|
ISPARTA’da Atlasjet uçağının düşmesiyle ilgili Hürriyet’e değerlendirmede bulunan havacılık uzmanları, uçağın düşme nedeninin kara kutunun yanı sıra Isparta’yı da kontrol eden Ankara, Antalya ve İzmir’deki ana radar merkezlerindeki kayıtların detaylı incelenmesi sonucunda aydınlanabileceğini söylediler. Uzmanlar aydınlatılması gereken can alıcı sorunun şu olduğunu söylediler: "Kaptan pilot Serhat Özdemir Isparta kuleye pisti karşına aldığı anlamına gelen "in-bound olduğunu" bildirmesine rağmen, uçağın düştüğü yer, neden olması gereken yerin tam karşı istikametindeydi?" Uzmanların değerlendirmeleri şöyle oldu: |
Hem ona hem bize yazık Doktorun kafası karışık |
Ah o müdanasız gözler Ertuğrul Özkök yazdı... |
Misafir olduğu düğünde gelin kendi kızı çıktıMersin’de yaşayan Süleyman Karpuz, kızı Hülya’yı (15) kaçıran aileyle, gençlerin önümüzdeki yıllarda evlenmesi şartıyla anlaştı. Söz kesildikten sonra, genç kızı misafirliğe davet eden damat tarafı, ardından da Süleyman Karpuz ve ailesini "Akrabalarımızdan biri evleniyor. Siz de gelin" diyerek Nevşehir’e çağırdı. Karpuz ailesi, gittikleri düğünde kızlarının telli duvaklı gelin olduğunu görünce neye uğradıklarını şaşırdı. MERSİN Fatih İlköğretim Okulu 6’ncı sınıf öğrencisi Hülya Karpuz (15), chat’te tanıştığı 19 yaşındaki Gökhan Erişik’le 26 Aralık 2006’da kaçtı. Hülya’nın babası Süleyman Karpuz, polise haber verip, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gökhan’ın ailesi, Hülya Karpuz’u ailesine teslim etti. Bir hafta sonra Gökhan’ın ailesi Hülya’yı istedi ve söz kesildi. Gökhan Erişik’in, Nevşehir’de oturan ailesi, Hülya’yı akrabalarıyla tanıştırmak için bir haftalığına evlerine davet etti. Ardından Süleyman Karpuz’u arayan aile, "Akrabalarımızdan biri evleniyor. Siz de çocuklarınızla gelin, tanışmış olursunuz" dedi. Süleyman Karpuz boşandığı eşi Zehra Çiçek ve 6 çocuğuyla birlikte Nevşehir’e gitti. Doğrudan düğün salonuna giden aile, bir masaya oturtuldu. 15 dakika sonra davetlilerin alkışları arasında gelin ve damat salona girdi. Karpuz Ailesi duvağı açılan gelinin henüz 15 yaşındaki kızları Hülya olduğunu görünce neye uğradığını şaşırdılar. |
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) Irak’ın kuzeyine gerektiğinde sınır ötesi operasyon yetkisinin verildiğini açıklamasının ardından, ilk operasyon dün gerçekleşti. |
"Konya" adlı THY uçağı, Diyarbakır Havaalanı’na inişe geçerken düşmüştü. 75 kişinin yaşamını kaybettiği bu kazada Aliye İl kurtulmayı başardı. İşte Aliye İl’in yaşadığı korku dolu o anlar...
|
|
Maçtan dakikalar... |
Fransa Cumhurbaşkanı’nın, Türkiye’yi AB dışına itmek ve AB sınırlarını belirlemek amacıyla önerdiği ’Akil Adamlar Komitesi’nin adı, "düşünce grubu" olacak ve AB’nin mevcut politikalarına alternatif üretmeyecek. Portekiz’in taslağına göre "Düşünce Grubu", kurumsal konuları tartışmayacak ve AB’nin mevcut politikalarının gözden geçirilmesi konusuna girmeyecek. Yeni oluşum, Avrupa sosyal modelinin yaratacağı ekonomik gelişmeleri inceleyecek, göç, enerji ve iklim değişikliği gibi konuların getireceği olası sorunların önüne nasıl geçilebileceğine bakacak ve bölgenin istikrarının nasıl sağlanabileceği gibi konularda fikir üretecek. "Düşünce Grubu", bu konuda hazırlayacağı raporu, mart 2010’da toplanacak olan AB liderlerine sunacak. Böylelikle Fransa’nın "akil adamlar" komitesini gerekçe göstererek itiraz ettiği Türkiye ile açılması beklenen iki başlığın önündeki engel de kalkacak. |
Dört sihirli limit Havacılığın 4 limiti vardır: 1- Uçağın limitleri 2- Meteorolojik limitler 3- Havalimanının limitleri 4- Pilotun limitleri Evet, pilotun limiti haddini bilmektedir. Had kurallardır. Sivil havacılık, şartlar ne olursa olsun sadece kuralları uygulamayı emreder. En ufak bir taviz, cesaret, aşırı güven kabul etmez. Sivil havacılık mükemmel denetimler ister. Uçaktan meydanlara, teknikten pilotun eğitimine kadar sürekli, bıktıran, usandıran, yoran denetimler ister. Ah, ne hazin ki bu limitlerin arasına sıkışan yine feci bir kaza yaşadık. Tam da Türk Sivil Havacılığı’nın doruklara tırmandığı bir dönemde. Tam da uçak imalatçılarının 2026 yılına kadar sektörün zirve yapacağını açıkladıkları bir dönemde. Bir 11 Eylül olsa bile insanların uçak yolculuğuna ilgilerinin gelecek yıllarda giderek artacağının cesaretle tasarlandığı bir dönemde... WORLD FOCUS ŞAİBESİ World Focus Havayolları’nın uçağı gidip Isparta’da dağa oturdu. Pırıl pırıl bir gecede, mehtabın havalimanını tabak gibi gözler önüne serdiği bir gecede, faciayla irkildik. Neredeyse bütün şartlar uçmak için en güzel geceyi gösteriyordu. Ama korkunç facia sabahın aydınlığına taşındı. Dehşet veren bir resim, sonsuz acıların fotoğrafı oldu. Uğur Cebeci yazdı.. |
Uçak faciası 57 can aldı İçinde 50 yolcu ile 7 kişilik mürettebat bulunan ve Isparta Havalimanı'na inişe geçtiği sırada kaybolan Atlasjet uçağının, Keçiborlu ilçesindeki Türbetepe'de enkazı bulundu. 57 kişiden kurtulan olmadı AHMET İSTEK, SONER KAVAK, OSMAN NURİ BOYACI, TURAÇ TOP, CESUR SERT, HASAN ÖZBEK, RAMAZAN ACAR, MEHMET ÇINAR, RAMAZAN ÇETİN, SELAMET ŞAHİN Isparta DHA İstanbul-Isparta seferini yapan Atlasjet Havayolları uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı'na iniş için alçalırken düştü. Isparta'nın Keçiborlu ilçesindeki Türbetepe'ye çarpan uçağın 7 kişilik mürettebatı ile aralarında 1.5 aylık bir bebeğin de bulunduğu 50 yolcudan kurtulan olmadı. World Focus Havayolları'ndan kiralanan, Atlasjet Havayolları adına uçuş yapan KK4203 sefer sayılı MD83 tipi uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Isparta'ya saat 23.20'de havalanması gerekirken, Priştina seferinden geç dönmesi nedeniyle saat 00.51'de kalkış yaptı. Uçak, saat 01.36'da Süleyman Demirel Havalimanı'na inişe geçtiği sırada radardan kayboldu. Göl için hazırlık yapıldı Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin uçağın kaybolduğu bilgisini vermesiyle arama- kurtarma ekipleri ve jandarma başta olmak üzere tüm güvenlik birimleri seferber oldu. Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı arama kurtarma helikopterleri bölgeye sevk edildi. Uçağın koordinatlarını uydu aracılığıyla bildiren 'ELT' cihazından sinyal alınamayınca, çevredeki göllerden birine düşmüş olabileceği olasılığı göz önüne alınarak, aramalar buralara da kaydırıldı. Uçağın kaybolduğu haberi üzerine yolcu yakınları, İstanbul Atatürk Havalimanı ve Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'na akın etti. |
Güvenlik kamerası kayıtlarında yeralan, Melike Ceylan'ın uçağa binerken küçük kızına verdiği öpücük, yüreklerdeki acıyı bir kat daha dağladı.
Melike Ceylan, lohusalık dönemini İstanbul'da geçirdikten sonra dün akşam, bebeğine bakmasına yardım etmek için bir süre yanında kalacak olan annesi ve kızını alarak düşen uçağa bindi. Acı haberi alan Bülent Ceylan, enkazın bulunduğu alana koştu. |
Türkiye'nin kimlik röntgeni Taha Akyol yazdı... |
Fiziğe adanan bir hayat dağa çakıldı Uçak kazasında yaşamını yitiren Prof. Arık, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ne (CERN) Türkiye'nin üye olması için uğraşırken, bir yandan da göğüs kanseriyle savaşıyordu Uçak kazasında yaşamını yitiren Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık (59), yaşamını bilimsel çalışmalara adamış bir bilim insanıydı... Arık, 1969'da İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümü'nden mezun olduktan sonra Pittsburgh Üniversitesi'nde mastır ve doktora yaptı. 1979'da Boğaziçi Üniversitesi'ne geçti. 1997-2000 yılları arasında Viyana Üniversitesi'nde görev yaptı. 1985'ten beri de Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapıyordu. "Deneysel Yüksek Enerji Fiziği" alanında yaptığı çalışmalarıyla, uluslararası alanda da tanınıyordu. Arık, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ne (CERN) Türkiye'nin üye olup buradaki temel bilimlerden ve bu yıl deneyi yapılmakta olan 'evrenin yaratılış teorisi' Big Bang'den (Büyük Patlama) Türk fizikçilerinin yararlanması için büyük mücadele vermişti. TÜBİTAK'ın bilim dünyasının büyük önem verdiği bu deneye maddi destek vermemesi, hatta, 'ilgilenmiyoruz' diyerek geri çevirmesi Arık'ı çok üzmüştü. Türkiye'nin CERN'e üye olup Türk biliminin gelişmesi için yıllarca uğraş veren Arık, göğüs kanseri olmasında bu konulara üzülmesinin de payı olabileceğini belirtmişti. Ve Arık'ın bu uğraşı, geçen yılın sonunda semeresini vermişti. Arık, bu deneye katılacak Türk fizikçilerine TAEK'in (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) maddi destek vermesini sağlamıştı. CERN'deki Türk grubunun başkanı olan Arık, bundan sonraki hedefin Türkiye'nin CERN'e gözlemci üye değil, tam üye olmasının sağlanması olduğunu vurgulamıştı. Türkiye'nin toryum açısından zengin olduğunu belirtiyor ve toryumla çalışan nükleer reaktörlerin kurulması konusunda da araştırmalar yürütüyordu. |
Yetki TSK'da Başbakan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne 28 Kasım'da sınır ötesi operasyon yapma yetkisi verdiklerini, ancak bunun operasyonun başladığı anlamına gelmediğini belirtti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de onayıyla 28 Kasım'da sınır ötesi operasyon yapma yetkisi verdiklerini söyledi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı başkanlığa seçilmesi nedeniyle makamında ziyaret eden Erdoğan, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Almanya'dan teröristler iade edildi. Süreç böyle mi devam edecek, yoksa tezkere kullanılacak mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Biliyorsunuz 17 Ekim'de tezkereyi TBMM'den aldık. Bu karar üzerine ayın 24'ünde Genelkurmayımıza, daha önce Genelkurmay Başkanımızın da açıkladığı gibi talepleri ile alakalı yazımı yazdım. Buna karşın Genelkurmay Başkanlığımızın da 1 Kasım'da talepleri ile ilgili yazı bana geldi. Ve ardından 28 Kasım günü bizler de Bakanlar Kurulu kararımızı aldık ve Cumhurbaşkanımızın onayıyla şu anda sınır ötesi operasyona ilişkin Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yetkilendirilmiştir." 'Operasyon başlamadı' "Harekât emri verildiğini mi anlamalıyız?" sorusuna karşılık, bunun operasyonun başladığı anlamına gelmediğini vurgulayan Erdoğan, "Arkadaşlar ifademe lütfen dikkat edin, saptırılmasın. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz 28 Kasım itibariyle yetkilendirilmiştir. Çerçevesi o yetkinin içerisindedir" dedi. Erdoğan, "ABD elçisinin 'anlık istihbarat paylaşımının başladığı, sonuçlarının Türk yetkilileri tarafından açıklanması gerektiğine' yönelik açıklaması oldu. Somut bir sonuç var mı?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Amerika seyahatimizde Başkan Bush'un da ifadesi. Daha önce bu anlık istihbarat paylaşımı ne yazık ki olmuyordu. Bunu biz orada kendilerine de ilettik ve kendileri de açıkça ifade etti. |
Çetin Altan yazdı... |
| Yüksek ücretliye büyük haksızlık Asgari geçim indiriminde, yüksek ücret alan, dolayısıyla yüksek vergi ödeyen cezalandırılıyor. Sistem yüksek ücretlilerde binlerce YTL'lik kayba yol açıyor. 10 bin YTL maaş alan da asgari ücretli kadar indirim alacak Eski vergi iadesi sistemi toplanan belgelerde yazılı tutarların belli bir oranının vergi matrahından indirilmesi suretiyle uygulanıyordu. Yani hesaplanan indirim tutarı düşülerek ücretlinin vergisi yeniden hesaplanıyor, ödenen verginin bu yeni hesaplanan vergiden fazla olan kısmı ücretliye iade ediliyordu. Böyle olduğu için de yüksek ücret alan, dolayısıyla yüksek vergi ödeyen daha yüksek vergi iadesi alıyordu. Oysa bunun yerine getirilen asgari geçim indiriminde 'matrahtan indirim' değil 'vergiden indirim' yapılacak. İşin püf noktası bu. Yani çalışanın ücret düzeyinin hesaplamada hiçbir etkisi yok. İade tamamen eş ve çocuk durumuna göre hesaplanıyor. Dünkü Milliyet'te bazı alternatiflere göre aylık iade tutarlarını hesapladık. Asgari geçim indirimi yurtdışında esas itibariyle matrahtan indirim şeklinde yapılan bir uygulama. Biz pek çok ülkede uygulanan bu sistemi alırken, dünya uygulamalarının aksine vergiden indirimi icat etmişiz. 2 bin YTL iade alan, 837 YTL alacak Bir örnek verecek olursak, aylık vergi matrahı 4 bin YTL olan, eşi çalışmayan iki çocuklu bir ücretlinin 2007 yılı vergisi 11 bin 655 YTL. Bu ücretli eski sisteme göre tam belge verse yıllık 2 bin 151 YTL iade alacaktı. Oysa şimdi yıllık (69,75 x 12=) 837 YTL iade alacak. Ücret yükseldikçe makas açılıyor. Orta ve yüksek ücretliler aleyhine olan yeni sistem birçok nedenle eleştirilebilir. Yüksek vergi ödeyen cezalandırılıyor Yüksek ücret almak suç değil. Kimse sebepsiz yere yüksek ücret ödemez. Yüksek ücretin eğitim, bilgi birikimi, deneyim gibi pek çok gerekçesi var. Yüksek ücret alan kişi yüksek vergi öder. Vergi tarifemiz artan oranlı bir yapıya sahiptir. Düşük ücretliler yüzde 15 vergi öderken yüksek ücretliler yüzde 35'e varan oranlarda vergi öderler. |
Cumhurbaşkanı Gül, YAŞ'ın ihraç kararlarını imzaladı Cumhurbaşkanı Gül, başbakan olduğu dönemde muhalefet şerhi koyduğu Yüksek Askeri Şûra kararlarını onayladı. Erdoğan ile Vecdi Gönül ise oyçokluğuyla alınan 7'si irticai faaliyetten olmak üzere toplam 38 personelin ihraç kararlarına yine şerh düştü Yüksek Askeri Şûra (YAŞ), uyuşturucu alışkanlığı veya ahlakdışı ilişkileri bulunan 31, irticai tutum ve davranışları tespit edilen 7 olmak üzere, toplam 38 personelin ordudan ihraç edilmesine karar verdi. Genelkurmay Başkanlığı şûrayla ilgili kamuoyuna açıklama yaparken bir ilke imza atarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün ihraç kararlarına şerh koyduğunu gösteren bir ifadeye yer verdi. Açıklamada, ihraç kararlarının "oy- çokluğu" ile alındığı belirtilerek, şûra çalışmalarına katılan hükümet üyelerinin kararlar alınırken oylamada aleyhte oy kullandığı gösterildi. YAŞ, iki günlük kış dönemi olağan çalışmalarını tamamladı. Erdoğan'ın başkanlık ettiği toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Gönül, kuvvet komutanları, orgeneral ve oramiraller hazır bulundu. Sınır ötesi görüşüldü YAŞ'ta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) personel, eğitim, disiplin konuları, modernizasyon ihtiyaçları, başta Irak olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alındı ve iç ve dış tehditler ile TSK'nın harbe hazırlık durum değerlendirmesi de yapıldı. |
CHP, Wilson'a tepkili |
|
* PİLOT KESTİRMEYİ DENEDİ: İstanbul'dan 1.5 saat rötarlı kalkan pilot, 4.5 dakika kazanmak için belirlenen uçuş güzergahını değiştirdi. Daha kestirme bir güzergahı deneyen pilot, uçağı Türbetepe'ye çarptı. Nitekim Isparta Valisi Şemsettin Uzun, bölgenin uçağın geçiş noktası olmadığını belirterek, "Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil" demişti. |
Erdoğan'dan Meclis'e gece yarısı denetimi CHP'nin sert bir şekilde muhalefet ettiği, hâkimler ve savcılar yasasındaki değişiklik görüşülürken gece yarısı Meclis'e gelen Erdoğan, AKP'lilerin çalışmalara ilgisini ölçtü.. 5 yıl avukatlık yapanların yazılı sınav ve mülakatı kazanmaları halinde hakim ya da savcı olmasını sağlayan Hâkimler ve Savcılar Yasası'nda değişiklik yapan teklif Meclis'te 12 saat süren maratonun sonunda kabul edildi. Muhalefetin, "yargı siyasallaşacak" diye karşı çıktığı "mülakat" yasada kaldı ancak sınavdaki etkisi yüzde 30'a indirildi. Hâkimlerde aranacak "çağdaş yaşamı benimseme" kuralı da kaldırıldı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin "Şu anda tahliye edilme hakkı doğduğu halde, dosyası Yargıtay'da olduğu için 327 vatandaşımız cezaevinde yatmaya devam ediyor" derken, 4 bin 500 civarında hakim ve savcı açığı olduğunu ifade etti. Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bakan Şahin'in bir akrabasının sınavsız olarak bir kamu kuruluşuna aldığını iddia edince, Şahin kendisinden tazminat kazandığı için kuyruk acısı olduğunu söylediği Genç'e "Git çiçek sula" diye laf attı. Genç, "Ben o işi zamanında yaptım. Şimdi sizin ihtiyacınız varsa yine yaparım" yanıtı verince, kürsüye çıkan DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, "Meclis'te 50 kadın milletvekili var ama burayı bir erkek Meclis'ine çevirmeyin" dedi. ERDOĞAN BASKINI Bu arada gece eşi Emine Erdoğan'la birlikte, Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'a misafirliğe giden Başbakan Erdoğan, gece yarısı Meclis'e geldi. AKP'li milletvekillerinin Genel Kurul çalışmalarına ilgi gösterip göstermediğini kontrol eden Erdoğan'ın gelişiyle kulisteki vekiller içeriye girince Kamer Genç "Yağcılık olsun diye buraya geliyorsunuz. Az önce yoktunuz" diye takıldı. Erdoğan, AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ'ı yanına çağırıp, arka sıraları kafasıyla işaret ederek... |
Mülkün temeli Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı'nın (TESEV) demokratik rejimimizin temellerini oluşturan üç erkten birine, "Yargı kurumu"na ışık tutan son araştırması, hızla değişen gündemde kaynayıp gitti. Önce birey mi, devlet mi? Erdal Şafak yazdı... |
|
Diyebilirim ki Beşiktaş'tan Maslak'a kadar uzanan Büyükdere Caddesi'nin kaderini değiştirecekler arasında, yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz bu ikili ilk sırayı alacak. Murat Tabanlıoğlu. Ses getirecek binalar yapma yeteneği genlerinden. |
Sosyal Hizmetler Bakanı Douglas Devenanada'nın sorunları dinlediği bir toplantı salonuna gelen kadın eylemci, Bakan'ın karşısına oturdu. Yanlarına da not almak için Bakan Devenanada'nın yardımcısı müsteşar oturdu. O anda sutyeninin içindeki bombayı patlatan eylemci, müstereşarın ölümüne, 2 kişinin de yararlanmasına neden oldu. 24 yaşındaki Sujatha Vagawanam adlı intihar bombacısı salonda bulunan görevlinin sorularını cevaplarken ayağa kalkıp sakin bir şekilde bombayı patlattı. Olay anı güvenlik kameralarına yansırken, bombacının soğukkanlı tavrı dikkat çekti. |
|
|
'PAZARLAMAYLA İLGİLENİYORLAR' Balık çiftliklerine Yunan ilgisinin olduğunu doğrulayan Elize Su Ürünleri'nin sahibi Teoman Yayın, Türkiye'deki denizin temizliği ve balıkların kaliteli oluşunun, yatırımcıyı buraya çektiğini söyledi. Muğla Kültür Balıkçılığı ve Su Ürünleri Derneği Genel Sekreteri Levent Kayı ise Yunan yatırımcının özellikle pazarlamayla... |
En ciddileri 14. dakikada Uğur'un ortasında Aurelio'nun dışarı giden kafa vuruşu, 15'te Souleymanou'nun çeldiği Deivid'in şutu, 18'de Yusuf'un ortasında Fatih'in dışarı yolladığı top ve 23'te de Ali Bilgin'in Souleymanou'dan dönen vuruşunu Semih'in dışarı atması oldu. Bu işaretler sonrası gol de 35'te geldi. Uğur'un ortasını Ya sin indirdi, Ali Bilgin de F.Bahçe'yi öne geçirdi. Diri Denizlispor'da Yusuf'un Selçuk'la marke edilmesi ev sahibinin çoğu kez kilitlenmesine neden oldu. Güvenç Kurtar da çözümü üç değişikliği erken kullanarak arasa da, dikkatli savunma F.Bahçe'nin skoru korumasını sağladı. Denizlispor'un yapamadığını 63'te Yasin ters bir kafa vuruşuyla kendi kalesine yapıyordu ki, Volkan kornere çelerek bu tehlikeyi önledi. YÜKSEK TANSİYON Son dönemdeki Vederson'dan sonra Uğur'un orta sahaya yardımı, Selçuk, Ali, Deivid ve Aurelio'nun top çevirmedeki başarısı sarı-lacivertlilerin artısı oldu. Ancak hedefe gidecek asistlerin oranı az olunca Semih giderek yalnız kaldı ve F.Bahçe'yi rahatlatacak ikinci gol gelmedi. Bu da oyunda tansiyonun artmasına neden oldu. Yüksek tansiyon 84'te Denizli'nin sayılmayan golüyle gerginliğe döndü. |
Bir sevgi şifresi.. Arkasından bakar mısınız? Bir defasında evinden çıktım kızın, gecenin bir vakti.. Arabama bindim, giderken döndüm arkama, penceresine baktım, arkamdan bakıyor mu diye.. Hıncal Uluc yazdı... |
|
Isparta'da düşen Atlajet uçağının düşüş nedenini araştıran uzmanlar, önemli bulgulara ulaştı. Uçağın düştüğü yerin rotasından 12 kilometre uzak olmasının nedenlerini araştıran uzmanlar, en büyük olasılığın kaptan pilot Serhat Özdemir'in Isparta Süleyman Demirel Havaalanı'na ilk defa iniş yapacak olmasına karşın, tecrübesine fazla güvenmesi olduğunu bildirdiler. İNİŞ TAKIMLARI AÇIKTI
|
Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün yapılan açıklamaya göre “istihbarat çalışmaları” ile tespit edilen PKK'lı terörist grubuna bölgeye yakın olan ateş destek vasıtaları ile yoğun bir uygulama yapıldığı ve terörist grubuna “teknik vasıtalarla” önemli ölçüde zayiat verdirildi. Başbakan Erdoğan, önceki gün yaptığı açıklamada, “28 Kasım tarihi itibariyle TSK'ye operasyon yetkisi verildi” açıklamasında bulunmuştu. Erdoğan, Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Gül'ün onayı ile Meclis'ten çıkartılan tezkereye dayanarak TSK'ya bu yetkinin verildiğini kaydetmişti. Genelkurmay daha sonra yaptığı ikinci açıklama ile operasyonlara devam edileceğini bildirdi. Açıklama şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetleri 28 Kasım 2007 tarihinden itibaren sınır ötesiharekat konusunda yetkilendirilmiştir. |
|
|
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TSK'ya verilen yetkinin sadece sınır ötesi harekatını kapsamadığını belirterek, “Bu sürece sadece sınır ötesi operasyonla sınırlı kaldığını sanıyorlar. Oysa bu çok yönlü bir olaydır. Muhalefetin bunu kavrayamaması bile onların ne kadar acemi oldruğunu gösteriyor” dedi. Bugüne kadar gelinen noktaya bütün kurumların ortak çalışmasıyla ulaşıldığını belirten Erdoğan, “Bütün kurumlar gereğini yapıyor. Her alanda bir işbirliği var. TSK işini bilir” diye konuştu. Tezkere kapsamında gelinen noktayı sadece sınırötesi operasyonla sınırlı görmenin yanlışlığına değinen Erdoğan, “Bu bile muhalefetin ne kadar acemi olduğunun göstergesi. Halbuki bu çok yönlü bir olaydır. Askeri ve güvenlik boyutu olduğu kadar diplomatik ve siyasi yönü de vardır. Ne yazık ki bunun farkında değiller” diye konuştu. |
Daha önce ertelenen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı 5 Aralık'ta yapılacak. Toplantıda, PKK ile mücadelede büyük önem verilen Türk Gözlem Uydusu'nun startı verilecek. GÖRÜNTÜLÜ UYDU PROJESİ |
Kürşat Bumin yazdı... |
|
İLİŞKİLERE DARBE VURACAK |
Dolarla alıp euroyla sattık rekor kırdıkDevlet Bakanı Tüzmen, dış ticaretin GSMH'deki payının yüzde 55'e ulaştığını belirterek, "Dolarla ithalat yapıp euro pazarlarına ihracat stratijisini oturtmasaydık bu rakamlar olmazdı. Her şey tıkır tıkır işliyor” dedi Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Kasım ayı itibariyle 105 milyar doları aşan ihracatın Türkiye'nin morali olduğunu belirterek, "Her şey tıkır tıkır işliyorsa, sebebi ihracattır" dedi. Türkiye ihracatçılar Meclisi'nin (TİM) Çorum'da Kasım ayı ihracat sonuçlarını açıkladığı toplantıda konuşan Tüzmen, İhracatın Türkiye'nin morali olduğu kadar motoru da olduğunu dile getirdi. Tüzmen, şunları söyledi: "Bugün dış ticaret, GSMH'nın yüzde 55'i olmuş durumdadır. Şu anda her şey tıkır tıkır işliyorsa bu ihracat sebebiyledir. Dolar bazında ithalat yapıp euro pazarlarına ihracat stratijisini oturtmasaydık bu rakamlar gerçekleşmezdi. Dünyada kur, bir dış ticaret politikası olarak uygulanıyor. Bunu Güney Kore uyguladı, İtalya, Çin uyguladı, uyguluyor. ABD göstere göstere bunu yapıyor." ÖLÇEK EKONOMİSİ ÇÖZÜMÜ Ne ihraç edildiğinin, nereye ihracat yapıldığının ve nasıl gerçekleştirildiğinin önemine dikkat çeken Kürşat Tüzmen, "Şu anda ölçek ekonomisine geçmiş durumdayız. Adet arttığı için maliyetler düşüyor. Böylelikle girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve fiyat istikrarı sağlanmış oluyor" dedi. Tüzmen, 2000 yılından beri artış trendini sürdüren ihracatın 2007 yılı başından itibaren gerek aylık gerekse de bir önceki yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 25'in üzerinde büyüdüğünü vurguladı. |
Ey Azizan, dine bağlı olmakla takım tutmak, gerçekte aynı şeyler değildir. Futbol bir boş zaman etkinliğidir. Din ise; “insan yalnızca ekmekle yaşamaz, ilâhi Kelam'a muhtaçtır” sorunudur. Birtakım, diğerine karşı “yok aslında biribirinden farkımız / ama biz arslan filãnlarız” diyebilir. Din böyle değildir. Merhum Ali Şerîati'nin belirttiği gibi, din, bir Hakk ve bâtıl sorunudur. Bu anlamda “Allah katında din İslâm'dır” buyurulmuştur. Hüseyin Hatemi yazdı... |
Pilot, 4,5 dakika kazanmak için kestirmeden gidince dağa çarptıTürkiye'yi yasa boğan Isparta'daki uçak kazasının sebepleri netleşmeye başladı. Kaza kırım heyetinin ilk tespitlerine göre, 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan facianın sebebi pilot hatası. 4,5 dakika kazanmak için kestirme yol deneyen pilot, uçuş güzergahından çıkınca dağa çarptı. Uçağın düştüğü Türbetepe'de incelemeler yapan 6 kişilik ekip, güvenli iniş sağlayan VOR cihazının kullanılmadığını da tespit etti. Pilot, kule ile irtibata geçtikten sonra VOR cihazını dikkate almamış. Yardımsız, görerek inmeye çalışması kazayı tetiklemiş. Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru ile 6 uzmandan oluşan kaza-kırım heyeti, Isparta'daki araştırmalarını sürdürüyor. Değerlendirme raporu yarın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a sunulacak. İlk bulgular, olayı aydınlatacak nitelikte. Heyetin yaptığı değerlendirme, "Uçakta neden kimse canlı kurtulmadı?" sorusuna da cevap veriyor. Buna göre ölümlere çarpma değil, ani basınç değişikliği sebep oldu. Kaza sırasında önce uçağın kuyruğu dağa çarptı. Bunun etkisiyle gövde bölündü. Ortaya çıkan ani hava değişimi ve basınç, yolcuların vefatına yol açtı. Cesetleri inceleyen bir yetkili, "Yolcuların bazılarında sıyrık bile yoktu." bilgisini verdi. Türkiye'nin en önemli nükleer fizikçilerinin de uçakta yer alması nedeniyle gündeme gelen sabotaj iddiası ise gerçek dışı bulundu. Heyete göre, uçağa yönelik sabotaj ihtimali sıfır. Uzmanlar, cep telefonlarının kazaya neden olduğu yönündeki iddiayı da araştırdı... |
PKK'ya sınır ötesi nokta operasyonuBaşbakan Tayyip Erdoğan, önceki gün 'TSK'ya sınır ötesi operasyon yetkisinin verildiğini' bildirirken, dün Genelkurmay'dan peş peşe iki önemli açıklama geldi. Kuzey Irak hudutları içinde 50-60 kişilik bir terörist gruba müdahale edildiğini belirten Genelkurmay Başkanlığı, ihtiyaç duyulduğunda bölgeye diğer unsurlarla da harekat yapılacağını kaydetti. Açıklamada özetle şöyle denildi: "1 Aralık günü istihbari çalışmalar kapsamında, Hakkari ili Çukurca ilçesinin güneydoğusunda Irak hudutları içinde, 50-60 kişilik bir terörist grup tespit edilmiştir. Bölgeye yakın durumda bulunan ateş destek vasıtaları ile yoğun bir uygulama yapılmış, terörist grubun önemli ölçüde zayiat verdiği belirlenmiştir." Haber ajansları konuyu "Türkiye Kuzey Irak'a girdi" başlığıyla duyururken, akşam saatlerinde askerden bir açıklama daha geldi. TSK'nın verilen yetki çerçevesinde, gereken tedbirleri alacağı vurgulandı. Bu kapsamda ilk operasyonun icra edildiği hatırlatılırken, istihbarata bağlı olarak operasyonların süreceği bildirildi. Açıklamada ayrıca, harekatın terör örgütünü hedeflediğinin de altı çizildi: "Operasyonlar, K.Irak'taki halka ve yerel gruplara karşı değildir." Erdoğan da dün askerin yetkilendirilmesi konusuna açıklık getirdi. Muhalefetin 'geç kalındı' eleştirilerine, "Hâlâ süreci gölgeleme anlayışındalar." karşılığını veren Başbakan, kış şartlarının operasyona etkisini ise şöyle değerlendirdi: "Askerimiz ne yapacağını, hangi zeminde nasıl davranılacağını gayet iyi bilir.'' |
Selim İleri yazdı... |
'Nehirler denize aksın diye insanlığın emrine verilmedi' Başbakan Tayyip Erdoğan, nükleer enerji çalışmalarına karşı çıkanlara sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Bakıyorsunuz, buna da diklenenler var. Türkiye'de defans oyuncuları çok; ama biz ofans (atak) yapıyoruz." dedi. Zaman zaman bazı grupların çalışmaları engellediğini kaydeden Erdoğan, "Nehirler, denizlere akması için insanlığın emrine verilmedi. İnsanlığın bunlardan istifade etmesi için verildi." ifadesini kullandı. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası'nın (İNTES) Swiss Otel'deki Genel Kurulu'na katılan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin enerji yatırımlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bir hidroelektrik santralın yapımının iyi şartlarda beş altı yıl sürdüğünü belirten Başbakan, yeraltındaki kömürü değerlendireceklerini söyledi. Erdoğan, geçen ay Meclis'te kabul edilerek Köşk'ten onay alan nükleer enerji yasasını da gündeme getirdi. Yasanın geçmesinden sonra nükleer enerji çalışmalarına yöneltilen eleştirilerin arttığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Türkiye'de defans oyuncuları çok; ama biz ofansif yaklaşım arıyoruz. Buna çok ihtiyacımız var; fakat bunlar hep defans yapıyor, duvar örüyorlar, 'geçemezsiniz' diyorlar. Biz geçmeye mecburuz. Millet diyor ki; 'geç yürü, Türk milleti arkandan yürüsün', bunu istiyor. Ama birileri de diyor ki, 'hayır büyümeyeceğiz'. Küçülmemizi istiyor. Biz büyümek zorundayız. Biz kökü mazide olan bir ati isek, mazide ne ise onu geleceğe taşımak zorundayız. Bu inanç, heyecan ve yürek istiyor. Sizler yüreklerinizi ortaya koydunuz. Dünyanın dört bir yanında şu anda koşturuyorsunuz. Gittiğimiz yerlerde sizin inşaatlarınızı görüyoruz. O ülkelerin liderleriyle sizleri konuşuyoruz. Mektupsa mektup, telefonsa telefon, görüşmeyse görüşme, bunları yapabiliyoruz. Geçmişte birilerinin dediği gibi işadamlarıyla gidip de 'cumhurbaşkanları, başbakanlarla konuşmam' diyenlerden değiliz... |
Annesi ve anneannesiyle birlikte can veren Ceren bebeğin musalla taşındaki bedeni, törene katılanları gözyaşına boğdu. Polis memuru olan babası Bülent Ceylan, 1,5 aylık yavrusunu kendi elleriyle mezara uzattı. Halasının, hiç görmediği Ceren'i okşarken yaktığı ağıtlar şehri matem yerine çevirdi. Eşini, kızını ve torununu kaybeden Hüseyin Şentürk ise ayakta durmakta zorlandı. Taziyeleri kabul ederken dudağından dökülen cümleler sitem yüklüydü: "36 yıllık evliliğim, ailem bitti. Bu uçağı niye uçurdular?" Ceren bebek, annesi ve ninesiyle yan yana yatacak Isparta'nın Sütçüler ilçesinde gözyaşları sel oldu. Sütçüler'de yüzlerce vatandaş Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen uçakta hayatını kaybeden 1,5 aylık Ceren Ceylan, annesi Melike ve anneannesi Ayşe Şentürk'ün cenazesinde saf tuttu. Ceren bebek, anne ve anneannenin cenazeleri Sütçüler ilçesindeki Seferağa Camii'ne getirildi. Kazada eşini, kızını ve torununu kaybeden Hüseyin Şentürk ne yapacağını şaşırdığını söyledi. Hüseyin Şentürk, "36 yıllık evliliğim, ailem bitti. Çok üzgünüm. Ne yapacağımı bilemiyorum." diye konuştu. Uçağın arızalı olduğu yönündeki söylentilere de değinen Şentürk, "Uçağın 3 kez rötar yaptığı, arızalı olduğu söyleniyor. Bu uçağı niye uçurdular?" diye feryat etti. Şentürk, damadı polis memuru Bülent Ceylan'ın, Ceren'in doğumunda 10 gün izin alarak, İstanbul'a gidip, bebeğini ve doğum yapan eşini görebildiğini, Eğirdir'deki görev yerine döndükten sonra bebeğini bir daha görme fırsatı bulamadığını anlattı. Eğirdir'de görev yapan Bülent Ceylan'ın Burdur'da yaşayan babası... |
|
|
Bizzat, Stalin'in ağzından ifadeler içeren belgeler ayrıca, komünist liderin dünyanın çeşitli ülkelerinden Ermenileri Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) getirterek, işgal etmek istediği Doğu Anadolu'ya yerleştirmeyi amaçladığını ve bunu işgale haklı zemin oluşturmak için yaptığını gösteriyor. Söz konusu dokümanlar, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın "Foreign relations of the United States: Diplomatic papers" adlı yayınları içerisinde kamuoyuna açıldı. |
Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun'un TBMM'de görüşülerek kısa süre önce kabul edilmesiyle, Türkiye'nin sahip olduğu uranyum ve toryum maden rezervleri de en iyi şekilde değerlendirilecekti. Böyle bir dönemde meydana gelen uçak kazasında toryumla ilgili çalışma yapan 6 bilim adamının hayatını kaybetmesi, başta bilim adamları olmak üzere tüm Türkiye'yi yasa boğdu. |
Daima "bilim-akıl-içtenlik-sevgi" üzerinde duruyorlar. Güzel bir şey. Tabii ki bunlar üzerinde kimsenin müseccel bir rüchan hakkı ve tarif imtiyazı yok. |