30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

Gürtuna kompleksi mi?

Unkapanı Köprüsü'nden geçip de Taksim yönünde Tepebaşı'na doğru ilerlediğinizde, kafanızı şöyle sağ tarafa çevirip, çevredeki binaları incelediğiniz oldu mu hiç?

Eminim birçoğunuz önünden birçok kez geçtiği TRT Tepebaşı Stüdyoları'nın mimari yapısına ve çevreyle uyumuna hiç dikkat etmemiştir.

Oysa şöyle dikkatle bakılınca, nasıl bir "mimari ucube" yaratıldığı hemen ortaya çıkıveriyor.

Çoğu bakımsızlıktan dökülse de, her biri ayrı estetiğe, ayrı mimari güzelliğe sahip yüzlerce tarihi yapının bulunduğu Beyoğlu - Taksim bölgesine yapılabilecek en kötü bina TRT Stüdyoları. Hemen bitişiğindeki son derece estetik ve bakımlı tarihi yapı ile tambir "güzel ve çirkin" örneği oluşturuyor.

Bir devlet kurumunun, böylesi bir görüntü kirliliği yaratması, ayrı bir tartışma konusu. Fakat asıl sorgulanması gereken, Beyoğlu Belediyesi'nin böyle bir yapıya nasıl izin verdiğidir. İzni veren Beyoğlu Belediyesi'nin o dönemki başkanının Yüksek Mimar Kadir Topbaş olduğu düşünülürse, durum daha da traji - komik bir hal alıyor.

Tepebaşı'ndaki "hacı yeşili" camlarıyla görütntü kirliliği yaratan TRT binası ile yanındaki estetik örneği tarihi yapı ortadayken, Kadir Topbaş'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilmiş olması, bir takım kuşkuları beraberinde getirdi.

Haklı olarak da "Beyoğlu'nda böylesi bir duruma izin veren Topbaş, İstanbul gibi dünyanın sayılı metropollerinden birine nasıl hizmet edecek?" sorusunu akıllara getirdi.

Ve ne yazık ki, Kadir Topbaş, Belediye Başkanlığı'nın daha birinci ayında "kuşkuları" haklı çıkaran girişimlere imza atmaya başladı.

29 Nisan 2004 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan Mehmet Demirkaya imzalı haberde, Topbaş yönetiminin, Ali Müfit Gürtuna zamanında yapımına başlanan ve şimdiye kadar tam altı trilyon lira harcanan "deniz akvaryumu projesi"ni durdurma kararı aldığı belirtiliyor. Haberin devamı şöyle:

"İspanya'ya bürokrat ve gazeteci seferleri düzenlenen ve bugüne kadar altı trilyon lira harcanan Florya sahilindeki prestij projesi deniz akvaryumundan vazgeçilmesi gündemde.
Benzerleri arasında dünyanın en büyükleri arasında gösterilen proje, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yeni yönetimi tarafından vazgeçilmesi düşünülen projeler listesinde yer alıyor.
Bir belediye yetkilisi, ödenek yokluğundan 40 projenin durduğunu, yeni yönetimin de akvaryum projesini bu aşamada uygun görmediğini belirterek şunları söyledi: "Projeye şimdiye kadar altı trilyon lira harcanmış. Bitirilmesi yaklaşık 100 trilyona mal olacak. Acil kaynak bekleyen projeler var. Altı trilyonluk yatırım gözden çıkarılarak projeden vazgeçilebilir. "

Temel atıldı ama..


Ali Müfit Gürtuna döneminde yapımına başlanan projenin Şubat 2004'te temeli atılmıştı. 100 bin metrekare alana kurulan Florya Deniz Akvaryumu Kompleksi'nde yağmur ormanı ve çeşitli derinliklerde yaşayan balıkların izlenebileceği tüneller yer alıyor."

Ali Müfit Gürtuna'nın İstanbul için yaptıkları ortada. Hiç de azımsanamayacak hizmetler. Yarım kalan projeleri de öyle. Örneğin, yukarıdaki haberde sözü edilen "deniz akvaryumu" projesi, "Çağdaş İstanbul"a yenilik katacak önemli bir adım olabilirdi. 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de, deniz kenti İstanbul'a yakışacak bu hizmet, kenti daha da güzelleştirebilirdi.

Ama İktidar partisi AKP'ye mensup Topbaş yönetimi "ödenek yokluğunu" gerekçe göstererek, Gürtuna imzalı bu çalışmayı rafa kaldırmak istiyor.

Sadece akvaryum değil, Gürtuna'nın diğer projeleri iptal edilmek üzere. Örneğin 4. Levent - Ayağaza projesi. Gürtuna tarafından tasarlanan ve öğrenci kesimin yoğun olarak bulunduğu Ayağaza ile metronun son durağı 4. Levent'i birbirine bağlayacak projeye de son verildi. Akvaryum, kent prestji için ne kadar önemliyse, Ayazağa metrosu da özellikle öğrenciler açısından bir o kadar zorunluluktu.

Ancak Kadir Topbaş, bir dönem yanında "alt belediye başkanı" sıfatıyla yer aldığı Ali Müfit Gürtuna'dan "intikam alırcasına" onun imzalarını silmeye çabalıyor. Bu davranış da akıllara  "Topbaş da Gürtuna kompleksi mi var" sorusunu getiriyor doğal olarak.

Umarız, Kadir Topbaş İstanbul'a hizmetin,  "kişisel kaygıların" üzerinde olduğunu anlayıp, yıkıcı değil, yapıcı bir belediye başkanı profili sergiler.

KENTHABER
Yayın Tarihi : 29 Nisan 2004 Perşembe 18:28:57
Güncelleme :15 Temmuz 2004 Perşembe 22:45:18


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
mehmet kaya IP: 81.215.122.xxx Tarih : 15.05.2004 14:39:47
ben şhsım olarak ali beyin hakkını yendiğinin kanısımdayım ama her zaman istanbulun yedekde bekleyen bir başkanı oldugunu biliyorum ve ona sevgilerimi gönderıyorum.calışmalarınızda başarılar diliyorum.