30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

ANA BEN GİDİYOM DÜŞMANA KARŞI

TARİHE ‘dünyayı yenenlerin yenildiği savaş’ geçen Çanakkale Zaferi’nin üzerinden tam 96 yıl geçti. Bu eşsiz destanı anlatmak için şimdiye kadar binlerce şiir, kitap yazıldı, onlarca film çekildi. Fakat dışardan yazılan hiçbir şey ‘cepheden gönderilen asker mektupları’ kadar duygulandıramadı. Maltepe Belediyesi’nin düzenlediği ‘Ana ben gidiyom düşmana karşı’ başlıklı Çanakkale Sergisi’nde sergilenen bir mektup okuyanları gözyaşına boğdu. NTV Tarih yazarı araştırmacı/koleksiyoner Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu’nun kolleksiyonundan oluşan sergiyi 50 bin kişi gezdi.

Mektup ulaştı, şehit oldu

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinden Üsteğmen Zahit, cephede kurşun yağmurları altında savaşırken Aziziye ilçesinin Kılıç Mehmet Bey köyünden Ahmet Efendi’nin kızı, eşi Hanife Hanım’a bir mektup yazmıştı. Üsteğmen Zahit, ‘vasiyetim’ dediği mektubu yazdıktan kısa bir süre sonra 9 Ocak 1916’da şehit oldu. Yıllar sonra ortaya çıkan o mektubun içinden şehit üsteğmenin küçük kızı Nahide’nin kırmızı kurdelayla bağlı bir tutam saçı da çıkmıştı. İşte o mektuptan duygu dolu satırlar...

‘Yüksek sesle ağlama’

“Bu günlerde her zamankinden daha önemli muharebelere gireceğiz. Bilirsin , her muharebeye giren ölmez. Fakat eğer ben ölürsem sakın gam yeme... Beni ve seni yaratan Allah bizi nasıl dünyada birbirimize nasib etti ise , benden şehitlik rütbesini esirgemediği taktirde , elbette , ruhlarımızı da birbirine kavuşturur. Vatan yolunda şehit olursam bana ne mutlu. Ancak , sana bir vasiyetim var : Birincisi benim için kat’iyyen ağlama... eşyamın listesi ilişikte. Bunları sat , ele geçecek paradan “mihr-i muaccel” ve “mihr-i müeccel” ini al , üst tarafı ile bana bir mevlüt okut. Eğer bunlar sana borcumu ödemezse hakkını helal et ve ilk gece aramızda geçen sözü unutma... vasiyetimi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim.”

BUGÜN Çanakkale Zaferi’nin 96’ncı yıldönümü. 96 yıl önce bugün Çanakkale’de, Mehmet Âkif’in, “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor / Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor” mısralarıyla tanımladığı atmosferde yaşananlar tarihin destana en yakın kıyısında durdu hep. İşte, bilhassa Ruhi Su’nun sesinden dinlenilmesi gereken o içli türkü, ‘Ana ben gidiyor düşmana karşı’ Maltepe’de bir sergi oldu bugün.

Ana ben gidiyom düşmana karşı

Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu’nun yıllarca biriktirdiği objelerden oluşan bir açık hava sergisi. Sergide Çanakkale-Gelibolu’nun cephe gerisinden savaş fotoğrafları, seferberlik cüzdan ve sefer emirleri, asker elbiseleri, tarih kayıtlı tüfek mermileri, kullanılmış top mermisi kovanları, şarapnel parçaları, havada çarpışan mermiler, madalyonlar, Osmanlı-İngiliz-Anzak askerlerine ait süngüler, mataralar, sağlık malzemeleri, savaş araç gereçleri, cephe gerisi objeleri, Enveriye şapka, cepheden yollanmış asker mektupları, cephe yazışmaları yer alıyor. Sergide, Çanakkale Savaşı türküleri çalınıyor, akşamları da multivizyon gösterisi yapılıyor.

İşgalden Cumhuriyet’e

30 yıldır biriktirdiği objeleri sergileyen Kayserilioğlu, sergisine ilişkin olarak şunları söyledi: “Aziz vatanımızın ‘İşgalden Cumhuriyet’e’ geçirdiği evrelerin gelecek kuşaklara aktarılması işlevinin; Türk ulusuna ödenmesi gereken önce bir borç, sonra da ulvi bir görev olduğu bir gerçektir. İşte bu anlayıştan hareketle, ‘İşgalden Cumhuriyet’e’ giden yolda dört bölümlük bir programın ilki olan ‘Ana Ben Gidiyom Düşmana Karşı’ açık hava sergileri, bu serinin değerli halkımız ile bütünleşmiş ilk ayağıdır.”

Maltepe Meydanı’ndaki sergi 22 Mart’a kadar her gün 08-22.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.


 

 

...
Yayın Tarihi : 18 Mart 2011 Cuma 10:29:30
Güncelleme :18 Mart 2011 Cuma 10:45:04


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?