30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

Daha tam çökmedik çok şükür!

İmar Bankası olayı ile, bankaların sahipleri tarafından içinin boşaltılması, yani ‘hortumlama’, tekrar ülkenin gündemine gelip oturdu.

Yetkililer, banka kayıtlarına göre, mudilerin alacakları tutarın 900 trilyon olduğunu, ancak gerçekte bu rakamın 7 katrilyona ulaştığını söylüyorlar.

Günümüzün ‘geçer akçe’si olan ‘dolar’ la hesaplandığında, tam 5 milyar dolara tekabül ediyor bu rakam!

Yani, ABD tarafından, Irak savaşı sebebiyle Türkiye'ye verilmesi söylentileri ortalıkta dolaşmaya başladığında, piyasaları hemen canlandıran, ortalığı bayram yerine çeviren, 1 milyar doların tam tamına 5 katı!

Bunlarla ilgili, henüz hiç kimsenin elinde resmi belgeler yok, en azından basına yansımadı.

Ama ola ki bu söylentiler gerçekse, ‘yandı gülüm keten helva!’

Öyle ya, biz kime gidip, şikayet edebilir, kime gidip dert yanabiliriz ? Çünkü biz vatandaşız.

Tek suçumuz da, bu ülkede doğup, bu ülkede yaşıyor olmak!

***

Merak ediyorum, bu ülkeye son 5-6 yılda 2 büyük kriz yaşatan, insanları işinden, eşinden, gıdasından, sağlığından, hatta canından ayıran banka hortumlamaları ile ilgili olarak yetkililer, “Türkiye artık sağlam bir bankacılık sistemine kavuştu. Bundan böyle hortumlama lafı duyulmayacak” demedi mi ?

Yoksa demediler de, bizler rüyamızda görüp, gaipten sesler duyup, hayra mı yorduk ?

Yakın geçmişteki, bankalar operasyonlarında, aslında suçu olmayan banka sahiplerinin bile, ‘kurunun yanında yaş ta yanar’ misali, ellerinden bankaları, alınırken, ilgili kurum olan BDDK, o zamandan bu zamana kadar kurum olarak, başka bir gezegende tatilde miydi ?

Başbakanımız R. Tayyip Erdoğan, Erzurum’daki konuşmasında, “Artık halktan alma devri bitti” demiş!

Sayın Başbakan’ın ‘ağzına sağlık’ ta; birileri uyurken götürülen bu paraları Başbakan, kendi cebinden mi ödeyecek ?

Yoksa IMF denen kuruluş, “Olur böyle şeyler canım, takmayın kafanızı, biz kapatırız mı diyecek ?

***

Tabii ki, hiç birisi.

Yine, stresle ve boğuşmayla geçen bir günün ardından, yorgun bedenlerimizin yatağa girdiği, el-ayak çekilmiş saatlerde, fasılalı olarak benzine, ekmeğe, tüpe, doğalgaza zam üzerine zam yağacak!

Yine, namusuyla girişimde bulunup, işyerinde bir avuç garibana ekmek yediren işyeri sahibine ek vergiler yağacak!

Yine bu zamana kadar şöyle ya da böyle ayakta kalabilmiş işletme sahiplerinin çoğu kepenk kapatacak!

Yine bir sürü insan işsiz, aşsız, çaresiz kalacak!..

Ama hiç önemli değil canım!

Öyle ya, nasıl olsa bu kadar yükü taşımak için gerekli olan o çok geniş ve güçlü omuzlar bizlerde var!

Vurun vurun! Biraz daha yükleyin canım aşk olsun ne olacak!

Nasıl olsa belimiz epeyce büküldü ama daha tam çökmedik çok şükür!

*
Yayın Tarihi : 23 Temmuz 2003 Çarşamba 20:37:04


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?