30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

DENİZ FENERİ'NİN ŞİFRELERİ...

Almanya tarihinin en büyük bağış skandalı 2007’nin Nisan ayında Deniz Feneri e.V. derneğine yapılan baskınla ortaya çıktı. Hakim Müller’in gerekçeli kararında asıl failler “a” ve “d” olarak gösterildi.

Alman adaletinin terazisi şaşar mı şaşmaz mı bilinmez ama çabuk işler.

Almanya baskından tam 1 yıl 5 ay sonra kararını verdi.

Dernek yöneticileri Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş hüküm giydi. Skandala ilgili görülen duruşmalarda Türkiye’den iki ismin sürekli adı geçti.
 

Asıl failler "a" ve "d"

Dolandırıcılık bile kapasite işi. Adı üstünde bu suçun "nitelikli“ olanı var.

Deniz Feneri Skandalının Hakimi Jochen Müller üstüne basa basa söyledi: "Hüküm giyen bu kişiler sadece kukla, olayın perde arkasında başkaları var“

Bu nitelikli dolandırıcılara Hakim Müller gerekçeli kararında da işaret etmişti. 18 sayfalık gerekçeli karar anonim bir şekilde yayınlandı.

Hüküm giyenler A-B-C harfleriyle belirtilirken, olayın Türkiye’deki failleri için a-b-c-d-e-f harfleri kullanıldı.
 

Büyük fail "küçük a"

Gerekçeli karar Kanal 7 televizyonunun kuruluşunu ve islami partilere yakınlığını aktararak başlıyor. Ayrıca Almanya’daki Deniz Feneri e.V Derneği'nin, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği ile paralel kuruluşlar olduğu hükmüne varılıyor.

Kanal 7 yöneticilerinin 2001 yılından sonra kasıtlı olarak yardım toplanan programların sürelerini arttırdığı ve bu sayede daha fazla para toplandığına dikkat çekiliyor.

Bir diğer önemli tespit ise bu paraların amaç dışı kullanılacağının başından beri belli olduğu.

Peki bunun arkasındaki isim kim?

Cevap: "Küçük a“

Şifreyi çözdüğünüzde karşınıza Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın ismi çıkıyor.

Asında "küçük a“ bu organizasyon şemasının en üstünde yer alan isim.
 

Kurye "küçük d"

Avrupa’da 2002 - 2007 yılları arasında toplanan 41 milyon euro yardımla kurulan şirketlerde “küçük d” yöneticilik yaptı. Suçlama bununla sınırlı değil.

"Küçük d“ nin büyük bir görevi daha vardı. Almanya’da toplanan yardım paralarını Türkiye’ye götürmek, yani kuryelik yapmak. Paraların gittiği adres ise Kanal 7 binası.

8 Aralık 2005'te tüm görevlerinden ayrıldığı belirtilen bu kişinin de dönemin RTÜK Başkanı Zahid Akman olduğu sonucu ortaya çıkıyor.

Tüm bunlar Firdevsi Ermiş’in yürüttüğü gayri resmi muhasebe evraklarındaki kayıtlarda detaylı şekilde belirtiliyor.

Şimdi Akman ve Karaman olayın Türkiye ayağında tutuklandı.

Gecikmiş de olsa hukuki süreç sonrası "Ak - Kara“ ortaya çıkacak.

Alman yargısı da Türkiye’deki sonuca göre ikinci davayı açıp açmayaya karar verecek.

 

....
Yayın Tarihi : 11 Temmuz 2011 Pazartesi 12:43:56
Güncelleme :11 Temmuz 2011 Pazartesi 13:34:17


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
yakin IP: 85.105.110.xxx Tarih : 11.07.2011 18:00:13

ramazan ayı yaklaşıyor. ramazan paylaşmak demektir. paylaşma heyecanımızı kırmaya, yozlaştırmaya yönelik bu tür tezvirata mahal bırakmayacağız. bizim yerimize fakirlere ulaşabilenlere, elimizdeki nimetleri yoksullarla paylaşmamıza yardımcı olanlara ne mutlu. unutmayalım, hayrın yolu yokuştur...güzel insanlarımıza sahip çıkalım.


Karikatürist IP: 88.229.234.xxx Tarih : 11.07.2011 22:22:49

yanılmıyorsam bu "şifreleme metodu" bir sınavda da uygulanmıştı !


ahmet IP: 95.8.217.xxx Tarih : 14.07.2011 12:16:46

 a yıda b yide biliyoz hemde almanlar tespit etmeden sadakadan yemeyi seven bir tabaka var hemde ihtiyaçları olmadığı halde fakire dağıtılana el uzatıyor hatta ve hatta siyasi amaçlarla kullanıyor artık sadakada aracıları kaldırmanın doğru olduğu bir dönemdeyiz bu ülkede herkes çevresine yardım etse zaten kimsenin kimseye ihtiyacı kalmaz