 15
Pennsylvania 21
Vermont 3
Hawaii 4
Oregon 7
Bush Obama'yı kutladı
ABD Başkanı George Bush, bugünkü başkanlık seçimlerinden zaferle çıkan Demokratların başkan adayı Barack Obama'yı kutladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Bush'un Obama'yı başkan seçilmesinden dolayı arayarak kutladığı bildirildi.
AB Dönem Başkanı Fransa'nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de ABD'de başkanlık seçimini kazanan Barack Obama'yı kutladı. Sarkozy Obama'ya gönderdiği mektupta, 44. ABD başkanını kendisinin ve Fransa halkının kutladığını belirtti.
Obama'nın üstün başarısının olağanüstü kampanyasını taçlandırdığını belirten Sarkozy mektubunda, "Amerikan halkı sizi seçerek değişimi, açılmayı ve iyimserliği tercih etti" ifadesini kullandı.
Kenya'daki akrabaları sevinçli
Bu arada Barack Obama'nın Kenya'daki ailesi sevinçten havalara uçtu. Demokratik partinin başkan adayı olarak seçimlere katılan Obama'nın merhum babasının dünyaya geldiği Kogelo köyünde "Beyaz Saray'a gidiyoruz" nidaları yükseldi.
Bu arada polis, köyde güvenlik önlemlerini artırdı, ancak köyün yaşlıları ve Obama'nın akrabaları, "toprağın oğlu" olarak görülen Obama'nın zaferini paylaşmak için kendilerini sokaklara attı.

Önemli vaatleri
ABD'nin yeni başkanı olarak seçilen ve halka "değişim" vaat eden Barack Obama'nın, seçim kampanyası sırasında gerek kendi ülkesinde, gerekse uluslararası çapta önemli olan vaatleri, 5 ana başlıkta toplanıyor.
Reuters'ın analizine göre Obama'nın vaatleri ve seçilmesinin olası sonuçları şunlar olabilecek:
1. Obama, Irak'taki askerleri belirli bir düzen içerisinde çekmeyi, bu ülkedeki ABD askerlerini, her ay 1 tugay olmak üzere tamamen çekmeyi ve Afganistan'a daha fazla asker kaydırmayı vaat etmişti. Demokratlara oy veren seçmen, bu vaadini yerine getirmesi için Obama'ya baskı yapabilecek. Ancak Obama, son gelişmeleri, özellikle ABD'nin Irak'taki varlığının son aylarda sağladığı kazanımları dikkate alarak, bu vaadini yerine getirme konusunda yavaş davranabilir.
2. Obama, 20 Ocak 2009'da görevini devralacak. ABD ekonomisinde halkın tüketim harcamalarının arttırılarak ekonomik durgunluğa karşı mücadele edilmesini amaçlayan "ikinci teşvik paketi" bu tarihe kadar Başkan George Bush yönetimi ve Kongre tarafından yasalaştırılmazsa, Obama ve Kongre'deki demokratlar paketi geçirebilir.
3. Obama, kredi krizi içerisinde bulunan ve bu yüzden Wall Street'te hisse senetlerinin zayıflamasına, halkın emeklilik fonlarının değer kaybetmesine yol açan finans sektöründe yeni düzenlemeler için muhtemelen bir dizi adım atacak.
4. Obama, yıllık geliri 200 bin doların altında olan Amerikan vatandaşlarına vergi indirimi vaat etmişti. Bu kesim, toplam vergi mükelleflerinin yüzde 95'ini oluşturuyor. Obama, yıllık geliri 250 bin doların üzerinde olanların vergilerini ise arttıracağını söylüyordu. Ancak Obama ve Kongre'deki Demokratlar bu vaatlerinden kısmen geri adım atabilir. Vaatlerde belirtilenden daha küçükbir kesimin vergilerinde indirim, vaatlerde belirtilenin daha fazla bir kesimin vergilerinde ise arttırıma gidebilir.
5. Obama başkan seçilirse, ABD karşıtlığı ile tanınan devletlerin liderleriyle önkoşulsuz olarak görüşmeyi arzuladığını belirtmişti. Bu ülkelere örnek olarak İran, Küba ve Venezuela sayılabilir. Ancak Obama'nın bu ülke
liderleriyle görüşmesi, ABD'nin bu ülkelerle diplomatik trafiği yoğunlaştırdığı oranda anlamlı olabilecek.
Bush'tan devralacak
Dört yılda bir yapılan ABD başkanlık seçimiyle, ülkenin 44'üncü başkanı belirlendi. Seçilen Obama, 20 Ocak 2009'da düzenlenecek yemin töreniyle görevi ABD Başkanı George Bush'tan devralacak.
Bugünkü başkanlık seçimiyle Amerikan tarihinde ilk defa iki senatör birbirine karşı yarıştı. McCain Arizona, Obama da Illinois senatörü olarak ABD kongresinde görev yapıyor.
Seçimden yemine önemli aşamalar
Seçimde belirlenecek başkan ve yardımcısının, göreve başlaması için geçilmesi gereken önemli aşamalar var. Bu aşamalar ve tarihleri şöyle:
4 Kasım - Seçmenler genel seçimlerde her eyaletin 2. seçmenlerini seçti. Seçmenler teknik olarak başkan ve başkan yardımcısı adayları için değil, kendi eyaletlerinin, tercih ettikleri başkan adayına oy verecek 2. seçmenlerine, yani seçiciler kuruluna gidecek delegelere oy verdi.
9 Aralık - Eyaletlerin oyların yeniden sayımı, tartışmalar ve anlaşmazlıklarla ilgili sorunları çözmesi için son gün.
15 Aralık - İkinci seçmenler başkan ve yardımcısını seçmek için kendi eyaletlerinde toplanır. Federal yasalara göre, ikinci seçmenler eyaletlerindeki seçimlerde ortaya çıkan halkın tercihine uymak zorunda değiller.
24 Aralık - 2. seçmenlerin oy sonuçlarının yasalarca belirlenen, Senato başkanı ve başka yetkililere teslim edilmesi için son gün. Ancak bu tarihe uymayan eyaletlere karşı herhangi bir yasal yaptırım yok.
6 Aralık - Kongre ikinci seçmenlerin oylarını saymak için toplanır. Başkan ve Başkan yardımcısı adaylarının seçimi kazanmak için oyların çoğunu, yani
270 oy almaları gerekir. Hiç bir aday bu çoğunluğu sağlayamazsa, Temsilciler Meclisi Başkan'ı, Senato ise Başkan Yardımcısı'nı seçer.
20 Ocak - Seçilen Başkan yemin ederek göreve başlar.
Demokratlar süper çoğunluğa ulaşamayabilir
ABD'deki seçimde Demokrat Parti, Kongrenin üst kanadı Senatoda 51 üyeye ulaşarak çoğunluğu ele geçirmesine karşın, Senatonun, "süper çoğunluk" adı verilen ezici çoğunluğunun altında kalabilir.
100 üyeli Senatoda 60 sandalye hedefine varmak isteyen Demokrat Parti, bazı önemli pozisyonlarda Cumhuriyetçi Partili adayların kazanacağı tahmin edildiği için, bu hedeflerine ulaşamayabilir.
Son olarak North Carolina'da Cumhuriyetçi Partili Elizabeth Dole, Demokrat Partili Kay Hagen'a karşı yenildi. Dole, kampanyası boyunca, Senatoya yeni girmeye çalışan Hagen'ı "Tanrısız" olmakla suçlamıştı. Demokrat Parti adına bu önemli bir zafer.
Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, New Mexico'da Demokrat Partili Tom Udall ve New Hampshire'da Jeanne Shaheen, Cumhuriyetçi Partili rakiplerine karşı kazandı.
Demokrat Parti, Senatoda istediği 60 sandalyeli "süper çoğunluğu" sağlayabilirse, Cumhuriyetçi Partinin, "filibuster" denilen ve saatlerce konuşarak bir tasarıyı gündemden düşürme politikası olarak adlandırılan yöntemi kullanma şansı kalmayacak. Böylece Cumhuriyetçi Partinin, hiç bir tasarıyı engelleme imkanı olmayacak.

Bu seçimde, Senatonun 35 sandalyesi yenileniyor. Yenilenen bu sandalyelerin 23'ü Cumhuriyetçi Parti, 12'si Demokrat Partinin elinde bulunuyor.
Cumhuriyetçi Partili John Warner'ın elinde bulunan Virginia senatörlüğünü de, bu seçimde beklendiği gibi Demokrat Partili Mark Warner kazandı. John Warner, bu yıl emekli olduğu için koltuğu boşalıyor. Mark Warner'ın bu pozisyonu kazanması, çok önemli bir gelişme olarak görülüyor. Çünkü Virginia, geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti eğilimli bir eyalet.
Demokrat Partinin planını bozacak gibi görünen pozisyonlardan biri, Kentucky'nin Cumhuriyetçi Partili senatörü Mitch McConnell, beşinci kez koltuğunu kazanacak gibi görünüyor. Ilımlı Cumhuriyetçi Partili Susan Collins de, Maine'de seçimi kazanmaya yakın olarak görülüyor. Eğer bu olursa, Demokrat Partinin 60 sandalyeli ele geçirme planı gerçekleşmeyecek. Yine de her durumda Demokrat Partinin birçok sandalyeyi kazanması büyük bir avantaj olarak görülüyor.
Temsilciler Meclisi kısmına bakılırsa, şu anda Demokrat Partililer 199'a karşı 235'lik çoğunluğu elinde bulunduruyor. Bu seçimde, Temsilciler Meclisi'nin bütün sandalyeleri değişiyor.
Obama'nın yardımcı adayı Biden kazandı
Obama'nın başkan yardımcısı adayı, Delaware senatörü Joe Biden, yedinci dönem Delaware senatörlüğünü yeniden kazandı.
Delaware eyaleti kanunları, bir senatörün, hem ABD başkan yardımcılığı için, hem de senatörlük için yarışmasına izin veriyor.

Biden, ABD başkanlık yarışında Demokrat Parti kaybederse, Delaware senatörü olarak görevine devam edecek. Obama-Biden ikilisi, ABD başkanlık seçimini kazandığı takdirde, Biden'ın yerine eyaletin görevinden ayrılmak üzere olan valisi Ruth Ann Minner tarafından başka bir isim senatör olarak atanacak.
Obama'nın başkan seçilmesine Yahudi kuruluşları ONAY verdi, Aksi taktirde Aday olması bile sözkonusu değildi. abd'de bu hep böyle olmuştur. Yahudi'ci olmasına Obama'nın SİYAH olması engel değildir.
ABD nin kuruluşu OSMANLInın eyaletler sistemiyle müsemmadır.OSMANLInın başarısı kadar başarılı olmasada,ABD devlet,millet olma yolunda hızla ilerlemektedir.Herkesin ABD için tek yürek olduklarını gösterdiler.Bizede ALLAH nasip etsin.Devlet ve Millet olmanın şuurunu ALLAH bize göstersin.Dolduruşla ne Millet nede Devlet olunur.Bakın Gürcistana!Bir dolduruşla RUSYAya kafa tutma olayı,nelere mal oldu??Barak Hüseyin OBAMA,ABD de efsane başkanlardan biri olacaktır.Ama nasıl?bunu zaman gösterecektir.çünkü ABD de günde ortalama 51 kişi Müslüman olmaktadır.GAMZE Elaziz..
obama zorlu bir parkuru geçti amerika siyahtı beyaz oldu yine siyaha dundu bence abd aslını yakalamak istiyor. ne kadar başaracak zaman gösterecek bizim kultürümüzde bi söz vardır. katranı kaynatsan olurmu şeker aslı ney se birgün gelir aslına çeker ben obama nın abd için büyük değişim olacağına inanıyorum. ama hangi yönde o şüpheli
ABD devleti icin bir devrim niteliginde ama görelim bakalim ABD sahinleri bu esmer adamin yönetimine ne kadar tahammül edecekler...