28
Ocak
2026
Çarşamba
ANASAYFA

Düzgün insanlar ayrı metroya bindirilsin

İtalyan siyasetçi, yeni bir ırkçı tartışmanın fitilini ateşledi. Kampanyasında “düzgün insanlar, Milanolulara yabancılardan ayrı metro vagonu tahsis edilmesini” istedi.

Irkçılığın son dönemde tırmandığı İtalya’da yeni bir tartışma yaşanıyor... Krizin ortasındaki isim, ülkenin en sağcı partilerinden Kuzey Ligi’nin üyesi, Avrupa parlamenteri Matteo Salvini... Genç parlamenter, “Milanolular için yabancıların binmesinin yasak olacağı özel metro vagonları” tahsis edilmesini isteyerek krize yol açtı. Çok sayıda İtalyan, bu talebi Güney Afrika’daki “apartheid” (beyazların siyah halka ayrımcılık yaparak iktidarda olduğu yıllar) ile aynı kefeye koydu. Muhalefet lideri Dario Franceschini (PD-Demokratik Parti) de parlamenterin önerisini “1938’deki Mussolini’nin ırkçı yasalarına” benzetti. Kuzey Ligi’nin provokatör simalarından biri olan Salvini, AP seçim kampanyasında “Bir zamanlar toplu taşıma araçlarında, kadınlara, yaşlılara ve sakatlara ayrılmış yerler vardı. Şimdi metronun bazı vagonlarının Milanolulara ayırmak zorundayız” dedi.

MÜLTECİLERE PÜSKÜRTME!

Bu “önerisi” politika dünyası ve kamuoyunun sert tepkisiyle karşılaştı. Seçim afişlerinde de bu yöndeki görüşlerine yer veren Salvini, “kadınların her gün saldırıya, hakarete, tacize maruz kaldıklarını görerek Milano metrosu başkanına metronun ilk vagonunun kadınlara ayrılması için talepte bulunduğunu” da belirterek ekledi: “Bu şekilde devam ederse, düzgün insanlara ayrı vagonlar yapmak zorunda kalacağız...” Kuzey Ligi’nin milletvekilini ilk eleştiren, kendi müttefiklerinden Özgürlük Partisi üyesi Aldo Brandirali oldu.

Brandirali “Salvini’nin teklifini uygulamanın tek yolu herkesin göğsüne ırkına göre yıldız takmaktır” diyerek önerisini alaya aldı. Bu arada yine Kuzey Ligi Partisi’nin üyesi olan İçişleri Bakanı Roberto Maroni, Malta’nın kontrolünde olan uluslararası sularda yakaladığı ve İtalya’ya gelmekte olan 227 kaçak göçmeni geldikleri Libya’ya geri yolladı. İtalyan karasularına girmelerine izin verilmeyen mültecilerin milliyet, yaş, cins, hamilelik, siyasi iltica hakkı gibi durumları incelenmedi. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, “Cenevre Konvansiyonu’nun göçmenlere tanıdığı siyasi sığınma hakkı başvuru imkânı vermediği, Libya gibi insan hakları konvansiyonunu imzalamamış bir ülkeye geri yolladığı” için kararı sert bir dille eleştirdi.

TÜRKİYE KARŞITI İNTERNET SİTESİ
Avrupa Parlamenteri Salvini, Başbakan Berlusconi’nin geçtiğimiz Kasım’da Türkiye’ye yaptığı ziyaret esnasında “AB’de Türkiye’ye Hayır” adında bir site açmıştı. TV programlarına da üzerinde bu sloganın yazılı olduğu tişörtle katılan Salvini’nin internet sitesinin açılış sayfasında da “Türkiye Avrupa’da mı? Hayır istemiyoruz” başlıklı yazıları yer alıyor. Salvini, Türkiye’nin AB’ye katılımına karşı en şiddetli muhalefeti yapan isimlerden biri.
 

Yasemin Taşkın - Sabah
Yayın Tarihi : 10 Mayıs 2009 Pazar 20:37:37


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet IP: 88.245.227.xxx Tarih : 10.05.2009 22:25:47

insanların rahat ve mesut günlerinede hiç itibar etmediği bazı faşist ve aşırı dini eğilim kötü günlerde  mevcut durumu değerlendirmek için hemen harekete geçmektedirler avrupa tarihinde bir musolini hitler ikiside  dünyanın en büyük kırizlerinden olan 1938 kırizinde ortaya çıkmıştır   mevcut durumu nasıl kurtarırım yada kırizi nasıl atlatırım değil kendi yandaşlarımı yada kendi milletimi bu kırizden etkilenmeden nasıl çıkarırım kaygısı vardır  yandaş bulup destek görmektedirler daha 5 yıl önce italyan ekonomisini dünyanın ekonomileri arasına sokan ve her italyanın lüks içinde yaşaması için fazladan çalışan yabancılar işçiler  işssizlik artması ile istenmeyen doyurulmasında bir fayda görülmeyen insan olarak görülmektedirler iyi günlerde nasıl o insanların sırtından kene gibi geçinmek ahlaksızca bir davranışssa kötü günlerde ekmeğimi onlamı paylaşacağım onlarla yanı metrodamı seyahat edeceğim  tarzı bir yaklaşım aynı sömürgeci avrupa ahlaksızlığın göstergesidir


Gönül Aydemir IP: 88.235.233.xxx Tarih : 11.05.2009 00:48:08

Yakında benzer faşizan söylemler bize de duyulur.Hoş yaşamda hep vardı.Uçaklarda,trenlerde gemilerde herkes parasına göre daha iyi,daha kötü mevkilerde oturur.Titanik batarken önce  birinci mevki yolcular kurtarılır. Yanılmıyorsam,birinci mevki yolcu çocuklarının tamamı kurtulur.En az çocuk üçüncü mevki yolcularının çocuklarından kurtarılır.''Faşizm emperyalizmin vurucu gücüdür.''.Bu ağır ekonomik krizden sonra,vurucu güce bolca gereksinim var. Vurcu güç de yine canavarlaştırılmış cahil yoksulların arasından seçilir,


Gökhan IP: 85.108.156.xxx Tarih : 10.05.2009 23:30:08

Avrupa'nın tamamına yakını aslında bu görüştedir.Ama ekonomik mecburiyetten açıklayamıyorlar.Bunların burnunu sürtmek için ihraç ettikleri ve ekonomileri için önemli olan mallara kota koymak yeterlidir.İtalyan ın Fiat,Fransız'ın Renault, gibi önemli arabalarının üretimini alımını durdurursak çözüm kendiliğinden gelir ve uysallaşırlar.bunun için kendi teknolojimizi geliştirmeliyiz ve alternatif ticaret ortakları bulmalıyız.