Türk-Amerikan ilişkilerinde, Wolfowitz'in geçen hafta yaptığı açıklamayla yaşanan gerginliği, ABD Büyükelçisi Pearson yatıştırdı: "Geçmişi bırakalım. Dostluğumuz devam edecek."
HÜRRİYET: 12.05.03
Bu haberi okuyunca, aklıma uzun zamandır yazmayı istediğim konu geliverdi.
Geçmişi bırakmak mı Mr. Pearson? Zaten başımıza ne geldiyse, geçmişe boş verdiğimiz, yaşadığımız olaylardan ders alarak, ileriye bakamadığımız için gelmedi mi ?
Eğer geçmişi hatırlayıp ders almış olsaydık; bugün gündemi dolduran ama, fındık kabuğunu doldurmayan tartışmalar, kavgalar yaşar mıydık ?
Eğer geçmişe bakmış olsaydık; “Biz Osmanlı torunuyuz” diye, hamasi nutuklar atan, ama aynı Osmanlı’nın yaptığı hatalarla, batı tarafından nasıl aşağılanarak, çökertildiğini göremeyen politikacılar, hala meydanlarda cirit atar mıydı ?
Şu, “geçmişine yandığım” geçmişine, boş boş bakmak yerine, onu görebilseydik, bugün yine, icazet ve soygun ekonomisinin vampirleri tarafından, daha hayatla tanışmadan borçla tanışan çocuklar dünyaya getirir miydik ?
Yakın geçmişte her türlü imkansızlıklara rağmen kazanılan, top yekün inancın ve çalışmanın zaferi olan “Kurtuluş Savaşı” ruhunu unutur muyduk ? Ve aynı inançla, cehalet savaşında en ön saflarda yer almaz mıydık ?
Çok yakın geçmişteki savaşlarda, şehirlerinde taş üzerinde taş kalmayan batılı ülkelerin, savaşlar sonrasında, niçin önce tarih varlıklarını yeniden ayağa kaldırmak için seferber olduklarını anlayabilseydik; topraklarımızda yaşayan medeniyetlerin bıraktıkları kültür ve tarih eserlerini hummalı bir şekilde üç beş kuruş için sağa sola kaçırır, veya tahrip eder miydik ?
Balık hafızalarımız bize unutturmamış olsaydı; her bir-iki yılda bir en ufak sarsıntılarda bile, içinde oturduğumuz binalar, yavrularımızın okuduğu okullar, birer “toplu mezar” olur muydu ?
Haydi bırakın geçmişi, azıcık hafızalarımızda tutabilsek; her iki-üç yılda bir ekonomik, siyasi ve sosyal krizler yaşar mıydık ?
Ve o “geçmişine yandığım” geçmişinden biraz ders alsaydık; Türkiye, dersini alıp, vargücüyle ileriye koşan bir Japonya, bir Almanya olmaz mıydı ?