30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

Zaman artık, işimize bakma zamanıdır

Fikret Bila, 22 Mayıs günkü Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan yazısında, Türkiye’nin AB için son dönemlerde çok hızlı ilerlemeler kaydettiğini, ancak ABD ve AB’nin isteklerinin gittikçe kafa karıştıracak tarzda olduğunu ifade ederek, AB’nin Türkiye’den, silahlı kuvvetler ve Atatürkçülükten vazgeçmesi gibi isteklerinin ön plana çıkarak, bir baskı haline gelmekte olduğunun altını çiziyor

*******

Ben, bu konuda, AB’ye ve ABD’ye kızmak yerine, önce kendi geçmişimizi sorgulamak gerektiğine inananlardanım.

Bilinçli olarak, bu ülkeyi yıllarca eğitimden, üretimden uzaklaştırmış politikacılar ile, elinden her lokması alındığında biraz daha sinerek, sessiz kalmış toplumların kaderi sonuçta kaçınılmaz olarak bu olacaktır.

Bugün AB üyesi olan ülkelerin en ufağı bile, çok yakın tarihlerde yaşadıkları savaşlar sonrasında kelimenin tam anlamıyla ‘bitmiş’ olarak çıkanları bile, bir günlerini bile zayi etmeden, var güçleri ile kalkınmaya başladılar. Hatta bu alanda kıyasıya bir yarış içine girdiler.

Bu yarışı, kan-ter içinde sürdürürken, aynı zamanda demokrasi denilen o yönetim şeklinden de asla vazgeçmeyerek, daha da güçlendiler.

Bizler, yöneteni ve yönetileni ile, kış uykusunda mışıl mışıl uyurken, yanıbaşımızdaki en küçücük toprak parçaları bile, birer ‘dev’ haline geldi.

Sonra devler, ‘bir elin nesi var’ anlayışı ile güçbirliği yaparak, AB denilen devler topluluğunu kurdular.

Şimdi istedikleri gibi oynuyorlar.

“Gözünün üzerinde kaşın mı var ? Olmaz! Alamayız!”, “Yanağının üzerinde benin mi var ? Olmaz! Alamayız!”

Ama bence bunlar bizim için bir fırsat!

Kamçılanmamız, bilenmemiz için bir fırsat!

Geçen gün, İstanbul’a gelen Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’i, hayretler içerisinde dinledim! “On yıl önce Kazakistan’da bir tane mağaza bulamazdınız. Mağaza bulsanız, içinde alacak bir bez parçası bulamazdınız” diye sözlerine başlayan Nazarbayev, sözlerini, “Ama bugün öyle değiliz, IMF’ye borçlarımızı tamamen ödedik. Milyarlarca dolar da kenarımızda paramız var. Siz bize hangi alanlarda yatırım yapacağımızı söyleyin, Kazak işadamlarımız gelip, o alanlarda yatırım yapsınlar” diye bitirdi.

Yani on yıl önce komünist rejimden, batmış, bitmiş şekilde çıkan bir ülke, bugün neredeyse bize ekonomi dersi verecek hale gelmiş!

İşte bu bile, silkinip, kendimize gelmeye yeter de artar bence!

Zaman artık, ülkeyi, profesyonel bir şirket yönetimi titizliği içinde yönetme zamanıdır!

Zaman artık, her vatandaşın, “bu şirket ne kadar kalkınır, güçlenirse, ben de o kadar güçlenirim” mantığı ile düşünmesinin ve hareket etmesinin zamanıdır!

Zaman artık, onların her gün verdikleri abuk-sabuk beyanatları tartışıp, zaman kaybetmek yerine, daha da bilenerek, tüm dikkatimiz ve şevkimizle ileriye bakma zamanıdır.

Zaman artık, işimize bakma zamanıdır.

Yayın Tarihi : 23 Mayıs 2003 Cuma 00:00:23
Güncelleme :24 Mayıs 2003 Cumartesi 05:27:21


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?