Bugün, ajanslara yine turizm cenneti ülkemizden, sinirlerimi geren bir haber daha düştü.
Düşer düşmez de, bir anda gündemde ilk sırayı aldı
İçinde kumarhane bulunduğu gerekçesiyle, Olympia Countess ve Triton isimli yolcu gemileri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Kudret Arslan'ın talimatıyla Türk karasularına sokulmadı. Uzun saatler süren yoğun telefon trafiği ile Kudret Arslan kararını geri çekince, iki gemi Kuşadası Limanı’na yanaştı.
Ki, biliyorsunuz, bundan bir süre önce de, içinde eşcinselleri taşıyor gerekçesiyle bir yolcu gemisi yine Kuşadası Limanı’na sokulmamıştı.
Ve bugün Türkiye’ye gelen turistlerin uğramadan geçmediği, sokakta yürüyen 3 kişiden birinin yabancı turist olduğu Sultanahmet’ten bir haber geldi.
Emniyet ve belediye, okul ve camilere yakın olan kafeteryaların dışarıya sandalye ve masa koymasını yasakladı !
Ve günün üçüncü negatif turizm haberi, ‘Magic Life’ in patronu Cem Kınay’ın bir açıklaması:
.....Türkiye’de hala yüksek KDV, pahalı elektrik sorunu yaşıyoruz. Tunus’ta yüzde 10, İspanya’da yüzde 4 KDV uygulaması varken, biz hala yüzde 18 KDV ödüyoruz.
Nasıl bir kaostur bu ? Devlet büyüklerinin, “AB kapılarını zorluyoruz” beyanatları ile nasıl tam zıt bir çelişkidir bu ?
Hal böyle olunca, ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilen bölgelerin, diğer bölgelerden hangi ayrıcalıkları kalıyor ? Lütfen birileri bana bunu izah etsin, lütfen!
Önce bir çıkış yaparak yasak koyan, sonra da geri alan, sonunda da ardında ülke adına bir ‘yanlışlıklar komedyası’ bırakan, devletteki şu bürokrasinin artık bileği bükülüp, hükümranlığına son verilmeyecek mi ?
Sanane kardeşim geminin içindeki kumarhaneden ?
Elin oğlu, bir karış toprağımı, bir bardak suyumu, güneşimi nasıl daha iyi pazarlarım diye harıl harıl projeler üretirken, sen gelen turistin ülkene ne kadar döviz bırakacağı ile değil, cinsel tercihinle, kumar zevkinle, bilmem neyinle ne diye uğraşırsın ?
Arkanda ülke adına, en büyük gelir kaynağı turizm adına böylesi gülünç bir durum bıraktıktan sonra, kahraman olduğunu sanıp, madalya mı bekliyorsun ?
Okula yakın, camiye yakın diye, her Allah’ın günü belediyesi, emniyeti, kaymakamı vs. turistin tıka basa dolu olduğu mekanlardan masa sandalye toplasın, kapılarına mühür vursun, ve bir de oturduğu yerden kaldırdığı turiste de bunun mantığını bile izah edemesin, ondan sonra, kürsülere çıkıp, “Bilmem kaç yılında, bilmem kaç milyar dolarlık turizm geliri hedefliyoruz” diye hamasi nutuklar atsın !
Sultanahmet, Cankurtaran tarafında otelcilik yapan bir arkadaşım bir gün, “Vallahi bir yıldır, otelin kahvaltı salonunu bile kapadılar, turiste kahvaltıyı odalarında veriyoruz” diye yakınmış, inanmamıştım...
Araştırdım, meğer doğruymuş. Pes doğrusu!
Yahu, yan gelip yattığınız yerden aldığınız maaşlar, bu insanların dişiyle, tırnağıyla kazandığı bu paralardan giriyor cebinize, bunu hiç anlamıyor musunuz ?
Nedir bu ülkedeki girişimcinin, yatırımcının, istihdam sağlayanın ve hatta turistin sizden çektiği ?
Benim devleti yönetenlerden bir ricam var:
Gerçekten bunu samimi olarak söylüyorum, yasaklayın bu ülkede turizmi !
Koyun işin başına da ismini bile tekrarlamak istemediğim zat-ı muhterem gibi bürokratları ki; bilindiği üzere, elinizde o kadar çok var ki bunlardan, bu alandaki istihdamdan hiç sıkıntınız yok maşallah.
Her şeye rağmen söz dinlemeyip gelen turiste, uçaktan, gemiden, otobüsten iner inmez, vursunlar kelepçeyi !
Sonra da Merkez Bankası’na bir talimat verin ve 24 saat para bastırıp, devlet memurlarının maaşlarını fazla fazla ödeyin.
Madem medeni ülkeleri örnek almıyorsunuz, bari ‘kum cumhuriyetleri’ni örnek alın