30
Ocak
2026
Cuma
ANASAYFA

KENTHABER'DEN YEREL PADİŞAHLARA İKİNCİ ÇAĞRI

Kenthaber Yazarı Feramuz Erdin'in 'Yerel Padişahlar'a Çağrı' kampanyası ses getirdi. Başta Yeni Aktüel Dergisi olmak üzere, aralarında Anadolununsesi.com, ezgice.com, izmirdeyasam.com, bizimistanbul.com, adadayasam.com ve ozetoku.com gibi birçok  yayın organı, Erdin'in bu çağrısını okuyucularına duyurdu.

Biz de hem vatandaştan, hem de meslektaşlarımızdan gelen bu çağrı üzerine kampanyayı sürdürme kararı alarak, 'yerel padişahlara' çağrızımızı yineliyoruz.

YEREL PADİŞAHLARA ÇAĞRI

Kenthaber olarak, makam aracı kullanan tüm yerel ve kamu yöneticileri ile mülki idare amirlerine, "Bulunduğunuz göreve, vatandaşınızın hayatını kolaylaştırmak için seçildiğiniz-atandığınızı aklınızdan çıkarmayın ve en azından resmi makam araçlarınızı hafta sonları garaja çekin" çağrısı yapıyoruz.

Tüm yerel - kamu yöneticileri ile siyasilere AB yolundaki Türkiye'ye hiç yakışmayan ve 'istibdat' dönemlerini andıran bu çağ dışı davranış biçimine son vermeleri için sesleniyoruz.

Siz değerli Kenthaber okurlarının da, yazarımız Feramuz Erdin'in konuyla ilgili satırlarını okuduktan sonra, çağrımıza hak vereceğinizi umarak, yorumlarınızla desteklerinizi bekliyoruz.

Yerel padişahlar

Oylarınızla seçtiğiniz Büyükşehir Belediye Başkanını hiç belediye otobüsünde seyahat ederken gördünüz mü?

Ya seçilmişlerce atanmış olan valinizi?

Ya da yine merkezi yönetimce atanmış olan il müdürlerini?

Mesela, İl Emniyet Müdürünü?

Mesela, Jandarma Alay Komutanını?

Mesela İl Genel Sekreterini?

Haydi, bunlardan vazgeçtik.

Ya bunların ailelerini?

* * *

Yukarıda saydığım bu şahıslar, tek kelimeyle, sizin benim gibi insanların hayatlarını kolaylaştırmak için göreve seçilmiş veya getirilmiş kimselerdir.

Bunun için maaş ve ödenek alırlar.

Ama siz onları, Batılı meslektaşlarının yaptığı gibi; en azından hafta sonları, halkın arasında, metroda, vapurda seyahat ederken veya bir parkta oturup dinlenmek ya da ailesiyle piknik yapmak gibi insani faaliyetler içindeyken asla göremezsiniz.

Her daim “görevdedirler”.

Kendilerinin, korumalarının, etraflarındaki sülük zihniyetli yalakalarının yarattığı sahte bir “süper ego” ortamında yaşayıp dururlar.

Onları, zırhlı ve eskortlu araçlarıyla yanınızdan sirenler çala çala trafikte yağ gibi akıp giderlerken görürsünüz ancak.

Her zaman bir aceleleri vardır!

Can kurtarmaya mı, olayı bastırmaya mı, yangını söndürmeye mi giderler?

Tabii ki hayır!

Birazdan havalimanına inecek olan “velinimet” Başbakanı karşılamak için yarışırlar ya da çok önemli (!) bir davete veya toplantıya yetişmek için aceleleri vardır.

“Neden hep böylesin?” diye soracak olursanız da cevap hazırdır:

“Güvenlik nedeniyle!”

Akabinde “Senin ki can da benimki patlıcan mı?” sorusunu sormayı planlayanlardansanız, annenize bir efor testi yaptırmanızı tavsiye ederim.

Zira “ananızı da alıp gitmek” zorunda bırakılabilirsiniz!

* * *

O yüzden de bu zat-ı muhteremler, sizin benim kullandığımız yollardaki trafik çilesini hiç bilmezler.

Sokaktaki tinercinin ödünüzü nasıl patlattığını da bilmezler.

Kapkaca uğradığınızda kendinizi ne kadar kötü hissettiğinizi de!

Bu sorunları çözmek sanki onların görevi değildir?

Yaşamadıkları için, sorunlarınızı da bilmezler.

* * *

Ama bu adamların bir yıllık masrafını vergi olarak veren bir işadamına bir otobüste veya vapurda veya metroda rahatlıkla rastlayabilirsiniz.

Çünkü paranın nasıl kazanıldığını bilirler.

Tasarrufun ne demek olduğunu bilirler.

“El parasıyla beylik yapmanın” ne kadar kolay ama o kadar da içi boş olduğunu da çok iyi bilirler.

Bu tip bir süper egonun kişiyi nasıl insani vasıflarından uzaklaştırdığını da çok iyi bilirler.

“Yönetenlerdeki” demokrasi anlayışı içselleşmediği, sadece bir söylem olarak kaldığı için de bu adamların bir yıllık masrafını karşılayacak vergiyi veren bir işadamı, işinden çıkıp evine yetişip çoluk çocuğuna yemek yapmak zorunda olan otobüsteki bir çalışan anne, evine gidip de çoluk çocuğuyla biraz vakit geçirmeyi planlayan minibüsteki bir baba trafikte öylece kala kalır!

* * *

İsyan edersiniz ama kime nasıl dert anlatacağınızı bilemezsiniz.

Elinizde tek silahınız vardır:

Oy!

Bir dahaki seçime kadar bekler, zamanı gelince de gider silahınızı size en fazla “takla atan” yeni “padişaha” teslim edersiniz!

KENTHABER'İN NOTU:  TEŞEKKÜRLER POSOF BELEDİYE BAŞKANI

Kenthaber’in “Yerel Padişahların” araba saltanatı ile ilgili duyarlılığına bu kez de Türkiye’nin en uzak ilçesi olan Ardahan’ın Posof ilçesinden destek geldi.
İki dönemdir ilçenin belediye başkanı seçilen Şükrü Bozyiğit “yerel padişahlar” için bakın neler söyledi:

Kenthaberde çıkan ve bazı belediye başkanlarının saltanatvari uygulamalarını ”yerel padişahlar” benzetmesiyle yorumlayan yazıları ilgi ile okuyorum ve ben de halkın parasıyla sürdürülen bu saltanatın son bulmasını istiyorum. İki dönemdir Ardahan ili Posof ilçesinde Belediye Başkanlığı yapmaktayım. Makam aracım 1996 model Tofaş Kartaldır. Aracımı yenilemek yerine, buraya harcayacağım para ile çamur içinde olan yollara parke taşı döşemeyi tercih ettim.

Şimdi ilçemde ayağı çamura basan tek bir vatandaşımız kalmadı. Koruma ve özel şoförüm de yok. Buna gerek de duymuyorum. Görev ve hizmet yapmak için seçilmiş, halkın arasından gelmiş birisiyim. Bir koltuk yüzünden aslımı mı inkâr edeyim? Seçmene seçimden bir gün önce nasıl ilgili ve sıcak davranıyorsam, seçimden sonra da ilişkilerimi aynen sürdürüyorum. Seçimden önce kucakladığın insana seçimden sonra randevu vermeyip, görüşmezsen; jiplerle, dört çeker arabalarla ayağın çamura değmeden gezip, vatandaşa hava atarsan; belediyenin sana tanıdığı hakları ve ödenekleri sonuna kadar kullanıp, halkın gündemiyle alakası olmayan etkinlikler yaparsan; tabii ki sana “yerel padişah” derler.

İstanbul'daki belediyeler Ramazan ayında iftar çadırı açma yarışına giriyor “Benim belediyem daha fazla yoksulun karnını doyurdu” diye medyada haber yarışı yapıyor. Ertesi gün aynı belediye başkanları, güzellik salonu, alışveriş merkezi v.b açma yarışı yapıyor. Bir karar ver kardeşim! Kentinde “yoksulluk” sorunu mu var, yoksa “güzelleşme” sorunu mu var?

Günü kurtarma adına, medyada yer alacağın her etkinliğe trafikte takılmayan aracınla ve korumalarınla sirenler çala çala koşuyorsun. Milyarlarca liralık bütçene rağmen İstanbul’a yağmur yağdığında evlerini su basan vatandaşın yanında olmaya, yarasını sarmaya “vaktin elvermiyor” fakat zengin düğünlerinde nikâh şahidi olmaya yarışıyorsun. Söyle bana, sen kimin belediye başkanısın? Zengin düğününü sensiz de yapar ama fakir sen olmadan nefes bile alamaz! Bu işler öyle uzaktan bakıp, erzak-kömür dağıtmakla da olmaz; seçmeninin ayağına gideceksin, evinin soğuğunu, yolunun çamurunu, akmayan suyunu yerinde göreceksin. Buna çareler üreteceksin.

“Türkiye’nin en uzun bayrağını ben yaptırdım.” edasıyla bayrak sevilmez, vatan sevilmez. Bayrağı yüceltecek olan yaptığın hizmettir. Kişiyi iftar çadırında değil, sokakta birey yaptığın sürece bayrağımız kıymetlenir. Biz, tüm imkânsızlıklara rağmen, Anadolu’da böyle yapmaya çalışıyoruz. “Yerel padişah” olmayı aklımızdan bile geçirmiyoruz.

Feremuz Erdin - Kenthaber
Yayın Tarihi : 27 Ekim 2008 Pazartesi 15:09:21
Güncelleme :31 Ekim 2008 Cuma 20:53:08


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet yerebakan IP: 78.169.44.xxx Tarih : 1.11.2008 21:53:31

Kent haber,ülke insanının çığlık çığlığa bağırmak istediği bir so(ygun)runa parmak basıyor.Makamını saltanat sahibi gibi kullanan atanmış veya seçilmişlerin,vicdanlarını titretmesi gereken savurganlık örnekleri var.Sayın Erdin can alıcı noktalara vurgu yaptı.Zamlar altında inlemede halkım,çiftçim,köylü..saltanatın tatlı kaymağından vazgeçemiyor monşer vali,mösyö vekil,padişahımız başbakanımız..har an tehdit altında oldukları için zırhlı ciplere binen valilerimiz..ordusu ile geziye giden vekiler..allah versin..


yasar ertas IP: 88.73.4.xxx Tarih : 28.10.2008 09:51:00

Simdiki zamana göre haklisiniz. Öyle bir zaman istiyorumki Türkiyemde. Bizi idare eden herkezin altinda ucak olsun, lüks araba olsun.(Bunlari fabrikalarda yapan insanlardir satilirsa yasamlari devam eder)Ammaaaa Halkin sosyal düzeni yokken biri yalin ayak biri böyle lüks arabalarda gezerse biri köskte biri sokakta yatarsa aradaki asiri yasam farkligini kapatamayan bir idare varsa Bir makamda isim oluyor buyrun beyefendi size nasil yardimci olurum demiyor, hatta ben orda yokum haraketlerinle karsi karsiyayim.Bu makam benim makamim (Türkiyede paran önemli bir meslegin meziyetin arkan varsa yasarsin teorisini öldürmesen na yasarsin)Hastalik olmus adama sormadan hemen meslegini söylüyor yada mal varligini saymaya basliyor cayciya efendi bilmem kime beyefendi böyle bir sey olurmu ben baska ne diyeyim okuyanlara selam olsun bari diyeyim.


Ali IP: 212.175.112.xxx Tarih : 31.10.2008 19:37:44

Ben işine makam aracıyla dğeilde yaya olarak gidip gelen bir vali biliyorum. Hemde herkes kuş gribi dolayısıyla bütün tavuklarını itlaf ettirirken o bütün kanatlılarını kestirdikten sonra bir güzel kızarttıp sonra da afiyetle yiyerek bütün ülkeye örnek olan ve ülke ekonomisine önemli ölçüde katkıda olduğuna inandığım bir vali. Aydın Valisi Mustafa Malay'dan bahsediyorum. O tam bir halk adamı sabahları valiliğe giderken çoğu zaman yaya olarak intikal eder. sebebide şu; halkın sorunlarını öğrenebilmek için. vatandaşa esnafa slm vere vere gider. Saygılarımla Aydınlı Efe


ali demir IP: 85.100.249.xxx Tarih : 30.10.2008 01:08:40

uşak belediye baskanı sn mesut apaydının audi a 6 mercedes vito vip opel vecra fort torneo ve eski makam aracı fıat temra olmak uzere benim bildigim beş adet makam arcı var sn basbakana arz olunur bu araçlar 2008 modeldir bazıları kiralık tır


UŞŞAKİ KURT IP: 83.66.225.xxx Tarih : 2.11.2008 14:27:34

OLUR OLUR BAL GİBİ OLUR. "DEVLET MALI DENİZ, YEMEYEN DOMUZ!" BU ÖZDEYİŞİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR, "HALKIN MALI GANİ, YEMEYEN HANİ?"


Osman IP: 88.254.168.xxx Tarih : 28.10.2008 03:15:05

Sonuna kadar destekliyorum milletin parası ile iş yapılmak elbet kendi arabaları ile gezsinler iki gün devletin aracı dinlensin.


rasim erdoğan IP: 88.232.74.xxx Tarih : 28.10.2008 12:58:46

yazık çok yazık küçük bir araştırma yapın en gelişmiş ülkelerdeki resmi araç sayısı bizimkinin 10 da 1 i kimiz biz ya zengin bir devlettmiyiz üstelik bizdeki yöneticiler resmi araçla pikniğe de gidiyor düğüne de buna bir çare bul ey meclis kısıtla bu kadar resmi araç olmasın halk otobüsle işe gidiyor onlarda gitsin siz halktan milletten daha mı önemlisiniz


devrim demir IP: 78.165.251.xxx Tarih : 2.11.2008 18:52:25

siz birde bizim belediye baskanına bakın yani hatay samandag yollarda hic asfalt yok carsının ici bile av alanı gibi camur deryası narmal kundurayla yurumek ımkansız ama kendisi mercedes cocuklarında 4 jip ve gelinlerınde 4x4 daha ne deyim biz hala cizmeyle dolasıyoruz sayın basbakana duyrulur gelmesine gerek yok fotografcı göndersın fotodan izlesın emınım gördugu zaman gözlerı yasarıp hala böyle biryer varmı türkiyede dicek .....devrim demir


li chang IP: 219.137.251.xxx Tarih : 30.10.2008 23:55:12

uzerinde durdugunuz konu sizin icin hassas olabilir ancak unutmayin bagli bulundugunuz ulkenin yonetim sartlarini, ulkeniz hangi yonetim sekliyle idare ediliyor yada hangisiyle idare edilmeli aralarindaki farki okurlariniza iletin, anlatin sonra uygulanabilirligini arastirin en sonunda nedenini sizde anlayacaksiniz bu surec sonunda zaten bunlari yazmaya gerek kalmiyacak bilgilendirmeniz yeterli fotografla yorum olamaz bu bir tez yada teori degil yorum unutmayin...


recai deniz IP: 81.215.63.xxx Tarih : 28.10.2008 14:34:07

yazınız gerçekten çok kayda değer gerçekleri yansıtan bir yazı önecelikle bir gazeteci olarak yazmış olduğunuz yazıyı beğeni ile karşılıyorum. bu tür olayları halka duyurmak için elimden gelen hizmetleri yapmayada hazırım. saygılarımla...


Haluk Balaban IP: 78.167.203.xxx Tarih : 29.10.2008 20:28:42

Kulakları var DUYMAZLAR ? gözleri var GÖRMEZLER ? Babalarının evinde KARAKAÇANI bulamayanlar tabi milletin kesesinden binerler bedava otolara. petrol fiatı 160 dolardan 73 dolara düşer . kuruşla indirim olur Ağazadelerin YAKIT bedelini karşılamak için indirim olmaz ? HARAMI HELALİ bilenler HALKIN YİGİT SESİ FERAMUZ ERDİNİ DUYUN YOKSA HEPİNİZİN ANASINA SELAMIM VAR...!


keriman IP: 88.249.243.xxx Tarih : 1.11.2008 19:54:57

bu konuyu gündeme alan kenthabere teşekkür ederim.gerçekten valiler ve belediye başkanları halkın parasıyla padişahçılık oynuyor.Hadi belediye başkanları (birazda oy kaygısından) halkın arasına giriyor.Ama ben şuana kadar (bizim ilde) valinin arabadan inip halkla konuştuğunu görmedim.benim paramla bana hava atıyor.tamam vali olmuş helal olsun gözümüz yok, ama biraz alçak gönüllü olun dimi?!biraz halkın arasına girin dimi?! Kaldı ki padişahlar bile halk arasına girermiş biz böyle okuduk böyle öğrendik.Acaba onlar mı yanlış yapmışlar bu idareciliği, bunlar mı yanlıştalar?!


gurbetci IP: 82.254.223.xxx Tarih : 31.10.2008 20:42:30

boyle kisileri secen bizim kendi insanimiz simdide buna katlansinlar bakalim vatan elden giiyor siz uyuyun daha heyyyyyyyyyyyyyyyy turk milleti


metin IP: 78.163.125.xxx Tarih : 3.11.2008 09:30:08

Posof belediye başkanına sivas dan teşekkür ederim. Partisi hangisidir bilmiyorum ama hala bu şekilde vatanını, milletini seven hizmet insanların varlığı, gidişat hakkında içimizdeki umursuzluğu bir nebze yıkıyor. Sayın başkanım başarılar dilerim.