Erdoğan yüzde 50 ile ‘ustalık’ dönemine başladı
2011, Türkiye için hareketli bir yıl oldu. 28 Şubat sürecinde başbakanlığını bırakmak zorunda kalan Türk siyaset tarihinin önemli isimlerinden Erbakan, 27 Şubat’ta yaşamını yitirdi. 12 Haziran’da bir seçim yaşayan Türkiye, 29 Temmuz’da komuta kademesinin istifasıyla sarsıldı... Yemin kriziyle gerilen Genel Kurul’da bardak da kırıldı, itekleşmeler de yaşandı. CHP’li Hüseyin Aygün’ün başlattığı ‘Dersim’ tartışması özür getirdi. Yıla damgasını vuran soruşturmalar arasında ilk sırayı gazetecilere yönelik tutuklamalar ile KCK soruşturmaları aldı...
2011 yılında Türkiye yeni bir genel seçim yaşadı ve yeni parlamentosunu oluşturdu. 2001 yılında kurulan ve 3 Kasım 2002’de yapılan milletvekili genel seçiminde iktidar olan AK Parti, üst üste üçüncü kez genel seçim kazanarak 2007’deki yüzde 47.2’lik oyunu yüzde 49.8’e yükseltti ve üçüncü kez iktidar oldu. 12 Haziran seçimlerine 15 parti girdi, ancak sadece 3 parti seçim barajını aşabildi. AK Parti’nin yüzde 49.8’lik oyuna karşılık, CHP yüzde 26, MHP ise yüzde 13 oy aldı. Seçim sonucunda oy oranını yükseltmesine karşın AK Parti’nin Meclis’teki sandalye sayısı 2007’ye kıyasla daha düşük kaldı ve 340’dan 327’ye indi, CHP 135, MHP de 53 sandalye kazandı. BDP’nin ise yüzde 10’luk seçim barajına takılmamak için “Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloku” oluşturarak desteklediği bağımsız adaylarla aldığı oy yüzde 6.6 oldu. Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince parti üyesi olamadıkları için bağımsız statüsünde kaldı. Aynı platformun desteğiyle seçilen KDP Genel Başkanı Şerafettin Elçi ve Emek Partisi Kurucu Genel Başkanı Levent Tüzel BDP çatısı altına girmediler.
Komuta kademesi bıraktı oturma düzeni değişti
ORG. ÖZEL DÖNEMİ: 2011’de damga vuran kritik gelişmelerden biri de komuta kademesinin topluca görevi bırakması oldu. YAŞ toplantısı eşiğinde 29 Temmuz akşamı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile üç kuvvet komutanı, birlikte görevi bıraktılar. Bu yıl 30 Ağustos’ta emekliye ayrılmaları beklenen 3 kuvvet komutanı görevi 1 ay erken bırakırken, geçen yıl Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlenen Koşaner görevi 2 yıl erken bırakmaya karar verdi. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Necdet Özel ise önce vekaleten, ardından da asaleten Genelkurmay Başkanı oldu.
OTURMA DÜZENİ DEĞİŞTİ: YAŞ’ta oturma düzeni ilk kez değişti. Daha önce Başbakan ve Genelkurmay Başkanı masanın başında yan yana otururken, son YAŞ’ta Başbakan Erdoğan tek başına oturdu. Gül’ün isteğiyle 18 Ağustos’taki son MGK toplantısında da oturma düzeni değişti. Sivil üyelerin masanın bir tarafında asker üyelerin bir tarafında yer aldığı oturma düzeni yerine üyelerin protokol sırasına göre asker-sivil karışık oturması tercih edildi. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kutlamaları kabul etme görevinde de değişiklik yapıldı. Daha önce Genelkurmay Başkanı’nın kabul ettiği kutlamaları, Başkomutan sıfatıyla Cumhurbaşkanı’nın kabul etmesi benimsendi ve mevzuatta gerekli düzenleme yapıldı.
ASKER MECLİS’TEN ÇIKTI: Atatürk’ün emriyle kurulan ve 91 yıl boyunca TBMM’de görev yapan Muhafız ve Tören Taburu, yeni Meclis Teşkilat Yasası kapsamında Meclis ana yerleşkesi ve saraylar dahil bağlı birimlerde güvenlik görevinin polislere teslim edilmesi üzerine, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in de katıldığı bir törenle parlamentodan çıktı. Yılın son günlerinde yaşanan bu gelişme en önemli sivilleşme adımlarından biri oldu.
Üçüncü sima da gitti
Türk siyasetinin bir dönemine damga vuran dört önemli simadan üçüncüsü de aramızdan ayrıldı. Alpaslan Türkeş ve Bülent Ecevit’in ardından bu yıl Necmettin Erbakan da hayatını kaybetti. 12 Eylül’den önce Ecevit’le bir kez, Demirel ile iki kez koalisyon ortaklığı yapan, 1997’de de Tansu Çiller’le kurduğu koalisyon hükümetinin başbakanı olan Erbakan, 27 Şubat’ta vefat etti. Kurucusu ve genel başkanı olduğu dört partisi de kapandıktan sonra Saadet Partisi’nin başına geçen ancak kayıp trilyon davası nedeniyle mahkum olduğu hapis cezasını evinde çeken Erbakan, günlerce hastanede tedavi görmesine rağmen sağlığına kavuşamadı. 28 Şubat sürecinde başbakanlığı bırakmak zorunda kalan Erbakan’ın 1 Mart’ta yapılan cenaze törenine TSK da çelenk gönderdi.
Erdoğan için hem güzel hem zor geçti
REKOR KIRDI: Mart 2003’te ilk kez Başbakan olan Erdoğan, 10 yıl Başbakanlık yapan Adnan Menderes’i sollayarak 12 yıl Başbakanlık yapan İsmet İnönü’nün rekorunu egale etti.
ANNESİNİ KAYBETTİ: Erdoğan’ın 88 yaşındaki annesi Tenzile Erdoğan, 20 Eylül’de şiddetli karın ağrısı şikayeti ile İstanbul Medipol Hastanesi’nde tedavi altına alındı. 1 Ekim’de safra kesesi operasyonu geçiren Tenzile Erdoğan, 7 Ekim sabahı hayatını kaybetti.
AMELİYAT OLDU: Annesini kaybettikten yaklaşık 1.5 ay sonra Başbakan da bir ameliyat geçirdi. Erdoğan’ın 26 Kasım’da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sindirim sistemi ameliyatı olduğu, kamuoyuna 28 Kasım’da açıklandı, 29 Kasım’da da taburcu olarak Üsküdar Kısıklı’daki evinde istirahate çekildi. Erdoğan, evinden ilk kez 10 Aralık’ta çıkarak Dolmabahçe’deki çalışma ofisine gitti ve kısa bir süre kaldı.
Yemin krizi Meclis’i gerdi
12 Haziran seçimleriyle oluşan 24. dönem parlamentosu TBMM tarihinde ilk kez “tavır” olarak “boykot” ve “yemin etmeme” protestolarının gölgesinde yemin töreni yaptı. BDP, Hatip Dicle’nin vekilliğinin düşürülmesi ve 5 tutuklu vekilin tahliye edilmemesi nedeniyle TBMM’yi boykot kararı alırken, CHP’de 2 tutuklu milletvekilinin tahliye talebinin reddedilmesi üzerine Meclis’e gelip yemin etmeme tavrını benimsedi. 28 Haziran’daki yemin törenine, boykotçu BDP’liler gelmezken, CHP grubu ise tam kadro salonda olmasına karşın geçici Meclis Başkanı CHP’li Oktay Ekşi dışında kimse milletvekili andını içmedi. 4 Temmuz’da TBMM Başkanı seçilen Cemil Çiçek’ten partilere diyalog çağrısı geldi. 8 ve 11 Temmuz’da AK Parti ve CHP heyetleri arasında yapılan görüşmelerde varılan mutabakat ortak metne döküldü. CHP’liler 11 Temmuz’da yemin ettiler. BDP’liler ise, 1 Ekim’de boykotlarını bitirerek yemin ettiler.
Kasetler damgasını vurdu
MHP’LİLER İSTİFA ETTİ: 2010’da Deniz Baykal’ın CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmesine neden olan kaset görüntüleri, 2011’de de MHP’yi vurdu. MHP’de aralarında parti yöneticilerinin de bulunduğu 9 kişinin görevlerinden istifa etmelerine ve milletvekili adaylığından çekilmelerine neden oldu. Sadece İhsan Barutçu milletvekili adaylığından çekilmedi ve partisinin ihraç etmesine rağmen bağımsız milletvekili olarak parlamentoya girdi.
KOMUTANIN SES KASETİ: Eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Işık Koşaner görevi bıraktıktan sonra peş peşe iki ses kaseti kamuoyuna yansıdı. TSK içindeki olumsuzluklara ilişkin özeleştiri niteliğindeki konuşmaların ortam dinlemesi yoluyla elde edildiği ileri sürüldü, olay aydınlanmadı.
OSLO GÖRÜŞMELERİ: 2011’e damga vuran bir başka kaset olayı da, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın henüz Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı iken, Başbakan’ın özel temsilcisi sıfatıyla dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı ile birlikte PKK temsilcileri ile yaptıkları görüşmenin ses kayıtları oldu
‘Dersim’ özürü
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün “Dersim’in sorumlusu devlet ve CHP’dir; Atatürk de katliamdan haberdardı” şeklindeki açıklaması, hem CHP içinde hem de iktidar ile anamuhalefet arasında gergin tartışmalara yol açtı. CHP’li 12 milletvekili yayınladıkları bildiriyle Aygün’e tepki gösterdi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis’te Dersim olaylarıyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulabileceğini söylerken, Başbakan Erdoğan 22 Kasım tarihindeki grup toplantısında, Dersim olayını “facia” olarak nitelendirip, aşiret mensubu Tuncelili bir Genel Başkana sahip olmanın CHP’nin bu facia ile yüzleşmesi için eşssiz bir imkan olduğunu söyledi.
Genç kürsüden yaka paça indirildi
10 Kasım’da Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü nedeniyle yapılan anma konuşmalarının ardından CHP’li Kamer Genç’in kürsüye Deniz Feneri davasıyla ilgili tahliye kararlarını protesto amacıyla yanında taşıdığı “fener” ile çıkması Genel Kurul’da tansiyonu yükseltti. Genç’in Cumhurbaşkanı’nı ve Başbakan’ı eleştirmesi Genel Kurul’da gerilimi tırmandırdı. AK Parti Çorum Milletvekili, TBMM İdare Amiri Salim Uslu, yaka paça Genç’i kürsüden indirmeye çalıştı. Ve ortaya böyle bir görüntü çıktı.
BDP’li Kaplan bardak kırdı
Bir kürsü olayı da 10 Aralık’ta yaşandı. BDP’li Hasip Kaplan açıklanan şike iddianamesinde AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin de adının geçtiğini söyledi. Canikli’nin, Kaplan’ı “hukuk teröristi” ilan etmesi parlamento tarihine geçen bir kürsü eylemine zemin hazırladı. Kürsüye gelen Kaplan, kürsünün üstünde duran bardağı eliyle kürsüye vurarak kırıp, canının yanmasının da etkisiyle parçalarını AK Parti sıralarına doğru savurdu.
KCK’da gazeteciler tutuklandı
Terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması KCK’ya yönelik operasyonlar 2011’de de devam etti. Özel yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nca açılan davanın devamı niteliğindeki operasyonlar kapsamında Nisan 2009’dan bu yana yaklaşık 500 kişi tutuklandı. Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ise avukatlar ve gazeteciler tutuklandı. İstanbul’da Aralık’ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 33’ü avukat 34 kişi tutuklandı. KCK’nın medya ayağına yönelik olarak 20 Aralık’ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 58 gazeteciden aralarında Vatan Gazetesi muhabiri Çağdaş Ulus’un da bulunduğu 35 kişi tutuklandı.
Konu ile ilgili konulan resme baktıktan sonra, uzunca yazılan makaleyi okumaya pek gerek kalmıyor; zira resimdekiler, siyasetlerinin nasıl geçtiğini ve gelecek yılda da hangi amaçlarında olacağını açıkça ortaya koymuşlar. Biri, hiddet ve celâlet içinde ne yapacağının belirsizliği içinde bir tavır takınmış; bir diğeri de, kesin olarak ortaya koyamadığı siyasi anlayışının bocalamaları içinde her an gitmeye hazır bir şekilde "veda niteliğinde" elini sallamış; geriye kalan kişi de, çaresizlikler içinde sorunlarını halletmek amacıyla ve Allah'tan medet ummak için gözlerini göğe dikmiş !.. Sonuçta, millet olarak gene kendi kendimizle başbaşa kaldık ! Yeni yılımız kutlulu olamasa da, hiç olmaz ise milletimiz için hayırlı olsun !