Yumurta eylemleri hakkında öyle sözler ediliyor ki, insan çok tehlikeli bir silahtan bahsedildiğini sanıyor.
Halbuki geçmişe şöyle bir baktığımızda yumurtanın demokrasinin vazgeçilmez bir enstrümanı olduğunu görüyoruz.
Yumurta kelimelerin kafi gelmediği durumlarda ağırlıklı olarak öğrencilerin ve çevrecilerin bazen de milletvekillerinin imdadına yetişiyor. İşte kimi siyasilerin örgüt işi deyip günümüze neşe kattığı "yumurta"nın demokrasiye katkısı...
İngiltere Başbakanı David Cameron, geçtiğimiz mayıs ayında Cornwall bölgesindeki bir okula yaptığı ziyaret sırasında, 16 yaşında bir öğrenci tarafından atılan yumurta ile omzundan vuruldu.
Seçim kampanyası süresince tavuk kılığına girmiş muhalif bir muhabir tarafından takip edilen Cameron, "Böylece hangisinin daha önce geldiğini öğrendim, yumurta değil tavuk!" diye espri yapmıştı.
Eski ABD Başkanı Bill Clinton 2001 yılında Varşova'da, Polonyalı bir protestocunun attığı yumurtanın hedefi oldu. Tepkisi "Neyse ki iyi bir nişancı değilmiş" oldu.
Fransız Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy'e 2008'de gerçekleştirdiği Dublin ziyareti sırasında yumurta atıldı. Yumurtayı atan Fransız Michel Audron 150 euro tutarında bir para cezasına çarptırıldı.