HABER : "Hayatta kalan kızı alır."
Şişli’de çoğunluğu 17 yaşından küçük 20 kişinin karıştığı bıçaklı kavgada, 18 yaşındaki Şehvaz Akan yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.
Kavganın, Akan’ın beraber olduğu kız arkadaşının başka bir kişiyle arkadaşlık yapmasından kaynaklandığı, tarafların ‘Hayatta kalan kızı alır’ diyerek parkta buluşmak üzere sözleştikleri öğrenildi.
Taksim Ticaret Meslek Lisesi’nden geçtiğimiz yıl ayrılan Şehvaz Akan, okulu bıraktıktan sonra bir tatlıcıda çalışmaya başladı. Şehvaz Akan’ın ilköğretim döneminden itibaren birlikte olduğu kız arkadaşı B.K., Akan’dan ayrıldıktan sonra E.İ. ile arkadaşlık etmeye başladı. Bunu öğrenen Akan ile öğrenim gördüğü liseden atılan E.İ. arasında husumet oluştu.
B.K için birbirlerini tehdit eden iki genç internette yazışarak Maçka Demokrasi Parkı’nda buluşmak için sözleşti. Buluşmaya Akan ile E.İ.’nin akraba ve arkadaşları da gelince, çoğunluğu lise öğrencisi bıçaklı ve sopalı 20 kişilik iki grup parkta karşı karşıya geldi.
İddiaya göre Akan ile E.İ., ‘Hayatta kalan kızı alır’ diyerek bire bir kavga etmek üzere anlaştı. Çıkan kavgada, boğazı kesilen Akan yaşamını yitirirken, E.İ. ise karın boşluğundan yaralandı.
Her iki grubun da dahil olduğu kavgada bacağından bıçaklanan Mesut Çelik de, E.İ. ile birlikte Taksim İlkyardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis olay yerinde yaptığı incelemede 2 ekmek bıçağı, kırık sopa ve şişeler buldu.
Gözaltına alınan B.K.’nın ifadeleri doğrultusunda kavgaya karıştıkları belirlenen 12 kişi gözaltına alındı.
* * *
YORUM :
Türkiye gençliği artık daha önce filmlerde izlediğimiz bir çılgınlık ve şiddet ortamına doğru kayıyor.
Amerikan filmlerinden özenti, karşılıklı gruplar halinde bir araya gelmeler, kız için “teke tek” dövüşmeler, “hayatta kalan kızı alsın” iddiaları son zamanlara kadar toplumumuzda çok sık görülmeyen şeylerdi.
Siyaset ve magazin haberlerinin arasında kaybolsa da artık gazetelerde her gün birkaç tane “öğrenci şiddeti” haberi çıkmaya başladı.
Liseli gençler arasında artarak yayılan şiddet eğilimi, gerekli tedbirler alınmazsa, yakında Türkiye’nin en büyük meselelerinden birisi olma yolunda ilerlemektedir.
* * *
Peki gençler arasında şiddeti artıran en büyük nedenler nelerdir?
Birinci neden sevgisizlik ve ilgisizliktir.
İkincisi, toplumumuzda genel bir sorun olan kendini ifade edememe ve gergin bir şekilde dışa vurma hali –ki “adı üstünde “delikanlılık” çağında gençler toplumsal ilişkilerin nasıl kurulması gerektiği yolunda zaman zaman sorunlarla karşılaşabilmektedir.
Üçüncüsü de şiddeti özendiren filmler, bilgisayar oyunları vesairedir.
* * *
Siyasetçiler çok çocuk yapmayı özendirmekle birlikte, çocukların “gelişigüzel” büyümemesi için her türlü tedbiri de almalıdır.
Eğitimli ve iş güç sahibi insanlar “bakabilecekleri” kadar çocuğa sahip olmayı tercih ederken, kendi karnını bile zor doyuran eğitimsiz insanların “yapabildikleri” kadar çocuk yapmalarının memlekete külfet getirmekten başka bir faydası olmayacaktır.
Eğitimli ve bilinçli nüfus, bir milletin artı değeri olurken; eğitimsiz, aylak ve başkasının sırtından geçinen nüfus o milletin sırtına nafile yük haline gelmektedir.
* * *
Halkımız ve özellikle de yetkililer, günlük geçim sıkıntısı ve siyasi çekişmelerin yanında, giderek büyüyen gençlik şiddeti sorununun da bilincine varmalıdır.
Niteliksiz ama çok nüfustan ziyade, nitelikli ama az bir nüfusun da işe yarayabileceğini siyasiler de artık fark etmelidir.
İnsanların, sadece istatistiklere giren rakamlar olmaktan çok daha fazla bir öneme sahip olduğu düşüncesi artık her kesime yerleşmelidir.
Ve en önemlisi, hızla çoğalan “gençlik şiddetine” karşı acil önlemler hiç bekletilmeden alınmalıdır.