DİLEK Yarımadası Kalamaki Milli Parkı'nda, depo ve idare binasının yer aldığı ormanlık alan ve koy, AKP'liler ve haşemalıların özel bölgesi oldu. Başta, AKP Aydın il teşkilatı üyeleri olmak üzere çevre il ve ilçelerden, üzerlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi bulunan seçim minibüsleriyle gelen partililer, bu özel alanda, harem- selamlık denize girmeye başladı. Milli parka sokulması yasak olan piknik tüpü ve mangal, bu kişiler için serbest bırakıldı. Milli Parkta, AKP yandaşlarına özel bölüm ayrılması tepki çekerken, Kuşadası AKP Kadın kolları üyelerinden biri, fotoğraflarını çeken DHA muhabirine sözlü saldırıda bulunarak “Sizi buraya kim soktu? Siz bu memleketi kirletiyorsunuz” dedi.
Geçtiğimiz aylarda özelleştirilme kararı alınan milli parklar arasında bulunan Dilek Yarımadası Kalakami Milli Parkı'ndaki koylarda hizmet veren kafeterya, restoran ve büfe gibi tüm üniteler kapatıldı. Ardından da Didim'deki Orman Kampı'nı işleten Albayrak Grubu'nun şirketlerinden Platform Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Temizlik Hizmetleri Sanayi A.Ş.'ye satılacağı söylentileri yayıldı. Milli parkın özelleştirilmesiyle birlikte de dört koydan 2'sinin sadece kadınlara tahsis edileceği konuşulmaya başlandı. Son günlerde de girilmesinin yasak olduğunu bildiren tabelaların asılı bulunduğu telle çevrili, milli parkın, depo ve idare binasının yer aldığı ormanlık alan ve koyda, üzerlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi olan seçim minibüsleriyle gelen kadın ve erkek partililer görülmeye başlandı. Milli parkın içinde piknik ve yürüyüşler yapıp, koyda denize giren haşemalı, başları bağlı kadınların sayıları giderek arttı.
‘MEMLEKETİ KİRLETİYORSUNUZ’
Kuşadası AKP Kadın kolları üyelerinden biri de fotoğraflarını çeken DHA muhabirine sözlü saldırıda bulunarak, “Sizi buraya kim soktu? Siz bu memleketi kirletiyorsunuz” dedi. AKP Kuşadası Kadın Kolları Başkanı Nimet Kaya sinirli kadın üyeyi güçlükle sakinleştirdi.
Özelleştirilme kararının ardından milli parkın içinde AKP yandaşlarının sıkça görülmeye başlandığını belirten emekli bürokrat Hüseyin Cabaz “Güzelçamlı'daki yazlığımda kalıyorum. Özellikle hafta sonları AKP'nin seçim minibüsleriyle gelen partililer, parka girebilmek için geceden bekleyenlerin önünden geçip, içeri giriyor. Özel bölgelerinde gezinti yapıyor. Yasak olmasına rağmen piknik yapıyor. Haşemalalı ve türbanlı kadınlar denize giriyor. Kimse karışmıyor” dedi. (dha)
Kendilerini toplumdan ve cagdan soyutlayanlar kanimca dunyanin icten pazarlikli en kirlileridirler.
yakinda suudi arabistani da gececegiz.
Gözüken köy kılavuz istemez.Daha başka ne bekleyebilirsinizki?
Ben $öyle dü$ünüyorum Memleketi Kirleten Muhabir Arkada$imiz Degil Sadece ve sadece Sira di$i Görüntüleriyle,Ha$ema denen Torbayla denize girenlerdir Cünkü Onlarin Icide (Kalbide) Kirlidir
Yorum yazan arkadaşların duyarlılığına brawo ama kadınları saklayan hep erkekler olduğu halde ne yazık ki savunanlar da gene erkekler, ya bayanlar bu tür haberleri okumuyorlar yada yorum yapmıyorlar.Şu anda şanslılar islamin modern halini ? yaşıyorlar ama bilmiyorlar ki ilerde böyle bile giremeyecekler,kadınları vücutla beraber beyinlerinide kapatan zihniyete yazıklar olsun.
şu yukarıdaki fotoğrafa dikkatlice bir bakın.kendinizle o görüntüdeki canlıları içtenlikle bir değerlendirin. ben şöyle algılıyorum. hani geçen günlerde amerikada kıyıya vuran görülmedik alameti farika canlı varya ,ABD nin bilmem ne deneyi sonucu ortaya çıkan yaratık dedikleri,kiminin uzaydan gelen uzaylı benzetmesi dediği o canlı;bende bunu çağrıştırdı. toplumun bütün kesiminin deniz sefası sürdüğü yerlerden nedense uzak tenha yerleritercih ediyorlar. ya onlar bizlere ayak uyduramıyorlar ya da biz onlara. ben onların bize uymadığını düşünüyorum. nedenmi? büyük kitlelerin sahildeki kalabalığına bir bakın .kimse kimseden rahatsız değil.sükun içerisinde bir aradalar.deniz sefalarını ,sürüyorlar. ya onlar?yalnız başına belli bir sınırlı çevre. tek farkları hepsinin ekenomik düzeyleri üç aşağı beş yukarı aynı. ya öbürleri tam bir kokteyl. diğer tarafta ekenomik yönden güçlü haşemasız,bikinili,mayolu deniz sefası sürenler yokmu? kaldıkları tesislerin tatil köylerinin nizamiyesi sanki başka bir devletin gümrük kapısı gibi birşey. işte asıl kavga onlarla bunlar arasındaki kavga. gerçek inançları ile yaşayan başı örtülü ,örtüsüz,ulusunu seven devletini seven atatürkünün yolunda yürüyen cumhuriyetçi laik ilkelere inanan tüketmek için üreten, bizler ise o her iki grubunda figüranlarıyız. ben reel olarak bizler,onlar diye bir ayrışımdan yana olmadığımı da vurgulamak istiyorum. bu ayrışımı biz değil onlar yaratmaktadır. çünkü aralarındaki rekabetin devam etmesi için saltanatlarının sürmesi için bu ayrıştırma emperyalizmin ,kapitalizmin değişmez kurallarıdır. bunlarda oyunlarını kurallarına göre oynamak mecburiyetndedirler,başka seçenek yoktur. böl ,parçala, ayrıştır ve yönet. bizlerin yapması gereken şey ise, bölünme,parçalanma, ayrışma bu şekilde onların yönetmesine fırsat vermemektir. bu halk bunları er ve ya geç anlayacaktır,anlamak mecburiyetindedir. mutlaka zafer bu güne kadar kandırılan ,sömürülen,uyutulan,aldatılan bu halkın olacaktır. tabiki demokratik kurallar çerçevesinde. bu halk ekstradan birşey istememektedir. bizlere VATANIMIZ,BAYRAĞIMIZ,LAİK CUMHURİYETİMİZ,ATATÜRK DEVRİMLERİMİZ,BAĞIMSIZLIĞIMIZ,ÖRFLERİMİZ,GELENEKLERİMİZ, ÇAĞDAŞLIĞIMIZ ,DİNİMİZ,İMANIMIZ,KURANIMIZ,PEYGAMBERİMİZ,ALLAHIMIZ YETER.SİZİN İSTEYİPTE BİZİM BİLMEDİĞİMİZ VEDE KABUL ETMEYECEĞİMİZ HERŞEY SİZİN OLSUN. ÇEKİN MİLLETİN ÜSTÜNDEN O ELLERNİZİ. SAYGILARIMLA.
tamam belki o bayanın gazeteci arkadasa dedigi kelime çok kötü bi kelime ama sizin kalkıpta bu şekilde yaptıgınız yorumlar çok yanlış kapanmak kötü bişeymi onlar çıplak olsaydı böyle yorum yapılmazdı tebrik ederdiniz yazıkki örtündüler diye iğrenç yorumla ryazmışsınız yazık TÜRKİYE özgür bir ülke isdeyen isdedigi gibi giyine bilir kimse kimsenin kıyafetinden sorumlu degil her koyun kendi bacagından asılır