Galataport ihalesinin ardından kıyamet koptu. Bilen de saldırıyor, bilmeyen de... Konuyu araştıran da yazıyor, araştırmayan da... Anlayacağınız güzide medyamızın salt çoğunluğundan fazlası Galataport uzmanı oldu.
Bir de biz değinelim bu Galataport'a... Tam 20 yıllık hikayesi var. İstanbul'un turizm potansiyelini geliştirme hedefindeki dönemin Başbakanı Turgut Özal'a kadar uzanıyor hikaye. Amaç burayı turizme açmak... Turizm deyince öyle az para harcayan turistlere değil, turizm piramidinin tepesinde yer alan "kruvaziyer turizmi"ne...
Nihayet nice badireler atlatılarak Temmuz ayında ihale açıldı. 24 Ağustos'ta alınan tekliflerde en yüksek teklifi 3.5 milyar euro ile Sami Ofer'in şirketlerinin de dahil olduğu Royal Carribean ortak girişim grubu verdi. 1.3 kilometre uzunluğundaki alana şirket 3 ile 6 arasına büyük yolcu gemileri yanaştıracak bir düzenleme yapacak. Bu ne demek biliyor musunuz? İstanbul'a günde 15 ile 30 bin arasında, yılda en az 5.4 milyon turist gelecek demek.
Türkiye'denin turizm planlamasına baktığımızda 1999'da 7 milyon olan turist sayısının bu yıl 20 milyonu aşması bekleniyor. 17 milyar dolar civarında da gelir... 2004'te Türkiye'ye 17 milyon turist gelmiş ve 15 milyon dolar gelire sağlanmıştı. Gelen turist sayısı ile gelire baktığımız zaman Türkiye'nin dünya turizm piramidinin alt katmanlarını çektiğini görüyoruz. (Hiç gelmemesinden az döviz bırakan turistin gelmesi iyidir.)
Aslan payı Türkiye'nin olacak
Galataport projesi faaliyete geçtiği ilk günden itibaren turizm piramidinin tepesinde yer alanları çekecek. Turizm pastasının tepesinde 5 önemli kesit vardır. Bunlar; kruvaziyer, kumar, golf, gurme ve yat turizmidir. Sadece Akdeniz Çanağı'nda Mısır, İsrail, İtalya, Yunanistan ve Türkiye arasındaki kruvaziyer turizminin 20 milyar dolardan fazla hacmi bulunuyor. Akdeniz Çanağı'nda Türkiye bu 5 ülke içerisinde pastadan en az pay alanı. Yıllık payı 1 milyar dolar bile değil. İşte Galataport projesi iyi hazırlanılırsa Türkiye'ye bu pastanın yarısından fazlasını vaat ediyor. Çünkü konsorsiyumdaki şirketler sadece Akdeniz Çanağında değil dünyada bu işin en iyi oyuncuları olarak kabul ediliyor. Şimdilik pastadan küçük bir dilim alan Türkiye ve özellikle İstanbul, 2010'dan itibaren 'aslan payı' almaya başlayacak. Bu noktada yapılması gereken tek şey ihaleyi kazanan konsorsiyumun önünü açmak.
En az GAP kadar önemli
Çünkü Galataport, Türkiye için en az GAP'tan daha öneli bir proje. Yılda 10 milyar doların üzerinde ekstra bir gelir, ticaret, finans ve sanayide yüksek ciro sağlayan İstanbul'a önemli katkıda bulunacak. "Şirket parayı 49 yılda ödeyeyecekmiş", "Proje daha fazla teklif alırmış" ya da "Bu ihale peşkeş" gibi yaklaşımlar Türkiye'ye zarardan başka bir şey vermez. Nitekim bu düşüncelerin eseri olarak iyi kaynakların çok kötü yönetildiği Türnkiye gibi bir ülkede kişi başına düşen gelir tarihi zirvesinde olmasına rağmen 4 bin dolar civarında. Yıllardır bu ülkede, bu kentte yapılacak her hamleye karşı çıkan zihniyetin bu ülkenin kaderini değiştirecek bir projeye karşı olmasını doğal karşılıyoruz. Çünkü bu zihniyet bu kente yapılacak her iyi projeye, bu ülkenin yapacağı her büyük hamleye karşı. Toplasanız bir avuç yapmayacak bu azınlık zihniyetin vakit geçirilmeden demokratik yollardan susturulması gerekiyor.
Proje anlaşılamadı
Galataport projesi tam olarak anlaşılmadı. Proje bu kentin ekonomisine domino etkisi yapacak cinsten. Düşünsenize İstanbul Atatürk Hava Limanı dış hatlar terminaline her yıl en az 10 milyondan fazla turist gelip gidecek. (Gemiye binecek ve gemiden inen yolcular ülkesine uçakla dönüyor.) İstanbul'a en az bugünkünün en az 10 katı 5 yıldızlı otel yapılacak. (Çünkü turun ilk veya son gecesini İstanbul'da konaklayarak geçirecekler.) Bundan tüm esnaf faydalanacak. 5 bin yolcu taşıma kapasitesine sahip bu dev gemiler, denizde geçirecekleri toplam 15 gün için gerekli tüm malzemelerini İstanbul'dan almaya başladıklarında ulaşılacak ticari potansiyeli düşünebiliyor musunuz?
Yeni Kapalıçarşı olacak
Galataport'un bulunduğu alan kısa sürede Mısır Çarşısı'na ve Kapalıçarşı'ya dönecek. Çünkü kruvaziyer gemilerin yolcularının önemli bir kısmı, halısından altınına, kureyemişinden süs eşyalarına kadar onlarca kalem hediyelik ve kıymetli eşyayı İstanbul'dan alacak. Yaklaşık 113 bin metrekarelik kiranabilir alana sahip olan Galataport projesi Akmerkez'den 3.5 kat, önümüzdeki aylarda Mecidiyeköy'de açılacak Cevahirler Alışveriş Merkezi'ninden 8 bin metrekare daha büyük. Bu projede bir dükkan sahibi olmak, girişimciler açısından bir fabrika sahibi olmakla eş anlamlı... Yıllardır Akdeniz Çanağı'ndaki diğer ülkelerin faydalandığı bu pazarda Türkiye ve İstanbul kısa zamanda etkili konuma gelecek.
Yeni projeler yolda
İstanbul çok yakında kabuğunu kıracak. Galataport bunun ilk ayağı. 3 proje daha kapıda... Yakında Eminönü Belediyesi'nin girişimleriyle ilçede bulunan imalathane ve dükkanlar kent dışına, İSTOÇ ve GİYİMKENT'e gönderilecek. Yılbaşından sonra Süleymaniye ve çevresinden başlayarak Eminönü önemli bir turizm bölgesi haline gelecek. Eğer bununu gerçekleştirirse Eminönü Belediyesi'ni alkışlamak gerekiyor. Bunun kadar önemli bir başka projede İstanbul'a 5 yeni marinanın yapılması. Bunların ilk ikisi olan İstinye ve Tarabya marinaları konusu geçen hafta İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde görüşüldü. 1.5 milyar dolarlık değeriyle Türkiye'nin en kıymetli gayrimenkulü kabul edilen Ataköy Turizm Kompleksi'ne kruvaziyer gemilerin yanaşabileceği bir liman yapılacak.
Tüm bunlar tamamlandığında İstanbul büyük bir turizm potansiyeline kavuşacak. Değişime ve gelişime karşı çıkan dar kafalı zihniyete rağmen. Bunun için bu projeleri gerçekleştirenleri tebrik etmek, ayakta alkışlamak gerekiyor. Karşı çıkanlara ne yapılması gerektiğini soruyorsanız, onların ne yapıldığını tarih yazacak... Bırakın tuzu kurular ve birileri tarafından finanse edilenler Galataport'a karşı çıksın. Ekmeğinin peşinde olanlar bu projeye sahiplensin. Ekmeğinin peşinde olanlar için Galaport projesine karşı çıkmak vatana ihanettir. Galataport, İstanbul'un kabuğunu kırma noktasında çok önemli bir adımdır.
Mehmet Bircan
Yayın Tarihi :
18 Eylül 2005 Pazar 17:51:44
Yorumlarınız
Cenk Armar IP: 81.214.120.xxx Tarih : 27.09.2005 02:16:04
Bu ne uyduruk bir yazı,yazanı kınıyorum. Çunku kendi fikrinden olmayanı vatan hainliği ile suçlamak,hemde ticari bir konuda: Belki Galataport porejesi dogru olabilir. Ama ihale şekli yanlış olabilir. Veya yeterince incelenemeden daha iyi projelendirilemeden verilmişdir. Bunada karşı cıkmak vatan hainligi olamaz. İstanbul gibi tarihi bir şehrin dokusu ile oynarken şehirdeki sivil toplum örgütlerinin ve yaşayanlarınında kabulu ve desdegi gerekir. İstanbula yapılabilecek projeler dünyada bir cok şehirde daha yapılabilir. Halihazırda vardırda; İstabul'da öyle yapıtlar vardırki: Bir eşi benzeri dünyada yoktur: Yapılamazda.En doğrusu ise istanbulu eski istanbul ( Suriçi ve çevresi ) ve Yeni istanbul diye ikiye ayırmak gerekir.Modern mimariyi yeni İstanbul sınırlarında uygulamak, Eski İstanbul'u ise bir okadar korumak gerekir.Burdada ilk amaç turizm değil geçmişten aldığımızı geleceğe bırakmak olmalıdır.
aziz akpınar IP: 88.235.100.xxx Tarih : 1.08.2007 22:51:10
bu yazıyı kaleme alan arkadaş kapalıçarşıdaki 4000 adet dükkanın turizimden para kazandığını gelen bu gemi müşterilerinin zaten burdan alışveriş yaptığını bilmiyormu biliyorsa burdaki dükkanların ne işe yarayacağınıda kaleme alırsa memmun olurum