28
Ocak
2026
Çarşamba
ANASAYFA

İşte boşanma nedenlerimizi...

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu,  Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün boşanma nedenlerine ilişkin yaptığı araştırma sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.

Adana, Ankara, Balıkesir, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Malatya, Samsun ve Trabzon olmak üzere toplam 12 ilde, 657'si kadın 543'ü erkek 2000 yılından sonra boşanmış insanlar üzerinde yapılan araştırmada 'şiddetli geçimsizlik' olarak tabir hukuki gerekçenin altındaki asıl faktörler ortaya konuldu. Araştırmada boşananların yüzde 40'ının lise ve dengi düzeydeki öğrenim durumuna sahip oldukları, üniversite düzeyindeki boşanmaların ise ilkokul mezunlarından daha düşük olduğu tespit edildi. Araştırmada boşanmış kişilerin cinsiyeti ile eğitim durumu arasında belirgin bir fark olmadığı saptandı. Boşanan kişilerin yüzde 90'ı şehirlerde yaşarken köylerde bu oran yüzde 1.50'de kaldı.

Boşanmaların çoğunluğu ilk 5 yıl içersinde gerçekleşiyor

Araştırmaya göre boşanmaların çoğunun ilk 5 yıl içerisinde gerçekleşirken, 2007 yılında bu oranın yüzde 41.8 olduğu kaydedildi. Araştırmaya katılanların yüzde 36.7'lik gibi büyük bölümü tanıştırılma ve bir süre flört ederek eşleri ile evlendiklerini söylerken, görücü usulü ile evlenip boşananların oranı yüzde 20.5 olarak belirlendi. Araştırmada erkeklerin yüzde 92.9'un kadınların ise yüzde 88.9'unun eşleriyle kendi istekleriyle evlendiklerini söylerken, evlenme sebebi olarak hem kadınlar hem erkekler birinci neden olarak 'aşık olmak' ikinci neden olarak huyunu gösterdi. Boşanan kadınların yüzde 29.4'ü ailesinin bu evliliğine karşı çıktığını belirtirken erkeklerde bu oran daha düşük oldu.

Boşanmanın en büyük nedenlerinde biri de aileler

Boşanılan eşin aile tarafından uygun bulunmama oranı kadınların ailesinde yüzde 49.5 iken erkeklerin ailesinde ise bu oran yüzde 37.9 oldu. Boşanan kadın ve erkeklerin her ikisi de evlilik ilişkilerinde eşlerinin ailelerinin müdahalesi olduğunu belirtirken, özellikle karşı tarafın ailesinin müdahalesinin daha yüksek olması dikkat çekti. Yine boşanan hem kadınların hem erkeklerin eşinin ailesinin kendilerine en çok ekonomik konular ve evin düzenine ilişkin müdahale ettiği belirtildi. Boşanmış kadınların yüzde 54.9'u kendi aileleri ile eski eşlerin ailesi arasındaki anlaşmazlık olduğunu söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 43.6 oldu. Kadınların yüzde 40.1 erkeklerin yüzde 32.8'i eşlerinin ailelerinin yanında kendine farklı davrandığını belirtirken, kadınların yüzde 36.5'i erkeklerin ise yüzde 25.5'i eşlerinin ailesinin yanında kendisini küçük düşürücü davranışlarda bulunduklarını belirtti. Kadınların yüzde 61'i evlenmeden önce eşinde bulunan olumsuz özellikleri gördüğü halde değişir diyerek evlendiğini belirtirken erkeklerde ise bu oran yüzde 47.1 oldu.

"Kocaların sorumsuzluğu" açık ara önde

Boşanılan eşte en beğenilmeyen özellik olarak kadınların yüzde 50.4'ü kocalarının sorumsuz olmasını gösterirken, erkeklerin yüzde 40.6'sı eşlerinin ailesinv aşırı düşkünlüğünü gösterdi. Evlilik içinde bir sorun olduğunda boşanmış kadınlar eşlerinden şiddet gösterdiğini belirtirken, erkekler ise eşinin sesini yükselttiğini belirtti. Yapılan araştırmada boşanan çiftler sık sık tartışma yaşadıklarını belirtirken, erkeklerin yüzde 63'ü kadınların ise yüzde 51'i tartışmalarda karşı tarafın hep kendisini haklı gösterdiğini söyledi. Eşler arasında ilk boşanma düşüncesinin evliliğin ilk 6 ayında başladığını ortaya koyan araştırmada, ilk 5 yılda boşanma oranının yüzde 50 civarında olduğu belirlendi. Araştırmaya katılanların önemli bir oranı daha önce boşanmak istemelerine rağmen çocuk nedeniyle boşanamadığın belirtirken, kadınlarda ekonomik faktörler dul kalma kaygısı diğer nedenler arasında yer aldı. Araştırmada boşanma sonrası kadınların çalışma hayatına katılımın arttığı belirlendi. Kadınların yüzde 40.3'ü erkeklerin yüzde 28.9'u kredi kartı nedeniyle eşiyle tartıştığını söyledi.

Kadınlar evliliklerini kurtarmaya çalışan taraf

Evliliğin kurtarılması için kadınların yüzde 40.1 erkeklerin yüzde 37.5 konuyu zamana bırakmayı, kadınların yüzde 34.3 erkeklerin yüzde 30.5'i aile büyüklerinden kadınların yüzde 16'sı erkeklerin yüzde 13'ü akraba ve arkadaşlarından yardım istediği, hem kadın hem erkeklerin yüzde 13.9'u evliliğe aracı olanlardan, kadınların yüzde 12. 9'u erkeklerin yüzde 6,4'ünün ise muhtar, müftü, imam, öğretmen gibi arabuluculara başvurduğunu söyledi.

Araştırmaya katılanların önemli bir oranı içinde bulundukları duruma baktıklarında yine boşanmak istediklerini belirtti. Kadınlardın yüzde 57.6'sı yeniden evliliğe sıcak bakmazken erkeklerin yüzde 64'ü evliliğe sıcak baktığını belirtti. Kadınların yüzde 33.6' sı erkeklerin ise yüzde 14.6'sı çocukları olduğu için evlenmeyi düşünmezken kadınların büyük çoğunluğu maddi gücü olmadığı için evlenmek zorunda olduğunu ifade etti.

Bir soru üzerine Türkiye'deki boşanma oranları hakkında bilgi veren Çubukçu, Türkiye'deki boşanma oranının binde 1.4 olduğunu ifade etti. Çubukçu, 2001 yılında 91 bin 904, 2002 yılında 95 bin 323, 2003 yılında 92 bin 637, 2004 yılında 91 bin 22, 2005 yılında 95 bin 895, 2006 yılında 93 bin 489 boşanma yaşandığını söyledi.

iha
Yayın Tarihi : 21 Ocak 2009 Çarşamba 16:03:56
Güncelleme :21 Ocak 2009 Çarşamba 16:06:55


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
gönül aydemir IP: 78.183.195.xxx Tarih : 25.01.2009 00:08:50

Genelde eşler için ilk beş yıl çok önemli.Eşler oturup,bir karar almalı;iki tarafın ailesi ne derse desin,onları hiç takmamak veya çok takmak yerine,yararlı düşüncelerinden yararlanalım,zararlı düşüncelerini uygulamayalım demeli.Nazikçe bu durumu taraflar anlatalım demeli.Ailelerin hemen bir tarafa atılması doğru değildir.Gençler kendilerini güven içinde hissetmiyor.YUVA KURUYOR AMA,HENÜZ UÇAMIYORLAR.Benim dediğim,senin dediğin yerine,birbirlerini eğitsinler.Hemen çek git veya benim ailem,senin ailen kim oluyor demesinler.Hem ailelerimiz,hem biz desinler.En kötü kayınvalide bazan en iyi ev sahibinden daha merhametli oluyor.Kavgaların çoğu ekonomik.


mehmet boz IP: 88.227.254.xxx Tarih : 22.01.2009 21:26:37

bu gibi insanlar hep olmuştur.bundan sonra olacaktır.bunlar islamın sapıkları.islamın sapığı olmaz mı olur elbette.bunlar sadce kispeti islam içi boş ve bolan gibi şişmiş insanlar.allah bunları islah etsin yada kahretsin. bunlar bir zamanlar islam adına konuşup aslında dost görünüp düşman nasipsizleridr.


meltem ÇOŞKUN IP: 78.175.247.xxx Tarih : 25.01.2009 16:47:09

Evlilik de güven ve sadakat çok önemlidir. eşler ne ailelerine bakacak yada dinlemiyecekler, aileler her iki tarafında burunlarını sokdukları sürece eşler ne mutlu olurlar nede evliliklerini sürdürebilirler. eşimle nerdeyse 5.ci yılımıza girdik çok şükür ama bu 5 sene içinde çok şeyler yaşadık asla ailelerimizi işin içine koymadık. kendimiz sorunlarımızı çözdük. ben şunu diyorum her iş kocada ve ondan sonra kadın da biter. sadece aile değil kim olursa olsun evliliğinizdeki sorun yaratan her kim se buna izin vermemek lazım. benim düşüncem bu. eşimle çok rahatız ne ailelerimiz nede akraba eş dost komşu arkadaş samimi değiliz yuvamıza zarar veren olabilir düşüncesiyle böyle karar verdik. ALLAHIM KİMSENİN YUVASINI BOZMASIN.


alim IP: 78.167.139.xxx Tarih : 23.01.2009 01:05:32

sayın bakanımızın atladığı şeylerde var. Mesela:Maddiyetten başka şeyler var.Bunlar şiddetli geçimsizlik derken açmak gerek. Şöyle ki;Evlilik müessesesi içinde kadın da erkekte örf adet ananne gelenek görenek ve en önemlisi dinimizdeki konumunu çok iyi bilmeli. Bunu bilmeyen çahil yada işine gelmeyen karı kocadan biri yada her ikisi evliliklerini sonlandıracak işe ta baştan girişiyorlar. Evlilikte her iki insanın kalbi bir atması gerekirken sebebi basit konulardan huzursuz ve sonu ayrılmaya kadar varan saçmalıklar da olabiliyor. Kadın erkegine kadınlık yapmazken erkekde kadınına gerekli hassasiyeti ve sevgiyi göstermiyor. aralarındaki sevgi ve saygı kopunca iki cinsin ihtiyaçlar için bir arada olduğu varsa çocuk için bir arada kaldığı anlaşlıyor. Son söz dişi kuş yuvayı yapar erkek ise yuvayı korur.


fatih şimşek IP: 85.110.27.xxx Tarih : 25.01.2009 18:18:13

bence de en başta sanal ortam ve sevgi eksikliğinden kaynaklanan sapmalar ama genel olarak bakılınca suçun büyük bölümü erkeklerde kadın hep kurtarma mücadelesi versede olmadımı olmuyo herşeyin hayrlısı.....


Erkan IP: 78.186.255.xxx Tarih : 24.01.2009 09:27:39

Erkek yada kadın kötü giden birşeyler varsa evlilikte iki taraftada hayat var demektir.


deniz aksoy IP: 85.103.136.xxx Tarih : 22.01.2009 21:02:22

ben 7 aylık evliyim fakat şu bir doğruki boşanmanın ilk sebebi ailelerin aşırı müdahalesi ve baskıcı olması bu beni gerçekten çok sıkmış durumda ve eşimde bu durumdan hiç rahatsız değil hatta bana beğenmiyorsan çekip git diyor şuan evlendiğim için çok pişmanım ve boşanmayı düşünüyorum evliliğini kendi ailesi üzerine kurmuş bir insanla evli kalmak beni çok üzüyor kesinlikle çözüm yolu üretmeyen bir kişiyle evli kalmak istemiyorum çünkü çok sorumsuz teşekkür ederim......


deniz IP: 88.240.151.xxx Tarih : 23.01.2009 13:24:54

arkadaşlar hepiniz kendinize göre haklısınız fakat şu bir gerçek evlilikte ailenin müdahalesi varsa o evlilik çekilmez hale geliyor.ben eşimle oturup konuşuyorum ailelerlede konuşuyorum rahatsız olduğum şeyleri söylüyorum fakat işini gelirse die bir cevap alıyorum.eşimle 4 yıl flört ettik fakat gerçekten hiç tanımadığım biri oldu


zeynep IP: 88.253.32.xxx Tarih : 23.01.2009 00:14:48

bence konuşmayı dene tekrar. hemen acil karar verme.hatta ailelerle de konuşun ama ayrı ayrı yani sizin aileniz ile eşinizin ailesi bir arada değil iken çünkü o zaman büyük bir kavga çıkar.tüm ailelerde böyledir. siz flört ettiniz mi bilmem ama genelde flörtle evlenen insanlar mutsuz olur ve ayrılmaya karar verir.(tabi tümü değil).çünkü flört yaparken insanlar birbirine çok değişik davranır arım balım misali. ama evlendikten sonra hayal kırıklığına uğrarlar.


mürsel kılıç IP: 192.132.228.xxx Tarih : 26.01.2009 02:39:39

söyleyeceğim şeyler hem kadın hem erkek için geçerli bende bir erkek olarak....kim ne derse desin kadın erkek aynıdır bunun aksini isbat eden varsa buyursun gelsin .......evlenirken iyi günde kötü günde bir ömür boyu bu insanla evlenmeyi kabul ediyormusun denilince her iki tarafta EVET diye cevap veriyor aradan üç beş ay geçince hani cicim ayı derlerya eeeeeeee sonar başlar maddi tartışmalar bir kaç ay sonrada maneviyatta otomatikman ortadan kalkar yok arkadaş böyle bir evlilik size soruyorum HANGİ DİNİN KİTABINDA YAZIYOR SEVDİĞİNİ YARI YOLDA BIRAKMAK hele bu ALLAHIN bir emanetiyse çok günah deyim size gerçi şimdi evlilik ev araba arsa üzerine kurulmuş bu zamanda çok zor dürüst birisini bulmak ne diyim ALLAH yardımcıları olsun evlenecek olan kişilerin ben evleneli bugün tam 4 yıl 8 ay 21 gün oldu valla gün gün sayıyorum ister gülün ister manyak diyin ama mutluluk insanın eşiyle oluyor tabi yaşamasını bilene göreeeee kalın sağlıcakla